İslam’ın dönüm noktası ‘HENDEK’

Question

HENDEK SAVAŞI

Hendek savasi

Hendek Savaşı, İslam devletinin kurulması ve kurumsallaşması sürecinde belirgin rol oynayan en önemli savaşlardandır. Hendek savaşı hicretin 5. Yılında Zilkâde ayında meydana gelmiştir. Beni Nadir Yahudileri Medine’den atıldıktan sonra Hayber’e yerleşmişlerdir. Bu kabilenin önde gelen bazı reisleri Mekke’ye giderek Kureyş’i Hz. Muhammed’e karşı kışkırtarak savaşmaya teşvik ettiler. Bu savaşta Hz. Muhammed siyasi otoritesini baskın şekilde ve devletin savunucusu olarak kullanmıştır. Çünkü devletine karşı, Kureyş kabilesiyle birlikte, Fazâra, Ashja ve Murra ailelerinin de bulunduğu Gatafan kabilesi, Hz. Muhammed’in devletine karşı büyük bir koalisyon kurmuştur(Djaït, 1988, s. 77). Bu koalisyon, Gatafan’ın ekonomik amaçları Kureyş’in siyasi çıkarları, Kurayza’nın ihaneti, Beni Nadir’in akıl hocalığı çatısında birleşmiştir. Beni Nadir reisleri önce Kureyş’e giderek onları ikna etmiş, daha sonra Gatafân ve Süleym kabilelerine de Müslümanlara birlikte saldırma teklifi götürerek onları da koalisyona dahil etmiştir. Sonunda koalisyon, 300 at 1500 deve olmak üzere 4000 kişi Kureyş’ten. 700 kişi Benî Süleym’den, 1000 deve ve oldukça kalabalık sayıda asker Fezâre kabilesi’nden, 400 kişi Eşça kabilesinden, 400 kişi Benî Mürre’den[1] olmak üzere toplandılar. Hendek’e vardıkları zaman müşrik ordusunda ki asker sayısı toplam 10.000, Müslümanların sayısı ise 3000 kişiydi. Mekkelilerin kurdukları koalisyondan haberi olan Hz. Muhammed, Medine halkını yanına çağırarak onlarla istişare etti. İçlerinden Selmân el-Fârisî hendek kazılmasını teklif etti ve Müslümanlar bu fikri uygun bularak kabul ettiler(Sad, 2015b, s 66-67). Medine’de eli kazma kürek tutan birçok insan hendeğin kazılmasına katkıda bulundu. Hz. Muhammed’de Müslümanları teşvik etmek için bizzat hendeğe inerek kendisi de çalıştı. Hz. Muhammed, Medine Anlaşmasına bağlı bulunan son Yahudi kabilesi Kurayza’ya haber yollayarak kendilerine katılmaları çağrısında bulundu. Kurayza bu daveti kabul etti ancak savaşın ilerleyen günlerinde, Hem Medine şehri içerisinde huzursuzluk çıkarmaya başladılar hem de düşman Kureyş’e kendilerine rehine göndermeleri karşılığında Müslümanlara karşı savaşabilecekleri konusunda teklif götürerek Medine Antlaşması ve Müslümanlara ihanet ettiler. Savaş başladı ve müşrikler, Müslümanları on beş gün boyunca muhasara altında tuttular. Müşrikler on beş gün boyunca Medine’ye girmeye çalıştılar fakat geniş hendeklerle çevrili Medine’ye giremediler. Savaş ilerledikçe fiziksel ve psikolojik olarak sıkıntılar çekmeye başladılar. Müşriklerin erzakları azaldı ve Medine’de çıkan bir fırtınadan dolayı tüm çadırları ve eşyaları zarar gördü. Muhasaranın sonuna doğru gelindiğinde Kureyş, Gatafan ve Kurayza arasında hem güvensizlik ortamı oluştu hem de savaşı kazanacaklarına dair umutları kalmadı. Müslümanlar ise devletlerini büyük bir kararlılıkla savundular. Onların devletlerini korumaları aynı zamanda İslamiyet’i de korumak anlamına geliyordu. Müslümanlar, devletlerinin ve dinlerinin geleceğini savunmaları için birçok insanı feda edebilecekleri bir vizyona sahipti(Djaït, 1988, s. 77). Müslümanların bu kararlığı ve azmi düşman kuvvetlerin azimlerinin kırılmasına sebep olmuştur. Ayrıca koalisyon kuvvetleri arasında çıkan anlaşmazlıklar, kazılan hendeğin aşılmasının imkânsız olduğunun ortaya çıkması ve iklim şartlarının giderek müşriklerin aleyhine değişmesi sonucunda müşrikler yenilgiyi kabullenmişlerdir. On beş gün süren muhasara sonucunda müşrikler hazırlıklarını yaparak kuşatmayı kaldırdılar ve Hendek Savaşı’nı Müslümanlar kazanmış oldu. Bu savaş, Müslümanların yok olma tehlikesi yaşadığı son savunma savaşıdır. Bu savaşla birlikte Müslümanların nüfuzu tüm Arap Yarımadası’nda hissedilmeye başlanmıştır.


[1] Ez-Zührî’nin rivayet ettiğine göre bu aile savaş için hazırlanıp yola çıktıktan sonra vazgeçip geri dönmüştür. Böylece Beni Mürre’den hiç kimse Hendek Savaşı’na katılmamıştır.

BENZER KONULAR:

Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Takip Et

Answer ( 1 )

  1. Muhammed Samir
    0
    2025-02-17T22:42:29+03:00

    İslam’ın tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilen “Hendek Savaşı” (ya da Ahzab Savaşı), 627 yılında Medine yakınlarında gerçekleşmiştir. Bu savaş, İslam’ın ilk yıllarındaki büyük zorlukların ve tehditlerin dönüm noktalarından biri olarak kabul edilir.

    Hendek Savaşı, Mekkelilerin, Medine’deki Müslümanlara karşı büyük bir orduyla saldırmasıyla başlar. Bunun üzerine, Medine’deki Müslümanlar, peygamberleri Hz. Muhammed’in (s.a.v) önerisiyle, şehri savunmak için bir hendek kazmaya karar verirler. Bu strateji, Medine’yi kuşatan orduya karşı önemli bir savunma hattı oluşturur.

    Savaşın önemli sonuçları şunlardır:

    Müslümanların Birlik ve Dayanışması: Müslümanlar, Hendek savaşında büyük bir direniş sergileyerek, sadece savunma yapmayı değil, aynı zamanda Medine’deki birliklerini de pekiştirdiler. Bu, topluluklarının güçlenmesine katkı sağladı.

    Mekke’nin Üstünlüğünün Sarsılması: Hendek savaşı, Mekkelilerin büyük bir orduyla Medine’yi kuşatmalarına rağmen başarılı olamamalarına neden oldu. Bu, İslam toplumunun gücünü ve gelecekteki zaferlerini etkileyen önemli bir psikolojik zaferdi.

    İslam’ın Stratejik Gücü: Bu savaş, İslam’ın savunma stratejisinin ve zekâsının etkili bir şekilde kullanıldığını gösterdi. Müslümanlar, fiziksel olarak daha güçlü olan bir orduya karşı hendek gibi stratejik bir yöntemle direnebildiler.

    Beni Nadir Olayı ve Yahudi İhaneti: Hendek Savaşı sırasında, Medine’deki Yahudi kabilelerinden Beni Nadir’in, Mekkelilerle işbirliği yapmaya çalıştığı ortaya çıktı. Bu durum, Medine’deki Yahudi kabileleriyle olan ilişkilerin bozulmasına ve onların daha sonra sürgün edilmesine yol açtı.

    Hendek Savaşı, İslam’ın tarihindeki en önemli savunma zaferlerinden biri olarak kabul edilir ve Müslümanların gelecekteki zaferlerine zemin hazırlamıştır. Bu savaş, hem İslam toplumunun büyümesine katkı sağladı hem de strateji ve direncin önemi konusunda büyük bir ders verdi.

Cevapla