Paylaş
Zekat alabilecek kişiler
Question
Hanbelilere göre zekat alabilenler

ZEKAT ALABİLECEK KİŞİLER KİMLERDİR?
Zekat verilebilecek kişiler Kur’an-ı Kerim’de sekiz sınıf olarak belirtilmiştir: Kur’an-ı Kerim’de Allah Teâla şöyle buyurmuştur:
“Sadakalar (zekatlar), Allah’tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekât toplayan memurlar, kalpleri İslam’a ısındırılacak olanlarla (özgürlüğüne kavuşturulacak) köleler, borçlular, Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmış yolcular içindir. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe, 60)
Bu ayet-i kerimede belirtilen kişilerin dışındakilere zekat verilmesi caiz değildir. Mescidlerin yapımında, ölülerin kefenlenmesinde ve Mushafların vakfedilmesi gibi alanlara zekatın harcanması caiz değildir.
Birinci Sınıf: Fakirler
Fakirler, miskinlerden daha fazla muhtaç olan kişilerdir. Çünkü Allah Teâla bunlarla başlamıştır. Şüphesiz bir şeye önem sırasına göre başlamak esastır. Fakirler, kendilerine yetecek kadar nafaka bulama: yan kimseler veya az şeyler bulabilenlerdir. Yani ihtiyaçlarının yan sından azına sahip olanlardır. Eğer çalışıp kazanmaya gücü yeten kişi kendini ilme ve ibadete vermiş de ihtiyaçlarını kazanma konusunda zor duruma düşmüşse ona zekat verilir.
İkinci sınıf: Miskinler/Düşkünler
Miskinler, ihtiyaçlarının yansına veya yarısından daha fazlasına malik olan kişilerdir. Allah Teala bunlar hakkında şöyle buyurur: “O gemi, denizde çalışan birtakım yoksul kimselere aitti.” (Keh.79 Allah Teala haber vermektedir ki onlar bir gemide çalışmaktaydılar. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Fakirlikten (Allah’a) sığının. **** Bir hadiste de şöyle buyurmuştur: “Allah’ım beni miskin olarak yaşat, miskin olarak öldür ve miskinler topluluğu ile beraber haşret. ”
Dolayısıyla fakirlik daha şiddetlidir.
Fakirlerin ve miskinlerin, yani bu iki sınıfın bir sene yetecek kadar kendilerine ve ailelerine olan ihtiyaçları karşılanır.
Kendi ihtiyaçlarına yetmediği sürece bir kimse birtakım şeylere malik dahi olsa zengin değildir.
Üçüncü sınıf: Zekat memurları
Devlet başkanının, zekatları sahiplerinden toplamak için görevlendirdiği kişilerdir. Bunlar taksim/dağıtma, yazı, bekçilik veya bizzat sahiplerinden alan kişilerden oluşurlar. Zekat memurunun mükellef, Müslüman, güvenilir ve yakın akrabanın dışında ehil olması şarttır. Zekat alma hakkı olmayan kişilerin (zenginler gibi) çalıştıklarının karşılığında zekat alabilirler, zira onlar bunu ücret olarak alırlar. Zekat mallarını taşıyan ve otlatan kişilere de zekat vermek caizdir.
Dördüncü sinif: Müellefe-yi kulüb
Zekat vermeyen aşiretin/kabilenin zekat vermesini sağlamak için aralarından saygın olup Müslüman olması ümit edilen veya şerrinden emin olunması istenen kişilere zekat verilebilir. Ya da imanının kuvvet lenmesi veya saygınlıkta ona benzer kişilerin İslam’a teşvik edilmesi için verilebilir. Müslümanlardan bir şeyleri defetmek için, ihtiyaç duyulduğu anda, maslahat icabı verilebilir. Eğer bu saydığımız kısımlara verme imkanı olmazsa kalan sınıflara taksim edilir.
Beşinci sinif: Mükateb köleler (Efendisiyle hür olma karşılığı anlaşma yapan köleler)
Bunlara, efendilerine borçlarını ödemeleri için zekat verilir. Tabii ki borcunu ödemekten aciz olmaları gerekir. Bu kimselerin kazanma ya kadir olmaları halinde de zekat verilmesi caizdir. Bunların henüz taksitleri dolmamış olsa, yine de caizdir. Zekat parasıyla bir köle sa tin alıp onu azat etmek de caizdir. Müslüman esirlerin zekat parası karşılığında serbest bırakılmalarını sağlamak da caizdir. Çünkü burada esaretten azad etme vardır. Ancak bir kimseye, elindeki mükateb veya normal kölesini azat etmesi için zekat parası verilmez.
Altinci sinif: Borçlular
Borçlular iki çeşittir:
1. Bir kimsenin, iki düşman grubu barıştırmak, aralarında sulh sağ lamak için ödediği miktar, zekat parasından karşılanabilir. Iki topluluk veya belde arasındaki birtakım mali anlaşmazlıklar yüzünden oluşan husumet kan dökülmesine veya ciddi sıkıntılara sebep olacaksa arala rindaki bu düşmanlık ateşini söndürmek için zekat mallarından ödeme yapılır. Tabii ki, bu durumun o toplulukların ileri gelenleri arasında farklı hallere sebep olmaması veya azimlerini zayıflatmaması şarttır. Din bu konunun çözülmesi için zekat malından harcamayı mubah kıl mıştır. Tarafların zengin olmaları halinde bile sıkıntı oluşturmaz, ancak bu malın kendi mallanndan olmaması lazımdır. Delili Kubeysa el-Hilali hadisidir ki o şöyle demiştir: “Ben bu konuda bir sorumluluk üstlendim, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e gelip ondan yardım talep ettiğim zaman buyurdu ki: ‘Bize bir zekat malı gelinceye kadar bekle. Ben. geldiği zaman onun sana verilmesini emrediyorum. Daha sonra Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: ‘Ey Kubeysa, şüphe siz bu mesele sadece şu üç halden biri durumunda helal olur: Bir adam bu hususta bir şey üstlenir de o meseleyi çözer…
2. Bir kimse, kafirlerden, kendisi için -mubah veya haram- bir şey satın almışsa, sonra fakirleşip bu borcu ödeyemez duruma gelirken -aynı zamanda- tevbe de etmişse, onun borcunu ödemek için zekat malından ödeme yapılır. Eğer kişi, aldığı borcu Allah Teâla için al missa, Allah Teâla’nın borçları, insanların borçları gibidir. Fakir dahi olsa bunların dışında sarf edilmesi caiz olmaz. Bir kimse bir borçluya fakir olduğu için ödeme yapsa, ondan alacağını tahsil etmesi caizdir. Bu durum Allah Teâla’nın şu kavl-i celiline dahil olur: “Borçlular…” (Tevbe, 60)
Yedinci sınıf: Allah yolunda cihad edenler
Bunlar İslam’ın hakim olması için cihad eden ve kendilerine devlet tarafından maaş ödenmeyen kimselerdir. Zengin dahi olsa cihad ettiği için ona yeterli derecede zekat malından ödeme yapılır. Şüphesiz bu, Müslümanların ihtiyaçları için harcanmış olmaktadır.
Farz olan haclarını ifa eden fakirlere de zekat malından vermek caizdir. Delili, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurmasıdır: “Hac ve umre, Allah yolunda cihada dahildir.
Sekizinci sinif: Yolda kalmış kimseler
Bunlar kendi ülkelerinin dışında parasız kalan ve orada kimsesi olmayan kimselerdir. Kendi ülkesine gitme imkanına sahip olamayan lardır. Şüphesiz bunlar Allah yolunda cihad edenlerden değildirler.
Yukarıda saydığımız kesimlere zekat verilirken ihtiyaç karşılığı verilmelidir.
* Fakirlere ve miskinlere, bir sene yetecek kadar verilmelidir. * Borçlulara ve mükateb kölelere, borçlarını ödeyecek kadar verilmelidir.
* Allah yolunda cihad edenlere, cihad ettikleri oranda verilmelidir. * Yolda kalmışlara, kendi beldelerine dönecek kadar verilmelidir.
* Kalpleri İslam’a ısındırılacak olanlara, bu yakınlığı sağlayacak kadar verilmelidir.
• Zekat memurlarına ise -zengin de, köle de olsa- hak ettikleri ücret kadar verilmesi gerekir.
Yolda kalanların, cihad edenlerin, borçluların veya mükateb kölelerin, zekattan sonra eğer ellerinde fazla mal kalmışsa iade etmeleri gerekir. Bunların dışındakiler kendi mülkiyetlerinde diledikleri gibi tasarrufta bulunurlar; onlar için verilen zekat malı istikrara kavuş muştur.
Haricîlerin ve bağilerin, yani isyankârların zekatı almaları halinde zekat yerine gelmiş olur. Yine ister zulümle ister adaletle hükmetsin devlet başkanlarının zorla veya gönül rızasıyla almaları halinde zekat verilmiş sayılır.
ZEKAT HAKKINDA DİĞER KONULARIMIZ:
Answers ( 2 )
Zekat alabilecek kişiler İslam dininde belirli kriterlere uygun olan ihtiyaç sahipleridir. Zekatın verilebileceği kişiler şunlardır:
Fakirler (Miskin): Temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan ve yoksul durumda olan kişilere zekat verilebilir.
Muhtaçlar: Kişisel veya ailesel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çeken ve maddi destek gerektiren kişilere zekat verilebilir.
Amil (Zekatı Toplayanlar): Zekatın toplanması, dağıtılması ve idaresiyle görevli olan kişilere zekat ödenebilir. Bu, zekatın etkili bir şekilde toplanıp dağıtılması için kullanılan bir mekanizmadır.
Gönüllü olarak İslam’ı yayma ve öğretme görevini yerine getiren kişilere zekat verilebilir.
Borçlular: Borçları nedeniyle ödeme güçlüğü çeken ve borçlarını ödeyemeyen kişilere zekat verilebilir.
Yolcular: Seyahat esnasında maddi sıkıntıya düşen kişilere zekat verilebilir.
Kölelerin ve esirlerin fidyeleri: Kölelik durumunda olan veya esir düşmüş kişilerin özgürlüklerini kazanmaları veya fidye bedellerini ödemeleri için zekat kullanılabilir.
Zekat verilirken, bu kriterlere uygun kişilerin ihtiyaçları ve öncelikleri göz önünde bulundurulmalıdır. Zekat verme konusunda yerel din otoriteleri veya din görevlileri, daha ayrıntılı rehberlik sağlayabilir ve yerel uygulamalar hakkında bilgi verebilir.
Zekat, İslam’da, malın belirli bir oranını ihtiyaç sahiplerine verme yükümlülüğüdür. Zekat alabilecek kişiler, Kur’an-ı Kerim’de ve Hadislerde belirtilen sınıflara göre belirlenir. Zekat, yoksullara, fakirlere ve belirli diğer gruplara verilebilir. İşte zekat alabilecek kişiler:
Fakirlere: Kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacak kadar yoksul olan kimseler.
Miskinlere: Çalışamayacak durumda olan, geçimini sağlamakta zorluk çeken, fiziksel veya zihinsel engelli kişiler.
Zekat toplayan görevlilere: Zekatın toplanmasında görevli olan kişilere de zekat verilebilir.
Yeni Müslüman olanlara: İslam’a yeni girenler, İslam’ı kabul ettikleri için onlara destek sağlanabilir.
Borçlulara: Ağırs borç yükü altında olan ve borçlarını ödeyemeyen kimseler.
Allah yolunda mücadele edenler (Cihad için): Allah yolunda savaşan ve bu sebeple maddi desteğe ihtiyacı olan kişiler.
Yolculara: Seyahatte zor durumda kalan, yolculuk nedeniyle geçim sıkıntısı çeken kişiler.
Zekat vermek için belirli bir yerde bulunan ve ihtiyaç sahibi olan kişiler: Yerleşik olmayan ve geçici olarak bir bölgede yaşayan, oradaki geçimlerini sağlayamayan kişiler.
Zekat verirken, bu kriterlere uygun kişilere yardım yapılması önemlidir. Zekatın amacı, toplumdaki maddi eşitsizliği gidermek ve ihtiyaç sahiplerine destek olmaktır.