Zina yapıp o dünyevi zevki eglenceyi tatmış sonra samimi bir tövbe etmş birisi ile hiç zina etmemiş o dünyevi zevki ve eglenceyi tatmamş birisi eşit midr eşitse zina yapmamış olanana haksızlık değil midir?
Zina yapan ile hiç zina yapmayan eşit midir?
Question
Cevap :
Zinaya düşüp tövbe edenle hiç zina etmemiş biri elbetteki eşit değildir . Allah katında ıkısı arasında mükafat farkı vardır . Bunun nedeni de o günaha hiç bulaşmamış olmasıdır .

Answers ( 2 )
İslam dini açısından zina, haram ve günah kabul edilen bir eylemdir. Zina yapmak, evlilik dışı cinsel ilişki kurmak anlamına gelir ve İslam’da kesin bir şekilde yasaklanmıştır. Zina yapan kişi günah işlemiş ve Allah’ın hükümlerine aykırı davranmış olur.
İslam’a göre, zina yapan kişiyle hiç zina yapmayan bir kişi eşit değildir. Zina yapan kişi, günah işleyen ve Allah’ın haram kıldığı bir eylemi gerçekleştiren biridir. Zina, evlilik bağını zedeler, güveni sarsar ve aile ilişkilerini olumsuz etkiler. Bu nedenle, zina yapan kişi ile zina yapmayan kişi arasında bir eşitlik söz konusu değildir.
Ancak, İslam dininde tövbe ve pişmanlık kavramları da önemlidir. Bir kişi zina yapmış olsa bile, samimi bir şekilde tövbe edip pişmanlık duyduğunda, Allah’ın affı ve rahmetiyle karşılaşabilir. İslam, insanlara tövbe etmeyi ve hatalarından dönmeyi teşvik eder.
Eşler arasındaki ilişkide ise sadakat, güven ve dürüstlük önemli değerlerdir. Zina yapan bir eş, evlilik bağını ve güveni zedeler. Böyle bir durumda, çiftler arasında ciddi sorunlar ortaya çıkabilir. Bu durumda, çiftlerin birbirleriyle dürüst bir şekilde iletişim kurmaları, sorunları ele almaları ve gerekirse uzman yardımı alarak ilişkilerini onarmaları önemlidir.
Sonuç olarak, zina yapan kişi ile hiç zina yapmayan kişi arasında bir eşitlik söz konusu değildir. Zina, İslam dini tarafından haram kabul edilen bir eylemdir ve günah işlemektir. Ancak, tövbe ve pişmanlık, Allah’ın affına ve rahmetine açılan bir kapıdır. Eşler arasında sadakat, güven ve dürüstlük önemli değerlerdir ve ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi için bu değerlere önem vermek gerekmektedir.
Bu soruyu yanıtlamak için bağlama dikkat etmek gerekiyor, çünkü “eşitlik” kavramı farklı açılardan ele alınabilir: ahlaki, dini, hukuki veya toplumsal açıdan.
Ahlaki ve dini açıdan:
Pek çok dini ve ahlaki öğreti, zina yapanı bu davranışından dolayı eleştirir ve bunu günah veya yanlış bir davranış olarak kabul eder. Bu perspektiften bakıldığında, zina yapan kişi ile hiç zina yapmayan kişi “ahlaki olarak eşit” görülmez; yapılan eylem ahlaki bir fark yaratır.
Hukuki açıdan:
Modern hukuk sistemlerinde, evli kişiler arasında zina bazı ülkelerde suç sayılabilirken, çoğu ülkede zina kişisel bir ahlaki sorun olarak değerlendirilir ve hukuki eşitliklerini doğrudan bozmaz. Yani hukuken, zina yapmış olmak bir kişinin haklarını veya vatandaşlık statüsünü otomatik olarak değiştirmez.
Toplumsal ve etik açıdan:
Toplumun gözünde algı değişkenlik gösterebilir; bazı topluluklarda zina ciddi bir sosyal suç sayılabilirken, diğerlerinde daha bireysel bir mesele olarak görülür.
Özetle: Zina yapan ile hiç zina yapmayan, eylem açısından ve bazı etik/dini çerçevelerde eşit değildir, fakat hukuki ve bazı toplumsal yönlerden eşit kabul edilebilir.