Allah’ın isimlerinden el Veli ne demek

Question

esmaül hüsna EL-VELI

Arapça yazılışı: الولي

Allah’ın isimlerinden (esmä-yi hüsna) biridir.

“Veli” ismi “dost, yardımcı” anlamına gelir. Kur’an-ı Kerim’de “veli” ismi zikredilerek Allah’ın müminlerin dostu olduğu (Al-i İmrân 3/68), bu dostluğun hem dünyayı hem de âhireti kuşattığı (Fussılet 41/31), Allah’tan başka bir dost ve yardımcı olmadığı (mesela bk. el-Bakara 2/107; el-Ankebût 29/22; es-Secde 32/4), kula bir dost ve yardımcı olarak Allah’ın yeteceği (en-Nisa 4/45), bu sebeple Allah’tan başka dost edinilmemesi gerektiği (el-A’râf 7/3) belirtilir. Pek çok âyette geçen “veli” ismi bu âyetlerde “yardıma” anlamına gelen “nasir” ismi çoğunlukta olmak üzere, “arac” anlamına gelen “şefi” ve “koruyan” anlamına gelen “vaki” isimleriyle birlikte kullanılır. “Veli” isminin anlamını pekiştiren bu isimler Allah’ın dostluğunun mahiyetini de açıklamakta, O’nun dostluğunun müminlere yardım etmeyi ve onları korumayı da içeren hakiki bir dostluk olduğunu göstermektedir. “Veli” ismi bir âyette ise “övülen, övgüye layık olan” anlamındaki “hamid” ismiyle birlikte zikredilerek (bk. eş-Şûrå 42/28) Allah’ın dostluğunun övülmeye değer yüce bir dostluk olduğuna işaret edilir (ayrıca bk. HAMID).

Ote yandan Kur’an-ı Kerim’de Allah hakkında kullanılan “dost, yardıma” anlamına gelen “mevla” ismi de “veli” ismi ile aynı anlama gelir (mesela bk. el-Enfal 8/40; el-Hac 22/78). Yine Kur’ân-1 Kerim’de sadece bir âyette (bk. er-Ra’d 13/11) Allah’ın ismi olarak zikredilen ve Hz. Peygamber tarafından da Allah’ın isimleri arasında sayılan “väli” ismi de “veli” ile aynı anlama gelir. Her iki isim Hz. Peygamber tarafından da Allah’ın isimleri (esmâ-yi hüsnâ) arasında sayılmıştır (Tirmizi, “Daavât”, 82; İbn Mâce, “Dua”, 10). Bir hadisinde de, “Babamın müslüman olmayan soydaşları dostlarım değildir; benim dostum Allah ve salih müminlerdir” (Buhâri, “Edeb”, 14; Müslim, “İmân”, 366) buyuran Hz. Peygamber Allah’ı “veli” (dost) olarak nitelendirmiştir.

“Veli” ismi içerisinde birçok anlamı barındıran bir isimdir. Allah’ın kulun dostu olması her şeyden önce kulunun işlerini yürütmesini ifade eder. Zira aciz ve muhtaç bir varlık olan insan asla kendine yetemez. Sınırlı kudretiyle kendi varlığını bile devam ettirmekten âciz olan insanın ihtiyaçlarını karşılayacak, işlerini görecek yegâne varlık ise gerçek dost olan Allah Teâlâ’dır. Allah Teâlâ engin merhameti gereği bütün yaratılmışların işlerini gören olduğundan bu mânada “veli” ismi mümin olsun kâfir olsun bütün mahlukatı kuşatan bir isimdir. “Veli” ismi aynı zamanda Allah’ın kulun yardımcısı olduğunu ifade eder. Şüphesiz gerçek yardımcı Allah’tır ve gerçekte bütün yardım O’ndan gelmektedir. Allah görünen ve görünmeyen yollardan her an kullarına yardım etmekte, onları sıkıntılardan ve åfetlerden kurtarmaktadır. Kulun dünya hayatında yardım bulduğu kişiler, makamlar vb. gerçekte ilahi yardımın vesileleridir. Şüphesiz Allah’ın mümin kulunun işini görmesi ve ona yardım etmesi kulunu sevdiğinin de bir göstergesidir. Bu yönüyle “veli” ismi Allah’ın kulunu sevdiğini de ifade eder. Allah’ın mümin kulunun dostu olması aynı zamanda Hz. Můsâ’nın, “(Rabbim!) Bizim dostumuz sensin; bizi bağışla, bize merhamet et!” (el-A’râf 7/155) duasının da gösterdiği üzere Allah’ın kuluna karşı daima bir rahmet ve bağışlama içerisinde olması demektir. Allah’ın yardımı, sevgisi, rahmet ve bağışlaması sadece müminlere yönelik olduğundan bu anlamdaki “veli” ismi sadece müminlere yöneliktir. “Allah müminlerin dostudur” (Âl-i İmrân 3/68) âyeti bu mânaların hepsini içerir.

Allah’ın dostluğu insanın nihai saadetini de gözeten bir dostluktur. Nitekim “Allah kime hidayet ederse, işte o, doğru yolu bulmuştur, kimi de hidayetten mahrum ederse artık sen ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın” (el-Kehf 18/17) âyeti gerçek dostun, insana yol gösteren, onu doğruya ulaştıran bir dostluk olduğunu gösterir. “Allah, inananların dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kafirlerin dostları ise şeytani güçler (tâğut) olup onları aydınlıktan karanlıklara sürükler. İşte onlar cehennemliktir. Orada sürekli kalacaklardır” (el-Bakara 2/257) äyetinin de açıkça gösterdiği gibi, Allah O’nun dostluğunun kıymetini bilen kulunun adeta elinden tutarak onu kötülüklerden ve şekavetten kurtarır; kendisi için hayırlı olan şeylere ve nihai saadete ulaştırır. Buna mukabil táğut yani Allah’ın karşısında yer alan, Allah inancını reddeden her türlü varlık, ilke, inanç, ideoloji vb. ise insanı ebedi mutsuzluğa götüren sahte ve yalancı bir dosttur.

Şüphesiz dostluk karşılıklı bir ilişkidir. Allah müminlerin dostu olduğu gibi, müminler de Allah’ın dostudur. Nitekim Allah’ın dostluğunu hak eden ve Allah’ın rızasını gözeterek O’nun dostluğunun karşılığını veren ve böylelikle manevi anlamda Allah’a yaklaşan kimselere de, “Allah dostu” anlamında “veli” (coğulu evliya) denilir (bk. VELİ). Allah’ı dost edinen ve bu dostluğun gereklerini yerine getiren kimsenin akıbeti ise saadettir: “Şunu iyi bilin ki, Allah dostlarına ne korku vardır ne de keder” (Yûnus 10/62). Zira onları bekleyen cennettir: “Rablerinin yanındaki huzur ve güven ülkesi cennet onlar içindir. Yaptıkları iyilikler sebebiyle Allah onların dostu ve yardımcısıdır” (el-En’âm 6/127). Bunun aksine kim Allah’ı bırakıp şeytanı dost edinirse o da apaçık bir hüsrana uğrayacaktır (en-Nisa 4/119), zira kâfirler ebedi cehennemlik olup onların gerçekte bir dostu ve yardımcısı yoktur (el-Ahzáb 33/64-65).

İçerdiği zengin anlamlar itibariyle “veli” ismi esma yi hüsnâdan diğer bazı isimlerle anlam yakınlığı taşımaktadır. Bunların başında “bütün yaratıkların işlerinin görülmesinde güvenilip dayanılan, bu konuda tam yeterli olan” anlamına gelen “vekil” ismi gelir. Zira birine güvenip dayanmak ancak onu dost kabul etmekle mümkündür. Allah gerçek dost olduğu için kulun gerçek anlamda işlerini emanet edebileceği, sonsuz bir şekilde güvenebileceği makamdır (bk. VEKİL). Bunun yanında “kullarını çok seven ve kulları tarafından çok sevilen” anlamındaki “vedúd”, “koruyan” anlamındaki “hafiz”, taşıdığı diğer anlamları yanında Allah’ın kullarına yettiğini ve onları koruduğunu ifade eden “hasib”, Allah’ın kullarına yönelik engin şefkat ve merhametini ifade eden “rahman” ve “rahim”, kullarına rızık verip onların hayatını devam ettirdiğini ifade eden “rezzâk” isimleri de “veli” ismiyle anlam yakınlığı taşıyan isimlerdir (bk. HAFİZ; HASIB, RAHMÂN; REZZAK; VEDÜD).

“Veli” ismi mümine gerçek dostun sadece Allah olduğunu öğretir. Bu yüzden mümin sadece Allah’ı ve Allah’ın nza göstereceği kimseleri dost edinmelidir, Nitekim Kur’ân-Kerim’de müminlerin kâfirleri ve Allah’ın düşmanlarını dost edinmemeleri hatırlatılır (en-Nisa 4/89, 144; el-Mâide 5/51; el-Mümtehine 60/1). Zira müminler ancak birbirlerinin dostu olduğu gibi (et-Tevbe 9/71), kâfirler ve zalimler de birbirlerinin dostudur (el-Enfâl 8/73; el-Câsiye 45/19). Bunun yanında “veli” ismi mümine Allah’ın dostluğunu hak etmek ve bu dostluğun devamını sağlamak için kendi üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerektiğini hatırlatır. Bu görev ise müminin Allah’tan başka her şeyden yüz çevirerek sadece O’na yönelmesi ve O’nun kendisinden istediği yükümlülükleri hakkıyla yerine getirmesidir. Şüphesiz bu yükümlülükleri yerine getiren bir mümin ise Kur’ân-ı Kerim’den ve Hz. Peygamber’in hadislerinden çıkarılan, “Hasbünellahu ve ni’me’l vekil, ni’me’l-mevlâ ve ni’me’n-nasîr” (Allah bize yeter, O, ne güzel vekil, ne güzel dost ve ne güzel yardımcıdır) şeklindeki duada da ifade edildiği gibi bütün işlerinde güvenip dayanacağı, kendisine yardım eden gerçek bir dostun var olduğu bilinciyle daima huzurlu ve mutlu bir yaşam sürecektir. Kaynak: İslam ansiklopedisi Diyanet

Esmaül hüsna Allah’ın isimleri ve anlamları

About Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Follow Me

Answer ( 1 )

  1. admin
    0
    2021-03-06T08:01:21+03:00

    test

Leave an answer