Mahrem Olan ve Olmayan Akrabalar

Question

Akrabalar arası ilişkiler ve mahremiyet nasıl olmalı?

Bu konuya geçmeden önce mahrem ile nâmahremin tariflerini vermekte fayda vardır. Bir kadın için mahrem, kendisiyle evlenmesi haram olan erkektir. Namahrem de bunun tersi olup kendisiyle evlenmesi câiz olan erkek demektir. Tariften de anlaşılacağı üzere, mahremlikte “evlenilmesi haram olanlar” ifadesi, konunun özünü oluşturmaktadır.
Kendisiyle evlenilmesi haram olan (mahrem) erkekler, Kur’ân’da doğrudan sayılmamaktadır fakat aşağıdaki âyet-i kerîmeden dolaylı olarak anlaşılabilir. Bu âyette bir erkeğin evlenmesi haram olan kadınlar sayılmaktadır: “Ey mümin erkekler! Şunlarla nikâhlanmanız haram kılınmıştır: Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kız kardeşleriniz, kayınvalideleriniz, kendileriyle zifafa girdiğiniz eşlerinizden olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız fakat zifafa girmediğiniz eşlerinizin kızlarını nikâhlamanızda beis yoktur. Keza öz oğullarınızın eşleri ile evlenmeniz ve iki kız kardeşi nikâhınız altında birleştirmeniz de haram kılındı. Ancak daha önce geçen geçmiştir çünkü Allah gafur ve rahîmdir (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur).” (Nisâ Sûresi, 4/23)
Âyette evlenilmesi haram olan 14 sınıf sayılmaktadır. Bunların yedisi kan bağından, ikisi süt emmekten, beşi de evlenmekten kaynaklanmaktadır. Evet, bu âyette mahremlik, üç yönden açıklanmaktadır: 1- Kan bağı 2- Süt emme 3- Evlilik.

Kan Bağıyla Birbirine Mahrem Olanlar

Bu âyet-i kerîmeye göre bir erkek için anne, nine, kız, kız kardeş, hala, teyze, erkek kardeşin kızları, kız kardeşin kızları mahremdir.
Buradan hareketle bir kadın için de baba, dede, oğul, erkek kardeş, amca, dayı, erkek kardeşin oğulları, kız kardeşin oğulları mahremdir. Bu hususları kısaca açacak olursak:
Baba: Bir kadının babası, babasının babası, annesinin babası şeklinde yukarıya doğru bütün erkek büyükleri (dedeleri) kendisine mahremdir. Yani evlenmeleri ebedî olarak haramdır.
Oğul: Bir kadının kendi oğlu, oğlunun oğlu şeklinde aşağıya doğru bütün erkek nesli (torunları) mahremdir.
Erkek kardeş: Bir kadının gerek ana-baba bir, gerek sadece ana-bir gerekse baba-bir erkek kardeşi de kendisine mahremdir.
Amca: Kadın için babasının erkek kardeşiyle, dedesinin erkek kardeşi mahremdir. Onlarla ebediyyen evlenemez.
Dayı: Dayı da amca gibi mahremdir.
Kardeşlerin oğulları: Gerek erkek kardeşin gerekse kız kardeşin oğulları (erkek yeğenler) ve bunların nesilleri, bir kadın için mahremdir. Yani onlardan biriyle evlenmesi ebediyen haramdır.
Üvey oğullar: Bir kadının, kocasının önceki hanımından olan oğluyla evlenmesi de haramdır.
Kan bağından doğan akrabalarla evliliğin haram oluşunun sebebi Allah’ın emridir. Bu emrin bir hikmeti olarak da şöyle düşünülebilir: Bu akrabalar insana çok yakın olan ve daima sevgileri saygı ve saygınlıkları korunması gereken yakınlardır. Evlenmek câiz olsaydı, bu sevgi, saygı, hürmet korunamayacak, büyük yaralar alacak ve en yakın akrabalar arasında çok büyük anlaşmazlıklar çıkacaktı. Bu da bir toplum için helâkete götüren bir felaket demektir.

Süt Emmeyle Birbirine Mahrem Olanlar

Yukarıdaki âyet-i kerîmede süt emmeyle haram olanların sadece ikisi sayılmış, fakat teferruatını Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), bir hadis-i şeriflerinde:
اَلرَّضَاعَةَ تُحَرِّمُ مَا تُحَرِّمُ الْوِلَادَةُ
“Kan bağından dolayı birbirlerine haram olanlar, süt emmeden dolayı da haram olurlar.” (Buhârî, nikâh 20) buyurarak, veciz olarak ifade etmiştir. Buna göre bir kadının, sütoğlu, sütbabası, süt dedesi, süt erkek kardeşi, süt amcası, süt dayısı, sütkardeşlerinin erkek çocukları ile evlenmesi ebediyen haramdır.
Fakat kadının emzirdiği çocuğun dışındaki diğer çocuklar, yani sütoğlun diğer kardeşleri, kadına ve kadının çocuklarına helâldir. Mesela Fatma Hanım, beş çocuklu bir annedir. Ayşe Hanım’ın, Halid, Mehmet, Hüseyin ve Sadık isimli 4 çocuğundan Mehmet’i emzirmiştir. Mehmet, Fatma hanımın süt çocuğu olmuştur ve mahremidir fakat Halid, Hüseyin ve Sadık, Fatma hanıma nâmahremdir çünkü onları emzirmemiştir. Dolayısıyla aralarında evlenme yasağı yoktur. Ayrıca Halid, Hüseyin ve Sadık, Fatma hanımın diğer çocuklarına da helâldir. Bunların aralarında evlilik câizdir. Burada mahremlik Fatma Hanım, Fatma Hanım’ın kocası, babası, çocukları, erkek kardeşleri, kız kardeşleri ile süt çocuğu olan Mehmet arasında gerçekleşmektedir. Aynı anneden emen bütün çocuklar mahremdir. Bu yüzden sütkardeşliği ilan edilmeli ve sütkardeşler birbirlerini bilmelidirler.

Evlilikle Birbirine Mahrem Olanlar

Sahih bir evlilik yoluyla bir kadının mahrem olduğu erkekler vardır. Bu erkeklerle evlilik haramdır. Ancak bu haramlık ebedî ve geçici olarak ikiye ayrılır. Evlilikten dolayı kendisiyle nikâhın ebediyyen haram olduğu kişiler, bir erkek için; kayın valide, üvey kız, gelin ve torunların hanımlarıdır. Bir kadın için de; kayınpeder, üvey oğul, damat ve torunların kocalarıdır.
Geçici olan haramlık ise kocanın erkek kardeşi ve onun oğlu, kocanın amcası ve dayısı iledir. Ölüm veya boşanmayla evliliğin sona ermesinden sonra bu mahremler arasında haramlık kalkar. Evlilikle geçici mahrem olanlar arasında, evlilik açısından bir mahremiyet olsa da dokunma, yalnız kalma bakımından haramlık devam eder. Bu konuda dikkatli olunması gerekir. Mesela bir kadın, kocasının erkek kardeşiyle, dayısıyla evlenemese de onlarla yalnız kalması, onlara dokunması helâl değildir.
Bahsedilen mahremlikteki sıralamaya, akrabalar arasındaki sıla-i rahimde gözetilecek bir sıra olarak da bakılabilir. Yani bir kadının, akrabalar arasında kimlere öncelik vereceği, ilk olarak kimlerin hukukunu düşüneceği konusu, mahremlik derecesine göre belirlenir.

BENZER KONULAR:

About Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Follow Me

Answers ( 4 )

    0
    2021-10-24T18:05:45+03:00

    Mahrem olan ve mahrem olmayan akrabalar yukarıda en ince ayrıntısına kadar anlatılmıştır. Müslüman haremlik selamlığa dikkat etmek zorundadır. Mahremlikteki sıralamaya, akrabalar arasındaki sıla-i rahimde gözetilecek bir sıra olarak da bakılabilir. Yani bir kadının, akrabalar arasında kimlere öncelik vereceği, ilk olarak kimlerin hukukunu düşüneceği konusu, mahremlik derecesine göre belirlenir

    0
    2022-01-10T11:39:29+03:00

    Mahrem olan ailemizdeki insanların dışında namahrem ile ilişkilerimiz çok dikkat edilecek hususlar  Allah’ın emrine göre yürütülür Allah’ın haram dediklerini biz taviz veremeyiz nezaket imizi kaybetmeden helal ve nazik yaşarız tabii kibar ama seviyeli oluruz namahremle olan ilişkilerimizde akrabalarımızı da kuzenlerimiz de amca çocuklarımız da hala çocuklarımız da dayı çocuklarımızdan veya dışarıdaki akrabalarımıza bize namahrem olan insanlara karşı.

    0
    2022-05-17T19:16:54+03:00

    Kadınlarla erkeklerin yalnız başına bir arada bulunması demek ateşle barut yan yana bulunması gibidir şeytan bu duruma değerlendirir her iki cinse kötü duygular işler tahrik eder onları yoldan çıkarır. Bundan dolayıdır kim kadın ve erkeklerin davetlerde misafirlerin yanında ayrı ayrı oturmaları zaruret olmadan birbirlerini görmemeleri en emin yoldur

  1. komutan
    0
    2023-06-05T12:29:55+03:00

    İslam’da akrabalar arasındaki ilişkiler ve mahremiyet, çeşitli ilke ve esaslara tabidir. İslam, güçlü aile bağlarını sürdürmenin ve akrabalara nezaket ve saygıyla davranmanın önemini vurgular. İslam’da akrabalar arasındaki ilişkiler ve mahremiyetle ilgili bazı önemli hususlar şunlardır:

    Saygı ve nezaket: İslam, müminlere yakın ve uzak akrabalarına saygı ve nezaketle davranmayı öğretir. Bu, şefkat göstermeyi, ihtiyaç duyduklarında onlara yardım etmeyi ve herhangi bir zarar veya kötü muameleden kaçınmayı içerir.

    Aile bağlarını sürdürmek: İslam, güçlü aile bağlarını sürdürmeyi ve yabancılaşmadan kaçınmayı teşvik eder. Akrabalarla düzenli olarak temasa geçilmesi, ziyaret edilmesi ve onlara iyilik yapılması tavsiye edilir. Geçerli bir sebep olmaksızın aile bağlarının kesilmesi önerilmez.

    Mahremiyet ve tevazu: İslam, özellikle karşı cinsten ilgisiz kişiler arasında, tevazu ve mahremiyeti koruma kavramını vurgular. Bu yakın aile üyeleri için de geçerlidir. Uygun sınırları korumaya ve kişinin mahremiyetini tehlikeye atabilecek veya ahlaksız eylemlere yol açabilecek davranışlarda bulunmaktan kaçınmaya yönelik genel bir beklenti vardır.

    Avret (örtme): Avret, başkaları yanında örtülmesi gereken vücut uzuvlarına denir. İslam’da, aile üyeleri arasında avret konusunda özel kurallar vardır. Örneğin eş, anne, baba, kardeş gibi yakın aile üyelerinin birbirlerinin avret yerlerini görmeleri genellikle caiz iken, diğer akrabaların tevazu göstermeleri ve uygun şekilde örtünmeleri beklenir.

    Sırlar ve güven: İslam, güvenin ve aile bireylerinin sırlarını saklamanın önemini vurgular. Birinin sırlarını veya özel meselelerini geçerli bir sebep olmadan ifşa etmek, güvene ihanet olarak kabul edilir ve kesinlikle önerilmez.

    Mali yardım: İslam, kişinin yükümlülüklerini yerine getirmesi ve aile bağlarını güçlendirmesi için bir araç olarak görüldüğü için, ihtiyacı olan akrabalara mali yardım ve destek sağlamayı teşvik eder. Müslümanlar cömert olmaya ve imkanları ölçüsünde akrabalarına yardım etmeye teşvik edilir.

    Kültürel uygulamaların ve geleneklerin farklı Müslüman topluluklar ve bölgeler arasında farklılık gösterebileceğini not etmek önemlidir. İslami öğretilere ve yerel geleneklere dayalı özel rehberlik sağlayabilecek bilgili alimlere veya imamlara danışmanız tavsiye edilir.

    Best answer
    0
    2025-10-16T16:59:48+03:00

    Mahremiyet, özellikle kültürel, dini ve toplumsal bağlamlarda çok önemli bir yer tutar. Akrabalar arası ilişkilerde mahremiyetin nasıl olması gerektiği, farklı toplumlarda, inançlarda ve geleneklerde değişiklik gösterebilir. Bununla birlikte, bir temel kılavuz olarak “mahrem” ve “mahrem olmayan” akrabalar arasındaki sınırları anlamak önemlidir.

    Mahrem Olan Akrabalar

    İslam kültüründe ve pek çok gelenekte mahrem kabul edilen akrabalar, bireyin evlenmesi yasak olan ya da evlenmesi haram olan yakın akrabalardır. Mahrem akrabalarla ilişkilerde daha az kısıtlama vardır, ancak yine de belirli bir nezaket ve saygı beklenir. Mahrem akrabalar genellikle şunlardır:

    Anne ve Baba: Ebeveynler, çocuklarının hayatında en yakın ve en mahrem ilişkileri kurabileceği kişilerdir.

    Çocuklar: Anne ve babanın çocukları ile ilişkileri de çok yakın ve mahremdir.

    Kardeşler: Kardeşler arasındaki ilişkiler genellikle mahremdir, ancak yine de arada saygı ve sınırlar olmalıdır.

    Dede ve Nine / Torunlar: Bu ilişkiler de genellikle mahrem sayılır.

    Büyükbaba, Büyük Anne: Anne ya da babanın ebeveynleri de mahrem akrabalara dahildir.

    Mahrem Olmayan Akrabalar

    Mahrem olmayan akrabalar ise, bireylerin evlenmesi yasak olmayan akrabalardır. Bu kişilerle ilişkiler daha dikkatli ve sınırları belirli olmalıdır. Mahrem olmayan akrabalar arasında şu kişiler bulunur:

    Amca, Dayı, Hala, Teyze: Bu akrabalarla evlenmek dini veya toplumsal olarak serbesttir, ancak kişisel sınırların korunması önemlidir.

    Yeğenler: Yeğenlerle de evlenmek serbesttir, fakat burada da saygı ve sınırların çizilmesi gerekir.

    Kuzenler: Kuzenlerle evlenmek serbesttir, ancak bazı kültürlerde daha sıkı sosyal normlar olabilir.

    Mahremiyetin Sınırları

    Mahremiyet, sadece fiziksel temasla sınırlı değildir. Aşağıdaki unsurlar da mahremiyetin önemli bir parçasıdır:

    Fiziksel Mesafe: Mahrem olmayan akrabalarla, özellikle kadın ve erkek arasında, gereksiz fiziksel temastan kaçınılması beklenir. Örneğin, tokalaşmak veya samimi bir şekilde sarılmak genellikle mahrem olmayan akrabalar arasında uygun görülmez.

    Duygusal Mesafe: Akrabalar arasındaki duygusal ilişkiler de dikkatle dengelenmelidir. Özellikle evlenmemiş bireylerin, birbiriyle duygusal olarak yakınlık kurma şekilleri, dikkat edilmesi gereken bir noktadır.

    Kişisel Alan: Mahremiyetin korunması, kişisel alana saygı göstermekle de ilgilidir. Her bireyin özel hayatı vardır ve bu hayatın, başkaları tarafından izinsiz bir şekilde ihlal edilmemesi gerekir.

    Mahremiyetin Dini ve Kültürel Boyutu

    İslam: İslam’da mahremiyet konusu oldukça net bir şekilde belirlenmiştir. Mahrem olan akrabalarla bir insanın birbirine yaklaşması, evlenmesi ve hatta birlikte seyahat etmesi gibi sınırları vardır. Ancak mahrem olmayan akrabalarla, gerekli saygı ve mahremiyet kuralları çerçevesinde daha temkinli olmak önemlidir.

    Batı Kültürleri: Batı kültürlerinde ise daha geniş bir mahremiyet anlayışı bulunur. Akrabalar arasındaki ilişki genellikle daha rahat ve samimi olabilir, ancak yine de kişisel sınırların korunması önemlidir.

    Mahremiyetin Toplumsal Rolü

    Toplumlar arasında mahremiyet, bireylerin sosyal rollerini ve toplumsal sorumluluklarını belirleyen temel unsurlardan biridir. Mahremiyetin doğru şekilde anlaşılması, sağlıklı aile ilişkilerinin ve bireyler arası saygının temelini oluşturur. Aynı zamanda toplumsal normlara uygun davranmak, bireylerin güvenliğini ve huzurunu sağlar.

    Sonuç olarak, mahremiyetin sınırları, kültürel, dini ve toplumsal normlara göre farklılıklar gösterse de, temel olarak saygı, güven ve kişisel sınırların korunması gereklidir. Mahrem olan ve olmayan akrabalar arasındaki ilişkilerde bu ilkeler esas alınmalıdır.

Leave an answer