Paylaş
Iskat nedir nasıl hesaplanır
Question
Iskat-ı Salât (Namazın Zimmetten Düşürülmesi)
Herhangi bir sebeple vaktinde kılınamayan ve böylece mükellefin zimmetine borç olarak geçmiş bulunan namazların bir tek ödeme yolu vardır, o da kaza etmek, yani geçmiş namazları kılmaktır. Bundan başka namazın zimmetten düşürülmesi için meşru bir yol yoktur.
Tutulamayan oruçlar namaz gibi değildir. Oruç için fidye verilmesi hakkında delil vardır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de, “… Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verirler…,” buyrulmuştur. İhtiyarlık veya iyileşme umudu kalmamış hastalık gibi sürekli mazereti olanlar tutamadıkları oruçların yerine her bir gün için fidye verirler.
Fakat kılınamayan namazlar için fidye verileceğine dair bir delil yoktur.
Oruç için fidyeye sebep olan acizliği dikkate alarak namaz için de fidye verilmesi oruca kıyas edilemez. Çünkü oruç borcunun fidye ile ödenmesi, orucu makul olmayan misliyle ödemektedir ki (buna cevaz veren delil vardır.) namazın da bu şekilde fidye ile ödenmesini oruca kıyas etmek, makul olmayan misliyle ödemeye başka bir şeyi kıyas etmektir ki bu kıyas caiz değildir.
Ancak, oruçta fidye sebebinin acizlik olduğu ihtimalini dikkate alan bir kısım İslam âlimleri; “Aynı sebep namaz için de söz konusudur.
Böyle olmasa bile, namaz için verilen fidyeler, günahların silinmesine vesile olan bir iyiliktir” diyerek ima ile de olsa vaktinde kılamadan ve sonradan da kaza edemeden ölen mükellefin kılamadığı namazlar için fidye verilmesini vasiyet etmesini yararlı görmüşlerdir.
İma ile de kılmaya gücü olmadığı namazları kılamayan ve kaza edecek şekilde sağlığına kavuşmadan ölen kimsenin, bunlar için fidye verilmesini
vasiyet etmesi gerekmez.
Vasiyet edilen fidyeler, ölünün geriye bıraktığı malın üçte birinden verilir. Ölünün öyle bir vasiyeti yoksa varislerin fidye vermesi gerekmez.
Ancak varislerin teberru olarak fidye vermeleri caizdir.
Bir kimse başkasının yerine namaz kılamaz, oruç tutamaz. Ancak yaptığı ibadetin sevabını başkasına bağışlayabilir.
Bazı kimselerin fakirlere para vererek, ölü için namaz kıldırmaları ve oruç tutturmalarının aslı yoktur.
İskat ölen bir insanın bıraktığı maldan dini vecibelerini yerine getirmediği caiz olan farzlarn yerine ödenen bir maldır. Oruç oruç tutamadığı halde verilen zekatını ödemediği halde öğlen Adak ve yemin kefareti öldükten sonra varisleri tarafından çıkarılır. Oruç için zekat için adak için yemin kefareti için geçerlidir Namaz için ıskat verilmez.
BENZER KONULAR:
Answers ( 3 )
Müslüman rahatsızlıktan dolayı veya oruç tutamayacak kadar yaşlılıktan dolayı tutamadığı oruçlar için varisleri tarafından hesaplanıp fidyesi verilir. Yalnız burada dikkat edilmesi gereken şudur ki, bu sadece oruç için geçerlidir. Namaz için bu durum söz konusu değildir. Kişi kılamadığı namazların borcunu vefat ettikten sonra varisleri tarafından ödenen fidye ile ödemiş olmaz. Bu geçerli değildir. Kılınamayan namazlar için tek bir yol vardır; o da bu namazları kaza etmektir.
İskat, inşaat ve mühendislik alanlarında kullanılan bir terimdir ve genellikle bir yapının veya malzemenin belirli bir kısmının kesilerek veya eksiltilerek çıkarılması anlamına gelir. İnşaat mühendisliği ve hidrolik alanlarında farklı anlamlara gelebilir:
1. İnşaat ve Mimarlıkta İskat:
Bir yapının planında belirli bir bölümün kesilmesi, çıkartılması veya kot farkı oluşturulmasıdır. Örneğin:
Bir döşemenin belirli bir kısmının aşağıya indirilmesi (banyo, tuvalet gibi ıslak hacimlerde suyun birikmesini önlemek için).
Kiriş, kolon veya duvarların belli kısımlarının kesilerek eksiltilmesi.
2. Hidrolojide ve Akarsu Mühendisliğinde İskat:
İskat, suyun akış yönünde veya akarsu tabanında zamanla oluşan oyulma (aşınma) miktarını ifade eder. Genellikle köprü ayakları veya baraj yapıları gibi hidrolik yapılarda suyun etkisiyle oluşan kazınma ve malzeme kaybı şeklinde meydana gelir.
İskat Nasıl Hesaplanır?
1. İnşaat Mühendisliğinde:
Yapının kesilecek kısmı belirlenir ve kesit hesapları yapılır.
Statik ve dinamik yüklerin nasıl etkileneceği kontrol edilir.
Gerekli takviye önlemleri alınarak uygun malzemeler kullanılır.
2. Hidrolik ve Akarsu Alanında:
Akış hızı (
𝑉
V), debi (
𝑄
Q), ve taban malzemesinin özellikleri analiz edilir.
İskat Derinliği (
) empirik formüllerle hesaplanabilir. Yaygın kullanılan bir formül:
=K⋅(V
2
/(2g))
Burada:
= İskat derinliği (metre)
𝐾
K = Deneysel katsayı (zemin türüne bağlı olarak değişir)
𝑉
V = Su hızı (m/s)
𝑔
g = Yerçekimi ivmesi (9.81 m/s²)
Daha detaylı analizler için hidrolik modelleme yazılımları da kullanılabilir.
Hangi alanda iskat hesaplamak istediğinizi söylerseniz daha spesifik bir açıklama yapabilirim.
İskat-ı Salât (Namazın Zimmetten Düşürülmesi), vefat eden bir Müslümanın hayattayken kılamadığı farz namazlarının, mirasçıları veya yakınları tarafından fidye verilerek zimmetten düşürülmesi inancıdır. Bu uygulama, özellikle Osmanlı dönemi başta olmak üzere bazı İslam toplumlarında yaygın olarak görülmüş, ancak İslam âlimleri arasında farklı görüşler bulunmaktadır.
İskat-ı Salâtın Dayanağı ve Uygulaması
Fidye Ödenmesi: Kılınmamış namazlar için bir fidye (genellikle fakirlere verilen sadaka) verilerek borcun silinmesi amaçlanır.
Kur’an ve Hadis Kaynakları: Namazın fidye ile düşeceğine dair doğrudan bir ayet veya sahih hadis bulunmamaktadır. Ancak bazı alimler, oruç için fidyenin mümkün olduğunu belirten ayetlerden (Bakara 2/184) yola çıkarak namaz için de böyle bir uygulamanın yapılabileceğini söylemişlerdir.
Görüş Ayrılıkları:
Hanefî mezhebinde bazı âlimler, böyle bir uygulamanın meşru olabileceğini belirtmiş,
Şafiî ve Malikî mezheplerinde ise namazın sadece bizzat kılınarak eda edilebileceği, fidye ile düşmeyeceği görüşü hâkimdir.
Sonuç
Günümüzde birçok İslam âlimi, İskat-ı Salât uygulamasının dînî bir zorunluluk olmadığını ve kişinin kendi namazını sağlığında kılması gerektiğini vurgulamaktadır. Ancak halk arasında bu uygulama, vefat eden kişinin namaz borçlarının affedilmesi için bir tür manevi destek olarak görülmeye devam etmektedir.