Share
Mahremiyet eğitimini zorlaştıran yetişkin davranışları nelerdir?
Question
Mahremiyet eğitimini zorlaştıran yetişkin (annebaba, aile büyükleri vb.) davranışları nelerdir?

Mahremiyet eğitimi “o daha çocuk” denilerek ileri yaşlara bırakılmamalıdır. Bazı davranışlar küçük yaşta yerleşmezse sonradan kazandırılması zor olabilir.
Bebeklik çağından itibaren, çocuğun mahrem bölgelerini temizlerken hassas davranılmalıdır. İlaç veya krem sürülürken de abartıya kaçılmamalıdır. Çocukları sıkarak, baskı uygulayarak sevmek çocuğun bu dokunuş tarzını bir sevgi gösterisi olarak algılamasına yol açabilir. Bu algı çocuğun şiddeti ve yanlış dokunuşu normal bir davranış olarak kabullenmesine yol açar.
Parkta, otobüste ve benzer yerlerde annesine ya da çocuğa sormadan onu sevip öpmek isteyen kişiler olabilir.
Çocuk kendini sevdirmek istemezse, ebeveyni ayıp olacak düşüncesiyle bu konuda çocuğa ısrar etmemelidir. Çocuk kendi kişisel alanını korumayı öğrenmiş ve dokunularak sevilmek istemiyorsa ondan izin aldıktan sonra sevmek ya da öpmek daha doğru bir davranış olur. Bu hassasiyetler sayesinde çocuk izinsiz ve ani olarak kendine yaklaşan kişileri ve kötü dokunuşu fark edebilir.
Bazen de aile büyükleri, kendini sevdirmek istemeyen torunları sebebiyle anne-babayı “Çocuğu bizden siz mi uzaklaştırıyorsunuz…” benzeri ifadelerle eleştirebilir. Onlarla sağlıklı bir mahremiyet eğitiminin çocuğun güvenliği açısından gerekli olduğu ve aile içindeki tutarlı davranışların bu eğitimi pekiştireceği konuşulmalıdır.
Küçük çocukları severken dudaklarından öpmek, cinsel organlarına dokunarak sevmek, bu bölgelerle ilgili şaka yapmak mahremiyet eğitimini aksatan davranışlardır.
Çünkü yabancı biri ona bu şekilde dokunduğu zaman çocuk sevildiğini veya eğlenceli bir durum olduğunu zannedebilir.
Erkek çocuklarının mahrem bölgelerini teşhir etmek, çocuk için risk oluşturması yanında cinsel kimlik gelişimi açısından da problemli bir davranış biçimidir.
Çocuklarla konuşurken onlara “aşkım, sevgilim, anneciğim, babacığım…” diye seslenmek yanlış bir hitap tarzıdır. Çocuklarda kimlik karışıklığına sebep olmasının
yanında çocuğun herkesin kendisine “aşkım, sevgilim…” demesinin normal olduğunu düşünmesine yol açar. Bu kelimeler yerine “yavrum, canım, bir tanem, kızım/oğlum…” gibi sevgi sözcükleri tercih edilmelidir.
Kaynak: Diyanet
BENZER KONULAR:
Answers ( 2 )
Mahremiyet eğiitiminde en önemli sıkıntı ve sorun “O DAHA ÇOCUK” sözünü söylemektir. Çocuk kendini tanıdıktan sonra utanma duygusu oluşur. Utanan çocuk ise her şeyin farkında olmaktadır. Küçük çocukları severken dudaklarından öpmek, cinsel organlarına dokunarak sevmek, bu bölgelerle ilgili şaka yapmak mahremiyet eğitimini aksatan davranışlardır.
Mahremiyet eğitimini zorlaştıran bazı yetişkin davranışları şunlar olabilir:
Mahremiyet eğitimi, çocukların kişisel sınırlarını, güvenliğini ve vücutlarını tanımaları için önemli bir süreçtir. Ancak, yetişkinlerin yanlış davranışları bu eğitimin sağlıklı bir şekilde verilmesini zorlaştırabilir. İşte bu tür davranışlardan bazıları:
1. Mahremiyetin ihlal edilmesi
Yetişkinler, çocukların mahremiyetine saygı göstermedikleri zaman, çocuklar bu kavramı nasıl öğreneceklerini bilemezler. Örneğin, çocuğun özel alanına girilmesi, vücutlarının kişisel bir alan olduğunu anlamalarını zorlaştırabilir. Çocukların giyinirken ya da banyo yaparken mahremiyetlerine dikkat edilmesi önemlidir.
2. Fiziksel sınırları aşmak
Bazı yetişkinler, çocuklarla çok fazla fiziksel temasta bulunur. Örneğin, öpme, sarılma ya da elini tutma gibi davranışlar, çocuğun “hayır” demeyi öğrenmesini zorlaştırabilir. Çocuklar, bazen yetişkinlerin onlara ait sınırları ihlal etmeleri nedeniyle vücutları üzerinde kontrol sahibi olmayı öğrenemezler.
3. Mahremiyetin gizlenmesi
Yetişkinlerin mahremiyet konusunda açık ve net konuşmamaları, çocuğun bu konuda bilgi edinmesini engeller. Eğer bir çocuk mahremiyetin ne olduğunu, neyi kabul edilebilir ve neyi etmeyeceklerini öğrenemezse, kişisel sınırlar hakkında net bir farkındalık geliştirmekte zorlanabilir.
4. Çocukların duygusal ihtiyaçlarının göz ardı edilmesi
Mahremiyet eğitimi sadece fiziksel sınırlarla ilgili değil, aynı zamanda duygusal sınırları da kapsar. Yetişkinlerin, çocukların duygusal mahremiyetine saygı göstermemesi, onlara sürekli olarak özel hayatlarına dair sorular sorması, onların kendi sınırlarını çizme becerilerini engeller.
5. Sürekli denetim ve izleme
Çocuklar, sürekli izlendiklerini ya da kontrol edildiklerini hissederlerse, kişisel sınırlarını koruma becerilerini kaybedebilirler. Aile içindeki aşırı denetleyici tutumlar, çocuğun özgüvenini zedeleyebilir ve mahremiyetini koruma isteğini engelleyebilir.
6. Mahremiyetin cezalandırılması
Çocuklar, mahremiyetlerine saygı gösterdiklerinde ya da bir durumu anlatmaya çalıştıklarında, yetişkinler tarafından cezalandırılırlarsa, bu durum mahremiyetin değerini öğrenmelerini engeller. Onlara mahremiyet hakkında doğru bir eğitim verilmediği gibi, bu konuda yanlış bir algı oluşmasına neden olur.
7. Negatif dil kullanımı
Mahremiyet eğitimi sırasında kullanılan dil, çok önemli bir faktördür. Olumsuz, korkutucu veya yanlış bir dil kullanmak (örneğin, “bunu yaparsan, biri seni kaçırabilir”) çocuğun mahremiyet kavramını sağlıklı bir şekilde anlamasına engel olabilir. Bu tür anlatımlar, mahremiyetin doğasından çok korku yaratır.
8. Mahremiyet hakkında konuşmamak
Bazı aileler, mahremiyet konularını tabu haline getirir ve bu konuda konuşmaktan kaçınırlar. Çocukların mahremiyetini anlamaları için bu konuda açık ve sağlıklı bir iletişim kurulması gereklidir. Eğer bu konuşmalar yapılmazsa, çocuklar bu kavramı dışarıdan öğrenmeye çalışacak ve eksik bilgiyle tehlikeli durumlarla karşılaşabileceklerdir.
9. Sürekli başka kişilerin yanında çocukların mahremiyetine müdahale etmek
Aile içinde ya da sosyal çevrede, başkalarının yanında çocukların mahremiyetinin sürekli olarak ihlal edilmesi, çocukların kendilerini rahat hissedememelerine yol açar. Özellikle diğer aile üyeleriyle (örneğin, dedeler, neneler gibi) sürekli temasa girilmesi, çocuğun sınırlarını öğrenmesini zorlaştırır.
Bu tür yetişkin davranışları, mahremiyet eğitiminin zayıflamasına neden olabilir. Çocukların sağlıklı bir şekilde mahremiyet duygusu geliştirmeleri, onlara güvenli bir ortam sunulması ve doğru sınırlar çizilmesi ile mümkün olur.