Kaza namazı nedir? Kaza namazı hakkında geniş bilgi

Question

Kaza namazı ne demektir kısaca
Kaza namazı nedir nasıl kılınır?

kaza namazı nedir nasıl kılınır

Kaza namazı nasıl kılınır ve nasıl niyet edilir? Kaza namazı hakkında geniş bilgi

Farz namazlarını vaktinde kılmaya “eda”, vaktinden sonra kılmaya da “kaza” denilir. Vaktinde kılınmayan beş vakit namazın farzlarının kazası farz, vitir nama­zının kazası ise vaciptir. Sünnetler kaza edilmezler. Ancak kazaya bırakılan sabah namazı, aynı gün kerahet vaktinden sonra ve öğleden önce kaza edilirse, sünneti de farz ile birlikte kılınır. Sabah namazının farzının kazası, öğle namazından sonraya bırakılırsa, o zaman sadece iki rekâttık farzı kaza edilir.

Vaktinde kılınamayan namazın daha sonra kaza edileceği Hz. Peygamber tara­fından bildirilmiş olup, bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur: “Kim namazını kıl­mayı unutursa, onu hatırladığında kılsın. Çünkü onun başka keffâreti yoktur” (Buhârî, Mevâkît, 37; Müslim, Mesâcid, 314, 55; Ebû Dâvud, Salât, 11). Rasûlullah bu sözün arkasından “Beni anmak için namaz kıl” (Tâhâ 20/14) mealindeki âyeti okumuştur. Hz. Peygam-ber’in bu konudaki uygulaması ile İlgili olarak da sahabeden Ebû Katade başların­dan geçen bir olayı şöyle anlatır: “Bir gece Rasûlullah (s.a.) ile birlikte yolculuk ediyor­duk. İçimizden bazıları: Yâ Rasûlallah, istirahat için konaklamamıza müsaade etseniz, dediler. Rasûlullah: “Uyuyakalıp namazı kaçırmanızdan endişe ediyorum” buyurdular. Bilal “Ben sizi uyandırırım”, dedi. Bunun üzerine (Bilal’ın dışındakiler) yattılar. Bilal de arkasını kendi devesine dayayıp öylece beklediği sırada, uyku ağır bastığı için uyuyakalmıştı. Rasûlullah uyandığı zaman güneşin ışıkları da gözük­müştü. Bunun üzerine Rasûlullah, “Ey Bilal! Söylediğin söz nerede kaldı!” buyurdular. Bilal: “Bu güne kadar bana böyle ağır bir uyku gelmemişti”, dedi. Rasûlullah şöyle buyurdular: “Allah, istediği zaman ruhları­nızı kabzetti. İstediği zaman da iade etti. Ey Bilal! Kalk, insanları namaza davet için ezan oku. Rasûlullah abdest aldı, güneş yükselip bembeyaz olduğu vakitte de kalk­tı Ve namaz kıldırdı” (Buhârî, Mevâkît, 35; Müslim, Mesâcid, 55; Ebû Dâvud, Satat, 11).

Her iki hadisten de anlaşıldığı üzere, na­maz ancak uyuyakalma veya unutma gibi bir özür sebebiyle kazaya bırakılabilir. Meş­ru bir mazeret bulunmaksızın namazı vak­tinde kılmayıp da kazaya bırakmak, büyük bir günahtır. Namaz kaza edilmekle insan borçtan kurtulmuş olur. Ancak bu günahın affı için tevbe ve istiğfar edilmesi gerekir. Peygamberimiz, “Dinin direği” olarak nite­lendirdiği namazın “vaktinde edâ edilme­sini en faziletli ameller arasında saymış­lardır.
Kaza namazları için, haram olan üç vak­tin haricinde belli bir vakit olmamakla bir­likte, fazla geciktirilmeden kılınması tavsi­ye edilmiştir. Kaza namazları kılınırken tertibe riâyet edilmesi gerekir. Yani Önce, vaktinde edâ edilemeyip kazaya bırakılan namaz kılınacak, sonra da o vaktin namazı edâ edilecektir. Nitekim Rasûlullah’ın tat­bikatının da böyle olduğu bilinmektedir. Bu hususta sahabeden Câbir b. Abdullah şöyle bir olay nakletmiştir: “Hendek günü Ömer b. Hattab güneş battıktan sonra (Rasûlullah’ın yanına) gelip Kureyş kâfirleri hakkında ağır sözler söylemeye başladı ve dedi ki: Ya Rasûlallah! İkindi namazını an­cak güneş batarken kılabildim. Rasûlullah da “Vallahi ben kılamadım” buyurdular. Bunun üzerine Buthan denilen yere gittik. Rasûlullah namaz için abdest aldı. Biz de namaz İçin abdest aldık. Güneşin batımın-dan sonraya raslayan o vakitte önce ikindi­yi sonra da akşam namazını kıldırdı” (Buhârî, Mevâkît, 36}. Rasûlullah (s.a.)’ın Hendek har­binde, öğle, ikindi ve akşam namazlarını kılamayıp sonra kaza ettiğine dair rivayet­ler de bulunmaktadır (Tecrid-i Sarih, 11,535).
Üzerinde çok kaza namazı borcu olan kimse İse “SAHİBİ tertib” olmaktan çıktığı için, -Hanefî mezhebine göre- ilk veya son olarak kazaya bıraktığı namaza niyet ede­rek, kaza namazlarını kılar. Diğer üç mez­hebe göre, (öğle, akşam gibi) hangi vaktin namazı olduğunu belirtmek yeterli olup, (falan gün, ilk veya son gibi) başkaca za­man tayini şart değildir.

Fukahanın çoğunluğuna göre, farz na­mazı kaza edilmeden Önce, ezan ve kamet okunur. Aynı namaz olmak şartıyla kaza namazı cemaatle kılınabilir.

Kaza, edaya göre olduğundan, yolculuk halinde kılınamayan dört rekâtlı namazla­rın kazası, -yolcu imiş gibi- ikişer rekât olarak kılınır. Normal zamanlarda kazaya bırakılan namazlar da, yolculuk halinde kaza edilse bile, yine dört rekât olarak kaza edilir. Çünkü kişinin zimmetinde borç ola­rak sabit oluşu edâ vaktindeki duruma göredir. Bu hüküm Hanefîler’e ve Mâlikî-ler’e göredir. Şâfiîler’e ve Hanbelîler’e göre ise dört rekâtlık namazı kazaya kalan yol­cu, bunu yine yolculuk halinde kaza ederse iki rekât olarak, mukîm durumunda iken kaza ederse dört rekât olarak kılar. İki ve üç rekâtlı namazlar, seferde de, sefer haricin­de de değişmez.

Hanefîler’e ve Mâlikîler’e göre (öğle na­mazı gibi) sirrî (sessiz) namazlar gecede kaza edilse sirrî, (akşam namazı gibi) cehrî (sesli) namazlar gündüz de kaza edilse cehrî kılınır. Şafiî mezhebine göre kaza edilen vakit esas alının Gece ise cehrî, gün­düz ise sirrî kılınır. Hanbelî mezhebine göre, gündüz kaza edilen namazlar sirrî kılınır; gece kaza edilen cehrî namazlar -cemaatle kılmıyorsa- imam tarafından cehrî kıldırılır; gece de kaza edilse sirrî namazlar ve münferit kılınan cehrî namaz­lar sirrî kılınır.

Üzerinde kaza namazı borcu olan bir kimsenin sünnet ve nafile namaz kılması­nın doğru olup olmayacağı hususunda mezheplerin farklı görüşleri vardır. Hanefî mezhebine göre, kaza namazı kılmak için sünnetlerin terkedilmesi doğru olmayıp, kişi kaza namazlarını kıldığı gibi, sünnet namazlarını da edâ etmelidir. Şafiî mezhebine göre ise, kaza borcu olan bir kimsenin bunları yerine getirmeden sünnet ve nafile namaz kılması caiz değildir. Mâlikîler’e göre nafile ile meşgul olarak kazayı gecik­tirmek günahtır; fakat üzerinde kaza borcu olanlar sabah namazının sünneti, vitir, bayram ve tahıyyetü’l-mescit gibi sünnet­leri kılabilirler. Hanbelî mezhebine göre de kaza borcu olanların nafile ile meşgul ol­maları caiz değildir; fakat farzlarla beraber kılınan sünnetleri ve bu hükümde olan sünnet namazları kılabilirler. Bununla bir­likte bunların yerine kaza namazı kılınması efdat olup, sabah namazının sünneti bun­dan müstesnadır. Kazası çok olan kişinin de sabahın sünnetini kılması efdaldir. Gerçek Hayat

BENZER KONULAR:

Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Takip Et

Answers ( 3 )

    0
    2021-03-07T13:15:40+03:00

    Farz olan beş vakit namazı vaktinde kılmaya eda, vakti dışında kılmaya ise kaza denir. Vaktinde kılınmayan namazın kaza edileceğini Rasulullah (sav) bizlere bildirmiştir. Yalnız namazı kazaya bırakmak demek; unutmak veya uyuya kalmak gibi sebeplerle olmalıdır. İnsan durup dururken namazını kazaya bırakmamalı. Bu caiz değildir. Yani keyfi ssbeplerle namaz kazaya bırakılmaz.

    En iyi cevap
    1
    2021-12-25T22:01:43+03:00

    Kaza namazlarını ertelemek gunah mi?

    0
    2024-05-02T06:13:48+03:00

    Kaza namazlarını vakit olduğu halde hiçbir mazeret olmadan ertelemek günahtır tıpkı aldığımız borçları ödeme imkanı olduğu halde ödememek gibi…
    Halbuki kaza namazları Allah’a karşı olan borcumuzdur ve Allah’ın borçları ödenmeye daha layıktır bir an önce kaza namazlarını bitirmek gerekir.
    İmam Şafii Allah rahmet eylesin kaza namazı olan kişinin boş oturması haramdır diyor

  1. Muhammed Samir
    0
    2025-04-13T20:56:44+03:00

    Kaza namazı, İslam dininde vakti içinde kılınmayan farz veya vacip namazların, daha sonra telafi amacıyla kılınmasına denir. Namaz, Müslümanlar için en önemli ibadetlerden biridir ve beş vakit namazın vakitlerinde kılınması farzdır. Ancak bir kimse özürlü ya da özürsüz olarak bu vakit namazlarını kılamamışsa, bu namazları kaza etmesi, yani vakti geçtikten sonra kılması gerekir.

    1. Kaza Namazı Nedir?
    Kaza namazı, vaktinde kılınamayan bir namazın, sonradan kılınmasıdır. Kaza kelimesi Arapça kökenlidir ve “yerine getirmek”, “tamamlamak” anlamına gelir. Dinî literatürde, vakti geçmiş ibadetlerin telafisi anlamında kullanılır.

    2. Hangi Namazlar Kaza Edilir?
    Kaza edilebilecek namazlar:

    Beş vakit farz namazlar (sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı)

    Vitir namazı (Hanefî mezhebinde vacip olduğu için kaza edilir)

    Ramazan ayında tutulamayan oruçlar gibi kazaya kalan ibadetler de vardır, ancak burada sadece namazdan bahsediyoruz.

    Nafile (isteğe bağlı) namazlar kaza edilmez. Ancak bazı durumlarda Hz. Peygamber’in sabah namazının sünnetini vaktinde kılamadığında kaza ettiği rivayet edilmiştir.

    3. Kaza Namazı Ne Zaman ve Nasıl Kılınır?
    Ne Zaman Kılınır?
    Kaza namazı, mekruh olmayan her vakitte kılınabilir. Ancak şu vakitlerde kaza namazı kılmak mekruhtur:

    Güneş doğarken

    Güneş tam tepedeyken (öğle vakti girmeden hemen önce)

    Güneş batarken

    Bu vakitlerin dışında günün herhangi bir saatinde kaza namazı kılınabilir.

    Nasıl Kılınır?
    Kaza namazı, normal vakit namazı gibi kılınır, ancak niyette “kaza” olduğuna niyet edilir.

    Örnek niyet: “Niyet ettim Allah rızası için geçen günün sabah namazının farzını kaza etmeye.”

    4. Kaza Namazı Sıralaması Nasıl Olmalı?
    Hanefî mezhebine göre, kişi birkaç vakit namazı kaza etmişse, bunları sırasıyla kılması daha faziletlidir. Ancak;

    Altı vakitten fazla namaz kazaya kalmışsa, kişi bu borcu “çok” sayılır, ve bu durumda sıralama şartı esnetilir. Önce kazaları bitirmeye çalışır.

    Kaza borcu olan kişi, mümkün oldukça hem vaktin namazını hem de kaza namazını birlikte kılmalıdır.

    5. Kaza Namazının Delilleri
    Kur’an-ı Kerim’de doğrudan “kaza namazı” ifadesi geçmez, ancak dolaylı olarak vakti geçen namazların kılınabileceği belirtilmiştir:

    “Namazı dosdoğru kılın…” (Bakara, 2/238)
    “Unutursanız hatırladığınız zaman Allah’ı zikredin.” (Taha, 20/14)

    Ayrıca Peygamber Efendimiz (s.a.v), çeşitli sebeplerle vakti kaçırdığı namazları kaza etmiştir. En meşhur örneklerden biri:

    Huneyn Savaşı sonrasında ashâb yorgunluktan sabah namazını kaçırmış, güneş doğunca Peygamberimiz bu namazı kaza ettirmiştir.

    6. Kaza Namazı Olan Ne Yapmalı?
    Günlük beş vakit namazı vaktinde kılmalı.

    Mümkünse her farz namazdan sonra bir veya daha fazla kaza namazı ekleyerek kaza borçlarını bitirmeye çalışmalı.

    Kaza namazlarının listesini tutmak isteyenler için çizelgeler, uygulamalar veya defterler kullanılabilir.

    Tevbe edilmeli ve mümkün olduğunca namazlara önem verilmelidir.

    7. Kaza Namazı Borcunu Bilmeyen Ne Yapmalı?
    Eğer kişi ne kadar namaz borcu olduğunu bilmiyorsa:

    Tahmini bir hesap çıkararak kaza etmeye başlar.

    Örneğin 2 yıl boyunca hiç namaz kılmadığını düşünüyorsa, bu süreye göre günlük 5 vakit namazdan yaklaşık 365×2×5 = 3650 vakit namaz borcu olduğunu hesaplayabilir.

    İstersen sana günlük bir kaza planı hazırlayabilirim ya da kaza borcu hesaplama tablosu yapabiliriz. Yardım edeyim mi?

Cevapla