Paylaş
Gusül ne zaman farz kılındı?
Question
Guslün farz kılınması tarihi

Gusül, İslam’da cinsel ilişki, cünüplük, hayız ve nifas gibi durumlarla bağlantılı olarak bedeni temizlemek amacıyla yapılan bir ibadettir. Gusül ibadeti, Kuran-ı Kerim’de belirli bir zaman dilimiyle ilişkilendirilmemiştir. Ancak peygamberimiz Hz. Muhammed’in hadislerinde, guslün belirli durumlarda farz kılındığı ifade edilmiştir.
Örneğin, cinsel ilişki sonrası gusül farz kılınmıştır. Ayrıca cünüp durumunda olan bir kişi de gusül yaparak temizlenmelidir. Bunun yanı sıra, hayız (adet) ve nifas (loğusalık) dönemlerindeki kadınlar da bu süreçlerin sonunda gusül yaparak temizlenmelidir.
Gusül ibadeti, bu gibi durumların ardından bedeni ve ruhu temizlemek, ibadetlere devam etmek ve Allah’a yaklaşmak amacıyla yapılır.
Gusül ibadeti, Kuran-ı Kerim’de Mâide Suresi 6. ayette emredilmiştir. Ancak bu ayette guslün hangi olaydan sonra farz kılındığına dair bilgi yer almaz. Farklı kaynaklarda guslün farz kılınış zamanı ile ilgili farklı görüşler bulunmaktadır:
İslam Ansiklopedisi’ne göre: Gusül, Hz. Peygamber’in sözleri ve uygulamaları ile açıklığa kavuşturulmuştur. Bu konuda Buhari, Müslim, İbn Mâce ve Ebu Davud gibi hadis kaynaklarında bilgiler yer almaktadır. Buna göre gusül, cünüplük hali veya hayız ve nifas sonrasında akıl baliğ olan her Müslümana farz kılınmıştır.
Diyanet İşleri Başkanlığı’na göre: Namazın farz kılınmasıyla birlikte gusül de farz kılınmıştır. Namazın hicretten yaklaşık bir buçuk yıl önce Miraç’ta farz kılındığı kabul edilirse, guslün de bu dönemde farz kılındığı söylenebilir.
Sonuç olarak guslün tam olarak ne zaman farz kılındığını kesin olarak belirlemek mümkün olmamakla birlikte, Hz. Peygamber döneminde bu ibadetin farz kılındığı ve Müslümanlar tarafından uygulandığı bilinmektedir.
BENZER KONULAR:
Answers ( 2 )
İslam’da gusül alma zorunluluğu, tarihteki tek bir andan ziyade belirli koşullara dayanmaktadır. Gusül, cinsel ilişkiden sonra, boşalma, hayız hali, lohusalık, hayızın tamamlanması veya lohusalık gibi çeşitli durumlarda farz olur. Gusül kavramı, Kuran ayetlerinden ve Hz. Muhammed’in (sav) öğretilerinden türemiştir.
Guslün farz olduğu kesin tarih kesin olarak tespit edilememektedir. Kur’an’daki ayetlerin vahyedilmesi ve Hz. Muhammed (s.a.v.) Gusül uygulaması ve kuralları sözlü gelenek yoluyla aktarılmış ve sahabeleri tarafından hadislere Hz. Muhammed (s.a.v.) sözleri ve eylemleri kaydedilmiştir.
Guslün İslam’da bir arınma şekli olarak kabul edildiğini ve belirli ibadetlere girişmeden veya kutsal yerlere girmeden önce ritüel bir saflık durumuna ulaşmak için yapıldığını not etmek önemlidir. Guslü gerektiren özel durumlar İslam hukukunda ana hatlarıyla belirtilmiştir ve İslam içindeki farklı düşünce ekolleri arasında biraz farklılık gösterebilir.
Gusül, İslam’da vücudun belirli bir şekilde temizlenmesi için yapılan bir ibadet olup, farz kılınması, Medine dönemine dayanmaktadır. Özellikle, gusül farz kılınması ile ilgili en açık hüküm, Nisa Suresi’nin 43. ayeti ve Maide Suresi’nin 6. ayetinde yer almaktadır. Bu ayetlerde, cünüp olan kişilerin gusül alması gerektiği belirtilir. Ayrıca, cünüp olan birinin namaz kılmadan önce gusül yapması gerektiği de hadislerde belirtilmiştir.
Ancak, gusülün farz kılındığı zaman açısından, bu hüküm Medine’deki Hicret’in 2. yılı civarına rastlar. Çünkü Hicret’ten önce ve Mekke döneminde gusül ile ilgili uygulamalar henüz bu kadar detaylı değildi. Gusül, aslında İslam’ın ilk yıllarında farz kılınmadan önce, Arap toplumunda da bir çeşit temizlik ritüeli olarak mevcuttu. Ancak İslam ile birlikte, bu temizlik ritüelinin dini bir zorunluluk halini alması, Medine dönemiyle kesinleşmiştir.
Yani, gusül farz kılınması, Medine dönemi, özellikle Hicret’in 2. yılı civarında gerçekleşmiştir.