Paylaş
Kuran’daki bazı hükümlerin geçmişte kaldığını söylemek
Question
Kuran’daki bazı hükümlerin geçmişte kaldığını söyleyerek hafife alan kişinin inancı zedelenir mi?
Kuran’da yahudilerin kendi kitaplarını değiştirmeleri, hükümlerini uygulamamaları sıklıkla ele alınır.
Kuranda yahudilerin kendi kitaplarını değiştirmeleri, hükümlerini uygulamamaları sıklıkla ele alınır. Yahudiler tevrat’ta olan bazı hükümleri uygulamaz bazı hükümleri ise uygularlardı. Bu hususu bize aktaran Kur’an, onların bu tutumunu şöyle eleştiriyor: “Yoksa kitabın (tevratın) bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Artık sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmaktan başka birşey değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.”
Sadece bu ayeti dahi sorumuza yeterli cevap olabilir. Zira iman parçalanamaz bir bütündür. Yani iman edilecek hususların tamamına iman edilmelidir. Tek bir hususu reddetmek kişiyi iman dairesinin dışına çıkarır. Kişinin kuranda bulunan bazı hükümleri, geçmişte kaldığını söyleyerek hafife alması günümüzde uygulanabilirliğinin imkansız olduğunu söylemesi ve bunları terk etmesi ayette eleştirilen tutumla birebir örtüşmektedir. Dolayısıyla iman edilmesi zorunlu olan bir hususun ufak bir parçasının inkarı dahi o hususta imanın gerçekleşmediğini gösterir.
Kitaba iman, ona tutunmak onun rehberliğinde hayat yolculuğuna devam etmek onun hükümlerini eksiksiz yerine getirmekle mümkün olmaktadır. Peygamberimiz “Kuranın haramlarını helal sayan, ona iman etmemiştir.” buyurarak bu gerçeği ifade etmiştir.
Kuran’daki bazı hükümlerin geçmişte kaldığını söylemek dinden çıkarır mı küfür müdür?
Bir kişinin Kur’an’daki hükümlerin geçmişte kaldığını ve bugün artık uygulanamayacağını söylemesi, İslam inancı açısından dikkatle ele alınması gereken bir konudur. Bu tür bir söylemin dinden çıkarıp çıkarmayacağı veya küfür sayılıp sayılmayacağı, niyet, bilgi düzeyi ve yaklaşımın detaylarına bağlıdır. Bu mesele, İslam’ın temel inanç ve ilkeleri çerçevesinde değerlendirilir:
1. Kur’an’ın İlahi ve Evrensel Olduğu İnancı
Kur’an’ın ilahi bir vahiy ve evrensel bir kitap olduğu, İslam’ın temel inançlarındandır. Müslümanlar, Kur’an’ın hükümlerinin her zaman geçerli olduğunu kabul eder. Ancak bu, tüm hükümlerinin her dönemde aynı şekilde uygulanacağı anlamına gelmeyebilir. Şeriat (hukuk) hükümleri bağlamında, içtihat ve tarihsel bağlam gibi unsurlar göz önünde bulundurulur.
2. Hükümlerin Yorumlanması ve Tarihsellik Meselesi
Kur’an’daki bazı ayetlerin, belirli bir tarihi bağlamda indirildiği ve bu bağlamın hükümleri yorumlamada dikkate alınması gerektiği fikri, İslam alimleri arasında tartışılmıştır. Bu tartışma, genelde “tarihsellik” kavramıyla ifade edilir. Eğer bir kişi, Kur’an’ın hükümlerinin tarihsel bağlamını anlamaya çalışıyorsa ve bu bağlamda hükümlerin uygulanış biçimlerinin değişebileceğini savunuyorsa, bu yaklaşım küfür olarak değerlendirilemez. Ancak, Kur’an’ın ilahi ve bağlayıcı bir kitap olmadığını ya da hükümlerinin tamamen geçersiz olduğunu savunmak, İslam inancı açısından tehlikeli bir sınır olabilir.
3. Niçin ve Nasıl Söylendiği Önemlidir
Bir kişinin niyeti ve yaklaşımı bu konuda belirleyicidir:
- Bilgi eksikliği veya yanlış anlama nedeniyle söyleniyorsa: Bu durumda kişinin eğitilmesi ve doğru bilgi verilmesi gerekir. Bu, kişinin imanını tehlikeye atmaz.
- Kur’an’ı reddetme niyetiyle söyleniyorsa: Kur’an’ın ilahi kaynağını veya geçerliliğini tamamen reddetmek, İslam inancına göre küfür sayılabilir.
4. Alimlerin Görüşleri
İslam alimleri, bu tür konularda genelde kişinin durumunu ve niyetini dikkate alır. Eğer bir kişi, Kur’an’ın ilahi vahiy olduğunu kabul ediyor ancak hükümlerinin uygulanmasında tarihsel bağlamı göz önüne alıyorsa, bu durum bir tefekkür alanı olarak görülebilir. Ancak, doğrudan Kur’an’ı veya onun hükümlerini küçümsemek, alaya almak veya geçersiz saymak, İslam’dan çıkma olarak değerlendirilebilir.
5. Sonuç Olarak
Bu konuda kesin bir hükme varmak için, kişinin ne söylediği, nasıl söylediği ve niçin söylediği detaylı olarak değerlendirilmelidir. Genel olarak, bir Müslümanın Kur’an’ın ilahi vahiy olduğuna ve onun hükümlerinin evrensel geçerliliğine iman etmesi esastır. Ancak hükümlerin uygulanabilirliği konusunda görüş bildirirken, İslam alimlerinin görüşlerine başvurulmalı ve dikkatli bir üslup kullanılmalıdır.
Eğer bu konuda daha fazla detay veya rehberlik isterseniz, bir din alimine danışmanız faydalı olabilir.
BENZER KONULAR:
- Dini soru sor Cevap Al Sitesi Hakkında Bilgi
- Dini soru sor kimin?
- Dini soru sor imamlar cevaplıyor
- Dini soru sor Cevap Al
- Dini soru sorabileceğim site arıyorum ?
- Tümünü görüntüle.
- İslam Nezaketli davranışlara nasıl vesile olmaktadır?
- İslam nedir, İslam’ın Şartları Nelerdir?
- İslam ne demektir sözlük ve terim anlamı
- İslam neden Müslümanlardan kurban kesmelerini ister?
- İslam nedir? Bütün Peygamberler Müslüman Mıdır
- Tümünü görüntüle.
- Din nedeniyle Hayattan soyutlanmak
- Aile ne olur yadım eDin ne olur
- Din nereden öğrenilir? Dinimi kimden öğrenmeliyim
- Hak Din nedir? İslam’dan Başka Hak Din Var mıdır?
- islam’a göre Din nedir kısaca
- Tümünü görüntüle.
- Kuranda geçen orta Namaz nedir?
- Namaz nedir? Namaz çeşitleri
- Nafile Namaz nedir?
- Beş vakit Namaz ne zaman ve nasıl kılınır
- Namaz neden farz kılındı ?
- Tümünü görüntüle.
Answers ( 2 )
Kur’an’daki hükümlerin geçmişte kaldığı iddiası, genellikle çağdaş düşünürler veya bazı kişiler tarafından dile getirilen bir görüş olabilir. Ancak, bu görüş İslam’ın temel öğretisiyle çelişir. İslam inancına göre, Kur’an, zaman ve mekândan bağımsız olarak evrensel bir mesaj taşır. Kur’an, sadece ilk inananlar için değil, tüm insanlık için son derece önemli bir rehberdir ve her dönemde geçerli olan ilkelere sahiptir.
Kur’an’daki bazı hükümler, o dönemin sosyal, kültürel ve ekonomik koşullarına cevap verirken, aynı zamanda evrensel ahlaki ve hukuki prensipler ortaya koyar. Bu nedenle, Kur’an’da geçen bazı hükümlerin bugün de geçerli olup olmadığı konusu, farklı İslam düşünürleri ve alimleri tarafından geniş bir şekilde tartışılmıştır. Çoğu alim, bazı hükümleri zamanın ve toplumların değişmesine rağmen hala geçerli kabul ederken, bazıları ise bu hükümleri zamanın koşullarına uygun şekilde yorumlayarak, modern dünyada uygulanabilir bir hale getirmeye çalışmaktadır.
Özetle, Kur’an’daki hükümleri “geçmişte kaldı” şeklinde nitelendirmenin, İslam’ın temel inançlarına aykırı olduğunu söylemek mümkündür. Ancak, bu hükümler üzerinde farklı yorumlar ve uygulamalar olabilir, bu da İslam’ın farklı okullarının ve alimlerinin görüşlerine bağlıdır.
“Kur’an’daki bazı hükümlerin geçmişte kaldığını söylemek” ifadesi, hangi anlamda kullanıldığına göre farklı değerlendirilir. İslamî bakışta bu konu oldukça hassastır.
1) İslamî temel yaklaşım
Genel olarak Müslüman inancına göre Kur’an, Allah’ın kelamıdır ve hükümleri “zamanla geçerliliğini yitiren insan ürünü kurallar” gibi görülmez. Yani “artık geçersiz oldu” demek çoğu klasik âlim tarafından doğru kabul edilmez.
2) “Nesh” (hükmün kaldırılması) meselesi
Kur’an içinde bazı hükümlerin, yine vahiy süreci içinde başka bir hükümle değiştirildiği kabul edilir. Buna nesh denir.
Ama bu:
Kur’an’ın “eski çağda kaldı” demesi değil,
Allah’ın aynı vahiy süreci içinde bir hükmü başka bir hükümle değiştirmesi olarak anlaşılır.
Yani bu, tarihsel olarak “Kur’an artık eskidi” anlamına gelmez.
3) Bağlam ve uygulama farkı
Bazı hükümler:
Toplumsal şartlara bağlı uygulamalar,
Hukuki düzenlemeler,
Dönemin Arap toplumuna hitap eden pratik hükümler
olarak yorumlanabilir. Modern bazı yorumcular burada “uygulama biçimi değişebilir” der. Ancak bu, “hüküm geçersiz oldu” demekle aynı şey değildir.
4) Modern tartışmalar
Günümüzde bazı düşünürler:
Bazı ayetlerin tarihsel bağlam içinde anlaşılması gerektiğini,
Uygulamanın değişebileceğini
savunur. Buna karşı çıkanlar ise bunun “metni zamana göre geçersiz kılmak” anlamına gelebileceğini söyler.
Özet
Klasik İslam anlayışında: “Kur’an hükümleri geçmişte kaldı” denmez.
Daha modern yorumlarda: bazı hükümlerin uygulaması bağlama göre yeniden yorumlanabilir denir.
Ancak Kur’an’ın kendisi “geçersizleşen bir metin” olarak görülmez.