Paylaş
Orucu Bozup Kazayı Gerektiren Durumlar
Question

Orucu Bozup Kazayı Gerektiren Durumlar:
1- Her hangi bir yoldan maddi bir şeyin içeriye yahut beyine bilerek ve isteyerek girmesi. Bunu yaparken haram olduğunu bilmese de kişinin oruçlu olduğunu hatırlaması gerekir. Bu maddi şey ister yemek içmek gibi gıdalar olsun ister çakıl taşlan gibi gıda vermeyen maddeler olsun fark etmez. Sümüğü yutmak, boğaza veya beyine ulaşacak şekilde enfiye çekmek buruna ilaç veya yağ damlatmak, maka da şırınga yapmak, bilerek duman yutmak orucu bozar ve kaza gerekir. Çünkü bunlar oruçlu kişinin kendi isteği ile içerisine girmektedir. Aynen yemeğe benzerler. Kasit olmadan, unutarak, uyku halinde ve tehdit altında bir şeyin içeriye veya beyi ne ulaşması ile oruç bozulmaz. Çünkü Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: “Ümmetimden hata, unutma ve tehdit altında yaptıkları işlerin günahı kaldırılmıştır.” Başka bir hadiste de şöyle buyurulmuştur: “Oruçlu iken unutan kimse…”
2- Tesiri boğaza gidecek şekilde sürme çekmek. Çünkü Hz. Peygamber (a.s.) “Uyku esnasında insanı rahatlatan ismid’in (bir sürme türü) sürülmesini emretmiş ve şöyle buyurmuştur: Oruçlu kişi bundan sakınsın.” Göz de bir kanaldır, fakat mutat bir delik değildir. Gözden giren şey burundan giren gibidir. Eğer gözden giren maddelerin boğaza ulaşması gerçekleşmemişse oruç bozulmaz. Çünkü oruçla çelişen bir durum söz konusu değildir.
3- Bilerek kusmak için kendini zorlamak. Bu durumda yemek yahut acı su ya hut balgam, kan ve benzeri maddeler az da olsa kusulursa oruç bozulur. Çünkü Ebu Hureyre’den merfu olarak rivayet edilen bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmaktadır: “Kendiliğinden kusan kimseye kaza gerekmez. Zorlayarak kusan kimse orucunu kaza esin.”
4- Hacamat yaptırmak: Hacamat yapanın da yaptıranın da kan çıkınca orucu bozulur. Eğer kan çıkmazsa oruç bozulmaz. Dayandığı delil: “Kan alanında aldıranın da orucu bozulur” hadisidir (3) Hanbeliler “Cumhurun dayandığı, hacamat yaptırmanın orucu bozmadığı ile ilgili hadis bu hadisle neshedilmiştir.” demişler dir. Dayandığı delil Ibni Abbas’ın rivayet ettiği şu hadistir: “Resulullah (a.s.) ih- ramlı ve oruçlu iken “Kâha” denilen yerde boynuz ve dişten yapılmış alet ile kan al dırmıştır. Bundan ötürü kendinde şiddetli bir zaaf hali hissetmiş ve bu sebeple oruçlu kişilerin hacamat yaptırmasını yasaklamıştır.”
5- Öpmek, istimna (kendi kendini elle tatmin etmek) dokunmak, kadın organı dışındaki münasebet ve temaslar sebebiyle boşalmak yahut mezisi gelmek. Bunun gibi, tekrar tekrar bakmak suretiyle meni gelmesi de orucu bozar. Mezi gelmesi bozmaz. Ancak bunu bilerek ve oruçlu olduğunu hatırlayarak yaparsa hüküm vacib oruçlarda böyledir. Bunlar kazayı gerektirip kefareti gerektirmemektedir. Çünkü Ebu Davud’un Hz. Ömer’den rivayet ettiğine göre şöyle demiştir: “Oruçlu iken isteklendim ve hanımımı öptüm ve dedim ki: “Ya Resulullah! Ben büyük bir hata işle dim; oruçlu iken hanımımı öptüm” Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurdu: “Baksana! Oruçlu iken ağzını su ile çalkalasan ne lâzım gelirdi?” “Bir beis yoktur” dedim. “O hålde sesini çıkarma buyurdu.” Yani Hz. Peygamber (a.s.) öpüşmeyi oruç bozma öncesi yapılan işlerden olma yönünden ağzına su vermeye (mazmazaya) benzetti. Eğer boşalma olursa öpüşmek orucu bozar, değilse bozmaz. Boşalma olmaksızın öpüşmekten ötürü oruç bozulmaz. Çünkü Hz. Aişe şöyle buyurmuştur: “Hz. Pey gamber (a.s.) oruçlu iken öperdi. O kendine en çok hakim olanınızdı.”
Tekrar tekrar bakmak suretiyle ve eliyle boşalmaktan ötürü orucun bozulmasi nin sebebi, zevk alınan bir iş sebebiyle boşalmanın olmasındandır. Bundan sakınmak ise mümkündür. Dokunmak suretiyle boşalmaya benzer. Fakat tekrar bak maktan ötürü mezinin gelmesiyle orucun bozulmamasının sebebi, bu konuda delil bulunmamasıdır. Bu meselenin meninin inmesine benzetilmesi sahih değildir. Çünkü hüküm bakımından ona ters düşmektedir.
6- Mutlak olarak mürted olmak. Çünkü Allah tealâ şöyle buyuruyor. “Eğer Allah’a eş koşarsan elbette amelin yok olacaktır.”
7- Adak ve kefaret oruçlannı tutan kişinin ölmesi, tutmakta olduğu günün orucunu bozar. Böyle bir kişinin terekesinden bir fakir bir gün doyurulur.
8- Gündüz yanlışlıkla yemek yendiğinin sonradan ortaya çıkması. Bir kimse güneşin battığı hususunda şüphe ederek yiyip içerse orucu bozulur ve kaza gerekir. Çünkü esas olan gündüzün henüz devam etmesidir. Yine bir kimse gündüzün de vam etmekte olduğunu zannederek yiyip içerse güneş battıktan sonra vuku bulduğu tahakkuk etmediği sürece orucu bozulur ve kaza gerekir. Çünkü Allah teala orucu geceye kadar tamamlamayı emretmiştir, bu kişi ise orucunu tamamlamamıştır. Ge ce diye zannederek yiyip de sonradan gündüz olduğu anlaşılsa da hüküm böyledir. Allah’ın tamamlanmasını emrettiği orucu tamamlamamış demektir. Yine bir kimse unutarak yiyip içtikten sonra bunun orucu bozduğunu zannederek orucunu bozarsa kaza etmesi gerekir.
Güneşin battığını zannederek yiyip içen ve bu konudaki şüphesi devam eden kimse, durum aydınlığa kavuşmamışsa kaza etmez. Asıl olan günahtan beri olmak tır. Bunun gibi yediği anın gece vakti olduğu ortaya çıkarsa kaza etmesi gerekmez. Çünkü bu kişi orucunu tamamlamıştır.
Answers ( 2 )
Orucu bozan ve kazayı gerektiren durumlar, İslam hukukunda belirli bir şekilde tanımlanmıştır. Orucun geçerli olabilmesi için kişinin herhangi bir şekilde oruçla çelişen davranışlardan kaçınması gerekir. İşte orucu bozup kazayı gerektiren bazı durumlar:
Yemek veya İçmek: Bir kişi kasıtlı olarak yemek yer veya içerse, orucu bozulur. Bu durumda sadece oruç bozulmaz, kazayı gerektirir; yani o günün orucu başka bir günde tutulmalıdır.
Cinsel İlişki: Orucun geçerli olduğu sürece cinsel ilişkiye girmek, orucu bozar. Bu durumda, oruç bozulmuş olur ve kazanın yanı sıra kefaret (ceza) gerekebilir.
Ağız yoluyla bir şeyin vücuda girmesi: Özellikle ilaç veya gıda maddelerinin ağız yoluyla alınması orucu bozar. Bu da kazayı gerektirir.
Kadınlarda adet veya lohusalık durumu: Eğer bir kadın adet görmeye başlarsa ya da lohusalık dönemine girerse, orucu bozulur ve kazayı gerektirir.
Kasten kusma: Eğer kişi kasıtlı olarak kusarsa, orucu bozulur ve kazayı gerektirir. Ancak, kusma istemsiz olarak gerçekleşirse oruç bozulmaz.
Kan aldırmak (kan bağışı): Kan bağışı gibi durumlar orucu bozmaz, ancak bazı İslam alimleri bu tür uygulamaların orucu etkileyebileceğini belirtmişlerdir. Yine de kesin bir hüküm için fıkıh alimlerinin görüşleri farklılık gösterebilir.
Nefes yoluyla bir şeyin vücuda girmesi: Burun yolu ile bir şeyin vücuda girmesi de orucu bozar. Özellikle burun spreyi veya burun yoluyla ilaç alımı gibi durumlar orucu bozar.
Orucun bozulması ve kazayı gerektirmesi durumunda, oruç tutmamış olan kişi, o günün orucunu başka bir gün kaza etmeli ve bu durum herhangi bir mağduriyet yaratmamalıdır.
Bazı durumlar, örneğin unutarak yemek veya içmek, orucu bozmaz, ancak bunun farkına varıldığı anda oruç tekrar başlatılmalıdır ve o günün orucu da kazaya kalmaz.
Orucu bozup kazayı gerektiren durumlar, İslam’da oruç tutmanın şartlarına ve hükmüne aykırı hareketler sonucu meydana gelir. İşte orucu bozup kazayı gerektiren bazı durumlar:
Yiyecek ve içecek almak: Oruçluyken kasıtlı olarak yemek yemek veya içmek orucu bozar. Bu durumda oruç bozulur ve kazaya kalır.
Cinsel ilişki: Oruçluyken cinsel ilişkiye girmek, orucu bozar. Bu durumda kişinin orucu bozulur ve kazaya kalır. Ayrıca, bu durumda fidye verilmesi de gerekebilir (yani, bir fidye ödenmesi).
Kasıtlı kusmak: Oruçlu iken kasıtlı olarak kusmak da orucu bozar. Ancak kusma doğal yollarla olursa (örneğin mide bulantısı sonucu) oruç bozulmaz.
Nefes yoluyla herhangi bir madde almak: Oruçlu iken sigara içmek, solunum yoluyla herhangi bir madde almak (örneğin, ilaç solunumu) orucu bozar. Bunlar oruçluyu bozan şeylerdir ve kazaya neden olur.
Meninin gelmesi: Oruçlu kişi uyanıkken veya rüya yoluyla menisinin gelmesi, orucu bozar. Bu durumda kazaya kalır.
Oruçlu iken kötü niyetli şeyler yapmak: İftira atmak, gıybet yapmak, kötü sözler söylemek gibi davranışlar orucu etkilemez ancak orucun sevabını azaltabilir. Bunlar, orucun manevi değerini zedeleyebilir, fakat fiziksel olarak bozmaz.
Bu durumda oruç bozulduğunda, kişi bu günün orucunu kaza etmelidir. Ancak oruç bozmanın cezaları, orucun bozulma şekline göre farklılık gösterebilir.