Paylaş
Abdullah ibni selam kimdir kısaca hayatı
Question
Abdullah İbn Selam
Hz.Abdullah ibnm selam kimdir kısaca hayatı
Bu değerli sahabinin ismi Ebu Yusuf Abdullah ibn Selam ibn el-Haris el-Ensari el-Hazreci’dir. Yusuf peygamberin soyundandır, cahili-ye dönemindeki ismi Husayn’dır. Hz. Peygamber ona Abdullah ismini vermiştir. Abdullah ibn Selam Hz. Peygamber’in Medine’ye teşriflerinin başında İslâm’ı kabul etmiştir. Rivayet edildiğine göre Ra’d sûresinin son âyeti onun hakkında nazil olmuştur:
İnkar edenler: “Sen peygamber değilsin” derler. De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve Kitab’ı bilenler yeter.”
Bu âyetin Abdullah ibn Selam hakkında nazil oluduğu söylenir, fakat bu ihtilaflı ve münakaşalı bir konudur. Ahkaf süresindeki şu âyetin de onun hakkında nazil olduğu söylenmiştir:
De ki: “Eğer bu Kitab Allah katından ise ve siz de onu inkar etmişseniz; İsrailoğullarından bir şahit de bunun böyle olduğuna şe-hadet edip inanmışken, siz yine de büyüklük taslarsınız, bana söyleyin (haksızlık etmiş olmaz mısınız?) Şüphesiz Allah zalim milleti doğru yola iletmez.” (Ahkaf/10)
İbn Kesir Tefsirinde, Buharı, Müslim ve Neseî’de geçen ve Mâ-lik’in Ebu’n-Nadr’dan, onun Âmir ibn Sa’d’dan, onun da babasından rivayet ettiği şu hadis zikredilir: îbn Sa’d’m babası der ki: “Ben, Rasû-lullah’ın (s.a) Abdullah ibn Selam’dan başka dünyada hiç kimse için bu adam cennetliktir dediğini duymadım.”
“İsrâilöğullanndan bir şahit bunun böyle olduğuna şehadet edip inanmıştır” ayeti onun hakkında nazil olmuştur.
Abdullah ibn Selâm Rasûlullah’tan (s.a) yirmi beş hadis rivayet etmiştir. Kendisinden oğullan Muhammed ve Yusuf ile Ebu Hureyre, Enes ve tabiinden bir grup rivayette bulunmuşlardır.
Abdullah ibn Selâm şöyle anlatır: Hz. Peygamber (s.a) Medine’ye geldiği zaman (bazı) insanlar ürküp kaçtılar. Ben de onların içindeydim. Hz. Peygamber’in simasını görünce onun yalancı birisi olamayacağını anladım. Ondan dinlediğim ilk söz şu oldu:
Selamı yaygınlaştırma yemek yedirin ve insanlar uyurken siz geleleyin namaz küm; cennete esenlikle girersiniz.
Abdullah ibn Selâm müslüman olmak için Rasûlullah’ın huzuruna gelip durduğunda şöyle demişti: “Ben şehadet ederim ki sen Allah’ın elçisisin ve sen hak bir din getirdin. Yahudiler beni efendileri/liderleri ve efendilerinin oğlu olarak bilirler ve beni kendilerinin en bilgilisi ve en bilgililerinin oğlu olarak tanrılar. Onları çağır ve benim müslüman olduğumu onlara söylemeden nasıl bir adam olduğumu onlara sor. Onlar şayet benim müslüman olduğumu öğrenirlerse benim hakkımda olmadık yalanlar söylerler.” Daha sonra Hz. Peygamber yahudileri çağırdı ve onlara sordu: “Abdullah ibn Selâm’ın içinizdeki mevkii nedir?” Dediler ki: “O bizim efendimiz, en büyüğümüz ve en bilgin olanıınızdır.” Hz. Peygamber tekrar sordu: “Peki o, müslüman olmuş olsa ne dersiniz?” Dediler ki: “Müslüman olmasını Allah dilemişse olur.” Hz. Peygamber (s.a) dedi ki: “Ya Abdullah ibn Selâm çık ortaya!” Abdullah, çıktı ve şöyle dedi: “Ey Yahudi topluluğu! Allah’tan korkun. Kendisinden başka ilah olmayan Allah’a yemin olsun ki, siz, bu zatın, Allah’ın peygamberi olduğunu ve hak bir din ile geldiğini biliyorsunuz.” Yahudiler bunun üzerine dediler ki: “Sen yalan söylüyorsun.” Hz. Peygamber bunun üzerine onları huzurundan çıkardı.
Abdullah ibn Selâm, Kudüs ve Câbiye’nin fethinde Hz. Ömer’le birlikte bulundu. O, dinin ayrıntılarını Hz. Peygamberden öğrenme hususunda çok gayretli idi. Bu sebeple Hz. Peygambere devamlı dinin
inceliklerini sorardı. Abdullah ibn Selâm’ın meşhur pek çok menkıbesi vardır. Hicri 43 yılında Medine-i Münevvere’de vefat etmiştir.
Allah kendisinden razı olsun. [2]
Answers ( 2 )
Abdullah ibn Salam, İslam peygamberi Muhammed’in (sav) bir arkadaşıydı. Peygamber’in Medine’ye gelişi sırasında İslam’ı kabul etmeden önce Yahudi bir alim ve liderdi.
Abdullah ibn Salam, din değiştirmeden önce Medine’deki Yahudi cemaati arasında bir haham olarak saygın bir konuma sahipti ve bilgisi ve dindarlığıyla tanınıyordu. Muhammed’in (s.a.v) gelişini ve öğretilerini duyduğunda ilgisini çekti ve daha fazla araştırmaya çalıştı.
Abdullah ibn Salam, Hz.Muhammed (sav) ile tanıştığında, mesajındaki gerçeği anladı ve hemen İslam’ı kabul etti. Onun ihtidası, farklı toplulukların İslam dairesine dahil edilmesini sembolize ettiği için önemli bir olaydı.
Peygamber Muhammed’in (sav) bir arkadaşı olarak Abdullah ibn Salam, İslam’ın mesajının yayılmasına aktif olarak katıldı. Yeni din değiştirenleri eğitmede ve onlara rehberlik etmede önemli bir rol oynadı ve Yahudi kutsal metinleri hakkındaki derin bilgisi, Yahudi cemaatiyle diyalog kurmasına izin verdi.
Abdullah ibn Salam’ın hayatı, farklı geçmişlere sahip bireylerin İslam’ı nasıl benimsediğinin ve ilk Müslüman topluluğa nasıl katkıda bulunduğunun bir örneğidir. Hikayesi, bilgi aramanın, gerçeği tanımanın ve inancı içtenlikle kucaklamanın önemini vurguluyor.
Abdullah ibn Salam (RA), İslam’ın ilk günlerinde Peygamber Muhammed’in (SAW) dikkate değer bir arkadaşıydı. Al-Husayn ibn Salam adında Yahudi bir haham olarak doğdu ve daha sonra Medine’de Hz. Abdullah ibn Salam’ın hayatına kısa bir bakış:
Haham Olarak Erken Yaşam: Abdullah ibn Salam, Yahudi bir ailede doğdu ve Medine’de büyüdü. Yahudi kutsal metinleri ve dini öğretilerdeki uzmanlığı nedeniyle bilgili ve saygın bir Yahudi haham olarak tanındı.
Hz.Muhammed ile Karşılaşma: Hz.Muhammed Medine’ye hicret ettiğinde, onun gelişi ve İslam’ın yayılması Abdullah ibn Salam’ın ilgisini çekmişti. Hz. Muhammed’in karakterine, öğretilerine ve peygamberliğinin alametlerine çekildi. Gerçeği arayan Abdullah, Hz. Muhammed’in gelişini ve sonraki hareketlerini gizlice gözlemledi.
İslam’a Geçiş: Peygamber Muhammed’in mesajının gerçekliğine ikna olan ve onu son Peygamber olarak tanıyan Abdullah ibn Salam, İslam’ı benimsedi. Peygamber ve ashabının huzurunda imanını açıkça ilan etti.
Örnek Karakter ve Katkıları: Abdullah ibn Salam, bilgisi ve takvasıyla tanınan etkili bir Müslüman sahabe oldu. Hz. Muhammed’in yanında çeşitli savaşlara katıldı ve Medine İslam toplumunda aktif rol oynadı.
Öğretiler ve Burs: Eski bir Yahudi haham olarak geçmişi nedeniyle, Abdullah ibn Salam hem Yahudilik hem de İslam hakkında benzersiz bir bakış açısına ve derin bir anlayışa sahipti. Bilgisini Müslüman toplumla paylaşarak, iki din arasındaki ortak noktalara ve farklılıklara dair değerli içgörüler sağladı.
Sonraki Yaşamı ve Mirası: Abdullah ibn Salam, hayatı boyunca Medine’deki Müslüman toplumun gelişimine katkıda bulunmaya devam etti. Ömer bin Hattab’ın (RA) halifeliği döneminde vefat etmiştir. İhtida öyküsü ve bilgili bir yol arkadaşı olarak itibarı, genellikle gerçeği aramanın ve tanımanın bir örneği olarak gösterilir.
Abdullah ibn Salam’ın hayatı, ilim, hakikat arayanlar ve İslam’ı kucaklayanlar için bir ilham kaynağıdır. Hikayesi, kişinin önceki inançları veya geçmişi ne olursa olsun, gerçeği ortaya çıktığında tanımanın ve kabul etmenin önemini vurguluyor.