İftitah duası arapça türkçe anlamı

Question

Peygamberimizin okuduğu iftitah duaları

TEKBİRDEN SONRA OKUNAN İFTİTAH DUASI

Hanefi ve Şafii Mezhbine Göre Okunan İftitah Duaları
Subhaneke ve Veccehtu Vechiye (teveccüh)

(( اَللَّهُمَّ بَاعِدْ بَيْنِي وَبَيْنَ خَطَايَايَ كَمَا بَاعَدْتَ بَيْنَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ،اَللَّهُمَّ نَقّنِي مِنْ خَطَايَايَ كَمَا يُنَقَّى الثَّوْبُ الأَبْيَضُ مِنَ الدَّنَسِ،اَللَّهُمَّ اغْسِلْنيِ مِنْ خَطَايَايَ بِالثَّلْجِ وَالْمَاءِ وَالْبَرَدِ ))

(1) “Allahım! Doğu ve batının arasını uzaklaştırdığın gibi, beni de günahlarımdan uzaklaştır.Allahım! Beyaz elbisenin kirden temizlendiği gibi, beni de günahlarımdan temizle.Allahım! Beni günahlarımdan kar, su ve dolu ile arındır (temizle).”[1]
(( سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، وَتَبَارَكَ اسْمُكَ، وَتَعَالَى جَدُّكَ، وَلاَ إِلَهَ غَيْرُكَ ))

(2)“ Allahım! Sana hamdederek seni tüm noksanlık-lardan tehzih ederim.İsmin mübârek ve şânın yücedir.Senden başka hakkıyla ibâdete lâyık hiçbir ilah yoktur.”[2]
(( وَجَّهْتُ وَجْهِيَ لِلَّذِي فَطَرَ السَّـمَاوَاتِ وَالأَرْضَ حَنِيفاً وَمَا أَنَا مِنَ الْمُشْرِكِينَ، إِنَّ صَلاَتِي، وَنُسُكِي، وَمَحْيَايَ، وَمَمَاتِي لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، لاَ شَرِيكَ لَهُ وَبِذَلِكَ أُمِرْتُ وَأَنَا مِنَ الْمَسْلِمِينَ. اَللَّهُمَّ أَنْتَ الْمَلِكُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ. أَنْتَ رَبِّي وَأَنَا عَبْدُكَ، ظَلَمْتُ نَفْسِي فَأغْفِرْ ليِ ذُنُوبِي جَمِيعاً إِنَّهُ لاَيَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ أَنْتَ. وَاهْدِنِي ِلأَحْسَنِ اْلأَخْلاَقِ لاَ يَهْدِي لأَحْسَنِهَا إَلاَّ أَنْتَ، وَاصْرِفْ عَنِّي سَيِّئَهَا، لاَيَصْرِفُ عَنِّي سَيِّئَهَا إِلاَّ أَنْتَ، لَبَّيْكَ وَسَعْدَيْكَ، وَالْخَيْرُ كُلُّهُ بِيَدَيْكَ، وَالشَّرُّ لَيْسَ إِلَيْكَ، أَنَا بِكَ وَإِلَيْكَ، تَبَارَكْتَ وَتَعَالَيْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ ))

(3) “Yüzümü, hakka yönelerek, gökleri ve yeri yaratana çevirdim ve ben, O’na ortak koşanlardan değilim. Namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm, âlemlerin Rabbi Allah içindir.O’nun ortağı yoktur.Ben bununla emrolundum ve ben müslümanlardanım.Allahım!Melik sensin, senden başka hakkıyla ibâdete lâyık hiçbir ilah yoktur.Sen benim Rabbimsin ve ben de senin kulunum.Nefsime zulmettim.Bütün günahlarımı bağışla. Zirâ günahları ancak sen bağışlarsın.Beni, ahlâkın en güzeline erdir. Onun en güzeline ancak sen erdirirsin.Ahlâkın kötüsünden de beni uzaklaştır.Zirâ kötüsünden ancak sen uzaklaştırırsın.Buyur, Allahım buyur!Hayrın hepsi, senin iki elindedir. Şer, sana nisbet edilemez.Ben sana sığınır ve sana dönerim.Sen, mübârek ve yücesin. Senden bağışlanma diler ve sana tevbe ederim.”[3]
(( اَللَّهُـمَّ رَبَّ جَبْرَائِيلَ، وَمِيكَـائِيلَ، وَإِسْرَافِيلَ فَاطِرَ السَّماَوَاتِ وَالأَرْضِ، عَـالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ، أَنْتَ تَحْكُمُ بَيْنَ عِبَادِكَ فِيمَا كَانُوا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ. اِهْدِنيِ لِمَا اخْتُلِفَ فِيهِ مِنَ الْحَقِّ بِإِذْنِكَ إِنَّـكَ تَهْدِي مَنْ تَشَاءُ إِلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ ))

(4) “Cebrâil, Mikâil ve İsrâfil’in Rabbi, göklerin ve yerin yaratanı, gizli ve âşikârı bilen Allahım! Ayrılığa düştükleri şeylerde kulların arasında sen hüküm verirsin.İhtilafa düşüldü-ğünde beni izninle hakka ulaştır.Şüphesiz, sen dilediğini doğru yola erdirirsin.”[4]
(( اَللهُ أكْبَرُ كَبِيراً، اَللهُ أكْبَرُ كَبِيراً، اَللهُ أَكْبَرُ كَبِيراً، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ كَثِيراً، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ كَثِيراً، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ كَثِيراً، وَسُبْحَانَ اللهِ بُكْرَةً وَأَصِيلاً -ثلاثاً- أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ مِنْ نَفْخِهِ، وَ نَفْثِهِ، وَ هَمْزِهِ ))

(5) “Allah, en büyüktür. Allah, en büyüktür. Allah, en büyüktür.Allah’a çokça hamdolsun.Allah’a çokça hamdolsun. Allah’a çokça hamdolsun.Sabah ve akşam, Allah’ı tüm noksan-lıklardan tenzih ederim.”
(Üç kere) “Şeytan’dan; onun küfre götüren kibirinden, sihir ve vesvesesinden Allah’a sığınırım.”[5]
(( اَللَّهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ أَنْتَ نُورُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَنْ فِيهِنَّ، وَلَكَ الْحَمْدُ أَنْتَ قَيِّمُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَنْ فِيهِنَّ، [وَلَـكَ الْحَمْدُ أَنْتَ رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَنْ فِيهِنَّ] [وَلَكَ الْحَمْدُ لَكَ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَنْ فِيهِنَّ] [وَلَكَ الحَمْـدُ] [أَنْتَ مَلِكُ السَّـمَاوَاتِ وَالأرْضِ] [وَلَكَ الحَمْدُ] [أَنْتَ الْحَقُّ، وَوَعْـدُكَ الْحَقُّ، وَقَوْلُـكَ الْحَقُّ، وَلِقَاؤُكَ حَقُّ، وَالْجَنَّةُ حَقٌّ، وَالنَّارُ حَقٌّ، وَالنَّبِيُّونَ حَقٌّ، وَمُحَمَّدٌ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ حَقٌّ وَالسَّاعَةُ حَقٌّ] [اَللَّهُمَّ لَكَ أَسْلَمْتُ وَعَلَيْكَ تَوَكَّلْتُ، وَبِكَ آمَنْتُ، وَإِلَيْكَ أَنَبْتُ، وَبِكَ خَاصَمْتُ، وَإِلَيْكَ حَاكَمْتُ. فَاغْفِرْ ليِ مَاقَدَّمْتُ، وَمَا أَخَّرْتُ، وَمَا أَسْرَرْتُ، وَمَا أَعْلَنْتُ أَنْتَ الْمُقَدِّمُ وَأَنْتَ الْمُؤَخِّرُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَنْتَ إِلَهيِ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ ))

(6)“ Allahım!Hamd sanadır.[6] Sen, göklerin, yerin ve o ikisinin arasında bulunanların nûrusun.Hamd sanadır.Sen; gökle-rin, yerin ve onlarda bulunanların efendisisin.[Hamd sanadır. Sen göklerin, yerin ve onlarda bulunanların Rabbisin] [Hamd sanadır. Göklerin yerin ve o ikisinin arasında bulunanların mülkü sana aittir.] [Hamd sanadır.Sen, göklerin ve yerin hükümdârısın] [Hamd sanadır] [Sen Hak’sın, vâdin de haktır. Sözün hak ve sana dönüş de haktır.Cennet ve Cehennem hak, peygamberler haktır. Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem- hak ve kıyâmet haktır.] [Allahım! Sana teslim oldum; sana tevekkül ettim, sana îmân ettim ve sana döndüm.Bana verdiğin huccetle düşmanını düşman edindim. Seni aramızda hakem kılıp hükmüne başvurdum.Gizli ve âşikâr, yaptığım ve yapacağım amellerimi bağışla] [Öne geçiren ve geriye bırakan sensin.Senden başka ilah yok] [Sen, benim ilâhımsın. Senden başka ilah yok.][7]


[1] Buhâri (1/181); Müslim (1/419).
[2] Sünen sahipleri. Bkz. Sahih-i Tirmizi (1/77); Sahih-i İbn-i Mâce (1/135).
[3] Müslim, (1/534).
[4] Müslim, (1/534).
[5] Ebu Dâvud (1/203); İbn-i Mâce (1/265); Ahmed (4/85). Müslim, İbn-i Ömer -radıyallahu anhümâ-’dan benzerini tahric etmiştir, onda bir de kıssa zikredilir (1/420).
[6] Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-, gece teheccüde kalktığında bu duâyı okurdu.
[7] Buhâri, Bkz.Fethu’l-Bâri (3/3 – 11/116 – 13/371,423,465); Müslim, özetle benzerini rivayet etmiştir (1/532).

Dini Siteler

BENZER KONULAR:

Tahiyyattan sonra okunan dua arapça türkçe

 

Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Takip Et

Answers ( 2 )

    1
    2024-12-03T19:40:03+03:00

    İftitah duası, namazın başında okunan ve “açılış duası” olarak bilinen dua olup, Allah’a yönelmek, namaza başlamak ve yardım dilemek amacıyla okunur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) namazda iftitah duasını genellikle şu şekilde okurdu:

    Arapça metin:
    اللَّهُ أَكْبَرُ كَبِيرًا وَالْحَمْدُ لِلَّهِ كَثِيرًا وَسُبْحَانَ اللَّهِ بُكْرَةً وَأَصِيلًا

    Türkçe anlamı:
    Allahu Ekber Kabîran: Allah en büyüktür, sonsuz büyüklüktedir.
    Ve’l-hamdu lillahi kathîran: Çok şükür Allah’a, bol bol hamd olsun.
    Ve’s-Sübhâna Allahî bukreten ve asîlâ: Allah’ı sabah akşam her türlü eksiklikten tenzih ederim.
    Bu dua, namazda Allah’a yönelmenin ve O’na hamd etmenin bir ifadesidir. Peygamberimiz, bu duayı namazın başında okunacak şekilde tavsiye etmiştir. Ayrıca bazı kaynaklarda farklı iftitah duaları da yer alabilir, ancak bu en yaygın olanıdır.

    En iyi cevap
  1. Muhammed Samir
    0
    2025-03-16T17:59:37+03:00

    İftitah duası, namazın başında okunan ve namazın başlangıcında Allah’a yönelerek yapılan dua ve tesbihlerdir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) namazda çeşitli iftitah duaları okumuştur. Bunlardan en yaygın olanı şudur:

    Arapça:
    “اللهم باعد بيني وبين خطاياي كما باعدت بين المشرق والمغرب، اللهم نقني من خطاياي كما ينقى الثوب الأبيض من الدنس، اللهم اغسلني من خطاياي بالثلج والماء والبرد.”

    Türkçe Anlamı:
    “Allah’ım, beni günahlarımdan, doğu ile batı arasındaki mesafe kadar uzaklaştır. Allah’ım, beni günahlarımdan, beyaz elbisenin kirden arınması gibi temizle. Allah’ım, beni günahlarımdan, kar, su ve buz ile temizle.”

    Bu dua, kişinin ruhsal ve manevi temizliğini talep etmesi amacıyla okunur. Ayrıca Peygamber Efendimiz’in namazda okuduğu bir diğer iftitah duası da Sübhâneke duasıdır:

    Arapça:
    “سُبْحَانَكَ اللهم وَبِحَمْدِكَ وَتَعَارَفُ أُهِلَّتِكَ وَتَفْجُرَ أَمْنِيَتِكَ”

    Türkçe Anlamı:
    “Yücesin, Allah’ım! Hamd sana mahsustur. Adın yüceltilmiştir ve her türlü övgüye layıksındır.”

    Peygamber Efendimizin okuduğu farklı iftitah duaları, Allah’a yakınlaşma ve manevi temizlenme amacı taşır.

Cevapla