Share
İnsanları Övmek ile ilgili hadisler arapça türkçe
Question
İNSANLARI ÖVERKEN İHTİYATLI DAVRANMAK
İnsanları Överken Dikkat Etmememiz Gereken Konular
Bir kimseyi övmek aslında onun hakkında bir nevi şâhitlik ve şahâdettir, çok mesuliyetli bir şeydir. Bunda şu tehlike vardır ki, bundan dolayı övülen kimsede kendini beğenme ve kâmil görme hastalığı meydana gelebilir. İşte bu nun içindir ki, Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bunu israrlı bir şekilde men etmiştir.
Kimseyi Yüzüne Karşı Övmemek
الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: إياكم والنماذخ فإنه الذبح.
عن معاوية رضي
Hz. Muaviye (radıyallahu anh)’dan rivâyet edilmiştir. Rasûlullah (sallal lahu aleyhi vesellem) buyurdular ki: “Birbirinizi övmekten sakınınız, çünkü o
boğazlamaktır.”
عن المقداد بن الأسود رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: إذا رأيلم
الفناجين فاختوا في وجوههم التراب.
Hz. Mikdad İbni Esved (radıyallahu anh)’dan rivâyet edilmiştir. Rasulul lah (sallallahu aleyhi vesellem) buyurdular ki: “Siz çok övenleri gördüğünüz sa man, onların yüzlerine toprak atınız. 992
عن ابن عمر رضي الله عنهما قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: أخلوا التراب في وجوه
التفاصيل
Hz. İbni Ömer (radıyallahu anhuma)’dan rivâyet edilmiştir. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) buyurdular ki: “Siz, sizi çok öven kimselerin yüzüne toprak atınız.
İzah: Bu hadis-i şeriflerdeki övenden murad, galiba insanları meslek edine rek yalancıktan yersiz yere mübalağalı bir şekilde öven ve onlara şiirler söyleyen kimsedir. İşte bu hadis-i şerifte öyle kimselerle karşılaşırsanız ve sizi yüzünüze karşı mübalağalı bir şekilde överlerse, onların yüzüne toprak atın denmiştir.
Hadis-i şerifte geçen toprak atma cümlesi değişik şekillerde yorumlanmıştır. Bunlardan birkaçı şöyledir:
a) Hoşnutsuzluğu belirtmek için onların yürüne hakikaten toprak atmak.
b) Onlara mükâfat ve ikrâm için hiçbir şey vermeyiniz. Yüze toprak atmanın maksadı da onlara hiçbir şey vermemek, mahrum ve muradsız olarak onları geri çevirmektir.
c) Bu meddahlara deyiniz ki: Sizin yüzünüz topraklansın. Bunu söylemek onların yüzüne toprak atmaktır.
Şu da açıkça bilinmelidir ki; eğer iyi niyet ve herhangi dinî bir maslahattan dolayı Allah’ın bir kulunun yüzüne yahut arkasından onun gerçekçi bir şekilde övgüsü yapılırsa, bunda onun kendini beğenmesi yahut herhangi yanlış bir dü şünceye müptela olması endişesi de yoksa, böyle övmek yasak değildir. Hatta iyi niyetinden dolayı böyle bir kimse inşaallah ecir sevaba da müstehak olacaktır. Bizzat Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) bazı sahabîleri, bazı sahabîlerin de bazı sahabileri övmeleri ve methetmeleri işte bu kabildendir. Nitekim bir hadis-i şerifte şöyle gelmiştir:
عن أسامة بن زيد رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: إذا مدح المؤمن في
وجهه رنا الإيمان في قلبه
Hz. Usame İbni Zeyd (radıyallahu anh)’dan rivâyet edilmiştir. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) buyurdular ki: “Mümin yüzüne karpt methedildiğin de, onun kalbindeki imanı artar.
عن أبي بكرة رضي الله عنه قال: أتى رجل على رجل عند النبي صلى الله عليه وسلم فقال: وبخت، قطعت على ضاحك إن كان أحدكم مادحا لا محالة فليقل: أحبب كذا وكذا، إن كان يرى آلة كذلك، وخبيئة الله ولا يزكي على الله أخذا.
Hz. Ebubekre (radıyallahu anh) diyor ki: “Bir adam Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’in huzurunda bir başka kimseyi övdü (yani onu övmede ihti yatsızlık sergiledi). Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) buyur dular ki: “Yazık sana! Sen (bu şekilde dverek) kardeşinin boynunu kestin. (Yani onu helak edecek bir iş yaptın.)” Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bu sözü üç defa tekrarladı (sonra da şöyle buyurdu): slab Village
“Ben Allah’a karşı kimseyi tezkiye etmem. (Yani kimse hakkında hiç şüphesiz ve jakinen mukaddes olduğunu söyleme hakkım yoktur. Çünkü bu Allah üzerine hüküm koymaktır. Hiçbir kulun da buna hakkı yoktur.) Bir kimse ille de bir kar deşini övecekse ve onu övgüye müstehak görüyorsa, “ben falan hakkında böyle dü şünüyorum, onun hakkında benim görüşüm budur, onu muhasebe edecek Allah’tir. (Onun gerçek yüzünü hakkıyla bilen odur)” desin.”
Fâsık ve Fâcir Kimseleri Övmemek
عن معاوية رضي
الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: إذا مدح الفاسق غضب )
الرب واهتز له العرش.
Hz. Beride (radıyallahu anh)’dan rivâyet edilmiştir. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) buyurdular ki: “Fâsık bir kimse methedildiğinde, Allahu Teâlâ gazablanır ve bundan dolayı arşı sallanır.”
BENZER KONULAR:
- Her övgü riya mıdır ?
- Peygamber Sevgisi
- Kurban bayramı arifesinde ne yapılmalı?
- Süfyan es-Sevrî kimdir
- İslam’da Tavsiye Edilen Meslek Türleri ve Ticaret Adabı
- Tümünü görüntüle.
- Alimlere sövmek, hakaret etmek ve küfretmek
- Sövmek, saymak ve argo konuşmak günah mı?
- Feriştah ve Cibilliyete sövmek günah mı?
- Sövmek, Küfretmek ve Elfaz ı küfür
- Adı Muhammed olana kızmak sövmek günah mı
- Tümünü görüntüle.
- Dini soru sor Cevap Al
- Dini soru sorabileceğim site arıyorum ?
- Dini soru sor Cevap Al Sitesi Hakkında Bilgi
- Dini soru sor kimin?
- Dini soru sor imamlar cevaplıyor
- Tümünü görüntüle.
Answer ( 1 )
İslam’da insanları övmek, doğru bir şekilde yapılması gereken bir davranıştır. İnsanları övme, onları yüceltme amacıyla değil, hak ettikleri takdiri gösterme amacıyla yapılmalıdır. Ancak aşırıya kaçmamak, doğru niyetle ve uygun ölçülerde övmek önemlidir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu konuda çeşitli hadislerde bulunmuş ve insanları övmekle ilgili adabı öğretmiştir. İşte insanları övmekle ilgili bazı hadisler:
1. Gereksiz Övmek ve Fazlalık
Arapça:
“لَا تُطْرُونِي كَمَا أَطْرَتِ النَّصَارَىٰ عِيسَىٰ بْنَ مَرْيَمَ، إِنَّمَا أَنَا عَبْدٌ فَقُولُوا: عَبْدُ اللَّهِ وَرَسُولُهُ.”
(Lā tuṭrūnī kamā aṭrati an-naṣārā ‘īsā bna maryam, innamā anā ‘abdin fa-qūlū ‘abdu-l-lāhi wa-rasūluh.)
Türkçe:
“Beni, Hristiyanların İsa bin Meryem’i övdükleri gibi övmeyin. Ben sadece Allah’ın kuluyum, o yüzden sadece ‘Allah’ın kulu ve elçisi’ deyin.”
Bu hadis, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in aşırı şekilde övülmesinin önlenmesi gerektiğine dair bir uyarıdır. İnsanları övme konusunda sınırları belirler ve sadece hak ettikleri övgüyü kabul eder.
2. Övmenin Sınırları
Arapça:
“إِذَا رَأَيْتُمْ مَنْ يَحْسُنُ فِي مَجَالِسِكُمْ فَأَمِرُوهُ بِالْإِحْسَانِ، وَلَا تُدْنُوا مِنْهُ الْمَعَاصِيَ.”
(Iza ra’aytum man yaḥsunu fi majālisikum fa’amirūhu bil-iḥsāni, wa-lā tudnū minhu-l-ma’āsī.)
Türkçe:
“Sizin meclislerinizde iyi olanları görünce onlara iyilik yapmalarını söyleyin, fakat onlardan isyan ve günahlar uzak tutulsun.”
Bu hadis, insanların güzel özelliklerini övmenin önemini vurgular, ancak övülen kişinin bu övgüye uygun şekilde davranmasını teşvik eder.
3. Hakkı Vererek Övme
Arapça:
“مَنْ لَا يُشْكَرُ النَّاسُ لَا يُشْكَرُ اللَّهُ.”
(Man lā yushkaru-n-nāsu lā yushkaru-l-lāh.)
Türkçe:
“İnsanlar, Allah’a şükretmeyen bir kimseyi, insanlar da şükretmez.”
İnsanları övmenin, aynı zamanda onların iyiliklerini takdir etmenin önemli olduğunu belirtir. Ancak bu övgülerin Allah’a olan şükür ve takdirle dengede olması gerektiği de vurgulanır.
4. İyi Kişileri Övmek
Arapça:
“لَا تُحَقِّرُوا أَحَدًا مِنَ النَّاسِ فَإِنَّ اللَّهَ يَعْلَمُ مَا فِي قُلُوبِهِمْ.”
(Lā tuḥaqqirū aḥadan mina-n-nāsi fa’inna-l-lāha ya’lamu mā fī qulūbihim.)
Türkçe:
“İnsanları küçümsemeyin, çünkü Allah onların kalplerindekini bilir.”
Bu hadis, insanları övmenin gerekliliğini anlatırken, onları küçümsememenin de önemini vurgular. Her insanın değerli olduğunu, dış görünüşten veya sosyal statülerinden bağımsız olarak takdir etmek gerekir.
5. Övgüye Layık Olmayanları Övmek
Arapça:
“مَنْ أَثْنَىٰ عَلَىٰ نَفْسِهِ فَإِنَّمَا يُجَازَىٰ بِمَا فِي نِيَّتِهِ.”
(Man athnā ‘alā nafsihi fa’inamā yujāzā bimā fī niyyati-hi.)
Türkçe:
“Kendi kendini öven kişi, niyetinin karşılığı olarak ödüllendirilir.”
Bu hadis, kişilerin kendi kendilerini gereksiz yere övmemeleri gerektiğini hatırlatır. Çünkü kendi övgüleri, samimiyet ve içtenlikten yoksundur.
6. Doğru ve Gerçek Övgü
Arapça:
“إِنَّ اللَّـهَ لَا يَنْظُرُ إِلَىٰ أَمْوَالِكُمْ وَلَا إِلَىٰ أَجْسَامِكُمْ وَإِنَّمَا يَنْظُرُ إِلَىٰ قُلُوبِكُمْ وَأَعْمَالِكُمْ.”
(Inna-l-lāha lā yanzuru ilā amwālikum wa-lā ilā ajīsāmikum wa innamā yanzuru ilā qulūbikum wa a’mālikum.)
Türkçe:
“Allah, mal ve bedenlerinize bakmaz. Sadece kalplerinize ve amellerinize bakar.”
Bu hadis, övgünün sadece dışsal faktörlere değil, insanın içsel değerlerine ve amellerine dayandırılması gerektiğini öğütler.
Sonuç:
İslam’da insanları övmek, doğru bir niyetle ve ölçülü bir şekilde yapılmalıdır. Aşırı övgü, kişiyi gururlandırıp kibire yol açabilir, ya da yanlış anlaşılmalara sebep olabilir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) insanları takdir etmeyi teşvik ederken, övgünün sadece hak edilmiş değerler üzerinden yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Bu hadislerdeki mesaj, insanları takdir etmenin, ancak bunu doğru ölçülerde yapmanın önemini öğretir.