İslam sevgi dini midir yoksa savaş dini mi

Question

İslâm Ve Barış

SORU: İslâm’ın sertlik yanlısı olduğunu ve barışa karşı olduğunu söylüyorlar. Bu sözün doğruluk payı var mıdır? Bunun gerçeğini izah eder misiniz?

CEVAP: Bu söz açık bir yalan ve iftiradır. İslâm kendisine yöneltilen bu iftiralardan beridir. “İslâm sertlik yanlısıdır ve barışa karşıdır” sözleri tamamen iftiradan ibarettir. İslâm bütün dinlerden daha fazla barış yanlısıdır. Ve insanları banşa teşvik eder. Banşı insanlara sevdirir. Allah’ın bir isminin Selam olması da bunun delilidir. Bu da gösteriyor ki İslâm barışın kaynağıdır, barışa çağırır ve barışı insanlara sevdirir.

İslâm müntesiplerine “es-selamu aleyküm ve rahmetullahı ve be-rekatühü” diye selamlaşmalarını tavsiye etmiştir. Ve yine günde beş kez kıldığı namazın sonunda sağma ve soluna dönerek aynı kelimeyi tekrarlamalarını emrediyor. Kur’an-ı Kerime bir göz attığımız zaman bir çok yerde barışı tavsiye ettiğini görürüz. Kur’an-ı Kerim barışa davet ederek şöyle diyor:

Allah kullarını esenlik yurduna çağırıyor. Ve O dilediğini doğru yola iletir. (Yunus/25)

Takva sahibi kullarının yerlerinden bahsederken şöyle der: Rableri katında onlara esenlik yurdu (cennet) vardır. (En’am/127)

Yine Kur’an, mü’minlerin diğer dünyada da selamla merhabalaşa-caklarını bize bildirerek şöyle diyor:

Kendisine kavuştukları gün, Allah’ın onlara iltifatı selamdır. (Ah-zab/44)

Melekler de mü’minlere cennette selam diyeceklerdir:

(Melekler) “Sabrettiğinize karşılık size selam olsun! Dünya yurdunun sonu (cennet) ne güzeldir!” derler. (Ra’d/24)

İslâm, harbi ancak bir nefis müdafaası olarak meşru görmüştür. Düşmanların hücumunu durdurmak, yerleri, yurtları ve insanları istilacılardan, sömürgecilerden korumak için savaşı meşru kılmıştır. Kur’an şöyle buyuruyor:

Kendileriyle savaşılanlara (müminlere) zulme uğramış olmaları sebebiyle, (savaş konusunda) izin verildi. Şüphe yok ki Allah, onlara yardıma mutlak surette kadirdir. (Hac/39)

Kim size saldırırsa, siz de ona size saldırdığı kadar saldırın. (Bakara/194)

Zalimlerden başkasına düşmanlık ve saldırı yoktur. (Bakara/193)

Size karşı savaş açanlara, siz de Allah yolunda savaş açın. Sakın aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırıları sevmez. (Bakara/190)

İslâm, düşman harbetmekten vazgeçtiği zaman mü’minlerin barışa sarılmalarını istiyor. İslâm hakkı sahibine vermeyi, insaf, hak ve adalet üzerine bina edilecek bir barışı kabul ediyor. Kur’an-ı Kerim bu konuda şöyle diyor:

Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de ona yanaş ve Allah’a tevekkül et. Çünkü o işitendir, bilendir. (Enfal/6)

Ve yine İslâm harbin ancak mazlumların ve ezilenlerin hakkını savunmak için yapıldığını söylemektedir. Allah, Nisa suresinde şöyle buyuruyor:

Size ne oldu da Allah yolunda ve “Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize tarafından bir sahip gönder, bize katından bir yardımcı yolla!” diyen zavallı erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz!

İman edenler Allah yolunda savaşırlar. İnanmayanlar ise, tağut (batıl davalar ve şeytan) yolunda savaşırlar. O halde şeytanın dostlarına karşı savaşın, şüphe yok ki şeytanın kurduğu düzen zayıftır. (Nisa/75-76) ‘

İslâm’da daha nice açık hükümler vardır ki, bunlar onun (İslâm’ın) barış, muhabbet, kardeşlik ve insanlık dini olduğunu gösteriyor. Kur’an şöyle diyor:

Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar üretip yayan rabbi-

nizden sakının. (Nisa/l)

Ve yine şöyle buyuruyor:

Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız-için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık… (Hucurat/13)

Rasûlullah da şöyle buyuruyor:

Müslüman, müslümanların elinden ve dilinden selamette olduğu kişidir. Mü’min ise, insanların şerrinden emin oldukları kişidir.

Allah Rasûlü (s.a) fiillerin en sevaplısı “herkese selam vermektir” buyuruyor.

Biz böylelikle anlıyoruz ki, İslâm barış ve güven dinidir. İslâm sertlik ve düşmanlık dini değildir.

Benzeri konular:

About Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Follow Me

Answer ( 1 )

  1. Muhammed Samir
    1
    2024-12-15T17:24:05+03:00

    İslam, sevgi ve barış dini olarak tanımlanabilir. Ancak, tarih boyunca bazen savaşla da ilişkilendirilmiş olmasına rağmen, temel öğretileri ve Kur’an’ın mesajı barış ve insan haklarına vurgu yapmaktadır. İslam’ın özünde, insanların birbirlerine karşı adaletli ve merhametli olmaları gerektiği, şiddet ve düşmanlıktan kaçınılması gerektiği öğretilir. İslam, adalet, hoşgörü, merhamet ve sevgiye dayalı bir yaşam biçimini teşvik eder.

    İslam’da barış (İslam kelimesi de köken olarak “barış” anlamına gelir) önemli bir yer tutar. Kur’an’da, barış ve hoşgörü vurgulanırken, savaş ancak savunma amacıyla ve adalet için yapılabilir. Kur’an’ın 49:13 ayetinde, tüm insanları aynı yaratıcının yarattığı ve birbirine karşı sevgi ve saygı gösterilmesi gerektiği belirtilir. Ayrıca, Allah’ın kullarına barış içinde yaşamayı emrettiği birçok ayet bulunmaktadır.

    Bununla birlikte, İslam tarihi boyunca savaşların var olması, bazen yanlış anlamalar ve kötü yorumlamalar sonucu olmuştur. Savaş, sadece savunma ve zorunluluk durumlarında meşru kılınmıştır. Kur’an’da savaşla ilgili ayetler, belirli tarihi ve toplumsal koşullar altında nazil olmuş ve bu ayetler çoğu zaman bağlamına göre anlaşılmalıdır.

    İslam’ın barışçıl öğretileri, dünya çapında birçok Müslüman topluluğu tarafından benimsenmiş ve barışı teşvik eden bir yaşam biçimi olarak yaşanmaktadır. Müslümanlar, sadece Allah’a ibadet etmekle kalmayıp, aynı zamanda çevrelerine, topluluklarına ve insanlığa hizmet etmek, adalet sağlamak ve barışı korumakla yükümlüdür.

    Sonuç olarak, İslam, sevgi, barış, hoşgörü ve adalet dini olarak kabul edilebilir. Savaş ise sadece savunma ve adaletin sağlanması için zorunlu durumlarda gündeme gelir.

    Best answer

Leave an answer