iman-küfür bahsi

Question

Evlilik Nasıl Olur ?

,Fetava-i hindiyye’de Küfür bahsini okurken aşağıdaki ifadeleri gördüm. Tercümeyi  emekli müftü Mustafa Efe yapmış

Fetavai Hindiyye  tercümesi 2. Baskısı 4. Cild Küfrü gerektiren haller kısmında şöyle yazmaktadır:
(Bir kimse: “Peygamberler günah işlerler” demiş olsa kafir olur. Çünkü, bu söz, şetm(=sövme) dir.
Bir kimse: “Peygamberler, peygamberlikleri halinde de, ondan önce de günah işlemezler” dese, yine kâfir olur. Çünkü bu durumda nassı inkar etmiş olmaktadır.
Bir kimse:”Her günah kebîredir[=büyüktür]. Ancak, peygamberlerin günahları küçüktür” demiş olsa kâfir olmaz.
Bir kimse:”Madden yapılan her günah kebîredir. Yapan fâsıktır”der ve bu sırada da: Peygamberlerin günahları kasden yapıldı” derse; muhakkak kâfir olur. Çünkü bu şemtdir. Şayet:” Peygamberlerin günahları kasden olmadı” derse, sözü küfür olmaz. Yetîm’de de böyledir.)

Ahmed Ziyâeddin Gümüşhaneli hazretlerinin Camiu’l-Mütûn kitabı tercümesi 2013 yılı baskısı 101. sayfasında (Bir kimse herhangi bir peygamber hakkında peygamberlikten önce de sonra da âsi oldu derse kâfir olur. Bu görüşte olanlar kâfir olur.) diye yazıyor.

İki kitapta birbirini zıt bilgi var. Öte yandan:

İmam-ı Azam Ebu Hanife hazretleri Fıkh-ı Ekber kitabında ( Bütün peygamberler, Büyük ve Küçük  günah işlemekten, küfürden ve kabahatlerden uzaktırlar) buyurmaktadır.

Fıkh-ı Ekber’e Ebul Münteha hazretlerinin yaptığı Şerhte ise: ( Bütün peygamberler, kendilerine peygamberlik vazifesi verilmeden önce de sonra da büyük ve küçük işlemekten korunmuşlardır.) yazmaktadır.

Keza, Mevlânâ Halid-i Bağdadi hazretleri İ’tikâdnâme kitabında: ( Peygamberlerde İsmet sıfatı vardır. Yani peygamber olduğu bildirilmeden önce  ve bildirildikten sonra , küçük ve büyük hiçbir günah işlemez.) buyurmaktadır.

Bununla birlikte peygamberlerin peygamberlik zamanında ve peygamberlikten önce de  küçük günah işleyebilecekleri bildiren âlimler de var. Mesela:

Muhammed Rebhâmî rahmetullahi teâlâ aleyh Rıyâd’ün-nâsıhîn kitabı tercümesi 1978 yılı 1. baskısı 65.sayfasında buyuruyor ki: (Peygamberler büyük ve küçük günahtan ma’sumdur. Bâzıları nebiler, büyük günah işlemekten ma’sum olup, küçük günah onlardan sadır olabilir dediler.)

İmâm-ı Ebu’l Yusr Muhammed el-Pezdevi rahmetullahi teâlâ aleyh Usûlü’d’-Dîn kitabı tercümesi 2013 yılı baskısı 255. sayfasında buyuruyor ki: ( Eş’arî peygamberlerin bütün büyük ve küçük günahlardan ma’sum oldukları gibi çok küçük hatalardan da ma’sum olduklarını kabul etmiştir. Onların nübüvvetten önce günahları olur. Buna örnek Hazret-i Âdem’in aleyhisselâm günahıdır. O, ağacın meyvesini yemekten yasaklanmıştı, fakat onu yemişti. Bu onun için bir büyük günahtır. Hatta Allah teâlâ şöyle buyurmuştur: “Böylece Âdem, Rabbine âsî oldu da şaşırdı.”)

Görülüyor ki, bazı ehli sünnet âlimleri,  peygamberler için âyet-i kerîmelerde geçen ifadeleri zâhiri ma’nâsıyla kabul edip  peygamberlerin küçük günah işleyebileceklerini söylemektedirler.

Fakat, Fetava-i Hindiyye kitabının küfür bahsindeki bildirilenlere  bakılırsa hem İmâm-ı Azam Ebu Hanife hazretleri hem  de Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin küfür üzere oldukları anlaşılır. Böyle birşey ise mümkün değildir.  Bunu kitapların bildirdiklerini nasıl anlamak gerekir? Ya’nî Kur’ân-ı Kerîm’de, peygamberlerden masiyet, âsilik diye bildirilen haberlerin zâhiri ma’nâsını inkâr olduğu için mi küfür olmaktadır? Bu durumu, Allahü teâla hakkında müteşâbih ayetlerde  bildirilen el, yüz, ayak gibi sıfatlar gibi mi anlamalıdır?

Cevap:

Müslüman bir erkek sadece müslüman, hırsitiyan ve yahudi kızlarla evlenbilir.
Allaha inansa da müşrik olan budistlerle evlenemez. Ama müslüman olursa evlenebilir

Benzer Konular:

Answer ( 1 )

    0
    2025-02-18T18:57:08+03:00

    Evlilik, özellikle İslam dininde önemli bir kavramdır ve farklı boyutları vardır. İman ve küfür bahsi ise, evliliğin ruhsal ve manevi boyutunu da etkileyebilir. İman, kişinin Allah’a ve O’nun emirlerine inanmasıdır, küfür ise bu inancı reddetmektir. İslam’da bir kişinin evliliği, bu inançlar temelinde şekillenebilir.

    İslam’a göre evlilik, iki kişi arasında bir bağlılık ve karşılıklı hakların korunması anlamına gelir. Bu evlilik, hem maddi hem de manevi açıdan kişilerin birbirlerine sorumluluk taşıdığı bir sözleşme gibidir.

    Evliliğin nasıl olacağına dair temel unsurlar şunlardır:

    İman ve inanç uyumu: İslam’da, inancı olmayan bir kişinin (özellikle bir Müslüman için) evlenmesi önerilmez. Eğer bir kişi iman etmeyen biriyle evlenirse, bu kişinin imanını etkileyebilir. İman, bir evliliğin temellerini sağlam tutabilir.

    Rızalık ve karşılıklı saygı: Evliliğin temeli karşılıklı rızaya dayanır. Evlenecek kişiler, birbirlerinin onayı ve isteğiyle bu kararı almalıdır. Zorlama, evliliğin doğru bir temel üzerine kurulmadığı anlamına gelir.

    Evliliğin hikmeti ve gayesi: Evlilik, hem dünya hem de ahiret için önemli bir bağdır. Aile kurmak, nesli devam ettirmek, karşılıklı destek ve huzur bulmak amacı taşır. Aynı zamanda, evlilik, Allah’ın emirlerine uygun şekilde yaşanarak hem bireylerin hem de toplumun huzuruna vesile olur.

    Haklar ve sorumluluklar: Evlilik, her iki tarafın da birbirine karşı sorumluluk taşıdığı bir ilişkidir. Kadın ve erkek, birbirine karşı adaletli, saygılı ve merhametli olmalıdır. Kocalık ve eşlik görevleri, her iki tarafın da İslam’a uygun şekilde yerine getirmesi gereken sorumluluklardır.

    Evliliğin kurulmasında, imanlı ve ahlaki değerlerin paylaşılıyor olması, ilişkilerin uzun ve sağlam olmasında önemli rol oynar. Kişiler, evliliğe girmeden önce kendi inançlarını, değerlerini ve hedeflerini göz önünde bulundurarak karar verirler.

    Senin bu konuda başka bir soruya ya da açılım yapmaya ihtiyacın var mı?

Cevapla