Share
Kehanet nedir? Kehanet hakkında bilgi
Question
Kehanetin İslamdaki yeri

Kehanet, Hafız İbn-i Hacer el-Askalani’nin tarifiyle; “Kehanet; gaybı bilme iddiasıdır. Bir sebebe dayanarak yeryüzünde vukua gelecek bir şeyi haber vermektir. Bunun aslı, cinlerin, meleklerin konuşmasına kulak verip işittiğini, kahinin kulağına ulaştırmasına dayanır.”
Kısacası kehanet; gaybı bildiğini iddia edip, meydana gelecek olayları bazı cinlerden vb. haber alıp anlatmaktır. Bu işle uğraşana kahin denildiği gibi, “Arraf” da denir.
Yıldızlara bakarak bu işleri yapanlar da vardır. Bu kişilere de “Müneccim” denilir.
Alimlerden biri olan El-Ezheri (rha.) şöyle der:
“Kahinler, Rasulullah (s.a.v.)’ ın gönderilmesinden önce, Araplar arasında pek yaygın idi. Rasulullah (s.a.v.) gönderilince, semavat şahablarla korundu. Böylece Cin ve fieytanların semaya giderek kulak hırsızlığı yapıp, kahinlere haber getirmeleri önlenmiş oldu. Böylece Kahinlik ilmi iptal edildi. Allah (c.c.), Kahinlerin batıllarını, içerisinde hak ile batılı ayırdığı Furkan (Kur’an) la ortadan kaldırdı. Allah (c.c.), ihatasından kahinlerin aciz kaldığı gaybi ilimlerden dilediğine, Rasulune vahiy yoluyla muttali kıldı. Allah (c.c.)’a hamd-u senalar olsun ki artık günümüzde kehanet kalmamıştır.”
İbn-i Hacer el-Askalani (rha.) cahiliyye devrinde kehanetin yaygın olduğunu belirttikten sonra, çeşitlerini şöylece sıralamıştır:
Cinlerden Alınan Kehanet:
Cinler semaya doğru yükselirler, birbirlerine binerek mele-i Ala’ya (Meleklerin semada oluşturdukları cemaat) kadar yaklaşırlardı. Oradaki kelamı işitirler, işittiğini kendisinden sonra gelene duyurur, o da kendinden sonrakine ulaştırır ve böylece giderek en son kahinin kulağına ulaşırdı. Kahin de kendinden başka şeyler eklerdi. Kur’an-ı Kerim nazil olunca, “Sema şeytanlara karşı koruma altına alındı, üzerine şihablar gönderildi.”11
(11) Son kısmı olarak, Saffat Suresi 10. Ayetten iktibastır.
Lakin, İbn-i Hacer el-Askalani bu cinlerin kelamı çalma işinin, halen az da olsa devam ettiğini, yine delillere dayanarak vurgulamaktadır.
BENZER KONULAR:
Answer ( 1 )
Kehanet; geleceği, gelecekteki olayları veya bilinmeyen durumları önceden tahmin etme ya da bunlar hakkında bilgi verme iddiasıdır. Kehanet, tarih boyunca birçok kültürde ve inanç sisteminde yer almış, farklı yöntemlerle yapılmıştır. Kehanete inanılan toplumlarda, kehanetler genellikle bir kişi tarafından, doğa olayları, rüyalar, astroloji, fal bakma veya kutsal kabul edilen kitaplardan yapılan çıkarımlar yoluyla yapılmıştır.
Kehanetin Çeşitleri:
Doğa olaylarına dayalı kehanetler: Gök olayları, yıldızlar veya doğa olayları üzerinde yapılan yorumlarla geleceğe dair tahminler.
Rüya yorumları: Rüya tabirleri veya kişinin rüyalarına dayalı olarak yapılan kehanetler.
Fal bakma: Kahve falı, tarot kartları, yıldızname gibi yöntemlerle yapılan kehanetler.
Dinî kehanetler: Peygamberler veya kutsal kabul edilen figürlerin söyledikleri veya yazdıkları kehanetler.
Kehanetin İslam’daki Yeri:
İslam’da kehanet, genel olarak yasaklanmış ve yanlış bir inanç olarak kabul edilmiştir. İslam, insanın yalnızca Allah’ın iradesine teslim olmasını ve geleceği yalnızca Allah’ın bildiğini vurgular. Bu nedenle, İslam’da kehanetlerin çoğu, batıl inançlar ve hurafeler olarak kabul edilir.
İslam’a göre, peygamberler yalnızca Allah’tan vahiy alır ve bu vahiyler, insanlara doğru yolu göstermek amacıyla iletilir. Peygamberlerin söyledikleri, kehanet değil, Allah’tan aldıkları vahiylerdir. İslam’da peygamberlik sonlanmış ve son peygamber olan Hz. Muhammed (s.a.v.)’den sonra kimseye kehanet veya vahiy gelmeyecektir.
Kehanetin Yasaklanması:
Kur’an-ı Kerim’de Kehanet: Kur’an’da Allah’ın geleceği yalnızca kendisinin bildiği vurgulanır (El-A’raf 7/188). İslam’a göre, insanlar geleceği bilemez ve buna dair tahminlerde bulunmak da doğru değildir.
Hadisler: Hz. Muhammed (s.a.v.)’in hadislerinde de kehanetler ve fal bakma yasaklanmıştır. Peygamber Efendimiz, bu tür inançların şirke, yani Allah’a ortak koşmaya götürebileceğini belirtmiştir.
Falcılığın Yasaklanması: İslam’da fal bakma ve kehanetlere başvurmak, batıl inançlarla ilişkilendirildiği için haram kabul edilir. Bu tür uygulamalara inanmak veya bunları yapmak, İslam’a aykırı olarak değerlendirilir.
Özetle, İslam’da kehanet, Allah’ın mutlak iradesine ve bilgisine karşı bir itiraz olarak görülür ve bu tür uygulamalara başvurmak yasaklanmıştır. İslam, insanları yalnızca Allah’a güvenmeye, doğru yolu peygamberlerin öğretileri ve Kur’an’a göre yaşamaya teşvik eder.