Bayram namazının önemi ve vakti nedir?

Question

BAYRAM NAMAZI, ÖNEMİ VE VAKTİ

Müslümanların dini anlamda, cuma dışında iki büyük bayramı vardır: Fitr ve Adha. Birincisi, Ramazan Bayramına, İkincisi Kurban Bayramına delalet eden isimlerdir.

Bu iki bayramda cumadan farklı şekilde bir kaynaşma, görüşme, selamlaşma, tebrikleşme ve fakirlere yardım elini uzatma; dostlan ve yaşlıları ziyaret etme kendini gösterir. Böylece küçüklerin, fakirlerin, muhtaçların daha çok sevindirikliği; büyüklerin daha çok saygı ve ilgiyle ziyaret edildiği bu günlerde şüphesiz ki İslam’ın yüce hikmetleri söz konusudur.

Iman ve kültür birliği çerçevesinde kalpler feyiz ve rahmetle dolup taşar; vicdanlar huzura kavuşur; aileler geniş çapta sevgi ve saygı havası içinde kaynaşma ortamı bulur; inanan herkes için bayram huzur, güven, neşe kay nağı olur.

Bunun için bayram günü her Müslüman’ın güzel ve temiz elbisesini giymesi, güzel koku sürünmesi, güzel bir görünüm arz etmesi, daha çok cömert olması ve daha fazla dost ve yakınlarıyla buluşması sünnet kılınmıştır.

Camiye namaza, dostuna ve büyüklerine ziyarete giden mü’minin, düşman tehlikesi yoksa silah taşıması mekruhtur.

Mümkün olduğu takdirde camiye yaya gitmek, camiden eve dönerken başka bir yol izlemek, yolda tekbir getirmek de sünnettir.

وعَنْ جَعْفَرِ بْنِ مُحَمَّدٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ حَدِّهِ رَضِيَ اللَّهُ تَعَالَى عَنْهُمَا أَنَّ النَّبي

صَلَّ اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ يَلْبَسُ برُدَ حِبَرَة فِي كُلِّ عِيد.

Cafer b. Muhammed’den, o da babasından, o da dedesinden yaptığı rivayete göre, şöyle demiştir: “Rasulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) her bayramda alaca kumaştan (Yemen mamulü) üstlük giyinirdi.”659 Said b. Cübeyr (radıyallahu anh)’dan yapılan rivayette, adı geçen şöyle demiştir:

“İbn Ömer (radıyallahu anh) ile birlikte Mina’da bulunduğum bir sırada ayağının üzengisine mızrak ucu isabet etmiş ve ayağım üzengiye sıkıştırmıştı. İnip ayağını oradan çektim. Bu olay Haccac’a (Emeviler döneminde zulmüyle isim yapan Haccac) haber verilince gelip İbn Ömer’i ziyaret etti ve şöyle dedi: “Ah kimin sana bu mızrağı vurduğunu bir bilseydik.” İbn Ömer (radıyallahu anh) ona: “Bunu sen yaptırdın!” dedi. Haccac: “Nasıl olur?” deyince, İbn Ömer şu cevabı verdi: “Nasıl olmasın ki, silah taşınmayan bir günde silah taşıyorsun ve Harem sınırlarına silah sokuyorsun ki bugüne kadar Hareme silah sokulmadı.”660

عَنْ عَلِيٍّ عَلَيْهِ السَّلاَمَ وَرَضِيَ الله َتعَالَى عَنْهُ قَالَ مِنَ السُّنَّةِ أَنْ يَخْرُجَ إِلَي الْعِيدِ مَاشِيًا وَأَنْ يَأْكُل شَيْئًا قَبْلَ أَنْ يَخْرُجَ.

Hz. Ali Efendimiz (radıyallahu anh)’dan yapılan rivayete göre, şöyle dediği nakledilmiştir: “Bayram namazına yaya olarak çıkmak sünnettir. Aynı zamanda (Ramazan Bayramı’nda) sabahleyin camiye gitmeden bir şey yemek de sünnettir.
وَعَنْ أُمِّ عَطِيَّةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهَا قَالَتْ أَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنْ نخْرِجَهُنَّ فِي الْفِطْرِ وَالْأَضْحَى العَوَاتِقَ وَالْحَيَّضَ وَذَوَاتِ الْخُدُورِ فَأَمَّا الْحَيَّضَ فَيَعْتَزِلْنَ الصَّلاَةَ وَفي لَفْظ الْمُصَلَّي وَيَشْهَدْنَ الخَيْرَ وَدَعْوَةَ الْمُسْلِمِينَ قُلْتُ يَا رَسُولَ الله إِحْدَانَا لا يَكُونُ لَهَا جلْبَابِ قَالَ: لِتَلْبِسْهَا أُخْتَهَا مِنْ جِلْبَاتِها.
Ümmü Atiyye (radıyallahu anh dan yapılan rivayete göre, adı geçen şöyle demiştir: “Rasulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bize, fitr ve azha (Ramazan ve Kurban bayramların) da bakire ve ergenlik çağana yaklaşan kızları, örtü arkasında oturan kadınlan, bir de ayhali olanlan (mescide doğru) çıkarmamızı emretti. Ancak ayhali olanlar namazdan kendilerini alıkoyuyorlardı. Böylece onlar da (Müslümanlar’ın bayram gününde) hayırlara hazır ve şahit oluyor, Müslümanlar’ın duasına katılıyorlarch.

Bunun üzerine dedim ki: “Ya Rasulallah! Bizden bazısının başörtüsü yoktur.” Bunun üzerine Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Artık din kardeşi kendi örtüsünden ona örtü verip örtünmesini sağlasın.
وَعَنْ بُرَيْدَةَ رَضِيَ الله عَنْهُ قَالَ كَانَ رَسُولُ الله صَلَّ اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لا يَغْدُو يَوْمَ الْفِطْرِ حَتَّى يَأْكُل وَلا يَأْكُل يَوْمَ الْأَصْحَي حَتَّي يرجع.

Bureyde (radıyallahu anh)’dan yapılan rivayete göre, adı geçen diyor ki: “Rasulullah Efendimiz Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Fitr (Ramazan Bayramı) günü bir şey yemeden sabahleyin (evinden çıkıp mescide) gitmezdi. Azha (kurban bayrama) günü de (namaz kıldınp) eve dönünceye kadar bir şey yemezdi.”

عنْ أَنَسٍ رَضِيَ الله عَنْهُ قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَايَعْدُو يَوْمَ الْفِطْرِ حَتَّى يَأْكُلَ تمَرَاتٍ وَيَأْكُلُهُنَّ وِتْراً.

Enes (radıyallahu anhy’dan yapılan rivayete göre, şöyle demiştir: “Rasulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Fitr (Ramazan Bayramı) günü birkaç hurma yemeden (kalkıp sabah ve bayram namazına) gitmezdi. Aynı zamanda hurmadan da tek sayıya dikkat ederek (yani ya bir, ya üç, ya da beş tane yerdi),”
İbn Ömer (radıyallahu anh)’dan yapılan rivayete göre, adı geçen demiştir

ki: “Rasulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), Ebu Bekir (radıyallahu anh) ve Ömer (radıyallahu anh) iki bayram namazını da hutbeden önce kılarlardı.” “665 Cabir b. Semure (radıyallahu anh)’dan yapılan rivayette, demiştir ki: “Rasulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’le birlikte ne bir, ne de iki defa, bir çok defa bayram namazı kıldım ki bu namazı ezansız ve ikametsiz kılardı.”

Hadis-i Şerifle İlgili Mezheplerin ictihad Ve Yorumları

Hanefiler’e göre: Cuma namazı kimlere farzsa bayram namazı onlara vaciptir. En sahih görüş ve tespit de budur. Cumanın şartları -hutbe dışında- bayram namazı hakkında da aynen geçerlidir. Hutbe ise, bayram namazında sünnettir ve namazdan sonra yerine getirilir.

Fitr (Ramazan) Bayramında namaza çıkmadan bir şey yemek ve yenilecek şeyin tek sayıda tutulmasına dikkat etmek, dişleri misvaklamak, gusletmek (banyo yapmak), güzel koku sürünmek ve temiz güzel elbise giyin- 364 mek müstehabdır.

Camiye gidiş ve dönüş yollarını aynı olarak kullanmak da tavsiye edilen sünnetler arasında bulunuyor.

Camiye gidip dönerken, fitr (ramazan) bayramında gizli şekilde, kurban bayramında aşikâr şekilde tekbir getirmek müstehabdır.

Bayram namazının cemaatle kılınması şarttır. Kaçınıklığı takdirde kaza edilmez.
Şafiîler’e göre: Bayram namazı sünnettir; cemaatle kılınır, yalnız başına kılınmaz, ancak imamla birlikte bu namazı kaçıran kimse yine imamla birlikte herhangi bir vakitte kılabilir. Ancak zevaldan önce kılarsa eda, sonra kılarsa kaza olur.

Hanbeliler’e göre: Bayram namazı kitap, sünnet ve icma ile sabit olmuştur. Farz-ı kifayedir; yani mükelleflerden bir kısmının kılmasıyla diğerlerinin üzerinden kalkmış olur. Güneş bir mızrak boyu yükselince vakti girmiş olur.

Bayram namazına gidilirken yolda tekbir getirmek, gitmeden önce gusletmek, temiz güzel elbise giyinmek, güzel koku sürünmek, dişleri misvaklamak (veya fırçalamak), camiye gitmeden önce Fitr Bayramı ise bir şey yemek; Kurban Bayramı ise bir şey yemeden çıkmak müstehabdır.

Bayram namazının cemaatle kılınması şarttır. Ancak imamla birlikte kaçıranlar, onu diledikleri vakit kılabilirler.

Malikiler’e göre: Bayram namazı sünnettir ve cemaatle kılınması şarttır. Diğer mezheplere göre, müstehab olan şeyler bu mezhebe göre sunnet veya müstehabdır.

Bayram namazına gidilirken yolda tekbir getirilir. Ancak bunu kendisi ve yanındaki duyacak kadar bir sesle söyler. İmam hutbeye çıkınca artık cemaat tekbir getirmez. Aynı zamanda camiden eve dönüldüğünde de tekbir getirilir.

Konuyla İlgili Diğer Hadis-i Şerifler Ve Tahliller

659 nolu Cafer hadisini, İmam Şafiî, şeyhi İbrahim b. Muhammed’den rivayet etmiş; İbrahim de babasından, babası da kendi babasından rivayet etmiştir.
Hafiz Ibn Hacer, bu rivayette Ibrahim’in teferrüd etmediğini ve rivayetinin de mursel olduğunu belirtmiştir. Taberani de ayru hadisi tahric etmiştir.

Bu babda Ibn Huzeyme’nin Cabir (radıyallahu anh) dan rivayet ettiği bir hadis vardır. Deniliyor ki: “Rasulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) her iki bayramda ve bir de cuma günü kırmızı üstlüğünü giyerdi.” Bir rivayette o üstlüğün istebrakden olduğu belirtilmiştir. Ancak bu rivayet zayıftır. Zira İbn Ömer (radıyallahu anh)’in yaptığı rivayete göre: “Babası Ömer (radıyallahu anh) çarşıda satılmakta olan istebrakten mamul bir hülle (entari ve üstlük) buldu ve onu alıp Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e getirerek şöyle dedi: “Ya Rasulallah! Bunu satın al da bayramda ve bir de heyetler, temsilciler geldi- ğinde güzelce giyinip kuşan.” Bunun üzerine Rasulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem): “Bu ancak (ahiret gününde) nasibi olmayan kimselerin elbisesidir.”buyurdu.

Çünkü “istebrak”, kalın atlas kumaştır ki, ekseriya yüzü ipek, tersi pamuk kumaştan imal edilir. Rasulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), ipek ve atlası lüks sayıp erkeklere yasaklamıştır.

660 nolu Said hadisi sahihtir. Cuma ve bayram namazlarında, düşman tehlike ve korkusu olmadığı takdirde taşınması yasaktır. Zira böyle günlerde kişinin silah taşıması din kardeşlerine saygısızlık kabul edilir.
nolu Hz. Ali hadisini İbn Mace tahric etmiştir. Ancak isnadında el-Hars el-Aver bulunuyor ki, bu zatın yalancı olduğunda ilim adamlanının ittifakı vardır. Nitekim İmam Nevevi el-Hulasa’da onun “kezzab” çok yalancı olduğuna dikkat çekmiştir. Gerçi rivayet mana yönünden doğrudur, ancak çıkanma salih değildir.

Bu babda İbn Mace’nin İbn Ömer (radıyallahu anh)’dan yaptığı rivayette, adı geçenin şöyle dediği tespit edilmiştir: “Rasulullah Efendimiz (sallallahu aley hi ve sellem) bayram namazına yaya olarak çıkar ve yine yaya olarak dönerdi.”

Ancak bu hadisin isnadında Abdurrahman b. Abdillah b. Ömer bulunuyor ki, Ahmed b. Hanbel onun yalancı olduğunu belirtmiş; Ebu Zera, Ebu Hatim ve Nesai onun metruk olduğunu söylemişlerdir, İmam Buhari de: “O, kendisinden rivayet yapılacak ravilerden değildir” diyerek sika olmadığına dikkat çekmiştir. 674 Ayrıca bu konuda yine İbn Mace’nin Ebu Rafi’den yaptığı bir diğer rivayet vardır. Orada deniliyor ki: “Rasulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bayram namazına yaya olarak gelirdi.”

Bu hadisin isnadında Mendel b. Ali ve Muhammed b. Abdillah b. Ebi Rafi’ bulunuyor. Mendel hakkında farklı görüş ve tespitler olmuştur: Ahmed b. Hanbel onun zayıf olduğunu söylerken, İbn Main, “Onun rivayetinde beis (sakınca) yoktur” demiştir. Muhammed b. Abdillah hakkında ise Buhari: “O, münkerü’l-hadistir” diyerek tespitini ortaya koymuştur. İbn Main de onun rivayetinin kayda değer olmadığına değinmiştir.

662 nolu Ümmü Atiyye hadisiyle çıkarım yapılmıştır. Bu babda Ibn Mace’nin İbn Abbas (radıyallahu anh)’dan yaptığı şu rivayet de vardır: “Rasulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) her iki bayramda da kızlarını ve kadınlarını (bayram namazı kılınan yere) çıkarırdı.”
Ancak bu rivayetin isnadında Haccac b. Ertat bulunuyor ki, bu zat hakkında farklı görüş ve tespitler ortaya çıkmıştır.
Taberani ise bu konuda sözü edilen rivayete yer vermiştir. Ahmed b. Hanbel ise Cabir’den naklen onun şöyle dediğini rivayet etmiştir: “Rasulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) iki bayram (namazın)a çıkar ve ehlini de çıkarırdı.” Bu rivayetin de isnadında yine Haccac b. Ertat bulunuyor.
İbn Ebi Şeybe’nin bu konuda Hz. Aişe validemiz (radıyallahu anha)’dan yaptığı bir rivayet söz konusudur ki, el-Iraki onun ricalinin sahih olduğunu belirtmiştir.
Böylece Ümmü Atiyye hadisi, bayram namazında kızların ve kadınlarin -yer müsait olduğu takdirde- camiye gitmelerinde bir sakınca olmadığına, böyle yapmanın meşru olduğuna delalet etmektedir.

663 nolu Büreyde hadisini aynı zamanda İbn Hibban, Darekutni, Hakim ve Beyhaki tahric etmişlerdir. İbn Kattan ise bu hadisi sahihlemiştir. Böylece Ramazan Bayramı’nda namaza çıkmadan önce bir şey yemek; Kurban bayram’ında ise bir şey yemeden çıkmak sünnettir.

664 nolu Enes hadisini ayrıca İbn Hibban ve Hakim tahric etmişlerdir. Hadis çıkarıma salihtir. O bakımdan Ramazan Bayramı’nda namaza çıkmadan önce tek sayıya riayet ederek birkaç hurma veya tatlı bir şey yemenin meşruiyetine delalet etmektedir.

Bu konuda birkaç sahih rivayet daha vardır. Onları nakletmeye gerek görmüyoruz.

368 665 nolu İbn Ömer hadisi sahihtir ve çıkarıma salihtir. Aynı zamanda bu babda Buhari’nin Cabir (radıyallahu anh)’dan yaptığı şu rivayet de onu kuvvetlendirmektedir: “Rasulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Fitr (Ramazan) bayramı günü çıktı ve hutbeden önce namaz kıldırdı.”

İbn Abbas (radıyallahu anh) diyor ki: “Bayram namazında Rasulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) ile Hz. Ebu Bekir, Ömer ve Osman (radıyal lahu anhum) ile hazır bulundum hepsi de hutbeden önce namaz kıldırdılar.
Buhari ve Müslim’in Enes (radıyallahu anh)’dan yaptıkları rivayette de bu konuda Enes şöyle demiştir: Rasulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Kurban Bayramı günü önce namaz kıldırdı, sonra hutbe okudu.”

Yine Buhari ve Müslim’in Cündeb’den yaptıkları rivayette, adı geçenin şöyle haber verdiği nakledilmiştir: Rasulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Nahr (Kurban Bayramı) günü önce namaz kıldı, sonra hutbe irad etti, sonra da kurbanını kesti.”
Bütün bu sahih rivayetlerin, her iki bayramda da hutbeden önce namaz kılmaya ve sonra hutbe okumaya delalet ettiği anlaşılıyor.

666 No’lu Cabir hadisi sahihtir ve birçok şahidi vardır.

Nitekim Bezzar’ın Sa’d b. Ebi Vakkas (radıyallahu anh)’dan yaptığı rivayette, adı geçen şöyle haber vermiştir: “Rasulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bayram namazını ezansız ve ikametsiz kıldı.”

Hadis-i Şeriften Çıkarılan Hükümler

1. Bayram günü temiz, güzel elbise giyinmek

2. Namaza çıkmadan önce gusletmek.

3. Güzel koku sürünüp öylece çıkmak.4. Camiye giderken ve dönerken tekbir getirmek.

5. Camiye gidip gelirken aynı yollan tercih etmek.

6. Cuma ve bayram namazına silah taşımadan gitmek.

7. Bayram namazına yaya gidip Ramazan bayramında camiye çıkmadan önce tek sayıda tatlı bir şey yemek.

8. Kurban Bayramı’nda bir şey yemeden camiye gitmek ve ancak namazdan sonra bir şey yemek sünnettir.

9. Aynı zamanda bayram namazları hutbeden önce kılınır.

10. Hutbeden sonra kurban kesilir.

11. Bayram namazları ezansız ve ikametsiz kılınır.

12. Gerek bayramlarda, gerekse sair günlerde erkeklerin ipek ve atlas giyinmesi yasaktır.

13. Bayram namazı ve hutbesi için, yer müsait olduğu takdirde kızlarin ve kadınların örtünmüş bir halde camiye gitmeleri meşrudur.

Dini Siteler,

BENZER KONULAR:

Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Takip Et

Answer ( 1 )

    1
    2025-03-25T18:04:43+03:00

    Bayram namazı, İslam dininde Ramazan ve Kurban bayramlarının sabahında kılınan iki rekâtlık bir namazdır. Cemaatle kılınması sünnet-i müekkede olup, İslam’ın şiarlarından biridir.

    Bayram Namazının Önemi:

    1. Şükür ve Sevinç İfadesi: Bayram, Allah’ın bir lütfu olarak görülür ve namaz, bu nimete şükretmenin bir yoludur.
    2. Birlik ve Kardeşlik: Cemaatle kılınarak Müslümanların bir araya gelmesini sağlar, birlik ve beraberliği pekiştirir.
    3. Peygamberimizin Sünneti: Hz. Muhammed (s.a.v.), bayram namazlarını kılmayı ve kıldırmayı önemsemiştir.
    4. Günahlardan Arınma Vesilesi: Ramazan sonrası veya kurban ibadeti öncesinde, manevi bir yenilenme anlamı taşır.

    Bayram Namazının Vakti:

    • Ramazan Bayramı Namazı: Fecirden (sabah namazı vaktinden) sonra güneşin yaklaşık 45-50 dakika yükselmesiyle kılınır.
    • Kurban Bayramı Namazı: Aynı vakitte kılınır ancak kurban kesimi için daha erken kılınması teşvik edilir.

    Not: Bayram namazı camide cemaatle kılınır, tek başına kılınmaz. Eğer bir bölgede cemaatle kılınamıyorsa, kişiye kaza etme zorunluluğu yoktur.

    En iyi cevap

Cevapla