Paylaş
Bir müslüman dört kafire bedeldir
Question
Mü’mîn’în Sebatı: Bir mümin dört kafire bedeldir
Soru: Rasûlullah’ın dilinden ifade edilen şöyle bir söz vardır: “Kuvvetli bir mümin, dört kafirle savaşabilir.” Bu konuda ne dersiniz?
Cevap: Enfal sûresinde Allah Teâlâ şöyle buyurur:
Ey Peygamber! Mü’minleri savaşa teşvik et. Sizden sabırlı yirmi kişi, onlardan ikyüz kişiyi yener; çünkü onlar anlayışsız bir güruhtur. Şimdi Allah yükünüzü hafifletti; sizden sabırlı yüz kişi onlardan iki yüz kişiyi yener. Ve eğer sizden bin kişi olursa Allah’ın izniyle, iki bin kişiyi yener. Allah sabredenlerle beraberdir. (En-fal/65-66)
Bu âyet-i kerimeler müslümanları, kafirlere karşı savaşırken sebat göstermeye, hatta bir kişinin birden fazla kişiye karşı sebatla mücadele etmesini teşvik ediyor. Rivayete göre “Sizden sabırlı yirmi kişi onlar-
dan iki yüz kişiyi yener” âyeti nazil olduğu zaman, Allah Teâlâ bir müslümanın on kâfirden kaçmamasını emrettiği için bu müslümanlara ağır geldi. Sonra hafifletici âyet nazil oldu ve yüce Allah şöyle buyurdu:
Şimdi Allah yükünüzü hafifletti; sizde zayıflık olduğunu bildi. O halde sizden sabırlı yüz kişi onlardan iki yüz kişiyi yener. Ve eğer sizden bin kişi olursa Allah’ın izniyle iki bin kişiyi yener. Allah sabredenlerle beraberdir.
İbn Abbas’tan rivayet edildiğine göre Allah Teâlâ müslümanların önce yirmi kişisinin iki yüz kişiden çekinmemesini emretti. Sonra onların yükünü hafifletti. Artık yüz kişinin iki yüz kişiden çekinmemesi gerekir. Müslümanların sayısı, düşmanlarının sayısının yarısı kadar olsa bile onlardan çekinmemeleri gerekir. Yarısından az olurlarsa o zaman savaşmak onlara vacib olmaz.
CEVAP:
Mü’minin Sebatı: Bir Mümin Dört Kâfire Bedel Olabilir Mi?
Bu konu, Enfâl Suresi’nin 65-66. Ayetlerde geçen ilahi beyanla mevcuttur. Ayetler, müminlerin Allah’a olan güvenlerini, sabırlarını ve azimleriyle düşmanlara karşı üstün olabileceklerini ifade eder. Bu bağlamda, İslam’ın inancı, ahlâk ve ibadet esasları çerçevesinde müminlerin güçlü bir mücadele ruhu taşımaları gerektiği vurgulanmaktadır.
Ayetlerin Meali ve açıklaması
Enfâl Suresi 65. Ayet:
“Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer senden yirmi kişi olursa olsun, onlar, Allah’ın izniyle, iki yüz kişiyi yener. Eğer senden saklanan yüz kişi olursa, kâfirlerden bin kişiyi yener. Çünkü onları anlamaz bir bölümtur.”
Enfâl Suresi 66. Ayet:
“Şimdi Allah yükünüzü hafifletir. Sizde bir zayıflık olduğunu bildi. O halde sizden saklanan yüz kişi, onların iki yüz kişisini yener. Eğer sizden bin kişi olursa, Allah’ın izniyle iki bin kişiyi yener. Allah sabredenlerle beraberdir.”
Ayet Geçen Hükümler ve İlgili Rivayetler
- Müslümanlara Büyük Sorumluluk Yüklenmesi: Ayet, müminlerin onun birinin, düşmanlarından kişinin denk olabileceğini ifade eder. Bu, müminlerin Allah’a olan imanlarının ve sabırlarının düşmanlarını alt etmede en önemli faktör olduğunu göstermektedir. Ancak bu kural, bazı Müslümanlar için zorlayıcı düzenlemelerdir.
- Hükmün hafifletilmesi: İkinci ayette, müminlerin zaaflarının farkında olan Allah, müminlerin düşmanlarının geceleri ile mücadele etmelerini emretmiştir. Bu, İslam’ın insan fıtratına uygun bir kolaylaştırma (teysîr) dini olduğunu gösterir. İbn Abbas, bu hafifletmeyi “Allah’ın müminlere rahmeti” olarak yorumlamıştır.
Bir Müminin Dört Kâfire Bedel Olması:
Rasûlullah’ın (sav) dilinden nakledilen “Kuvvetli bir mümin, dört kâfirle savaşabilir” sözü, ayetlerin hükmüne uygun düşer. Çünkü son ayette bir müminin en az iki kâfire, Allah’ın izniyle galip gelebileceği ifade edilmiştir. Ancak bu sayı, fiziksel güçten ziyade iman, sabır ve Allah’a tevekkül ile bulunabilir. Bu ayetler, İslam’ın savaş hukukunda maddi güçlerden çok manevi güçlere ve bunların önemine işaret eder.
Sebat ve Sabır İle İlgili Hadisler
- Rasûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:
“Güçlü mümin, Allah’ın zayıf müminden daha hayırlı ve daha sevimlidir. Ancak onun ikisinde de hayır vardır.” (Müslim, Kader, 34)
Bu hadis, sadece fiziksel kuvvetten değil, manevi ve ahlâki dirayetten bahseder.
Sonuç ve Değerlendirme
Enfâl Suresi’nin 65-66. ayetleri, müminlerin düşmanlarına karşı sabır ve tevekkülle üstün gelebileceğini ifade eder. Ancak bu Üstünlük, bireysel güçten ziyade Allah’a olan iman, sabır ve tevekkülden ayrılır. Dolayısıyla bir müminin dört kâfire bedelinin olması, maddi şartların çok manevi motivasyona dayalıdır.
Bu ayetler, müminleri savaş meydanında sebat etmeye teşvik ettiği gibi, onların Allah’a olan güvenlerini tazelemekte ve ahlaki olarak desteklemektedir. Ayetlerden alınacak dersler, sadece savaşla sınırlı özetlerp, hayatın her alanında müminlerin sebat gösterilmesi zorunludur.
BENZER KONULAR:
- müslüman ne demek Kısaca
- Müslümanı Şeytana benzetmek günah mı?
- Müslüman olduğunu söyleyen erkekle evlenilir mi
- Müslüman Kadınlar yabancı erkeklere karşı süslerini gizlemelidir
- Boykot nedir ve Müslümanlar ne gibi zorluklar yaşamıştır?
- Tümünü görüntüle.
- Dini soru sor cevap al
- Dini soru sor cevap al Sitesi Hakkında Bilgi
- Dini soru sor cevap al “Site Kuralları”
- Dini sorulara hocalar neden farklı cevap veriyorlar
- Dini Soru Sor Hocalar Cevaplıyor
- Tümünü görüntüle.
Answers ( 2 )
Bir Müslüman dört kafire bedeldir” ifadesi, İslam tarihinde veya bazı sosyal ve kültürel bağlamlarda duyulabilen bir söylemdir, ancak doğrudan Kuran veya Hadislerde geçen bir ifade değildir. Bu tür bir ifade, bazı zamanlarda sosyal ya da askeri durumları anlatan bir anlam taşımış olabilir, fakat dini kaynaklarda böyle bir orijinal ifade bulunmamaktadır.
İslam’da, insanların değeri ya da gücü, sadece inançlarına dayanmaz; her insan eşit değer taşır ve Allah, insanların kalplerine göre değerlendirme yapar. Kuran ve Hadislerde, inançlı bir kişinin diğerlerine göre üstünlüğü, takvaya yani Allah’a olan yakınlığa göre değerlendirilir. Kuran’da şöyle der:
“İçinizde Allah’a ve ahiret gününe inanarak salih ameller işleyenlerin, diğerlerine göre üstün olacakları kesin bir gerçektir.” (Al-Hujurat, 49:13).
Bununla birlikte, bazı eski metinlerde veya bölgesel yorumlarda, özellikle savaş ya da toplum düzeniyle ilgili farklı anlayışlar ortaya çıkmış olabilir. Ancak, genel İslami öğretilerde, Müslümanların diğer insanlardan daha üstün olduğu fikri, bağlama göre değişkenlik gösterebilir.
Bu tür ifadeler, tarihsel ya da sosyal bir bağlamda belirli bir anlam taşıyor olabilir, ancak doğrudan dinî metinlere dayanan bir öğreti olarak kabul edilmez.
Senin sorduğun ifade, İslam’da “bir Müslüman dört kafire bedeldir” şeklinde bazı kaynaklarda geçer, ancak bu tür sözler genellikle konu dışı veya yanlış yorumlanmış rivayetler olarak değerlendirilir. Bu tür ifadeler, bağlamdan koparıldığında yanlış anlaşılmalara yol açabilir. İslam hukukunda ve ahlakında bireyin değeri inancına göre ölçülmez, herkesin hayatı ve hakları kutsaldır.
Doğru Perspektif
Kur’an’da insanlar arasındaki değer:
“Allah katında en değerli olanınız, takva açısından en ileri olanınızdır.” (Hucurat 49:13)
Yani değer ölçüsü iman ve takvadır, ırk, kavim veya din değildir.
İslam’da savaş ve savunma dışında öldürme yasak:
İnsan hayatı çok kıymetlidir; haksız yere öldürmek büyük günahtır.
Bir Müslümanın hayatı, diğer insanların hayatından üstün görülmez.
Rivayetlerin dikkatli incelenmesi:
Bazı rivayetlerde, “bir Müslüman dört kafire bedeldir” ifadesi savaş bağlamında geçebilir; ancak hadis kitaplarında güvenilirliğine şüphe düşen rivayetlerdir.
Günümüzde bunu genel bir kural veya ahlaki değer olarak kabul etmek doğru değildir.
Özetle: İslam’da bireylerin değeri takva ve imanla ölçülür, kimsenin hayatı bir diğerinden daha “bedelli” değildir.