Peygamberimiz Hz. Muhammed’in son tavsiyeleri

Question

HZ. PEYGAMBER’İN SON TAVSİYELERİ

Hz. Muhammedin Son Vasiyeti

Hz. Peygamber’in son vasiyeti, Hz. Muhammed’in Son Vasiyeti

Bugünkü sohbetimiz Allah Rasülü (SAV)’nin vefatından önce ümmetine yani bizlere yaptığı son tavsiyeleriyle ilgili olacaktır. Onun son tavsiyelerine dikkat etmek, kulak kesilmek bizim için daha da önem arz etmektedir çünkü O, ümmetini yani bizleri iyi bildiği için bize tavsiyelerde bulunmuştur. Adeta şu konularda çok ihmaliniz olacak aman ha bunlara dikkat edin demek istemiştir Efendimiz.

“Bugün dininizi sizin için tamamladım, sizin üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam’ı seçtim.” (Maide Suresi 5/3) ayeti artık Rabbimizin insanlar için seçtiği İslam’ın, gönderdiği vahiy olan Kuran’ın ve Elçisinin görevinin tamamlandığını bildirmektedir. Son inen ayet-i kerimelerden biridir bu ayet. Bir bütün olarak en son inen sure olan Nasr Suresi de artık zaferi müjdeliyordu: “Allah’ın yardımı ve zaferi gelip de insanların bölük bölük Allah’ın dinine girmekte olduklarını gördüğün vakit Allah’a hamdederek O’nu tesbih et ve Ondan mağfiret dile, çünkü O, tevbeleri kabul edendir.” Nasr Suresi, 110/1-3) Bu sure indiği zaman İbn Abbas bu sureden Hz. Peygamber’in vefatının yakın olduğunu fark etmiştir. Efendimiz de durumu fark etmişti. Hatta bu sureyle vefatının haber verildiğini kendisi ifade etmiştir. (Bkz. İbn Kesir Tefsiri, Nasr Suresi) Nitekim vefat ettiği yıl, Ramazan ayında 10 gün değil de 20 gün itikafa girmişti. O her yıl on gün girerken son senesinde yirmi gün itikafa girmişti. (Buhari, İtikaf) Yine son Ramazan ayında Cebrail (as) ile karşılıklı Kuran’ı Kerim’i okumaları iki defa olmuştu. Her yıl bir defa mukabele okunurken son senesinde iki defa okunmuştu.
Ayrılık vakti geliyordu. Veda haccı yaşayanlarla bir vedalaşma gibiyken hac dönüşünde Uhut şehitlerini ziyaret etmesi ve yine Baki Mezarlığı’nı sık sık ziyaret etmesi sanki vefat edenlerle bir vedalaşma gibiydi. (Algül, II/72) Uhut şehitlerini ziyaretinin hemen ardından ashabına bir konuşma yaptı, minbere çıktı ve şöyle dedi: “Sizin Kevser Havuzu’na ilk kavuşanınız ben olacağım. Ben sizin için şehadette bulunacağım. Şu anda bulunduğum yerden Kevser Havuzu’na bakıyorum. Bana yeryüzündeki hazinelerin anahtarları verildi. Ben sizin bundan sonra şirke döneceğinizden korkmuyorum. Fakat dünyada dünyalık için birbirinizle çekişmenizden ve sizden öncekilerin helak olduğu gibi sizin de helak olmanızdan endişe ediyorum.” (Nedvi, 374 ; Tecrid Tercemesi, 11/18)

Yavaş yavaş vedalaşma başlıyordu. Sahabe-i kirama son tavsiyelerdi bunlar, önemli tavsiyeler: Dünyalık sevgisi, mal-mülk, makam-mevki…
Safer ayının sonlarında Efendimizin rahatsızlığı başlamıştı. Artık Mescide amcaoğulları Fazl b. Abbas ve Hz. Ali’nin yardımıyla gidebiliyordu. Bir hutbesinde şöyle buyurmuştu: “Ey Müslümanlar! Her kimin arkasına vurmuş isem, işte sırtım gelsin vursun; her kimin benden alacağı varsa işte malım, gelsin alsın.” (İbnü’l-Esîr, el-Kâmil 3/319- 320) Yani kul hakkına işaret ediyordu Efendimiz…
Bir gün Cennetü’l-Baki’a gitti Efendimiz, bir gece yarısı gitti. Hem o yatanlar hem de yaşayanlar için Cenab-ı Hak’tan bağışlanma diledi, dualar etti. Diyor ki Hz. Aişe eve döndüğünde benim başım ağrıyordu ve ben “Vay başım!” diyordum da Hz. Peygamber bana hitaben “Ey Aişe! Vallahi asıl ben vay başım demeliyim.” buyurdu. Ağrıları git gide artınca annemiz Meymune’nin evinde iken hastalığını Hz. Aişe’nin odasında geçirmek üzere diğer hanımlarından izin aldı. Yine Fazl’ın ve Hz. Ali’nin yardımıyla Aişe annemizin odasına geldi. Bir süre daha imamlık yapabilen Efendimiz vefatına üç gün kala yanındakilere “Cemaat namazı kıldı mı?” diye sordu. Oradakiler “Hayır Ya Rasulallah, onlar seni bekliyorlar.” Deyince abdest almak üzere leğenle su istedi. Efendimiz ayağa kalktığı zaman bayılıp yere düştü. Bir müddet sonra gözlerini açtı yine sordu: “Cemaat namazı kıldı mı?” Orada bulunanlar aynı cevabı verince Efendimiz Hz. Ebubekir’ni onlara namaz kıldırmasını emretti. (el-Buhârî, 1/165 ve 169; Tecrid Tercemesi, 2/510-536 (Hadis No: 387,394,397) Namaz diyordu yani Efendimiz namaz. Israrla Efendimiz namaz buyuruyordu: işte son tavsiyelerinden birisi:

“Size namaza ve elinizin altında bulunanların hakkına riayete önem vermeye çağırıyorum. Giydiklerinizden onlara da giydirin, yediklerinizden onlara da yedirin ve onlara yumuşak davranın” (İbn Sad, II/254-255 ; İbn Hişam, IV/304)

Namaz ve kul hakkı. Ne kadar önemli iki hadise…

“Ey Rasulullah’ın kızı Fatıma! Ve ey Rasulullah’ın halası Safiye! Allah Teala (CC) katından kendinizi kurtaracak ameller işleyiniz. Yoksa ben sizi Allah’ın sualine muhatap olmaktan kurtaramam. Ey Abbas b. Abdülmuttalip! Seni de kurtaramam. (Kendinizi ona göre hazırlayın)” (ag. yerler)
Kimsenin kimseye faydası olmayan bir gün ibadet olmazsa, amel olmazsa, tevbe, dua, istiğfar olmazsa yani Allah’ın rızasını kazandıracak işler olmaz da Rabbimizin rızası olmazsa kim kime fayda verir, kimin kime yararı dokunabilir…
Bundan sonra yani Perşembe günü yatsı namazından sonra tam 17 vakit namazını Hz. Ebubekir Müslümanlara kıldırdı. Hatta bir ara Efendimiz Hz. Ali ve Hz. Abbas’ın yardımıyla mescide çıktı ve Hz. Ebubekir’in ardında oturarak namazını kıldı. Vefat ettiği günün (H. 12 Rebiulevvel 11/ Miladi 8 Haziran 632) yani pazartesi günün sabahında Hz. Aişe’nin odasında perdenin ardından cemaatle Hz. Ebubekir’in imametinde namaz kılan ashabına bakmış, bu durumdan çok mesut ve mesrur olmuştu. Ümmeti namaz kılıyor, ümmeti Allah’a kulluk yapıyordu. İçi rahattı, görevini yerine getirmişti, tebliğ etmişti Allah Teala’nın vahyini. Ya bir de bize baksa şu kapıdan çıkagelse, evimize, dükkanımıza, işyerimize, fabrikamıza gelse acaba bizden de razı olacak mı iki cihanın güneşi, Allah’ın Peygamberi? Efendimizin son anlarını Hz. Aişe validemiz anlatıyor: “Kendisine bir misvak verdim. Dişlerini fırçaladı. Bir de Onun yanında ufak bir su kabı vardı. İçinde su vardı. Akar sıra iki elini bu kaba batırıyor ve ıslanan elleriyle yüzünü sıvıyor ve “La ilahe illallah! Ölümün de şiddetleri, sıkıntıları var. Allâh’ım, ölüm sıkıntılarına dayanmak için bana yardım et. Beni bağışla. Bana merhamet et” diyordu. Sonra elini kaldırdı. (mübarek başı benim çenemle göğsüm arasında idi.” Ta ruhu alınıncaya kadar “Allah’ım, beni Rafîk-i A’lâ’ya (en yüce dosta) ulaştır.” duasına devam etti. Ve bu dua ile mübarek eli düştü.” (Tecrid Tercemesi, XI/22)
Demek ki değerli Müslümanlar Efendimizin son tavsiyeleri olarak şu hususların altını tekrar çizmemiz gerekiyor:
Kuran ve Sünnete uymak, dünyalık sevgisinin tehlikeleri, kul hakkı özellikle elimizin altındakilere iyi davranmak, kimsenin kimseye fayda vermeyeceği ahiret gününe hazırlık ve tabii ki namaz.

BENZER KONULAR:

Rüyada Peygamber Efendimizi Görmek ne anlama gelir?

Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Takip Et

Answer ( 1 )

    0
    2021-12-13T08:52:19+03:00

    Rasulullah (sav)’in bizlere birçok vasiyette bulunmuştur. Rasulullah (sav) hastalanıp rahatsızlandıktan sonra siyer kitaplarında geçen son vasiyetleri şu şekilde olmuştur;

    “Size namaza ve elinizin altında bulunanların hakkına riayete önem vermeye çağırıyorum. Giydiklerinizden onlara da giydirin, yediklerinizden onlara da yedirin ve onlara yumuşak davranın” (İbn Sad, II/254-255 ; İbn Hişam, IV/304)

    Evet; bizlerinde bu vasiyete mutlak ölçüde riayet etmemiz gerekmektedir. Namaz ve kul hakkı. Çok önemli, Müslüman’ın yerine getirmesi gereken iki özelliği.

Cevapla