Kardeşlik Hukuku

Question

Kardeşlik Hukuku nedir ?

Kardeslik Hukuku nedir

Mensubu olduğumuz İslam dini dünya ve ahiret işleri­mizi düzenlemek için Allah’ın gönderdiği son dindir. Bu dine inananlar da Müslüman’lardır. Müslümanları birbirine bağlayan bağların en kuvvetlisi,  elbette ki iman ve takva esasına dayanan İslam kardeşliği bağıdır. Kardeş dediğimizde akla ilk gelen, aynı anne ve babadan dünyaya gelen kişilerdir. Yüce Allah (c.c) ise Kur’an-ı Kerim’de “Müminler ancak kardeştirler”  diyerek din kardeşliğini ön plana çıkarmaktadır. Buna göre dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, hangi dili konuşursa konuşsun, hangi milletten olursa olsun, rengi, ırkı ne olursa olsun, mü’minler birbirinin kardeşidir, dostudur.

Allah’ın emri uyarınca ancak dini bağlarla birbirine bağlanan Müslümanlar gerçek manada kardeş kabul edilmektedir. Çünkü Allah (c.c) Hz. Nuh (a.s)’ın eşini ve oğlunu, Hz. Lut (a.s)’ın eşini, tevhid inancını reddettikleri için aile olarak kabul etmemiştir. Kur’an-ı Kerimde en çok üzerinde durulan kardeşlik elbette ki din kardeşliğidir. Bu konu Kur’anı Kerim de hucurat suresinde etraflıca anlatılmıştır. Hucurat suresi kardeşlik hukukuyla ilgili şu hususlara yer vermiştir;

“Eğer müminlerden iki grup birbirleriyle savaşırsa, aralarını düzeltin, eğer biri ötekine karşı haddi aşarsa, Allah‘ın buyruğuna dönünceye kadar haddi aşan tarafa karşı savaşın, eğer (Allah’ın emrine) dönerse, artık aralarını adaletle düzeltin ve( onlara) adaletli davranın, çünkü Allah adaletli davrananları sever.”(1)

“Mü’minler ancak kardeştirler, Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki, size merhamet edilsin.”(2)

“Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın, belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlarda diğer kadınları alaya almasın, belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın, birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın, imandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır. Kimde tövbe etmezse onlar zalimlerin ta kendileridir.”(3)

“Ey iman edenler zannın birçoğundan sakının, çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz, ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. Allah’a karşı gelmekten sakının, şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.”(4)

Ayetler de açıkça ifade edildiği üzere, insanların arasını düzeltmek, insanları aşağılamamak, küçümsememek, alaya almamak, karalamamak, lakap takmamak, gereksiz yere şüphelenmemek, insanların gizlisini saklısını araştırmamak, birbirimizi çekiştirmemek, birbirimize kin ve nefret duymamak, zulme uğrayanın yanında olmak, insanlar arasında adaletle davranmak, biz Müslümanlara emredilmektedir. Bu hususta Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır; Sizden biriniz kendisi için arzu ettiğini kardeşi için de arzu etmedikçe iman etmiş olamaz(5). Başka bir hadislerinde ise”Allah’ın kulları arasında bir grup vardır ki, onlar ne peygamberlerdir ne de şehitlerdir. Üstelik kıyamet günü, Allah indinde makamlarının yüceliği sebebiyle, peygamberler de şehitler de onlara gıbta eder. Sahabe ey Allah’ın Resulu onlar kimlerdir diye sordular; onlar aralarında ne kan bağı, nede birbirlerine bağışladıkları mal olmadığı halde, Allah’ın ruhu (Kur’an) adına birbirlerini sevenlerdir. Allah’a yemin ederim ki, onların yüzleri mutlaka nurdur, onlar bir nur üzeredirler. Halk korkarken onlar korkmazlar, insanlar üzülürken onlar üzülmezler(6)

Kardeşlik kendimiz için sitediğimizi din kardeşimiz içinde istemektir. İslam kardeşliği en güzel şekilde ilk Müslümanlardan ensar ve muhacir arasında yaşanmıştır. Ashabın güzidelerinden ve

Aşere-i Mübeşşere den olan Abdullah b. Avf (r.a) Medine ye geldiğinde, Efendimiz (s.a.v) onunla Sa’d  İbn-i  Rebi  el-Ensari arasında kardeşlik akt etti. Bunun üzerine Sa’d Abdurrahman’a  “Kardeşim! Medineliler içinde en çok serveti olan benim.  Benden malımın yarısını al. Nikâhımda iki karım var, bak ve hangisini beğenirsen senin için boşayayım! Dedi. Abdurrahman b. Avf (r.a) “Allah hanımını, malını sana mübarek etsin. Sen bana Pazar yerini göster kafi” dedi. Sahabe arasında İslam kardeşliği işte böyleydi.

1)Hucurat 49/9

2)Hucurat 49/10

3)Hucurat 49/11

4)Hucurat 49/12

5)Riyazüs Salihin 1/1829

6)Kütüb-i Sitte c.10/3345

7)Ali İmran 103

BENZER KONULAR:

Answers ( 2 )

    0
    2023-04-30T01:19:37+03:00

    İslam dininde kardeşlik hukuku, insanların birbirine karşı sorumluluklarının ve dayanışma gerekliliğinin önemli bir parçasıdır. Müslümanlar arasındaki kardeşlik bağı, sevgi, saygı, hoşgörü ve adaletle beslenir ve İslam toplumunun dayanışmasını sağlar.

    Kardeşlik hukuku, Müslümanlar arasında maddi ve manevi yardımlaşmayı, birbirlerinin haklarını korumayı, adaletli olmayı, birbirlerine yardım etmeyi, güvenilir olmayı, iyilik yapmayı ve sevgiyle yaklaşmayı içerir. İslam’da kardeşlik hukuku, insanlar arasındaki ilişkilerde dürüstlük, sadakat, yardımseverlik, şefkat, merhamet ve adaleti içermektedir.

    Müslümanlar, birbirlerinin haklarını korumakla yükümlüdürler. Bu, insanların mal, can, namus, ahlak ve inanç gibi haklarını korumak anlamına gelir. Kardeşlik hukuku, ayrıca insanların birbirlerine karşı dürüst ve samimi olmalarını, birbirlerinin eksiklerini örtmelerini, kusurlarını affetmelerini ve birbirleri için dua etmelerini de kapsar.

    Müslümanlar arasındaki kardeşlik hukuku, herhangi bir kişinin yardıma ihtiyacı olduğunda diğerlerinin yardım etmesini de gerektirir. Maddi yardımlaşma, yiyecek, giyecek ve barınma gibi temel ihtiyaçları karşılamayı içerirken, manevi yardımlaşma ise, moral desteği, tavsiye, güven ve sevgi ile yardımcı olmayı içermektedir.

    Kardeşlik hukuku, insanların birbirlerine karşı adaletli olmalarını ve birbirlerine kötü davranmamalarını da kapsar. İnsanlar arasında ayrımcılık yapmak veya başkalarına haksızlık etmek kabul edilemez. Kardeşlik hukuku, aynı zamanda insanların birbirlerine karşı hoşgörülü ve saygılı olmalarını da gerektirir.

    Sonuç olarak, İslam dininde kardeşlik hukuku, insanların birbirine karşı olan sorumluluklarının ve dayanışma gerekliliğinin önemli bir parçasıdır. Kardeşlik hukuku, insanların birbirlerine karşı dürüst, samimi, yardımsever, sevgi dolu ve adaletli olmalarını içerir. İslam toplumunun dayanışmasını sağlayan kardeşlik hukuku, insanlar arasındaki ilişkilerde önemli bir role sahiptir.

  1. Kardeşlik Hukuku” terimi, genellikle hukuki bir kavram olarak değil, daha çok toplumsal, ahlaki ve dini bir kavram olarak kullanılır. Ama bağlamına göre farklı anlamlar taşıyabilir. İşte ayrıntılı bir açıklama:

    1. Genel Anlamı

    Kardeşlik hukuku, insanları eşit ve adil bir şekilde, birbirine bağlı olarak yaşama ve sorumluluk alma ilkeleri çerçevesinde düzenleyen anlayıştır. Yani insanlar arasındaki ilişkilerde adalet, dayanışma, yardım ve sevgi temelli bir hukuki ya da ahlaki düzen kurulmasını ifade eder.

    2. Dini ve Ahlaki Perspektif

    Özellikle İslam Hukuku ve öğretilerinde, kardeşlik hukuku kavramı önemlidir.

    Müslümanlar arasında manevi ve sosyal kardeşliği sağlar; yardımlaşma, haksızlık yapmama, hak ve sorumlulukların korunması bu hukuk çerçevesindedir.

    Örnek: Bir kişinin malına zarar vermemek, bir topluluğa karşı adil davranmak veya ihtiyaç sahiplerine yardım etmek.

    3. Toplumsal ve Hukuki Perspektif

    Modern hukukta “kardeşlik hukuku” olarak doğrudan bir yasa yoktur. Ama insan hakları ve sosyal hukuk prensipleri, bu kavrama yakındır.

    İnsanların eşit haklara sahip olması, dayanışma ve sosyal yardımlaşma ilkeleri bu çerçevede yorumlanabilir.

    4. Özetle

    Kardeşlik hukuku, insanlar arasındaki ilişkilerde adalet, eşitlik ve dayanışmayı esas alan, hem ahlaki hem de toplumsal bir düzen anlayışıdır.

Cevapla