Kayıt Ol

Oturum aç

Şifremi Unuttum

Şifreni mi unuttun? Lütfen e-mail adresinizi giriniz. Bir bağlantı alacaksınız ve e-posta yoluyla yeni bir şifre oluşturacaksınız.

Namaz abdesti vesvesesi

Question

Namaz abdesti vesvesesi

Her abdest alıp namaza başlayacağım zaman yada kuran okuyacağom zansn abdestim bozuluyor günde 30 kere abdest alıyorum bu beni ibadetimden soldur

Cevap:

Vesvese Fısıltı, hışırtı ve fışırtı gibi gizli ses, fiskos. Kalpte meydana gelen şüphe, tereddüt, vehim, kuruntu, iç üzüntüsü, nefis ve şeytanın meydana getirdiği iç karışıklığı anlamları için kullanır.

Zıddı tereddütsüz, kararlı, emin ve azimli olmak demektir (el-İsfahanî, el-Müfredât, İstanbul,1986, 819, vesvese mad).

Vesvese kelimesi Kur’ân’da dört yerde geçmektedir. Şeytanın Cennette bulunan Âdem (a.s) ve Havva validemize nasıl vesvesede bulunduğu Yüce Allah tarafından şöyle haber verilmiştir:

“Derken Şeytan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı (vesvesede bulundu): – Rabbiniz başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek ya da ebedi kalıcılardan olursunuz diye sizi bu ağaçtan menetti” (el-A’raf, 7/20).

Bu âyette geçen vesvese kelimesi, fısıldama şeklinde anlaşılmakta ve tercüme edilmektedir.

Bir de şeytanın Cennete nasıl girdiği ve Âdem (a.s) ile Havva validemize nasıl vesvesede bulunduğu hususunda, alimlerin farklı yorumları vardır. Bu hususta çeşitli görüşler ileri sürülmüştür (Geniş bilgi için bk. el-Maverdî, en-Nuketü ve’l-Uyun, Beyrut 1992, II, 210).

Kur’ân’ın başka bir yerinde, Tâhâ sûresinin 120. âyetinde de şeytanın Âdem (a.s) ve Havva validemize yaptığı bu vesvese dile getirilmiştir.

Vesvese ile ilgili diğer bir âyetin meali de şöyledir: “Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesvese verdiğini (fısıldadığını) biliriz. (Çünkü) biz ona şah damarından daha yakınız” (Kaf 50/16).

Bu âyette de Yüce Allah’ın kudretine işâret buyurulmaktadır. O, insanı yaratan, yoktan var edendir. İnsanların gizli ve açık her şeylerinden haberdardır. İnsanın kalbinden geçirdiği vesvese ve düşüncelerin tamamına vakıftır. Nitekim Hz. Muhammed (s.a.s), bu âyetin tefsiri mahiyetinde açıklamada bulunurken; “Şüphesiz Yüce Allah, ümmetimden olan kişilerin kalbinden geçirdikleri şeyleri, söylemedikleri ve işlemedikleri takdirde affeder; günah olarak saymaz” diye buyurmuştur (Buharî, Itk, 6; İmân, 15; Neseî, Talâk, 22; İbn Mâce, Talâk, 16).

Başka bir âyette ise, vesvese hakkında şu bilgiler verilmiştir: “De ki: Sığınırım ben, insanların Rabb’ine insanların padişahına, insanların ilâhına. İnsanlara kötü şeyler fısıldayan o sinsi vesvesecinin şerrinden. O ki, insanların göğüslerine (kötü düşünceleri) fısıldar. Gerek cinlerden, gerek insanlardan (olan bütün vesvesecilerin şerrinden Allah’a sığınırım)” (en-Nas, 114/1-6).

Burada geçen “vesvâs” kelimesi, şeytan için kullanılmıştır. Yani bununla şeytan kastedilmektedir ve vesvese de onun eseridir. İnsana vesvese veren şeytan iki türlüdür. Biri cinlerden ve diğeri de insanlardan olan şeytanlardır. Bu şeytanlar, insanların kalbinde vesveseyi meydana getirecek akıl ve fikirlerini çeler, onları kötü emeller işlemeye sevkeder. Allah yoluna gitmekten, insanlık gayesine ermekten alıkor. Nihayet din ve imandan çıkarır, ebedi helâke sürükler. İnsanların kalbine fısıldayıp duran, onları gaflete düşüren, her şerrin başı olan vesveseyi meydana getiren herşey, “hannâs” ve “vesvas” olarak kabul edilir (ez-Zemahşerî, el-Keşâf, Mısır 1977, VI, 265 vd).

Hiç şüphesiz, şeytanın verdiği vesvese insanı imandan ve ibâdetten uzaklaştırır; fert, aile ve toplumun hayatında çeşitli sıkıntıların meydana gelmesine sebep olur. Medine çevresinde badiyede yaşayan Müslümanlar, koyun ve sığır kesip etini satmak üzere şehre getiriyorlarmış. Bu eti yemekten çekinen bazı Müslümanlar Hz. Muhammed (s-.a.s)’e giderek;

“Ya Rasûlüllah! Bazı badiye halkı bize et getirip satıyorlar. Bunların, hayvanı keserken besmeleyi söyleyip söylemediklerini bilmiyoruz” diye sormuşlar. Bunun üzerine Hz. Muhammed (s.a.s) şu cevabı vermiştir:

“Bismillah deyiniz ve sonra bu eti yeyiniz” (ez-Zebidî, Sahihi Buhârî Muhtasarı Tecridi Sarih Tercemesi, trc. Kamil Miras, Ankara 1974, VI, 354 vd).

Rasûlüllah (s.a.s) bununla vesveseden uzak durmaya işaret buyurmuştur.

Başka bir konu ile ilgili olarak Hz. Muhammed (s.a.s)’e şöyle sormuşlar:

“Ya Rasûlüllah! Birisi namaz kılarken abdestim bozuldu diye gönlünde bir vesvese hissederse, bu kişinin namazı bozulur mu, bozulmaz mı? Hz. Muhammed (s.a.s) bu soruya şu cevabı vermiştir:

“Hayır. Bir yellenme sesi veya bir kokuyu duymadıkça namazı bozmaz” (ez-Zebidî, a.g.e., VI, 355).

Burada da Rasûlüllah (s.a.s) vesveseden uzak durmayı, abdestin bozulduğuna dair kanaat hasıl olmadıkça namazı bozmamayı tavsiye etmiştir.

Fıkıh usulünde de vesvese kötü bir şey olarak kabul edilmiştir. Her şeyde tereddüt ve vesvese ile hareket edenin sözüne itibar edilmemiştir. Hz. Muhammed (s.a.s) vesvese ile hareket edenin talâkının geçerliliğini kabul etmemiştir (Buharî, Talâk, 11). Yani hanımını boşayıp boşamadığını veya söylediği sözler hakkında vesvese içinde olan bir kişinin talâkı (boşaması) geçerli kabul edilmemiştir.

Görüldüğü gibi, Kur’ân ve sünnette vesvese tasvib edilmemiştir. Bilhassa vesvese ile ilgili bütün âyetlerde, vesvesenin şeytandan geldiğine işaret buyurulmuştur. Buna göre İslâm vesveseden sakınmayı istemiştir. Çünkü vesvese faydalı değil, zararlı olan bir şeydir. Vesveseye kapılan insan, ibadetlerinde yanılır, çeşitli hatalara düşer ve haz almaz. Vesvese insanı yanlış ve batıl yollara saptırır. Hatta vesvesenin neticesinde insan akli dengesini bile kaybedebilir.

Benzer Konular:

Answers ( 3 )

    0
    2024-10-16T14:23:47+03:00

    Abdestliyken necaset çıktığına emin olmamak

    Abdestliyken necaset çıkıp çıkmadığına baktım bakarken penisin ucundan birşey çıktığını gördüm hissettim ama görünürde ıslaklık yoktu. Bu durumda abdestim bozuldu mu?

  1. Muhammed Samir
    1
    2025-04-22T23:21:48+03:00

    Namaz abdestiyle ilgili vesveseler, oldukça yaygın bir durumdur ve özellikle ibadetine dikkat eden kişilerde daha sık görülür. Bu tür vesveseler genellikle şunları içerir:

    Abdestin bozulup bozulmadığından emin olamama

    Abdestin tamam olup olmadığını düşünme (bir yeri yıkadım mı, üç kere yıkadım mı gibi)

    Abdestin geçerli olup olmadığıyla ilgili şüpheler

    Bu tür vesveselere karşı İslam alimlerinin genel tavsiyeleri şunlardır:

    1. Vesvese İse, Şüpheye İtibar Edilmez
    Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

    “Biriniz namazda kendisinden bir ses veya koku duyuncaya kadar, abdesti bozulduğuna hükmetmesin.”
    (Buhârî, Vudû’, 137; Müslim, Hayz, 98)

    Yani sadece şüphe ile değil, kesin bir bilgiyle abdestin bozulduğuna kanaat getirilmelidir.

    2. Şeytanın Oyunu Olduğunu Bilmek
    Vesvese, şeytanın kulları ibadetlerinden alıkoymak için kullandığı bir taktiktir. Sürekli şüphe ettirerek kişinin hem ibadetten soğumasına hem de zihinsel yorgunluğa düşmesine neden olur.

    3. İhtiyatla Vesvese Arasındaki Farkı Tanımak
    Dikkatli olmak ve ibadete saygı duymak başka bir şeydir; her şeyden şüphe ederek sürekli başa dönmek başka bir şeydir. Eğer her abdestte 2-3 kez aynı hareketi tekrar ediyorsan ya da sürekli “abdestim bozuldu mu” diyorsan bu artık ihtiyat değil, vesvese olabilir.

    4. Uygulamalı Çözüm Önerileri
    Abdest alırken bilinçli ve yavaş hareket et. “Şimdi ağzımı 3 kez çalkalıyorum.” gibi kendi kendine söyleyerek gitmek, farkındalığı artırır.

    Kendine süre koy: Abdest için makul bir süre belirle (örneğin 3–4 dakika). Bu sürede abdest al ve bir daha geri dönme.

    “Tamam, bu vesvese” de ve bırak. Eğer abdestin bozulduğuna dair sadece içsel bir kuşkun varsa, buna itibar etme. “Ben abdestliyim” diyerek devam et.

    Dua et: “Allahümme inni e’ûzü bike mine’l-hubsi ve’l-habâis” duasını vesvese geldiğinde okuyabilirsin.

    İstersen sana bir “vesveseyle baş etme planı” da çıkarabilirim, günlük ya da haftalık şekilde. Veya yaşadığın özel bir durumu anlatırsan ona göre daha net bir yol çizebiliriz.

    En iyi cevap
  2. Kısa ve net cevap: Abdestiniz bozulmamıştır.

    Açıklama: Abdest bozulması için gözle görülür şekilde necaset veya meni çıkması gerekir. Sadece “hissetmek” veya küçük bir kuruluk/temas vesvesesi, abdesti bozmaz. Şüpheye kapılmak da vesvesedir.

    Yapmanız gereken:

    Abdestinize güvenin, şüphelere takılmayın.

    Şeytanın vesveselerine kulak asmayın.

    İbadetinize devam edin; Allah vesveselerden korusun.

    Özet: Hissettiğiniz şey, şüpheden ibarettir, abdesti geçerlidir.

Cevapla