Paylaş
Özür sahipleri nasıl namazı kılar?
Question
Özür sahiplerinin namazı nasıl kılınır?

ÖZÜR SAHİPLERİNİN NAMAZI
Hastalar, yolcular, korkma endişesi olanlar ve benzerleri özürlü sayılırlar.
Hasta olan kişilerin, farz namazları, bir yere yaslanarak dahi olsa ayakta kılmaları gerekir. Delili Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in şu buyruğudur: “Size bir konuda emrettiğim zaman o emri gücünüz yettiği oranda yerine getiriniz. ” Eğer hasta olan kişi ayakta kılmaya güç yetiremezse oturarak namazını kılar. Eğer oturmaya da güç yetiremezse yanı üzere yatarak eda eder. Bunun delili, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in İmran b. Husayn’e söylediği sözdür: “Namazlarını ayakta kıl, ayakta kılmaya gücün yetmezse oturarak kıl. Şayet ona da gücün yetmezse yanın üzere yatarak kıl. “
Sağ tarafa yatarak kılmak daha faziletlidir. Rüku ve secdeleri ima ile kılar. Secde için biraz daha fazla eğilir. Eğer bundan acizse bir azasıyla ima eder ve bu fili kalbiyle destekler. Yine diliyle eda etmekten acizse kalbini hazır tutarak ima ile kılar. Namaz, kişinin aklı başında olup da niyetle birlikte imaya güç yetirdiği müddetçe o kişiden düşmez.
Hasta olup da ima ile namaz kılan kişinin namazdan aldığı ecir ve sevab, sağlıklı kişinin ayakta kıldığı namazdan aldığı ecir ve sevaptan az değildir. Delili de Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in Ebu Musa’nın merfu olarak rivayet ettiği hadisteki şu buyruğudur: “Kul hastalandığı veya yolcu olduğu zaman, sağlıklı ve beldesinde mukim kişilerin ameline yazılan sevap gibi sevap alırlar. “
Bir yastık veya benzeri bir şey üzerine secde etmekte bir günah yoktur. Ancak yerden bir şey kaldırılır da onun üzerine secde edecek olursa, bu mekruh olmakla birlikte namaz sahih olur.
Oturarak namaz kılarken ayağa kalkmaya güç yetirecek hale gelir se, oturduğu yerden kalkar ve ayakta devam eder.
Yanı üzere yatarak namaz kılarken oturmaya güç yetirecek hale geldiyse, -farz olan hüküm o olduğu için- oturup devam etmesi gere kir. Bu gibi durumlarda hükümler, illetin değişmesine göre değişir.
Tek başına ayakta kılmaya güç yetiren kişi, eğer cemaatle otu rarak namaz kılmaya da güç yetiriyorsa, dilediğini yapar. Çünkü her birinde bir vacibi terk edip bir vacibi yapmaktadır.
Kişinin; yağmur ve çamurdan sıkıntıya uğrayacak olması halinde, bineğinden indiği zaman hayatından endişe etmesi halinde veya yırtıcı hayvan tehlikesi gibi hallerin olması durumunda ya da indiği zaman bineğine tekrar binme imkanının olmadığı hallerde bineğinin üzerin de -ister dururken ister hareket halindeyken- farz namazları kılması sahih olur. Gücü yettiği kadar kıbleye dönmesi yeterlidir. Başka çaresi kalmadığı hallerde çamur ve sulu yerlerde rüku ve secdeyi ima ile yapması sahihtir.
Bir mazereti olmadığı hallerde sadece hastalık sebebiyle binek üzerinde namaz kılmak sahih olmaz.
Ayakta durmaya gücü yeterken gemide oturarak namaz kılmak sahih olmaz. Yine gemide bulunan kişilerin ayakta durmaya güçleri yetmezse, bulunduğu yerden başka bir yerde de namaz kılma imkanı yoksa, oturduğu yerden kıbleye yönelerek namazını kılar. Farz namaz ları kılarken gemi kıbleden farklı yönlere çevrildiği zaman o da kıbleye doğru çevrilir. Nafile namazlarda ise buna gerek yoktur.
Kaynak: Hanbeli Fikhı
BENZER KONULAR:
Answers ( 3 )
Özrün devamı
Selamünaleyküm. Ben yellenmeden dolayı özür sahibiyim. Sabah namazına 46 dakika kala uyandım. Abdest alıp namaz kıldım bu süre zarfında hiç yellenme olmadı. Özrün devam etmesi için her vakit en az bir kere yellenme olması şart diye biliyorum. Normalde sabah namazı 1 saat 45 dakika ben uyurken yellenme olup olmadığını bilmiyorum özrüm devam eder mi?
Özür sahipleri, yani namaz için herhangi bir fiziksel ya da sağlık sorunu nedeniyle normal bir şekilde namaz kılmakta zorluk yaşayan kişiler, İslam’da kolaylık gösterilen bir durumla karşı karşıyadır. Özürlü kişilerin namaz kılarken uyması gereken bazı kurallar vardır. Bu kurallar, İslam’ın kolaylık ve rahmet anlayışına dayalı olarak, kişinin özrüne göre değişiklik gösterebilir. İşte bazı temel bilgiler:
Ayakta Namaz Kılamayanlar:
Eğer kişi ayakta durmakta zorluk çekiyorsa, oturarak namaz kılabilir. Namazın bütün hareketlerini oturarak yapabilir, sadece elleriyle rükû ve secde pozisyonlarını taklit edebilir.
Oturarak Namaz Kılamayanlar:
Eğer kişi oturarak da namaz kılamıyorsa, sırtüstü yatarak veya başka bir şekilde rahat edebileceği bir pozisyonda namaz kılabilir. Yalnızca başını veya gözleriyle secdeyi simüle edebilir.
Secdeyi Yapamayanlar:
Secdeyi yapmak, bir özür nedeniyle mümkün değilse, kişinin başını veya gözlerini secde pozisyonunda simüle etmesi yeterli kabul edilir.
Yalnızca Farsız Namaz (Kılamayanlar için):
Özür sahibinin farz namazları yerine getirmesi gerekir, ancak bu kişinin bedeni durumu izin vermediği için ona kolaylık tanınır. Farzlar yerine getirilmeli ve sünnetler ve nafileler de isteğe bağlıdır, kişi bunları yapamayabilir.
Kısa Süreli Özürler İçin:
Eğer özür kişi için geçici bir durumsa, örneğin bir sakatlık veya hastalık nedeniyle namazını normal şekilde kılamıyorsa, iyileştikten sonra normal namaz düzenine geri dönmesi beklenir.
Namazı Kısmi Olarak Yapmak:
Özürlü kişi, sadece bedeninin belirli kısımlarını kullanarak namaz kılabilir. Örneğin, ellerini ve başını kullanarak kılmak gibi.
Bu kurallar, kişinin sağlık durumuna ve özrünün türüne göre değişiklik gösterebilir, bu yüzden en doğru bilgi için bir dini otoriteye danışmak faydalı olabilir.
Ve aleyküm selam ve rahmetullah.
Kişinin özür sahibi olabilmesi için, bu özrün neredeyse kişiye namaz kılacak fırsatı vermemesi gerekir. Sizde bulunan durumun özür değil de vesvese olup olmadığından emin olmanız gerekmektedir.