Borç alıp vermede şahitlik yapmak

Question

Borçta Şahitlik

SORU: Borç senedine şahit olmanın hükmü nedir? Borç alan kişi hazır bulunmaksızın, bu borç muamelesine şahitlikte bulunmak caiz midir?

CEVAP: Allah (c.c) Bakara Suresinde şöyle buyuruyor:

Ey iman edenler! Belirlenmiş bir süre için bir birinize borçlandı*ğınız vakit onu yazın. Bir kâtip onu adaletle yazsın. Hiçbir kâtip Allah’ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan geri durmasın (Herşe-yi olduğu gibi) yazsın. Üzerinde hak olan kimse (borçlu) da yaz*dırsın. Rabbinden korksun ve borcunu asla eksik yazdırmasın. Şa*yet borçlu sefih veya aklı zayıf veya kendisi söyleyip yazdırama-yacak durumda ise, velisi adaletle yazdırsın. Erkeklerinizden iki de şahit bulundurun. Eğer iki erkek bulunamazsa rıza göstereceği*niz şahitlerde,! bir erkek ile -biri yanılırsa diğerinin ona hatırlat*ması için- iki kadın (olsun), çağrıldıkları vakit şahitler gelmemez-lik etmesin. Büyük veya küçük, vâdesine kadar hiç bir şeyi yaz*maktan sakın üşenmeyin, böyle yapmanız Allah nezdinde daha adaletli, şehadet için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha uygundur. (Bakara/282)

Burada ayet borca şahitlik etmeye insanları davet etmiştir. Bazı fakihlere göre bu şahitlik farzdır. Ancak sahih kavle göre şahitlik, hak*ların korunması ve ihtilafın olmaması için mendubtur. Şahidin o anda hazır bulunması, şahitliğin sahih olabilmesi için bu konuda iki tarafa yardımcı olması vacibtir. Borçlu kişinin de hazır olması lazımdır ki şa*hit onu tanısın. Çünkü ileride onu ödeyecek kişi odur.

Borç vesikasına iki müslüman şahidin şahitliği yeterlidir. Burada gayr-i müslimlerin ve çocukların şahitliği geçerli değildir. Bir çok fakihe göre kölelerin de şahitliği geçersizdir.

Burada bir erkekle iki kadının şahitliği de caizdir. Kadınlar şahit*liğe uygun oldukları zaman, iki kadın bir erkeğin yerine geçer. Şahit*lerin adil olmaları gerekiyor. Çünkü Allah şöyle buyuruyor:

İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutun. (Talak/2) Alimlere göre adalet büyük günahlardan kaçmak, şahsiyetini korumak, küçük günahlardan uzaklaşmak, emaneti korumak, zahiri fasıkliktan salim olmak demektir.

Ayet-i kerimeye göre kâtibe vesikayı yazdırması gereken, borcu alan kişidir. Doğru yola ileten, ancak Allah Teâlâ’dır.

Benzeri konular:

Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Takip Et

Answer ( 1 )

  1. Muhammed Samir
    1
    2025-01-13T17:22:16+03:00

    Borç senedine şahitlik yapmak, İslam hukukunda, borç ilişkilerinde doğruluğu ve güvenilirliği sağlamak amacıyla önemli bir uygulamadır. Şahitlik, borç senedi gibi bir belgenin geçerliliği ve alacaklının haklarının korunması açısından önemli bir rol oynar.

    Borç senedine şahitlik yapmak: İslam hukukuna göre, borç işlemleri yazılı olarak yapılmışsa ve şahitler de bulunmuşsa, bu borç ilişkisi daha sağlam bir temele oturmuş olur. Borç senedi üzerinde şahitlik yapmak, borçlunun borcunu yerine getirmemesi durumunda şahitlerin tanıklığına başvurulabilir.

    Borç alan kişinin hazır bulunması: Borç ilişkilerinde şahitlik yaparken, borç alan kişinin hazır bulunması, şahitliğin geçerliliği açısından gereklidir. Şahitlik, borçlunun rızasıyla ve borç senedinin taraflarıyla yapılmalıdır. Borçlu, borç almak amacıyla bir işlem gerçekleştirmediği takdirde, başkasının şahitlik etmesi ve borç ilişkisini onaylaması söz konusu olabilir, ancak bu durumdaki şahitlik genellikle daha karmaşık hukuki ve ahlaki meseleleri gündeme getirebilir.

    Özetle, borç senedine şahitlik yapmak caizdir ve önemli bir yasal dayanak oluşturur. Ancak, şahitlik yapılacak kişinin, borçlu kişinin hazır olduğu ve rızasına dayalı olarak bu işlemi kabul ettiği bir ortamda yapılması daha doğru ve geçerli olacaktır.

    En iyi cevap

Cevapla