İçki haram olduğunu bildiği halde Şakayla veya hükmü bilmiyerek ben sarhoş olacak kadar içmiyorum ki diyen bir insanın hükmü nedir daha sonra çoğu sarhoş edenin azı da haramdır manasında ki hadisi öğrenince aklı başına gelen kişinin iman ve nikah tazelemesi gerekir mi şayet böyle diyen bir insan daha sonra nikah tazelemeden çocuğu olursa veledi zinamıdır neseb olarak babaya bağlı değil midir.
İçki içmenin haram olduğunu bildiği halde içenin nikahı düşmez zarar gelmez
Ancak içki içmek helaldir içki haram değildir derse o zaman dinden çıkar mürted olur ve nikah düşer yeniden iman ettiği zaman nikaha devam eder
Ben sarhoş olacak kadar içki içmiyorum demek küfür bir söz değildir.
Ancak içki içmek helaldir içki haram değildir derse o zaman dinden çıkar mürted olur ve nikah düşer yeniden iman ettiği zaman nikaha devam eder
Ben sarhoş olacak kadar içki içmiyorum demek küfür bir söz değildir.
Answer ( 1 )
İslam hukukunda ve itikadi konularda hassas olunması gerektiği için, böyle bir durumda kişinin bir âlim veya müftüye danışması en doğru yol olacaktır. Ancak genel çerçevede İslamî hükümler doğrultusunda bir değerlendirme yapalım:
1. İçki İçmenin ve Hafife Almanın Hükmü
İçki içmek haramdır ve bu konuda birçok ayet ve hadis bulunmaktadır. Ancak kişi içkinin haram olduğunu kabul ettiği hâlde içiyorsa, günahkâr olur fakat dinden çıkmış sayılmaz.
Eğer bir kişi “İçki haram değil” veya “İçkinin haram olması mantıklı değil” gibi bir söz söylerse, bu durum küfür olabilir. Çünkü bir haramı inkâr etmek, İslam’ın temel hükümlerinden birini reddetmek anlamına gelir.
Sorudaki ifadede geçen “ben sarhoş olacak kadar içmiyorum ki” sözü, eğer içkinin haram olduğunu küçümseme veya alaya alma niyetiyle söylenmişse, bu büyük bir tehlike arz eder. Fakat cehalet sebebiyle veya yanlış bir bilgiyle söylenmişse, kişi tövbe edip doğru bilgiye ulaştığında hatasından dönebilir.
2. İman ve Nikah Tazeleme Meselesi
Eğer kişi bilerek ve alay ederek içkinin haramlığını küçümsediyse veya inkâr ettiyse, bu küfre düşme tehlikesi doğurabilir. Küfre düşen kişinin:
Kelime-i Şehadet getirerek imanını yenilemesi,
Eğer evliyse, nikahını da yenilemesi gerekir.
Çünkü dinden çıkma durumunda nikah da sona ermiş olur. Ancak bu tür hükümlerin uygulanmasında kişinin niyetine ve bilinç düzeyine bakılması gerekir, dolayısıyla kesin bir hüküm için bir müftüye danışılmalıdır.
3. “Çoğu Sarhoş Edenin Azı da Haramdır” Hadisi ve Sonradan Öğrenme
Bir kişi içkinin haramlığını tam bilmeden ya da yanlış bir anlayışla hafife almışsa, sonradan doğru bilgiyi öğrendiğinde tövbe edip imanını ve nikahını tazelemesi ihtiyati bir davranış olur. Çünkü şüpheli bir durumdan kaçınmak gerekir.
4. Çocuğun Durumu ve Nesebi
Eğer kişinin küfre düştüğü kesinleşirse ve bu süre içinde nikah yenilenmezse, evlilik geçersiz hale gelir.
Ancak nikahın bozulduğu bilinmeden ve nikah yenilenmeden doğan çocuk, İslam hukukuna göre neseben babasına aittir. Çünkü anne-baba evli olduklarını sanarak birlikteliğe devam etmişlerdir ve bu durum “şüphe nikahı” (nikah-ı fâsid) kapsamına girer.
Dolayısıyla, böyle bir çocuğa veled-i zina denmez ve babasına neseben bağlanır.
Sonuç ve Öneri
Öncelikle tövbe edilmeli ve iman tazelenmelidir.
Nikahın yenilenmesi ihtiyaten yapılmalıdır.
Eğer böyle bir şüpheli durum varsa, bir müftü veya âlime danışılarak kesin hüküm alınmalıdır.
Bu mesele kişinin niyetine, bilgisizliğine veya bilinçli inkârına bağlı olarak farklı hükümlere sahip olabilir. O yüzden kişisel bir değerlendirme için bir ilim ehline danışmak en doğru yaklaşım olacaktır.