
Dünya hayatının gerçek midir? kur’an ve sünnette dünya ve ahiret hayatına bakış nasıl olmalıdır
Kafama çok takılıyor delirecek duruma geldim İnsanlar uykudadır ölünce uyanırlar hadisi yüzünden.Bu hadis İlk defa imam Gazalinin eserinde geçiyor İmam Gazali de bunu dünya hayatının gerçek olmadığına yorumlamış Gerçekten dünya hayatı gerçek değil mi eğer gerçek değilse biz neden yaşıyoruz o zaman
Hocam orada söylemek istenen şey; insan dünyaya dünyadaki maddiyata aldanır. örnegin insan acıkınca açlıktan ölecek gibi bir hisse kapılır ama 2 lokma yemek yedigi zaman o hissin hepsi geçip gider. İnsan dünyada yaşarken sanki hiç ölüm yok gibi ve sonsuza kadar bu zevk sefa içinde yaşayacakmış gibi davranıyor. Dünya hayatına kanıyor yani UYUYOR. Ölüm geldiginde ise herşeyin boş oldugunu anlayacak çünkü dünya hayatı gerçek olsa dahi kalıcı değildir. Asıl gerçek ve KALICI olan SONSUZ olan ahirettir.
Düşünün dünyadaki tüm saltanat sizin. Tüm altınlar arabalar yatlar katlar. Her şey sizin. Bu sahip oldugunuz şey gerçekte vardır yani gerçektir ancak KALICI VE SONSUZ değildir. Kalıcı ve sonsuz olmadıgı için sahtedir. Ölünce hiçbirinin gerçekliğinin geçerli olmadığını anlayacağız. Hadis bunla ilgilidir. Anlatabildim mi?
İnsanlar uykudadır ölünce uyanırlar
Daha önce sordum fakat İmam Gazali dünya hayatını, İnsanlar uykudadır ölünce uyanırlar hadisine dayandırarak idealizme dayandırıyor.Bizim şimdi bakış açımız nasıl olmalı?
en çok burası güldürdü. Hocam dünya hayatının rüya olup olmayacağı insanın şüphe ile ulaşabileceği bir şey değildir. Ne boş bir uğraş. İnsan matematik değildir hocam. Şu doğa bilimleri ile sosyal bilimleri birbirine harmanlayıp ancak şu kadar saçmalanabilirdi. Kim kanıtlayabilir hangi akıl hangi şüphe bunun tez antitez ve sentez aşamalarını tamamlayabilir? Yazan kişide akıll bak OLABİLİR yazıp milletin aklına bir taş atıyor. Çıkarın çıkabilirseniz o taşı
Answers ( 2 )
İslam dini içerisinde, “İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar” şeklinde bir hadis bulunmamaktadır. Bu ifade, İslam hadis literatüründe kaynak olarak kabul edilmemektedir. Hadisler, İslam peygamberi Hz. Muhammed’in sözleri, eylemleri veya onaylarını içeren geleneksel sözlü rivayetlerdir ve doğru ve güvenilir kaynaklardan alınmalıdır.
Hadisler, sahih hadis kitaplarında ve hadis bilginlerinin çalışmalarında derlenir ve değerlendirilir. Sahih hadis kitapları, hadislerin güvenilirliğini sağlamak için sıkı bir metodolojiye dayanan hadis bilginleri tarafından derlenmiştir.
Bu nedenle, İslam’ın öğretileri ve inançları hakkında doğru bilgilere ulaşmak için sahih hadis kaynaklarına başvurmak önemlidir. İslam dini, Kur’an-ı Kerim’e ve sahih hadislere dayanmaktadır. Sahih hadisler, Hz. Muhammed’in öğretilerini ve uygulamalarını doğru bir şekilde yansıtmaktadır ve Müslümanlar için rehberlik kaynağı olarak kabul edilir.
Evet, sizin bahsettiğiniz ifade İslam kaynaklarında geçen bir hadise işaret ediyor. Bu hadisi genellikle şu şekilde aktarılır:
“İnsanlar uykudadır; ölünce uyanırlar.”
Bu hadis, insanın dünya hayatını bir uyku gibi gördüğü ve ölümle birlikte gerçek hayata (ahiret hayatına) uyanacağı anlamında yorumlanır. Yani ölüm, bir son değil, aslında insanın gerçek hayatına geçişidir.
Kaynak olarak bu hadis, Sahih-i Müslim ve Tirmizî gibi hadis kitaplarında benzer şekillerde yer alır. Örneğin:
Tirmizî, “Cennet ve Cehennem hakkında rivayetler” bölümünde buna benzer bir hadisi nakleder.
Bazı alimler bu hadisi, rüyayla gerçek hayat arasındaki benzetme olarak da yorumlamışlardır: Dünya hayatı bir uyku, ahiret hayatı ise gerçek uyanıştır.