Hisler ilahi bir mesaj olabilir mi?

Question

Annenin hisleri ilahi bir mesaj mı?

Selamın aleyküm. 26 yaşında bir kızım bir çocukla konuşuyorum ve niyetimiz ciddi akrabamız oluyor ailesi de kendisi de iyi birileri. Annemle tanıştılar tanıştıkları gün çocuk heyecanından ötürü biraz saçmaladı örneğin yüksek sesle kahkaha attı gibi şeyler oldu. Annem bana kalktı dedi ki içimde his var olmayacak bu çocuk senin için doğru değil şeytan gibi sevmiyorum düğünde ilk karşılaştığımda tüylerim diken diken oldu olmayacak ben Allah’a sonradan üzülmek yerine baştan üzül di ye hayırsız olsun diye dua edeceğim dedi. Bu sözler beni çok yaraladı beni sorgulattı ama kaygılandırdı. Söylediği cümlelerden sonra resmen kafamdan aşağı kaynar sular döküldü. Ben 4 aydır mutluyum aramızda anlaşmamazlık kötü şeyler saygısızlık yaşanmadı gayet mutluyuz ciddi düşünüyoruz evlenmek istiyoruz. annemin bu sözleri düşünceleri bana bir ilahi mesaj olabilir mi?

CEVAP:

Ve aleyküm selam kardeşim.

Öncelikle bu zor ve yıpratıcı durumda hissettiğiniz endişe, kafa karışıklığı ve üzüntüyü çok iyi anlıyorum. En güvendiğiniz insanlardan biri olan annenizin böyle keskin ve olumsuz bir tepki vermesi, elbette sizi derinden sarsar ve “Acaba bir bildiği mi var?” diye düşündürür. Bu his çok doğal.

Şimdi sorunuza odaklanalım: Annenizin hisleri bir ilahi mesaj olabilir mi?

Bu, İslami açıdan hassas bir konu. Berrak bir şekilde ifade edelim:

Genel olarak, bir Müslüman için “ilahi mesaj” denince akla gelen şey, vahiy veya ilham-ı ilahidir. Vahiy peygamberlere gelir. Sıradan bir insanın (annenizin de) hisleri, kalbine doğan bir şey, mutlak ve hatasız bir “ilahi mesaj” olarak kabul edilmez.

İslam alimleri, bir konuda karar verirken öncelikle akıl, nesnel deliller ve istişare (danışma) üzerinde dururlar. Hisler ve sezgiler önemli olabilir, ancak tek başına yeterli değildir ve her zaman doğru olmayabilir. Hisler; kişinin geçmiş tecrübelerinden, korkularından, beklentilerinden, önyargılarından etkilenebilir.

Annenizin durumunu bu çerçevede değerlendirelim:

Nesnel Bir Sebep Var mı? Anlattığınıza göre, gencin yaptığı şey “heyecandan dolayı yüksek sesle kahkaha atmak” gibi, belki görgü kuralları açısından hoş karşılanmayan ama karakteri, ahlakı veya niyeti hakkında kesin bir hüküm vermek için yetersiz bir davranış. Anneniz bu tek davranıştan yola çıkarak “şeytan gibi” gibi çok ağır bir ifade kullanmış. Bu, hissin nesnel bir temelden çok, kişisel ve duygusal bir tepki olduğunu gösterebilir.

“Tüylerim Diken Diken Oldu” Hissi: Bu tür fiziksel tepkiler genellikle bir önyargı, ilk izlenim veya hoşlanmama durumunda ortaya çıkar. Bunu mutlaka bir “ilahi işaret” olarak yorumlamak doğru değildir. Örneğin, bir kişi bize fiziksel olarak itici gelebilir ve tüylerimiz diken diken olabilir, ama o kişi aslında çok iyi bir kalbe sahip olabilir.

“Hayırsız Olsun Diye Dua Edeceğim” İfadesi: Bu, son derece tehlikeli ve dinen de sakıncalı bir sözdür. Bir Müslüman, başka bir Müslüman hakkında, özellikle de hayırlı bir evlilik için, hayırsız olmasını dilemez. Bu, annenizin duygusal durumunun ne kadar yoğun olduğunu ve hislerinin sağlıklı bir karar vermesini engelleyebileceğini gösterir.

Peki, Bu Durumda Ne Yapmalısınız?

Sakin Olun ve Dua Edin: Öncelikle sakinleşmeye çalışın. Kalbinizi ve aklınızı berraklaştırması için Allah’a (c.c.) dua edin. “Rabbim, benim için hayırlı olanı göster, hayırlı olmayanı benden uzaklaştır” diye niyaz edin. İstişare edilmesi gereken ilk merci, her zaman Allah’tır.

Annenizle Sakin Bir Diyalog Kurun: Ona hislerinizi anlatın. “Anneciğim, senin fikrin benim için çok önemli. Seni üzmek istemem. Ama seninle 4 aydır tanıdığım, aramda iyi, güzel, saygılı bir ilişki olan bu insan hakkında sadece ilk tanıştığın günkü bir heyecanına dayanarak bu kadar kesin bir hüküm vermen beni çok üzdü ve kaygılandırdı. Onun ailesini, karakterini, bana davranışlarını daha detaylı konuşabilir miyiz?” gibi bir yaklaşım, duygusal tepki yerine, mantıklı bir diyaloğun kapısını aralayabilir.

Nesnel Değerlendirme Yapın: Bu gençle olan ilişkinizi bir kağıda dökün:

Dini Durumu: Namaz kılıyor mu? Dini değerlere saygısı var mı?

Ahlakı ve Karakteri: Size ve insanlara karşı nasıl davranıyor? Kibar mı, saygılı mı? Sorumluluk sahibi mi?

Aile Yapısı: Ailesi nasıl insanlar? Sizi seviyor ve kabul ediyorlar mı?

Gelecek Planları: Maddi-manevi evliliğe hazır mı? Ortak hedefleriniz var mı?

Güvendiğiniz Başka Kişiler Ne Düşünüyor? (Örneğin babanız, diğer akrabanız, bu çocuğu tanıyan güvendiğiniz abiler/ablalar)

İstişareyi Genişletin: Annenizin tek başına hissi, ilahi bir mesaj değildir. Ancak bir ebeveynin endişesi ciddiye alınmalıdır. Bu konuyu, güvendiğiniz, adil, dindar ve aklıselim sahibi başka kişilerle (bir hocanız, ailenizden tarafsız bir büyüğünüz) de konuşun. Onların objektif görüşlerini alın.

Sonuç Olarak:

Annenizin hislerini bir “ilahi mesaj” olarak görüp evlilik planınızdan vazgeçmek yerine, onun endişesini bir “uyarı” olarak alıp, ilişkinizi daha objektif kriterlerle çok daha dikkatli bir şekilde değerlendirmeniz daha isabetli olacaktır.

Unutmayın, Allah (c.c.) bizlere akıl ve basiret (kalp gözü) vermiştir. Karar verirken hislerimizin yanı sıra, bu iki nimeti de kullanmamız emredilmiştir. Sakin olun, aceleci davranmayın, bol bol istişare edin ve her adımınızda Allah’tan hayırlısını isteyin.

Allah (c.c.) sizin için en hayırlısını versin, kalbinizi ve aklınızı hakkın ve hayrın rızasına açık kılsın. İnşallah gönlünüzce, hayırlı ve bereketli bir yuva kurarsınız.

Dini Siteler

BENZER KONULAR:

Answers ( 2 )

    1
    2025-10-02T17:32:07+03:00

    Ve aleyküm selam kardeşim

    Çok önemli bir mesele sormuşsun. Senin yaşadığın durum, dini açıdan “anne babanın rızası, evlilikte önsezi ve kalbe doğan şeyler” bağlamında değerlendirilebilir.

    1. Annenin hisleri ilahi bir mesaj mıdır?

    İnsanın içine gelen hissiyat üç kaynaktan olabilir:

    Rahmanî (Allah’tan gelen bir ilham): Kişiyi hayra, iyiliğe, korunmaya yönlendirir.

    Nefsanî (kişinin kendi duyguları): Kişisel karakter, geçmiş tecrübeler, önyargılar veya duygusal etkilenmeler sonucu oluşur.

    Şeytanî (vesvese): İnsanı huzursuz eden, sebepsiz yere kötü hissettiren, hayırlı işleri bozmak isteyen bir fısıldama.

    Kur’an-ı Kerim’de buyuruluyor ki:

    “Şeytan sizi ancak kötülüğü, hayasızlığı ve Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemeyi emreder.”
    (Nisa 4/83)

    Yani her his ilahi mesaj değildir. Bazen şeytan da iyi giden bir işi bozmak için anne-babanın kalbine vesvese verebilir.

    2. Anne babanın görüşü önemli midir?

    Evet, İslam’da anne-babanın rızası çok önemlidir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyuruyor:

    “Anne babasının rızasını kazanan, Allah’ın rızasını kazanır. Onların gazabını çeken ise Allah’ın gazabını çeker.”
    (Tirmizî, Birr, 3)

    Ama bu, annenin her hissi kesin bir “vahiy” gibi kabul edilsin demek değildir. Evlenilecek kişide ölçü:

    Dinî bütünlük (namaz, haram-helale dikkat, güzel ahlâk),

    Karakter uyumu,

    Saygı, güven ve sadakattir.

    Resûlullah (s.a.v) buyuruyor:

    “Size dini ve ahlâkı hoşunuza giden biri geldiğinde kızınızı onunla evlendirin. Eğer yapmazsanız yeryüzünde fitne ve büyük fesat olur.”
    (Tirmizî, Nikâh, 3)

    3. Senin durumunda olan ne?

    Sen 4 aydır bu insanla mutlusun.

    Saygısızlık, anlaşmazlık, kötü niyet görmemişsin.

    Ailesi ve kendisi ciddi.

    Bunlar hep olumlu işaretlerdir.
    Annenin o günkü hisleri belki çocuğun heyecanlı davranışından dolayı oluşmuş olabilir. Kalbine bir soğukluk düşmüş, bunu da büyütmüş olabilir.

    4. Ne yapmalısın?

    İstihare namazı kıl. Çünkü Peygamber Efendimiz (s.a.v) her işte istihareyi tavsiye etmiştir (Buhârî, Teheccüd, 28). İstiharede kalbin ferah ve huzurlu olması önemli bir işarettir.

    Annenin duygularını küçümseme, ama onun hislerini vahiy gibi görme.

    Annenle sakin konuş, “Anne, ben mutluyum, aramızda saygı ve sevgi var, senin rızanı da çok istiyorum. Gel biraz daha tanıyalım, acele etmeden ilerleyelim” de.

    Kararı verirken duygu değil, akıl ve din ölçüsünü esas al.

    Özet:
    Annenin hisleri ilahi bir mesaj olmak zorunda değildir. Bu bir vesvese veya önyargı da olabilir. Ama anne rızası önemlidir, bu yüzden istihareye yönel, anneni ikna etmeye çalış. Senin mutluluğun, ciddi niyetin, saygılı ilişkiniz de göz ardı edilemez.

    1
    2025-10-02T17:33:01+03:00

    Selamun aleyküm. Bu hassas ve önemli konuda yaşadığınız duygusal yoğunluğu ve kafa karışıklığını çok iyi anlıyorum. Annenizin sözlerinin sizi derinden etkilemesi, hem ona duyduğunuz sevgi ve saygıdan hem de bu kararın hayatınızın dönüm noktası olmasından kaynaklanıyor.

    Annenizin hisleri, elbette sizin için çok değerli ve göz ardı edilmemeli. Ancak bu hislerin ‘ilahi bir mesaj’ olup olmadığına dair kesin bir yargıya varmak pek mümkün değildir. Bu konuyu birkaç farklı açıdan değerlendirebiliriz:

    Annelerin Hisleri ve Tecrübeleri
    Anneler genellikle çocuklarının iyiliğini en çok isteyen kişilerdir ve bu yoğun sevgi, bazen bir tür sezgi olarak ortaya çıkabilir. Bu sezgiler, genellikle şunların bir kombinasyonudur:

    Tecrübe ve Gözlem: Anneniz, gençliğinden bu yana birçok insan ve ilişki görmüş, tecrübe edinmiştir. İlk tanışmada gözlemlediği (kahkaha, heyecan vb.) ve sizin anlatmadığınız ufak detayları kendi tecrübe süzgecinden geçirerek bir çıkarım yapmış olabilir.

    Kişisel Kaygılar: Her anne, çocuğunun üzülmesinden korkar. Annenizin yaşadığı “tüylerim diken diken oldu” hissi, o anki heyecan ve stresle birlikte ortaya çıkan, tamamen kişisel bir kaygı tepkisi de olabilir. İnsanlar, stresli veya beklenmedik bir durumda (örneğin ilk damat adayıyla tanışma) yoğun fiziksel tepkiler gösterebilirler.

    Kişilik Uyuşmazlığı: Annenizin karakteri ile damat adayının o anki davranışları, kişilik veya mizaç olarak birbirine ters düşmüş olabilir. Bu, damat adayının kötü olduğu anlamına gelmez, sadece anneniz için “beklediği” veya “aradığı” profile uymadığı anlamına gelebilir.

    İlahi Mesaj Kavramı
    İslami anlayışta ilahi mesajlar genellikle peygamberler aracılığıyla veya rüyalar, ilhamlar (ilham-ı Rabbani) yoluyla gelir. Bir annenin hissinin doğrudan ve kesin bir ilahi mesaj olduğunu söylemek için yeterli bir dayanak yoktur.

    Ancak, Allah’ın (c.c.) bize hayrı gösterme şekillerinden biri de aklımızı, kalbimizi ve istişareyi kullanmamızı sağlamaktır.

    Akıl ve Gözlem: Sizin de belirttiğiniz gibi, 4 aydır mutlusunuz, aranızda saygısızlık ve kötü bir şey yaşanmamış. Bu gözlemlenebilir ve kanıtlanabilir olumlu tecrübe, annenizdeki o anlık histen daha somut ve güçlü bir veridir.

    Kalbin Huzuru (İstihare): Bu gibi önemli konularda Müslümanlara tavsiye edilen en güzel yol İstihare Namazı’dır. Bu, kalbinizin gerçekten hayırlı olana yönlendirilmesi için Allah’a bir yakarıştır.

    Size Tavsiyelerim
    Annenizin duygularını yok saymadan, kendi mutluluğunuzu ve geleceğinizi en doğru şekilde inşa etmek için şu adımları izleyebilirsiniz:

    Diyaloğu Sakinleştirin: Annenizle o anki hislerinin yoğunluğundan uzaklaştıktan sonra, sakin bir zamanda tekrar konuşun. “Anneciğim, senin hislerin benim için çok değerli. Beni neyin bu kadar korkuttuğunu, tam olarak neyi ‘şeytan gibi’ gördüğünü daha açık anlatabilir misin?” diye sorarak, onun somut kaygılarını anlamaya çalışın.

    Somut Kanıtları Öne Sürün: “O günkü heyecanını anlıyorum. Ancak son 4 aydır X (isim) ile ilişkimizde, söylediğin gibi kötü bir durum, saygısızlık ya da anlaşmazlık yaşanmadı. Tam tersi, çok mutluyuz ve niyetimiz ciddi. Lütfen ona bir şans daha verip, bir kez daha daha sakin bir ortamda görüşmeyi dener misin?” gibi cümlelerle olumlu gelişmeleri vurgulayın.

    İstişareyi Genişletin: Sadece annenizle değil, güvendiğiniz, tecrübeli ve objektif bakabilecek başka akrabalarınızla (teyzeleriniz, halalarınız, amcanız vb.) bu durumu ve damat adayını konuşun. Onların gözlemleri, sadece annenizinkine odaklanmanızı engelleyerek daha geniş bir perspektif sunabilir.

    İstihare Namazı Kılın: Karar vermeden önce İstihare Namazı kılın. Bu, kalbinizin en doğru ve hayırlı olana yönlendirilmesi için manevi bir yoldur.

    Özetle: Annenizin hisleri, sizi sevdiği için ortaya çıkan çok kuvvetli bir ikaz, bir uyarı olabilir. Bu uyarıyı ciddiye alın ama onu kesin bir kader olarak görmeyin. Kendi aklınızı, tecrübenizi, istişareyi ve manevi dayanağınız olan İstihare’yi kullanarak en doğru kararı vermeye çalışın.

    Unutmayın, bu evliliği yapacak olan sizsiniz ve bir ilişkiyi dışarıdan gören birinin tek bir andaki hissinden çok, o ilişkinin içinde bulunan sizin 4 aylık tecrübeniz daha önemlidir.

    Bu süreçte Allah yardımcınız olsun.

    En iyi cevap

Cevapla