Şafi mezhebine göre kirad, mudarebe

Question

S. 1. Kirad nedir ve rükünleri nelerdir?

C. 1. Kirad kelime anlamı: kesmektir.
Istılahta ise: Bir mal sahibi, kârda ortak olmaları şartıyla, ticaret yapmasi için malını bir başkasına vermesidir.
Rükünleri:
1.Anapara (Resumal): Anaparanın şartları: Para, basılmış/sikke, sade ve hem miktar hem de cins olarak belli olmalıdır.
2. İş: İşin şartları: Ticaret olmalı, belirli dar bir vakte bağlanma malı ve tüm iş çalışana bırakılmalıdır.
3. Kar: Karın şartları: İkisi ortak olmalı ve hisse oranları belli olmalıdır.

4. Sıyga (akit metni): Sayfada, müeccel ve şarth satışın aksinekesin icap ve kabul olmalıdır.
5.Taraflar: Şartları: Tasarruf hakkına
sahip olmaları gerekir.
Kirad malında hem kar hem zarar oluşursa, zarar karla telafi edilir. Ki rad akdi caiz bir akittir dolayısıyla her iki taraf da feshetme hakkına sahiptir.

S. 2. İşçi neler yapamaz?

C. 2. Bazı şartlar var ki işçi bunlara iltizam gösterip muhalefet etmemelidir, bunlardan bazıları şunlardır: Anapara ve elde edilen kardan fazla alım yapmamalıdır. Çünkü mal sahibi bundan fazla borçlanmaya razı olmayabilir.
2.Sahibinin izni olmaksızın malı kendisiyle yolculuğa götüre mez, çünkü yolculuk genelde tehlike içerir. Eğer mal sahibi izin verir ve şart koyarsa bu şartlar çerçevesinde kalmalıdır. Mutlak izin vermesi durumunda ise, tüccarların genel adetle- rince güvenli yerlere gitmelidir.
3.Mal sahibinin izni olmadan borçla satmamalıdır, çünkü malıntelef olma ihtimali vardır.
4.Sahih görüşe göre mal sahibi izin verse dahi, kendisiyle kar ve işte ortak olacak başka bir işçi tutması caiz değildir. Çünkü ki- rad akdinin tarafları, iş yapamayan mal sahibi ile parası olma yan işçiden oluşuyor. Dolayısıyla işçinin başka bir işçi tutması buna zittır. Çünkü malı olmayan iki işçi arasında olmuş olur. Böyle bir durum olursa ikinci akit batıl olur, birinci akit ise olduğu gibi sahih kalır. İkinci işçi kendisine verilen mal ile iş yaparsa mal sahibi misil ücretini verir, kendisine verilen malin tüm kar mal sahibine ait olur. Birinci işçi ise bundan bir şey almaz, çünkü bir emek sarf etmemiş.
5.Kendi memleketinde mudarebe malından kendisine harcaya maz, çünkü örf böyle değildir. Ayrıca nafakası tüm karı kap sayabilir. Bu durumda işçi tüm kan almış olur ve mal sahibine bir şey kalmaz, oysa bu durum akdin şartlarına zitur. Nafakası tüm kan kapsamazsa da belli bir kısmını alır ve yine akdin şart larına uygun olmaz. Zahir görüşe göre yolculukta da işçinin nafaka hakkı yoktur, çünkü yukandaki durumun aynısı burada da oluşur. Ancak bir görüşe göre, maruf şekille infak ederse, yolculuk halinde nafaka dan arta kalanı alabilir.

S. 3. Mudarebe akdinde işçi neler yapmalıdır?

C. 3. Işçi, mudarebede benzeri işçi veya tüccarların yaptığı tüm işleri – kendisi adet olarak yapmamış olsa da – yapmak zorundadır. Eğer kendi yapması gereken işlerde işçi tutarsa ücretini kendi malından verir, kirad malından veremez. Bunun için mal sahibiyle şart koşarsa akit sahih olmaz, çünkü şart akdin gereğine zittır. Akdin gereğine göre mal sahibi iş yapmaz. Örf olarak yapması zorunlu olmayan işlerde, mudarebe malından isci tuta bilir, çünkü bu ticaretin istikmali ve faydasındandır. Kendi yapmaya alışkın olmasına rağmen örf yapma zorunluluğunu getirmiyor. Ancak yaparsa teberru olur, mudarebe malından misil ücretini alamaz, çünkü kendi kendini ücretlendirmiş olur bu da sahih olmaz.

S. 4. İşçinin kardan hissesi ne zaman mülküne geçer?

C. 4. İşçi anaparayı alıp alışveriş yapar ve bundan kar elde ederse, zahir görüşe göre işçi tüm malı satıp paraya çevirmeden kardan hissesini alamaz. Sonra mal sahibiyle işçi, anaparayı çıkardıktan sonra karı bölüşürler. Çünkü taksimden önce zarar ihtimali olabilir ve bu, kardan alınır, bu ortaklıkta kar, anaparanın koruyucusudur. Ayrıca paylaşımdan önce işçinin hakkı sabittir, dolayısıyla mal sahibi paylaşımdan önce mali telef eder veya geri alırsa ortaya çıkan kardan işçiye borçlu kalır. Eğer işçi paylaşımdan önce ölürse varisleri payını alırlar.

S. 5. Mudarebe akdinden sonra anaparada eksiklik olursa kim karşılar?

C. 5. İşçi tasarrufta bulunmadan önce ve taksirati olmadan noksanlık oluşursa, sahih görüşe göre anaparadan gider ve mal sahibi karşılar. Çünkü mudarebe akdi tasarrufla kesinleşir o da daha başlamamış. Eğer tasarruf tan sonra olursa bakılır: Eğer mal alındıktan sonra fiyatların düşmesi veya hayvanın hastalanması yahut meyvenin bozulması gibi sebeplerden dolayı olursa mümkün mertebe kardan karşılanır. Çünkü örf böyledir ve kar ana malın koruyucusudur. Eğer yangın, boğulma gibi semavi afetlerden veya gasp ve hırsızlık olaylarından dolayı olursa, sahih görüşe göre yine kardan karşılanır.

S. 6. Mudarebe akdi neyle biter?

C. 6. Mudarebe akdi aşağıdaki durumlarda son bulur:
1.Feshetme; daha önce de gördüğümüz üzere kirad akdi caiz bir akittir ve işçi de mal sahibi de istediği zaman feshedebilir. Bu, işçinin tasarrufundan önce olabileceği gibi sonrasında da ola bilir. Diğer taraf hazır olsa da olmasa da, rıza gösterse de gös termese de bu hak sabittir. İki taraf veya birisi akdi feshederse mudarebe fesih tarihinden başlar. Bu durumda diğer tarafın ha beri olup olmaması mühim değil. Mal sahibinin kira feshetme tim veya iptal ettim ya da bundan sonra tasarrufta bulunma gibi sözleriyle biter. Fesihten sonra işçi mudarebe malıyla bir şey
alamaz, eğer kendisine haber ulaşmadan alış yaparsa geçersiz olur. Eğer kalan malda açık bir kar bekliyorsa satabilir, mal sahibi talep ettiği takdirde, anamalın paraya dönüşmesi ve kar için satmalıdır. Aynı zamanda kirad malında bulunan borçları da ödemelidir.
2.İki taraftan birisinin ölmesiyle de mudarebe biter, çünkü şartlarından birisi vekâletin sahih olmasıdır, ölümle vekâlet kalkar.
Ancak mal sahibi ölürse, işçi malın paraya dönüşmesi için varislerden izin almadan elindekini satmalıdır. Çünkü mal sahibinin eski izni var ve ayrıca karın ortaya çıkması gerekir. İşçi öldüğünde durum böyle değildir, işçinin varisleri mal sahibinin izni olmadan mali paraya çeviremezler. Çünkü onların değil miras bırakanlarının tasarrufuna riza göstermemiştir.
3.Taraflardan biri delirir veya aklı başından giderse, kısa süreli olsa da mudarebe bozulur. Çünkü her iki durum da akit esna sında olursa akdi bozar aynı şekilde akitten sonra olsa akdi ke ser. Eğer mal sahibi bu durumlara düşerse işçi mali paraya çevirir, eğer işçi düşerse işçinin velisi mal sahibinin izniyle malı paraya dönüştürür.
4.Anapara telef olursa akit iptal olur, çünkü akdin temeli ana maldır dolayısıyla anamal olmadan akdin anlamı kalmaz. Bu telef yangın boğulma gibi semavi afetten veya mal sahibi ya da işçinin telef etmesi sonucu olması arasında bir fark yoktur. An cak mal sahibi telef ederse işçinin hakkı sabittir. Eğer işçi telef ederse, malın bedeli alınmazsa mudarebe biter, alınırsa devam eder. Aynı şekilde başkası da telef ederse, malın bedeli alınırsa mudarebe devam eder alınmazsa son bulur. Bu durumda mal sahibi malın bedelini talep eder, eğer kar varsa ikisi de talep hakkına sahiptir, çünkü bedelde ortaklar.

S. 7. Mal sahibi ile işçinin ihtilaf etme hükümleri nedir?

C. 7. Tarafların ihtilaf şekilleri ve çözümleri:
1. Mal sahibiyle işçi karda ihtilaf eder ve işçi kar etmedim veya sadece bunu kar ettim derse, yeminiyle birlikte işçi tasdik edi lir. Çünkü aslı olan karın olmamasıdır, eğer belli bir miktarı ikrar eder sonra yanlış hesap yaptığını söylerse sözü kabul edil mez. Çünkü başkası için itiraf ettiği bir haktan geri dönüş olur.
2.Bir mal hakkında tartışırlarsa, mal sahibi kirad için aldın, işçi de kendim için aldım derse veya tam aksi olursa, alınan mal borç ise yeminiyle birlikte işçi onaylanır. Çünkü güvenilirdir ve ne amaçla aldığını daha iyi bilir. Eğer kirad malıyla almışsa, kendine niyet etse dâhi mal kirad malıdır.
3.Anaparanın miktarında tartışmaları olursa yine yeminiyle bir likte işçi tasdik edilir, çünkü ash olan kendisine verilen maldan fazlası olmamalıdır.
4.Anaparanın telef olmasında ihtilaf eder ve mal sahibi işçini taksirat dan telef olduğunu iddia ederse de taksiratını olmadığını söylerse, yeminiyle birlikte işçi onaylanır. Çünkü güvenilirdir ve aslı olan hıyanet ve tazminatın olmamasıdır.
5. Ana Malın iadesinde tartışır ve işçi geri ödediğini, mal sahibi de ödemediğini iddia ederse yine yeminiyle işçinin sözü kabul edilir. Çünkü işçi bunun için güvenilirdir, her zaman güvenilir kişi kendisine güveneni iddiasını reddederse yeminiyle birlik te kabul edilir.
6.Mal telef olduktan sonra mal sahibi borç işçi de kirad olduğu nu iddia ederse, yeminiyle birlikte mal sahibi onaylanır. Çün kü işçi malı aldığını itiraf edip sorumluluğun kalktığını iddia ediyor ancak aslı olan kalmamasıdır. Aynı şekilde işçi kirad, mal sahibi de vekâlet olduğunu söylerse mal sahibi onaylanır, çünkü mal sahibi maksadını daha iyi bilir. İşçi ücret de alamaz çünkü hak etmediğini itiraf ediyor.
7 İşçi için belirtilen ücrette ihtilaf ederlerse, yemin ederler yani her biri iddia ettiği rakam için yemin eder. Çünkü akdin sıhha tinde müttefik olup ücrette ihtilaf olan var ve her biri hem iddialı hem de iddiacıdır dolayısıyla biri kendi iddiasını ispatla mak ve karşı iddiayı reddetmek için yemin etmek zorundadır. İkisi de yemin ederse kar mal sahibinin olur çünkü malının ne masıdır, işçi ise misil ücretini alır. Çünkü yaptığı işten dönme imkânı olmadığı için değerini alır, değeri ise misil ücretidir.

Kolay Şafi fıkhı
itisam yayınları

About Soru

Answer ( 1 )

    0
    2025-02-21T11:09:54+03:00

    Şafiî mezhebine göre kirâd (kira) ve mudârebe iki farklı iş veya ticaret modelini ifade eder:

    Kirâd (Kira): Şafiî mezhebine göre, kirâd, bir malın veya mülkün belirli bir süre için kira karşılığında kullanılmasına izin verilmesidir. Kira bedeli genellikle sabit olur ve kira süresi sonunda mal sahibine geri verilir. Kira sözleşmesi, her iki tarafın da anlaşmasıyla geçerli olur, fakat Şafiîler, kira sözleşmesinin geçerliliği için belirli şartların sağlanmasını önemli görürler. Mesela, kiraya verilen şeyin kullanılabilir olması ve belirli bir bedelin ödenmesi gibi koşullar gerekir.

    Mudârebe (Karşılıklı İşbirliği / İş Ortaklığı): Mudârebe, bir kişinin sermaye sağlayıp, diğer kişinin de emeğini koyarak birlikte iş yapmalarına dayalı bir ortaklık türüdür. Bu işbirliğiyle yapılan ticaretin kârı, önceden belirlenen bir oranda paylaşılır. Şafiîler, mudârebenin geçerli olabilmesi için, hem sermaye sahibinin hem de işçi tarafının haklarının adil bir şekilde belirlenmesini önemser. Kâr paylaşımı konusunda herhangi bir tarafın mağdur olmaması gerektiği vurgulanır. Ancak zarar durumunda, zarar sadece sermaye sahibine ait olur, çünkü iş gücü hiçbir şekilde zarar etmez.

    Bu iki sözleşme türü, Şafiî mezhebine göre belirli kurallara ve şartlara bağlı olarak geçerlidir ve hem adalet hem de karşılıklı rızaya dayalıdır.

Leave an answer