Peygamberimizin eşi Maria hakkında bilgi
evet bu güzel annemiz kendisi gibi mısırlı olan Hz hacer’in hikayelerini dinlemeyi onun başına gelenlerin anlatılmasını çok seviyor ve sürekli o hatıraları canlandırıyordu gözünde bu hikayelerden öğrendiklerini canlandırıyordu çünkü kaderleri birbirine çok benziyordu Hz Hacer de yani İbrahim Aleyhisselam’ın eşi Hz Hacer de mısırlıydı ve onun ilk eşi Sare tarafından hediye edilmişti Hz ibrahim’e o da bir cariye olarak hediye edilmişti kendisi de mukavkıs tarafından efendimiz aleyhisselatu vesselam hediye edilmişti onların zemzem suyunun fışkırmasını olayları hatırlıyor nasıl oralar için bir hayat kaynağı olduğunu düşünüyor Hz hacer’in Safa ile Merve arasında koşuşturmalarının haccın rükünleri olmasını ve sürekli onun anılmasını düşünüyor ve sürekli o hatıralarla kendisini teselli etmeye çalışıyordu
kaderleri bir noktada yine birleşiyor bu iki insanın çünkü Hz Hacer Hz İbrahim aleyhisselam’a bir evlat hediye etmişti Allah tarafından bir evlat olmuştu.. aynı şekilde Hz mariyeye de cenabı hak diğerlerine nasip etmediği bir şerefe verdi ve o da efendimiz aleyhisselatu vesselam mı bir evlat hediye etti onun ismini de efendimiz aleyhisselatu vesselam İbrahim koymuştu yine atası İbrahim’in ismini koymuştur bu çocuğun doğuma zamanında efendimiz aleyhisselatu vesselam’ın Hz fatıma’dan başka çocuğu kalmamıştı diğerleri hep ondan önce vefat ettiler sadece Hz Fatıma validemiz vardı tabii ki bu çocuk çok büyük bir neşe kaynağı oldu efendimiz sallallahu aleyhi çok sevdii onunla çok ilgilendi 7 günü bir Koç kestirdi onun için saçlarını traş edip ağırlığınca gümüş sadaka verildi onun için hayırlar yapıldı
evet efendimiz aleyhisselatu vesselam bu küçük İbrahim’in iyi yetişebilmesi için onu süt anneye yani o gelenekleri Arapların geleneklerini devam ettiği şekilde sütanneye verilmesini istedi süt anne olarak da Ümmü Bürde havle seçildi birçok insan süt anne olabilmek için müracaat etmiştir fakat efendimiz aleyhisselatu vesselam Ümmü bürdeyi seçti onun için
doğumu Hicret’in 8 yılına rastlar İbrahim’in o doğmadan önce de efendimiz maliyeye çok önem vermiş kardeş sirinin de sürekli gidip gelmiş ve onun başına bir şey gelmemesi için ellerinden geleni yapmışlardır çok iyi muhafaza etmişlerdir bebek doğmadan önce süt anneye verildikten sonra efenndimiz aleyhisselatu vesselam sürekli İbrahim’in küçük İbrahim’in ziyarete gidiyordu
Hz Enes Bin Malik diyor efendimiz Resulullah efendimiz kadar ailesine merhametli olan birisini görmedim süt annenin eşi bir demirciydi ve evlerinde Duman olurdu sürekli efendimiz o dumanın içerisinden geçer küçük ibrahim’i sever kucağına alır onu okşar sonra tekrar bırakır geriye dönerdi ona çok ciddi bir alakası sevgisi vardı fakat sevgi bu alaka çok uzun sürmedi çünkü küçük İbrahim efendimiz aleyhisselatu vesselam’ın oğlu İbrahim hastalandı ve hastalığının neticesinde çok fazla yaşamadı yaklaşık 2 yaşlarında iken vefat etti bu olay üzerine onun vefatı üzerine Resûlullah efendimiz çok üzüldü ve şöyle dedi
İbrahim’im hak Ferman gerçekleşmesi muhakkak olan bir vaad olmasaydı önce gelenlerimiz sonra gelenlerimize ahirette kavuşmayacak olsaydı elbette ki senin ayrılığına şu ankinden daha fazla üzülürdük yine İbrahim’in göz ağlıyor kalp ise Kader içinde ama Rabbimize kızdıracak bir şeyi söyleyemeyiz İbrahim’in sana Allah’tan gelen bir şeye biz dur diyemeyiz demiştir efendimiz aleyhisselatu vesselam ve onun üzüntüsünden gözleri yaşanmıştır
bir rivayete göre de o gün İbrahim’in vefat ettiği gün güneş tutulmuş hatta sahabe efendilerimiz demişler ki bugün İbrahim vefat ettiği için güneş tutuldu ama efendimiz aleyhisselatu vesselam o üzüntüsünün içerisinde yine dengeyi kurmuş ashabının yanlış düşüncelere girmesini engellemiş ve şöyle demiştir güneş ve ay Allah’ın 2 ayetidir hiç kimsenin ölmesi veya dolmasıyla tutulmamıştır buyur efendimiz salat ve selam
buna Marie Hz mariye de çok üzülür oğlunun vefat etmesine fakat cenabı hak onu yine de efendimiz aleyhisselatu vesselam dan bir çocuk sahibi olmakla şereflendirmiştir diğerlerine nasip olmayan bir şereftir bu
Hz Aişe validemiz şöyle der Allah mariyeye çocuk bahsederek onu mükafatlandırdı biz ise ediyor bundan mahrum kılındık Aişe validemiz validemizle çok çocuk sahibi olmak istemiş fakat nasip olmamıştı
efendimiz sallallahu aleyhi vesselam İbrahim’in vefatından 1 yıl sonra vefat etmiştir artık Hz Muriye hem oğlunun vefatı hem de eşinin vefatından sonra münzevi bir hayat yaşamış hiç kimseyle görüşmemiş sadece kardeşi Sirin ile görüşmüş ve oğlunun kabrini ve efendimiz aleyhissalâtü vesselâm’ın kabrini ziyaret ederek vaktini geçirmiştir başka hiç kimseyle muhattap olup görüşmemiştir kendisi Hz Ömer efendimiz zamanında vefat eder ve cennetül baki’ye kabristanlığına defnedilir
efendimiz aleyhissalâtü vesselâm’ın bu evlilikle kazandırdığı İslamiyet’e kazandırdığı şeyler olmuştur yine çünkü Mısır halkı kendilerini Resulullah efendimize daha yakın hisset etmişler ve onların daha çabuk Müslüman olmasına sebep olmuştur kendi içlerinden birisi ile efendimiz evli olduğu için
ve yine efendimiz aleyhisselatu vesselam Mısırlılar için şöyle demiştir ashabına şunları söylemiştir siyah saçlı medeniyete sahip zimmete hakkında Allah’tan korkun zira onların soy ve akrabalık bağları vardır buyur efendimize salat ve selam
yine başka bir rivayete göre mısır’ın fethinden sonra oraya gelen ubade bin samit radıyallahu bu köyü aramış yani mariyenin köyünü aramış ve onun evinin bulunduğu yere bir cami yaptırmıştır ona vefalı davranışlar evinin bulunduğu yere cami yaptırmışlardır resullah efendimiz yine şöyle buyuruyor siz Mısırı fethedeceksiniz orayı fethettiğiniz zaman ahalisine iyi muamele yediniz çünkü onların bir zimmet yani Müslümanların emniyetine sığınma ve bir de kan akrabalığı vardır buyurmuştur efendimize salat ve selam miras olarak bu vasiyeti bırakmıştır onlara rivayete göre yine Hasan Bin Ali radıyallahu Muaviye ile aralarında yaptıkları zaman efendimiz aleyhisselatu vesselam’ın bu vasiyetini uymuş ve İbrahim’in dayılarının bulunduğu hasmın köyü araç vergisini kaldırmasını istemiştir dolayısıyla efendimizin onlara iyi davranılmasını istemesi kendi torunu zamanında gerçekleşmiş onları harçtan muaf tutmuşlardır bu şekilde evet insanlardan bir insan alçak gönüllü ne ileri ne geri bir şekilde sessiz bir hayat yaşayan maliye Hz mariye den yüce razı olsun
BENZER KONULAR:
- Hz. Mariye Peygamberimizin eşi
- Hz. Mariye el-Kıbtiyye (R.Anha) Hayatı
- Hz. Mariye kimdir? kısaca hayatı
- Hz. Muhammed kaç kez evlendi ?
- Hz. Zeyneb bint Cahş Hayatı Kısaca
- Tümünü görüntüle.
- Dini soru sor cevap al
- Dini soru sor cevap al Sitesi Hakkında Bilgi
- Dini soru sor cevap al “Site Kuralları”
- Dini sorulara hocalar neden farklı cevap veriyorlar
- Dini Soru Sor Hocalar Cevaplıyor
- Tümünü görüntüle.

Answer ( 1 )
Hz. Mariye el-Kıbtiyye (R.Anha), İslam tarihinde önemli bir şahsiyet olan, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)’in eşlerinden biridir. İşte onun hayatı hakkında bazı temel bilgiler:
1. Doğumu ve Kökeni
Hz. Mariye, Mısır’ın ünlü Kıpti kökenli bir ailesine mensuptur. Kıpti, Mısır’da Hristiyanlıkla ilişkilendirilen bir etnik grup olup, Hz. Mariye’nin ailesi de bu kökene sahipti. Onun adı, bazı kaynaklarda “Mariye el-Kıbtiyye” olarak geçerken, bazılarında “Mariye bint Şem’un” olarak anılmaktadır.
2. Hz. Mariye’nin Peygamber Efendimize Gönderilişi
Hz. Mariye, Mısır’ın hükümdarı olan Mukavkis tarafından, İslamiyet’i yayma amacıyla Hz. Muhammed’e gönderilmiştir. Mukavkis, Peygamber Efendimiz’e bir mektup göndererek, İslam’ı kabul etmeyi reddetmiş ancak ona birkaç hediye ve güzel bir kadın köle gönderme kararı almıştır. Mariye de bu köle olarak Peygamber Efendimiz’e gönderilen hediye arasında yer alıyordu.
3. Peygamber Efendimiz ile Evlenmesi
Mariye’nin gönderilmesi üzerine, Hz. Muhammed (S.A.V.), onu kendisine eş olarak kabul etmiş ve ona saygı göstermiştir. Bu evlilik, Peygamber Efendimizin evlilikleri arasında önemli bir yer tutar. Mariye, İslam’ın ilk yıllarında Peygamber’in özel hayatında yer alan önemli bir figürdür.
4. Hz. İbrahim’in Doğumu
Hz. Mariye’nin, Hz. Muhammed ile evliliğinden bir oğlu dünyaya gelmiştir. Bu çocuğun adı İbrahim’dir. Hz. İbrahim’in doğumu, Müslümanlar arasında önemli bir olaydır çünkü bu, Peygamber Efendimizin soyunun devamı açısından simgesel bir anlam taşımaktadır. Ancak İbrahim, henüz küçük yaşta hastalanarak vefat etmiştir.
5. Mariye’nin İslam’a Katkıları
Hz. Mariye, İslam toplumunun ilk kadınlarındandır ve İslam’a katkılarıyla tanınır. Peygamber Efendimizin eşi olarak, İslam’ın öğretilerini anlamış, yaşamış ve bunları çevresine aktarmıştır. Ayrıca, Hz. Mariye, İslam’ın ilk yıllarında Peygamber Efendimize hizmet eden ve ona sadık kalan bir kadındı.
6. Vefatı
Hz. Mariye’nin vefatına dair bazı farklı rivayetler bulunsa da, çoğunlukla 7. Hicri yılının başlarında vefat ettiği kabul edilir. Ölümünden sonra, Hz. Muhammed (S.A.V.) çok üzülmüş, ona olan sevgisi ve saygısını dile getirmiştir.
7. Kişiliği ve Özellikleri
Hz. Mariye, Peygamber Efendimiz’in hayatında özel bir yere sahip olan, güzel ahlaka ve yüksek bir iman derecesine sahip bir kadındı. Hem fiziksel güzelliği hem de ruhsal olgunluğu ile tanınır. Ayrıca İslam’da kadınların da yüksek bir saygıya sahip olduklarının bir örneğidir.
Hz. Mariye el-Kıbtiyye (R.Anha), hem Peygamber Efendimizin eşi olarak İslam tarihinde yer edinmiş hem de İslam toplumunun ilk yıllarında önemli bir figür haline gelmiştir. Onun hayatı, sadakati, fedakarlığı ve imanıyla örnek alınması gereken bir hayat olarak Müslümanlar tarafından hatırlanır.