Burçlara inanmanın hükmü nedir

Question

Burçlara inanmanın hükmü nedir

Burclara inanmanin hukmu nedir
Falan burçta ki insanla çok kıskanç oluyor demek veya buna inanmak küfür olur mu ?
Veya Burçların insan üzerinde etkisi var demek ?Yada ben burçlara hiç bir şekilde inanmıyorum demek ?
Bilgilendirirseniz sevinirim ona göre tavrımız olsun şimdiye kadar yalnış bir düşüncemiz varsa ondan mesul olurmuyuz. ?



BURÇ, BURÇLAR, BURÇ FALI

Yüksek köşk, kalenin yuvarlak dört köşe veya çok köşeli sıkıntısı.

Herkesin gözüne çarpacak şekilde açık ve belli olan şey. Güneş sisteminde bulunan oniki takım yıldızdan her birine verilen isim. Bundan dolayı köşke de burç denmiştir. Terim olarak ise, “gökteki bir takım yıldızlara ve yıldız kümelerine burç” denir. Burçlar on iki adettir. Bunların altısı kuzeyde, altısı da güneydedir. Gök bilimciler yıldız kümelerini, her ayda ve mevsimde göründükleri şekillere göre isimlendirmişlerdir. Buna göre burçların isimleri ve tekâbül ettikleri aylar şunlardır:

1) Koç (hamel) burcu, 21 Mart-19 Nisan. 2) Boğa (sevr) burcu, 20 Nisan-20 Mayıs. 3) İkizler (cevzâ) burcu, 21 Mayıs-21 Haziran. 4) Yengeç (seretân) burcu, 22 Haziran-22 Temmuz. 5) Aslan (esed) burcu, 23 Temmuz-22 Ağustos. 6) Başak (sünbüle) burcu, 23 Ağustos-22 Eylül. 7) Terazi (mîzân) burcu 23 Eylül-23 Ekim. 8) Akrep (akrep) burcu, 24 Ekim-21 Kasım. 9) Yay (kavs) burcu, 22 Kasım-21 Aralık. 10) Oğlak (cediy) burcu, 22 Aralık-19 Ocak 11) Kova (delv) burcu 20 Ocak-18 Şubat. 12) Balık (hût) burcu, 19 Şubat-20 Mart.

Yılın her ayında güneş bu burçlardan birine girer. Güneşin Koç burcuna girmesiyle ilkbahar; Yengeç burcuna girmesiyle yaz; Terâzi burcuna girmesiyle sonbahar; Oğlak burcuna girmesiyle kış başlar.

Türk Edebiyatında, hangi mevsimde hangi burcun bulunduğu şu şiirle açıklanmıştır:

“Hamel ü Sevr ile Cevza’da gelir fasl-ı bahar

Seratân ü Esed ü Sünbüle’dir yaz’a medar

Tuttu Güz faslını Mizan ile Akrep dahi Kavs

Cedi vü Delv ile Hut kıldı Zemistanda (kış’ta) karar.”

Burç Falı

Fal, lügatta; “uğurlu saymak” anlamındadır. Terim olarak, “çeşitli usullerle, bilinmeyenden ve gelecekten haber verme ve kişilik okuma sanatı”dır. Burç falı ise, “insanları, doğdukları burçlara göre gruplayarak geleceğini okumaya, kaderine dair konuşmaya” denir. Gelecek zamanda vukû bulacak olayları haber vererek gayb* sırlarını bildiğini iddia edene falcı denir. Falcılık*, çok eski devirlerden beri bazı insanlar tarafından revaçta olan bir husustur. Özellikle daralan insanlar için gelecekten haber verme işi son derece caziptir. Geleceğin kesif karanlıkları içinde saklanan mukadderatı görmeğe beşer zekâsı yetmediğinden mukadderatın tayini için insanlar böyle bir takım hurâfe ve boş vasıtalardan yardım isteyegelmişlerdir. Yirminci asrın sonlarında özellikle ekonomik yönden gelişmiş milletlerin insanları arasında da kehânete inananlar ve kehâneti sanat edinenler az değildir. (Kâmil Miras, Sahih-i Buhârî Tecrîd-i Sarîh Tercüme ve Şerhi, Ankara 1974, VI, 543). Bizde de kendini aydın sanan bir takım gazete mensupları her gün yıldız falı hurâfesiyle insanların kaderi hakkında bir takım yorumlar yapmaktadırlar ki bunlar hiç bir ilmî dayanağa sahip değildir. Ayrıca bu asılsız yorumlar okuyucuların ruhî dengelerine olumsuz yönde etki yapmaktadır. Bu bir atma, saçma ve aldatmadan ibarettir.

Falcılık İslâm’da kesinlikle yasak edilmiştir. Gayb’dan verdiği haber konusunda kâhini tasdik etmek küfürdür. (Sâdeddîn et-Taftâzânî, Kelâm İlmi ve İslâm Akâidi (Şerhu’l-Akâid), Terc, Süleyman Uludağ, İstanbul 1980, 353). Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Bir kimse gider de verdiği haber konusunda kâhini tasdik ederse, Allah’ın Muhammed’e indirdiğini inkâr etmiş olur.” (Tirmizî, Tahâret,102; İbn Mâce, Tahâret, 122; Ahmed İbn Hanbel, II, 408).

Geleceği (gaybı) Allah’tan başka hiç kimse bilemez. “De ki: göklerde ve yerde gaybı Allah’tan başka bilen yoktur.” (en-Neml, 27/65). “Gaybın anahtarları onun katındadır. Onları ancak O bilir” (el-En’âm, 6/59). Bu ve benzeri ayetler, gaybı Allah’tan başka kimsenin bilmediğine delâlet etmektedir.

İslâm âlimleri, sâbiîler gibi, tesiri yalnız yıldızlardan bilerek onlardan bir takım hükümler çıkarmaya kalkışmanın küfür ve şirk olduğunda ittifak etmişlerdir. (Elmalılı M. Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, VII, 5207).

Bunun yanında insanın, girişeceği önemli bir iş için istihâre* yapması meşrûdur sünnettir. Bunun, İslam’da yasak edilen falcılık ve kehânetle hiç bir ilgisi yoktur.

Mehmed BULUT

Benzeri konular:

Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Takip Et

Answer ( 1 )

    0
    2023-06-06T10:01:52+03:00

    İslam’da burçlara ve astrolojiye olan inanç, dinin öğretileriyle tutarsız kabul edilir. İslam, Allah’ın birliğine (Tevhid) olan inancı ve sadece Allah’ın görünmeyenleri tam olarak bildiğini ve kişinin kaderini şekillendirme yeteneğini kabul ettiğini vurgular.

    Burçlara İslami bakış açısıyla ilgili dikkate alınması gereken birkaç nokta:

    1. Şirk (Allah’a ortak koşmak): Yıldız fallarına inanmak, gayb bilgisini ve geleceği tahmin etme yeteneğini Allah’tan başka kaynaklara isnat etmeyi içerebilir. Bu, İslam’ın merkezi ilkesi olan Tevhid kavramına aykırıdır.
    2. Kehanet Yasağı: İslam, bir kehanet biçimi olarak kabul edildiğinden, geleceği tahmin ettiğini iddia eden uygulamaları yasaklar. Peygamberimiz (sav), astroloji ve benzeri yollarla gayb bilgisini araştırmayı açıkça yasaklamıştır.
    3. Allah’ın hükmüne güvenin: İslam, kişinin kaderinin nihai kontrolünün yalnızca Allah’a ait olduğunu öğretir. Müslümanlar, astrolojik tahminlere güvenmek yerine, Allah’ın planına güvenmeye ve samimi dua ve dualarla hidayet ve nimetleri aramaya teşvik edilir.
    4. Bilgi Aramak: İslam, yararlı bilgi aramayı ve Allah’ın yarattığı doğa yasalarını ve olayları anlamayı teşvik eder. Ancak, astroloji ve burçlar İslami öğretilerde geçerli bilgi veya rehberlik kaynakları olarak kabul edilmez.

    Müslümanların inançlarını ve eylemlerini Kuran’a ve Hz.Muhammed’in (sav) sahih öğretilerine dayandırmaları önemlidir. Burçlara veya astrolojiye güvenmek, İslam’ın gerçek öğretilerinden sapmaya yol açabilir ve İslam inancına aykırı batıl inanç ve uygulamalara yol açabilir.

    En iyi cevap

Cevapla