Share
İslamda aile hukuku
Question
AİLE HUKUKU

islamda aile hukuku nedir
Yüce Allah (C.C) İnsanı diğer varlıklardan üstün kılmış, farklı cinslerin bir araya gelerek sevgi, saygı ve hoşgörü esasına dayalı aileler kurmalarını öngörmüştür. Aile eşler ve çocuklardan oluşan temeli sevgi, saygı ve hoşgörü esasına dayalı bir binadır. Aile, insanı kötülüklerden alıkoyan bir kalkan; cemiyeti de ayakta tutan temel direktir. Aile hayatı düzenli olan toplumlar yükselmiş; aksi olan milletler ise, bunalımlar içerisinde eriyip kaybolmuşlardır.
Yüce Allah (C.C) Kur’anı Kerim’de “İçinizden Kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp, aranızda sevgi ve rahmet var etmesi, Allah’ın varlığının delillerindendir. Düşünen bir millet için bunlarda dersler vardır.” (1) buyurmuştur. Birbirlerine sevgi ve şefkat bağlarıyla bağlanan eşlerin, karşılıklı görev ve ödevleri neler olmalıdır?
Dinimize göre erkek, hanımının ve çocuklarının geçimini temin etmekle görevli ve onlardan sorumludur. “Ya Resulallah! Kadınların bizim üzerimizdeki hakkı nedir?” sorusuna Hz Peygamber (SAV) şu cevabı vermiştir. “Yediğinden ona yedirmek, giydiğinden giydirmek ve (bunu) minnet etmemektir. (2) Demek ki ailede erkek, cimriliğe ve israfa kaçmadan evinin geçimini temin etmelidir. Bunun yanında ailesiyle iyi geçinmeli, hoş tutmalı, kusurlarını örtmeli, aile fertlerine karşı kaba ve kırıcı olmamalı ve şiddet kullanmaktan sakınmalıdır. Erkeğin evini ve hanımını ihmal etmemesi, ailesine ilgi göstermesi de şarttır. Huzuru dışarıda değil, eşinin ve çocuklarının yanında aramalıdır. Her konuda olduğu gibi, aile konusunda da bizlere en güzel örnek olan Peygamberimiz (A.S) hiçbir zaman hanımlarına karşı kaba ve sert muamelede bulunmamış, onlara daima iyi davranarak şefkatle muamele etmiştir. (3) Nitekim bir hadis-i Şerifte sevgili peygamberimiz (SAV) “İmanı en olgun mü’min ahlakça en güzel olanıdır. En hayırlınız da hanımına en güzel davranandır.” (4) buyurmuşlardır.
Günümüzde ailevi huzursuzluklar, toplumun önemli bir problemini oluşturmaktadır. Sevgi ve anlayış eksikliği geçimsizliği; geçimsizlik ise kötü muamele ve şiddeti doğurmaktadır. Özellikle kadınlara ve çocuklara yönelik aile içi şiddet, boşanmalara sebep olmakta, parçalanmış aile bireyleri de toplumun problemli üyeleri haline gelmektedir.
Yüce Allah (CC), eşlerin birbirleriyle iyi geçinmelerini, kişinin hoşlanmadığı bazı şeylerde bile Allah’ın birçok hayır yaratmış olabileceğine (5) dikkatimizi çekmektedir. Sevgili Peygamberimiz (SAV) ise; Kişinin hanımından nefret etmemesini, onda hoşlanmadığı huyların yanında güzel huyların da bulunacağını (6) belirtmişlerdir.
Yüce dinimiz İslam’ın benimsediği aile, eşlerin karşılıklı saygılı, hoşgörülü, kibar ve güler yüzlü olabilecekleri ailedir. Kaba, sert ve şiddet içeren huysuz davranışların İslam ailesinde yeri yoktur. Bu itibarla yuvamızı sevgi, şefkat ve anlayış esaslarıyla ayakta tutalım, aile fertlerimizle ilgilenip, onlara iyi davranalım. Onlardan sorumlu olduğumuzu ve hesaba çekileceğimizi unutmayalım. Bilelim ki hepimiz sorumluyuz ve hepimiz elimizin yettiği kişilerden mesulüz. (7)
——————————–
1) Rum 30-22
2) Ebu Davut R.Sal.Terc.C1 s.319
3) Müslim Fedail H.No: 79
4) Tirmizi Rada 11/A.Hanbel Müsnet 11
5) Nisa 4-19
6) Tirmizi R.Sal.trc.c.1 s.319 No: 274
7) Müslim a.g.e.c.1 S.324 No: 282
BENZER KONULAR:
Answers ( 3 )
Aile; güvendir, dayanaktır, sığınaktır. Tüm varlığıyla iyilikte yardımlaşmak, el birliğiyle kötülüğe engel olmaktır. Hz. Hatice’nin sevgisini ve desteğini asla unutmayan Rasulullah (sav), vefatından yıllar sonra bile onu hasretle anmıştır. Zira aile; vefadır, sadakattir. Eşleri birbirine güven ve sadakatle bağlayan en kıymetli bağdır. Aile fertleri, hayatın zorluklarını aşmak ve güzelliklerini paylaşmak üzere birbirlerinin yanında olurlar. İffet, izzet ve mahremiyetlerini muhafaza ederler. İşte ailedeki bu sadakat, dünyada şeref, ahirette ise kurtuluştur.
İslam dini, aile hukukuna büyük önem veren bir dindir. İslam, ailenin temel yapı taşı olarak kabul eder ve aile kurumunun sağlam temeller üzerine inşa edilmesini teşvik eder. İslam’ın aile hukukuyla ilgili bazı önemli konuları şunlardır:
İslam’da aile hukuku, bireylerin aile içinde birbirleriyle olan ilişkilerini düzenleyen kurallar ve ilkeler bütünüdür. Bu hukuk, özellikle Kuran-ı Kerim, hadisler (Peygamber Efendimizin sözleri ve uygulamaları) ve İslam hukukçularının (fukaha) görüşleri doğrultusunda şekillenir. İslam’da aile hukuku, bireylerin karşılıklı hak ve sorumluluklarını belirler, aile içindeki düzeni sağlamak amacıyla adalet, sevgi ve merhamet ilkelerini ön plana çıkarır.
İslam’da aile hukuku başlıca şu temel alanları kapsar:
1. Evlilik (Nikah)
Evlilik, İslam hukukunda çok önemli bir yer tutar. Evlilik, iki kişinin birbirlerine karşı sorumluluklarını yerine getirecek şekilde Allah’ın rızası doğrultusunda bir araya gelmesidir. Evliliğin temelinde karşılıklı haklar, saygı, sevgi ve sadakat yatar.
Nikah Akdi: Evlilik, nikah akdiyle gerçekleşir. Nikah, bir erkeğin ve kadının karşılıklı rızası ve şahitlerin huzurunda yapılan bir sözleşmedir. Evliliğin başlıca şartları arasında, kadının ve erkeğin birbirlerine rıza göstermesi, mehri (başlık parası) belirlemesi, şahitlerin bulunması gibi unsurlar vardır.
Mehir (Başlık Parası): İslam’da, erkek kadına bir mehir ödemekle yükümlüdür. Bu, kadının kendi malı olarak kabul edilir ve boşanma durumunda kadının maddi güvenliğini sağlamaya yöneliktir.
2. Boşanma (Talak)
İslam’da boşanma mümkündür, ancak bu, son çare olarak görülür. Boşanma, hem erkek hem de kadın için bazı hakları ve sorumlulukları gündeme getirir. Boşanma türleri ve şartları farklı olabilir, ancak en yaygın olanı erkek tarafından verilen talaktır.
Talak (Erkek Tarafından Boşanma): Erkek, kadına belirli bir sayıda talak (boşanma) hakkına sahiptir. Talak, belirli kurallar çerçevesinde gerçekleşir ve kadına iddet (boşanma sonrası bekleme süresi) uygulanır.
Khul’ (Kadın Tarafından Boşanma): Kadın da boşanmayı isteyebilir, ancak bu durumda genellikle bir maddi karşılık (mehir veya başka bir ödün) talep edilebilir.
İddet: Boşanan kadının, yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken süreye iddet denir. Bu süre, kadının hamile olup olmadığına göre değişir.
3. Evlilikte Kadın ve Erkek Hakları
Evlilikte her bireyin bazı hakları ve sorumlulukları vardır. İslam’da erkek ve kadının evlilikteki hakları dengeli bir şekilde düzenlenmiştir.
Kadın Hakları: Kadının, eşinden maddi ve manevi hakları vardır. Evlilikte sadakat, güven ve iyi muamele görmek, kadının hakları arasında sayılır. Ayrıca, kadının ekonomik bağımsızlığına ve kendi malını yönetme hakkına da sahiptir.
Erkek Hakları: Erkek, ailesinin geçimini sağlama ve aileyi koruma sorumluluğuna sahiptir. İslam’da erkeğin eşine karşı iyi muamelede bulunması, ona karşı nazik ve anlayışlı olması beklenir.
4. Çocuklar ve Velayet
İslam’da çocukların hakları da korunur. Ebeveynler, çocuklarına karşı sorumluluklarını yerine getirmekle yükümlüdür.
Çocukların Bakımı ve Eğitimi: Çocuklar, hem maddi hem manevi bakımdan korunmak ve eğitilmek zorundadır. Aile, çocuklarına iyi bir eğitim, sağlıklı bir ortam ve adil bir şekilde davranmakla yükümlüdür.
Velayet: Boşanma durumunda çocukların velayeti konusu önemli bir meseledir. İslam’a göre, boşanmış bir kadının çocuklarıyla ilgili olarak genellikle annesiyle kalması beklenir, ancak bu durum, çocuğun yaşına ve diğer koşullara göre değişebilir.