Paylaş
Tefsirde İsraîliyat
Question
SORU: Tefsir kitaplarında birçok isrâiliyat bulunduğunu işitiyoruz. Bunları bu kitaplara kimler sokmuştur? Bunların îsrâiliyattan olduklarını nasıl anlarız?
CEVAP: İsrâiliyat, İsrail’e nisbet edilen bir kelimedir. İsrail, Allah’ın bir peygamberi olan Yâkub’un (a.s) ismidir. Fakat İsrâiliyat kelimesi zamanla güvenilmeyen ve itimat edilmeyen bütün kıssalara ve haberlere verilen özel bir isim olmuştur. Çünkü bu kıssalar ve haberler sözleri tahrif edip değiştiren ve bile bile Allah’a iftira eden yahudiler yoluyle gelmiştir. Bu haberlerin doğru ve yalan olma ihtimalleri vardır. Yalan olduklarına dair kesin bir delil yoktur. Bu sebeple bu tür olanların önünde, Rasûlullah’ın (s.a) şu sözüyle amel ederek dururuz:
Ehl-i kitab size bir şey naklederse onları ne tasdik edin, ne de yalanlayın.
İsrâiliyat, Tefsir kitaplarının içine çoğunluğu yahudi olan ehl-i kitap yoluyla girmiştir. Bunların bir kısmı Ka’bu’l-Ahbar ve Vehb ibn Münebbih gibi müslümanlığı kabul etmiş ve inceleyip araştırmadan bol miktarda hikaye, kıssa ve haber nakleden bazı kişiler vasıtasıyla girmiştir. Bazı sahabiler ehl-i kitaptan iyi niyetlerle rivayetlerde bulunmuşlardır. Fakat bu iş o kadar genişlemiş ki rivayetlerin içine çok sayıda yalan, iftira ve tahrifat da dahil edilmiştir.
Muhammed Abduh Tefsirinde şöyle der:
İsrailoğullarının ve diğer peygamberlerin kıssaları konusunda dikkatli olmak ve tarihçilerle müfessirlerin Kur’an üzerine söyledikleri şeylere güvenmemek gerekir. İlmi ve tarihi araştırmalarla meşgul olanlar bizimle beraber şöyle diyorlar: Karanlık dönemler diye isimlendirilen bu dönemlerin tarihinden hiçbir şeye güvenilmez, ancak araştırıldıktan ve bir takım belgeler çıkarıldıktan sonra bunlara güvenilebilir. Biz, iyi niyetleri sebebiyle tefsir kitaplarını güvenilmez kıssalarla dolduran müfessirleri mazur görürüz. Fakat biz onlara güvenmeyiz, hatta bu rivayetlerden uzak dururuz ve Kur’an’ın nasslarından (apaçık ibarelerinden) öteye gitmeyiz. Sadece rivayeti sahih ise uygun olanlarıyla bu nassları açıklarız.
İsrailiyatı pek çok şeyle tanımamız mümkündür: Kur’an’ın nass-larma aykırı olması veya İslâm’ın temel prensiblerinden birisine aykırı olması veya Rasûlullah’tan (s.a) rivayet edildiği sabit olan sahih bir hadise muhalif olması, ya da selef imamlarının (ilk dönem ilim otoritelerinin) o rivayetin İsrailiyattan olduğunu söylemeleri gibi..
Son çağdaki müslüman ilim adamları bu İsrailiyatı dikkat ve titizlikle incelemeye başlamışlar ve bunların içindeki bozukluklara, hurafelere dikkat çekmişlerdir. Neticede bu İsrailiyattan ve özellikle yalan yanlış şeylerden uzak pek çok tefsir ortaya çıkmıştır. Allah hakkı söyler ve O, yolu gösterendir.
- Kur’an-ı Kerim’in 1400 yıllık süre zarfında hiç değişmemesine rağmen, günümüzde pek çok Tefsir çalışmasının yapılmış olması sizce ne anlam ifade ediyor?
- Naziat suresi 40-41. Ayet Tefsiri
- Maide 67. ayetin Tefsiri “Ey Resul Rabbinden sana indirileni tebliğ et” ne demek
- Nisâ Suresi 34 . Ayet Tefsiri
- Tefsir usulünü bilmenin faydaları nelerdir
- Tümünü görüntüle.
Answer ( 1 )
İsraîliyat, İslam tefsiri (yorumlama) ve hadis ilmi ile ilgili bir terim olup, özellikle Yahudi kaynaklarından alınan bilgiler ve rivayetleri ifade eder. Bu terim, İslam’dan önceki semavi dinlerdeki öğretileri, özellikle Yahudi ve Hristiyan geleneklerinden gelen öğretileri veya rivayetleri belirtmek için kullanılır.
İslam tefsirinde, bazen özellikle Kuran’da yer alan bazı ayetlerin açıklanmasında, İsraîliyyat kaynaklarına başvurulmuş olabilir. Ancak, bu kaynakların doğruluğu konusunda İslam alimleri arasında farklı görüşler bulunmaktadır. Bazı alimler, Yahudi ve Hristiyan kaynaklarından gelen rivayetlerin doğru olabileceğini kabul ederken, diğerleri bu rivayetlerin güvenilirliğine şüpheyle yaklaşmış ve genellikle dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamışlardır.
İsraîliyat’ın kullanıldığı başlıca alanlar şunlardır:
Kuran Tefsiri: Bazı Kuran ayetlerinin açıklanmasında, özellikle o dönemdeki Yahudi ve Hristiyan geleneklerinden alınan rivayetlere başvurulmuş olabilir. Örneğin, bazı peygamberlerin hayatına dair bilgiler veya kıssalar, İsraîliyat kaynaklarından gelmiş olabilir.
Hadis: Bazı hadislerde de, Yahudi veya Hristiyan rivayetlerinden alınan bilgiler yer alabilir. Bu rivayetlerin doğru olup olmadığı, hadislerin sahihliğine dair tartışmalara yol açmıştır.
Fıkıh ve Akaid: Bazı fıkıh kitaplarında veya akaid çalışmalarında, İsraîliyat’a dayalı bilgiler bulunabilir. Ancak bu tür bilgiler genellikle sınırlı bir şekilde kabul edilir.
İsraîliyat ile ilgili tartışmalar:
Olumlu Görüşler: Bazı alimler, İsraîliyat rivayetlerini Kuran’ı anlamada bir kaynak olarak kabul edebilir. Özellikle, Kuran’da belirtilen bazı peygamberler ve kavimlerle ilgili bilgilerin bu kaynaklardan alınmış olabileceği kabul edilir.
Olumsuz Görüşler: Diğer alimler ise, bu rivayetlerin çoğunun doğruluğunu sorgulamış, çünkü bu rivayetlerin bazılarının İslam’ın öğretileriyle çeliştiğini veya yanlış bilgiler içerdiğini savunmuşlardır. Bu yüzden, İsraîliyat’a dayalı rivayetlerin dikkatle ele alınması gerektiğini belirtmişlerdir.
Sonuç olarak, İsraîliyat konusuyla ilgili yorumlar, hem olumlu hem de olumsuz bakış açılarını içermektedir ve İslam bilimlerinde bu rivayetlerin kullanımı oldukça dikkatli bir şekilde ele alınmıştır.