Paylaş
Orucu Bozup Sadece Kaza Gerektiren Durumlar
Question

Orucu Bozup Sadece Kaza Gerektiren Durumlar:
Aşağıda zikredilecek sebepler dolayısıyla sadece kaza gerekir, kefaret gerekmez. Ancak özürsüz olarak oruç bozanların günün geride kalan kısmını oruç tutarak geçirmeleri vaciptir.
1- Susam gibi az da olsa yahut çakıl taşı ve toprak gibi âdette yenecek madde olmasa da maddi bir şeyin içeriye girmesi orucu bozar. Ancak bunları ağız, burun, kulak, ön ve arka uzuvlar, beyin yarası gibi açık olan deliklerden bilerek almak gerekir. Çünkü oruç, iç organlara ulaşan şeylerden kendini korumaktır. Bunu yapan kişiler kendilerini korumamaktadırlar. Bir kimse unutarak yahut tehdit altında yahut bunun oruç bozduğunu bilmeyerek (yeni Müslüman olması veya ilim adamlarından ve ilim muhitinden uzakta çölde yetişmesi sebebiyle bunun hükmünü bilmeyerek) yer içerse orucu bozulmaz. Yenilen şey ister az ister çok olsun hüküm değişmez. Çünkü burada kasıt tam olarak bulunmamaktadır. Tehdit altında orucun bozulmaması azhar olan görüştür. Bir kimsenin içine sivri sinek, kara sinek, yoldan çıkan tozlar, velev kasten ağzını açtığı halde içeri girse de bunlardan ötürü oruç bozulmaz. Unculuk ile uğraşan yahut un işlerinde çalışan kimselerin boğazına un toz lan girse yine hüküm aynıdır, oruç bozulmaz. Çünkü bunda kasıt tam olarak bulunmamaktadır. Bundan kaçmakta da büyük bir zorluk bahis konusudur. Ağzı kasten açık olan kimsenin ağzına giren topraktan ötürü de kişi sorumlu değildir.
Kaynağından çıkan halis, temiz tükürük, ağızda toplandıktan sonra yutulursa en kuvvetli görüşe göre orucu bozmaz. Tükürüğün kaynağı ise ağızdır. Kişi tükürüğünü dili üzerine çıkarsa da sakınılması güç bir durum olduğu için orucu bozmaz. Bununla beraber, kişi tükürüğünü toplamakla kaynağından ayrılmış, dışarıya çıkmış olmaz. Bu durum tükürüğü kaynağından değişik zamanlarda ayrı ayrı yutmak gibidir. Eğer tükürük kişinin ağzından çıkıp da sonra onu tekrar ağızın içine alır da yutar sa yahut her hangi bir ipliği tükürüğü ile ıslatıp onu tekrar ağzına korsa ve ipliğin üze rinde damlayacak şekilde ıslaklık bulunursa yahut başka bir şeyle karışık olan veya necis olan tükürüğünü yutarsa, her üç durumda da orucunu bozar. Birincinin bozma sının sebebi, kaynağından çıkıp ağızdan dışarı bulunan maddeler gibi olduğu içindir. İkincinin sebebi bunda bir zaruretin söz konusu olmamasıdır. Üçüncü de ise tükürük yabancı maddelerle karışmaktadır.
Ayırıp ağzından dışarı atılması zor olması dolayısıyla, kasıt olmaksızın kişinin dişleri arasında bulunan yemek kalıntılarını yutması orucu bozmaz. Çünkü bu kişi mazurdur bunda bir kusuru yoktur. Fakat bu yemek kalıntılarını ayırıp dışarı almak mümkün olduğu halde yutarsa nohut tanesinden küçük de olsa orucu bozar.
Sigara ve benzeri enfiye, nargile gibi maddeleri içmekle oruç bozulur. Bunun gibi beyine ve karına, barsaklara, mesaneye ulaşan her şeyi almak sebebiyle oruç bozulur. Erkeklik organına şınnga etmekle, kulağın içine damla damlatmakla, yine kulağın içine kürdan ve benzeri şey sokmakla da oruç bozulur. Çünkü bunlar birer iç olup açık bulunan bir kanaldan oraya ulaşılmıştır.
Vücuttaki gözeneklerden içeriye yağın sirayet etmesi, tadını boğazında hisset se de kişinin sürme çekmesi oruca zarar vermez. Çünkü boğaza ulaşan süme bir ka naldan girmemiştir. Vücuttaki gözeneklerden girmiştir. Beyhaki’nin rivayet ettiği ne göre: “Hz. Peygamber (a.s.) oruçlu iken Ismid (sürme) ile sürmelenirdi.” Dolayısıyla oruçlu kimsenin sürme sürünmesi mekruh değildir.
2- Sümüğü yutmak: Sümük baştan yahut içerden inen sıvı bir maddedir. Fakat kişinin müdahalesi olmaksızın kendiliğinden akar ve kişi onu sümkürmekten aciz olursa o takdirde orucunu bozmaz. Eğer atmaya gücü yettiği halde sümüğünü atma yıp da içeriye kadar ulaşırsa esah olan görüşe göre bunda kusuru olduğu için orucu nu bozar.
3- Meşru olan ağıza ve buruna su vermeyi aşırı bir şekilde yapar ve su içeriye ulaşırsa oruç bozulur. Çünkü oruçlu kişi ağız ve buruna su verirken mübalağa yap maktan yasaklanmıştır. Eğer mübalağa yapmaksızın su içeriye kaçarsa orucu boz maz. Çünkü bu durum kendi iradesi dışında meydana gelmiştir.
Meşru olmayan bir iş sebebiyle kullanılan su eğer kişinin içine girerse mesela, serinlemek veya oyalanmak için yahut abdestte ağız ve buruna dördüncü defa su verirken içeriye su kaçarsa orucu bozar. Çünkü kişi bunları yapmakla emrolunmamıştır. Bilakis dördüncü defa ağız ve buruna su vermekten yasaklanmıştır.
4- Kendi arzu ve isteği ile kusmak. Öyle ki, bir kişi kusuntudan hiç bir şeyin midesine gitmediğini kesin olarak bilse bile, sahih olan görüşe göre orucu bozar. Çünkü kusmanın kendisi orucu bozar. Bunun dayandığı delil Ibni Hibban ve diğerlerinden nakledilen haberin zahiri manasıdır: “Oruçlu iken bir kimseyi kusma tutsa, ona orucunu kaza etmek gerekmez. Fakat, kendi isteği ile kim kusarsa kaza etsin.” Bu hüküm, kişinin bunu yapmanın haram olduğunu bilmesi ve kendi isteği ile yapması durumuna göredir. Eğer yeni Müslüman olduğu için bunu yapmanın haram olduğunu bilmezse yahut âlimlerden uzakta bir yerde yetişmişse yahut unutursa yahut tehdit altında kalırsa bu kişinin orucu bozulmaz.
5- Kendi kendini tatmin etmek. (Istimna) Bu da cinsi ilişki dışında menisini ha ram olan bir şekilde (kendi eli ile) çıkarak yahut haram olmayan bir şekilde (kan- sinin eli ile) çıkarmak durumunda olduğu gibidir. Bunun gibi, dokunmak, kucaklaşmak ve öpüşmek suretiyle meninin çıkması da orucu bozar. Çünkü bu hanımı ile oynaşmak suretiyle boşalmadır.
Düşünmek yahut şehvetle bakmak yahut arada bir engel bulunduğu halde kadın tenine dokunmak suretiyle meninin boşalmasından ötürü oruç bozulmaz. Çünkü bunda mübaşeret yoktur, dolayısıyla ihtilam olmaya benzer. Bunu tekrarlamak ise, boşalma olmasa da haramdır.
6- Sabah vaktinin girmesi sebebiyle, gündüz yanlışlıkla yemek yediğinin hata sinin ortaya çıkması, yahut güneş batmadığı halde battı zannederek gündüz yemek yemek de orucu bozar, kaza gerekir. Çünkü hatası açık olan kişinin zannına itibar edilmez.
Bir vird okumak yahut namaz vakti gibi bir sebep neticesine dayanarak yapılan araştırma ile gündüz sonunda iftar helal olur. Gündüz sonunda vaktin girdiği kesin olmazsa yememek ihtiyatlı harekettir. Kişi gecenin devam ettiğini zannederse ya hut devam edip etmediği hakkında şüphelenirse gecenin sonunda bu durumlarda yemek yemesi caizdir. Çünkü asıl olan henüz gecenin devam ettiğidir. Ağzında yemek bulunan kimse bu durumda iken fecir doğsa ve yemeği dışarı atsa o kişinin oru cu sahihtir. Bunun gibi, sabah vaktinin doğduğu sırada cinsî ilişki durumunda bulunan kişi, ilişkiyi keserse orucu sahihtir. Fakat bir müddet daha devam ederse orucu bozulur.
BENZER KONULAR:
- iyiliği emredip kendisi yapmamak ayet ve Hadislerle
- Umut verici ayetler arapça-türkçe ve açıklamalı
- Vitir namazı ilk ne zaman kılındı?
- Eşler arası cinsel ilişki
- Rahimehullah ne demek? arapça yazılışı
- Tümünü görüntüle.
Answer ( 1 )
Ramazan orucu, Müslümanların sabah tan vaktiyle akşam güneş batışı arasında yemek, içmek ve diğer bazı eylemlerden kaçınmalarını gerektirir. Ancak bazı durumlar orucu bozar ve bu durumlar farklı hükümlere tabi olabilir. İşte sadece kaza gerektiren durumlar:
Kazara Yeme veya İçme: Unutarak veya bilmeden bir şey yemek veya içmek, orucu bozmaz. Ancak kişi günün geri kalan kısmını oruç tutarak geçirmelidir.
Sümüğü Yutmak: Sümüğün kendiliğinden akması durumunda oruç bozulmaz, fakat kişi bunu atma imkanına sahipken atmazsa orucu bozar.
Su Vermek: Ağız ve buruna su verirken aşırıya kaçmak orucu bozar; fakat normal şekilde su verildiğinde oruç bozulmaz.
Kusmak: Kişi kendi isteğiyle kusarsa orucu bozar. Ancak bu durum yeni Müslüman olmak, unutmak veya zor durumda kalmak gibi sebeplerle gerçekleşirse oruç bozulmaz.
Kendini Tatmin Etmek (Istimna): Kendi isteğiyle menisini çıkarmak orucu bozar. Ancak düşünmek veya bakmak gibi durumlar orucu bozmaz.
Gündüz Yanlışlıkla Yemek: Güneşin batmadığını zannederek yemek yemek, orucu bozar ve kaza gerektirir.
Bu durumlarda kefaret gerekmez, sadece kaza yapılmalıdır. Oruç bozan durumlarda, kişinin niyeti, bilgilendirilmişliği ve içinde bulunduğu şartlar önemlidir.