Onların mevlası yani azadlı kölesi manasına gelen bu tabire özellikle rical kitaplarında rastlanır. Bir ailenin veya kabilenin azad edilmiş kölesini gösterir. Söz gelimi İsmâ’il b. İbrahim b. Ukbe, Kureyş’in Benu Esed koluna nisbet edilerek mevlâhum kaydiyle anılmıştır. (Bk. Mevâlî).
BENZER KONULAR:

Answers ( 2 )
“Mevlâhum” kelimesi, Arapçadan Türkçeye geçmiş bir terim olup, “mevla” kelimesinin çoğuludur. “Mevla” kelimesi, “efendi”, “sahip”, “yakın dost” veya “koruyucu” gibi anlamlara gelir. İslamî terminolojide, Allah’ı ifade etmek için de kullanılır ve Allah’ın kuluna yakın, yardım edici ve koruyucu olduğu anlamına gelir.
Hadis terimi olarak “mevlâhum”, “onların mevlası” ya da “onların dostu” gibi bir anlam taşıyabilir ve bu da, bir topluluk ya da kişilerin Allah ya da peygamberle olan yakın ilişkisinden bahsedildiği bir bağlamda kullanılır.
“Mevlâhum” ifadesi, Hadis ve İslami literatürde geçen bir terimdir ve genellikle “Rableri, yani koruyucuları, himaye edenleri” anlamında kullanılır.
Daha açık şekilde:
Kelime anlamı: “Mevlâ” Arapça’da koruyan, yardım eden, himaye eden, dost demektir.
Mevlâhum: “Onların Mevlâsı” ya da “Onları koruyan, himaye eden” anlamına gelir.
Kısaca:
Mevlâhum, “onların Mevlâsı, onları koruyup himaye eden” demektir.
Bu ifade çoğunlukla Allah’ın müminleri korumasını ve onlara yardım etmesini anlatmak için kullanılır.