Paylaş
Umre’den sonra veda tavafı yapmanın hükmü nedir
Question

Nafile umre yaptıktan sonra veda tavafı yapmanın hükmü 4 mezhebe göre değişir:
1. Hanefi mezhebine göre mistehap
2. Maliki mezhebine göre sünnet
3. Şafii mezhebine göre vacip
4. Hanbeli mezhebine göre de vaciptir.
Kaynak diyanet İslam ansiklopedisi
Mekke’den ayrılmadan Allah’ın ilk evi olan Kabe’de tavaf Yapı vedalaşmak Allah’ın üzerimizdeki bir hakkıdır fakat mezheplere göre hükmü değişiyor dileyen sünnet kabul edip tavafını yapar dileyen de farz kabul edip yapmak zorunda kalır yalnız acilen mekke’den çıkan ve rahatsız olanlar için bu hükümler söz konusu değildir.
Vedat tavafı yapılmadığı zaman herhangi bir cezası yoktur.
Umre Hac ibadeti vakti dışında Allah rızası için nafile olarak Mekke’ye gidip ihrama girmek tavaf yapmak say yapmak ve tıraş olmak demektir.
Bunla yapmak faziletlidir peygamber efendimiz sallallahu vesellem iki umre arasındaki günahlar affedilir buyuruyor. Umre yapmaya teşvik etmiştir ve sevabınin günahları affedeceğini bildirmiştir.
Hac ibadeti gibi Umre yaparken Arafat’a gidip vakfa yapmak biz de lisede gecelemek mina’ya gidip şeytan taşlamak ve kurban kesmek yoktur.
BENZER KONULAR:
- Umre ne Demek? Kısaca
- Kısaca Umre ne demek
- Umre nedir kısaca bilgi
- Umre ne Demektir Umrenin Hükmü Nelerdir?
- Umre’den sonra veda tavafı yapmanın hükmü nedir
- Tümünü görüntüle.
Answer ( 1 )
Umre’den sonra veda tavafı yapmanın hükmü hakkında farklı görüşler bulunmaktadır. Ancak, genel olarak:
Hanefî mezhebine göre: Umre’nin ardından veda tavafı yapılması gerekmez. Veda tavafı, yalnızca Hac için gereklidir. Yani, bir kişi umre yaptıktan sonra Mekke’den ayrılmadan önce veda tavafı yapması zorunlu değildir.
Şâfiî ve Hanbelî mezheplerine göre: Umre’den sonra veda tavafı yapılması tavsiye edilmekte ve buna dair bazı alimler, umreyi tamamlayan kişinin de Mekke’den ayrılmadan önce veda tavafı yapmasını uygun görmüşlerdir. Bu görüş, hacda olduğu gibi, umre yapan kişinin son olarak Kâbe’yi tavaf etmesini önemser.
Özetle, Hanefî mezhebine göre veda tavafı zorunlu değildir, ancak Şâfiî ve Hanbelî mezheplerine göre tavsiye edilir.