Hz. Peygamberin Sakalının Kılları

Question

Hz. Peygamberin Sakalının Kılları

Soru: İşittiğime göre Türkiye’de insanlar, kadir geceside Hz. Pey-gamber’in sakalına ait kılları onlarla teberrük etmek için ortaya çıkarmayı adet haline getirmişlerdir. Bu kıllar mescitlere ne zaman dağıtılmıştır?

Cevap: Ahmet Teymıır Paşa’nın el-Asâr’un-Nebeviyiye isimli kitabında Hz. Peygamber (s.a)’in Veda haccında mübarek başını traş ettiğinin ve saçlarını kadın erkek sahabiler arasında taksim ettiğinin sabit olduğu yazılıdır.

Büyük âlim İbn Hacer şöyle demektedir: “Peygamber’in kılıyla ve ona ait diğer kalıntılarla teberrük etmek sünnettir, hatta bir zorunluluktur. Muhammed ibn Şirin, Buhâri’nin rivayet ettiği: “Bizim yanımızda Peygamber’in sakalına ait bir kıl vardır. Biz onu Enes’in ailesinden almıştık” şeklindeki rivayet hakkında bazı insanlara şöyle demiştir: “Bizim yanımızda ona ait bir kılın bulunması bizim için dünyadan ve dün-yadakilerden daha sevimlidir.” Rivayet olunduğuna göre Halid ibn Ve-lid’in harplerde başına giydiği bir başlığı vardı. Yermuk harbinde bu başlığı kaybetmişti. Araştırdı ve buldu. Bu esnada şöyle dedi: “Rasû-lullah (s.a) umre yapmıştı ve başını traş etmişti. İnsanlar onun kıllarını kapışmak üzere koşuştular. Ben hepsinin önüne geçtim ve o kılları şu başlığın içerisine yerleştirdim. Bu başlıkla birlikte hangi harbe iştirak etmişsem Allah bana zafer nasip etti.”

el-Âsâr’un-Nebeviyye isimli kitabın müellifi Rasûlullah’a ait mevcut kılların Mekke, Tunus, Filistin ve Mısır’da bulunduğunu zikrettikten sonra şöyle demiştir: “Bunların dışında insanların arasında dolaşan kılların Rasûlullah’a ait olduğu doğru ise bunlar ancak ashaba taksim ettiklerinden bu insanlara kadar ulaşan kıllardır. Fakat bu kılların gerçek olanı ile sahte olanını tesbit etmek çok zordur.”

Sonra müellif Ahmet Teymur Paşa, İstanbul’da Sultan Reşat zamanında Hz. Peygamber’e ait olduğu söylenilen kırk üç tane kılın muhafaza edildiğini ve bunlardan yirmi dört tanesinin Osmanlı ülkesindeki bazı şehirlere hediye edildiğini, ondokuz tanesinin orada kaldığını ifade eder ve bunların günümüze kadar kaybolmadığı ve oradaki bazı

mescitlere dağıltümış olabileceği görüşünü tercih eder. Bu kıllar senede bir defa, Ramazan’ın yirmi yedinci gecesinde çıkarılır. Bu gece müslümanlar arasında Kadir gecesi diye bilinen gecedir. İnsanlar tarafından teravih namazından sonra törenle ziyaret edilir, Kur’an okunur. İnsanlar Hz. Peygamber’e salavat getirirler, bu kılların içine konulduğu sargıya dokunarak teberrük ederler/bereket umarlar. Sonra da bu kıllar saklandıkları yere tekrar konulur.

Bir defasında İbn Hacer’e şöyle bir soru sorulur: “İki kardeşin yanında insanların ziyaret ettikleri bir kıl vardır, bu iki kardeş Öldüğü zaman bu kıllar varisleri arasında paylaştmlabilir mi?” İbn Hacer bu soruya şöyle cevab verir: “Bu mübarek kıl mirasa ve mülkiyete konu olamaz ve taksim edilemez. Varisler bu kıl ile ilgilenmekte ve ona hizmet etmekte eşittirler. Hiçbirisi diğerinden farklı değildirler.”

Benzer konular :

About Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Follow Me

Answer ( 1 )

  1. Muhammed Samir
    1
    2025-01-15T14:33:27+03:00

    Hz. Peygamber Muhammed’in (s.a.v) sakalı, İslam kültüründe büyük bir saygı ve sevgiyle anılmıştır. Peygamber Efendimizin sakalı, hem kişisel bakımı hem de İslami yaşam tarzının bir simgesi olarak kabul edilmiştir. Sahabe ve müslümanlar, onun sakalının uzunluğuna, şeklini ve bakımına özen göstermişlerdir. Bu nedenle, Peygamber’in sakalının kıllarına dair bazı rivayetler ve bilgiler bulunmaktadır.

    Hadislerde, Hz. Peygamber’in sakalının gür, siyah ve dolgun olduğu, bazen kısa bazen de biraz daha uzun olduğu ifade edilmiştir. Sakalını kesmektense, onu düzgün tutmayı tercih ettiği, elbiselerinin düzenine verdiği özen gibi, sakalına da dikkat ettiği anlaşılmaktadır.

    İslam’da, Peygamber Efendimizin sakalını taklit etmek, onun sünnetine uymak anlamına gelir ve bu, özellikle sakal bırakma ve bakım konusunda İslam toplumunda bir gelenek haline gelmiştir. Hz. Peygamber’in sakalı hakkında en bilinen rivayetlerden biri de, sakalını kısaltmak veya temiz tutmak için kesmenin değil, düzenli bir şekilde bakım yapmanın önemine işaret etmesidir.

    Bu tür detaylar, İslam’ın günlük yaşam pratiğine ve Peygamber’in örnek davranışlarına verdiği önemin bir göstergesidir.

    Best answer

Leave an answer