Selamun Aleyküm dostlarım. bugünlerde kafamı kurcalayan bir soruyu sormak istedim.
Beynimiz de fiziksel alemin bir ürünüyken ve fiziksel alemde mesela belli bir rüzgar hızında belli bir topa belli bir kuvvetle vurursak nereye gideceği teknik olarak hesaplanabilirken beynimizin incelenmesiyle de düşüncelerimiz ve vereceğimiz kararlar hesaplanabilir mi( bir tıp öğrencisi olarak buna genel manada evet derdim.)?
Mesela batıda doğan ve ruhani arayış içine giren Cat Stevens ve Avicii özellikle islam üzerine araştırmaları ve hocalarla konuşmalarıyla kalbimizde taht kurmuş 2 değerli sanatçıydı. Cat Stevens beyinine yatkın gelen islamı kabul edip bugün bildiğimiz Yusuf İslam adını alırken Avicii ne kadar inanmak istese de başarılı olamadı ve sonunda dünyada bir amaç bulamayıp intihar etti.
Şimdi burda Avicii’nin beynindeki ventriküllerin çekirdeklerin bilcümle sistemlerin mekanizmaları sonucu bu görüşün ona mantıklı gelmemesinden dolayı onu ne kadar sorumlu tutabiliriz? Eğer islamın ilk bakışta herkese mantıklı gelmesi gerekseydi o zaman dünyevi zevk için inanmayalar çok büyük bir zarar ettiklerinin farkında olurlardı ki farkında olduklarını sanmıyorum.
Answer ( 1 )
Bu soru, felsefi bir tartışma alanına girer ve özgür irade ile determinizm (her şeyin önceden belirlenmiş olması) arasındaki ilişkiyi sorgular. Beynimizdeki kimyasal reaksiyonların düşüncelerimizi ve davranışlarımızı şekillendirdiği, nöroloji açısından oldukça kabul edilen bir görüş olsa da, özgür irade konusu daha karmaşıktır.
Deterministik bakış açısı: Beynimizdeki kimyasal ve elektriksel aktiviteler belirli bir şekilde düzenlendiği için, bazıları özgür iradeyi bir illüzyon olarak görebilir. Bu bakış açısına göre, insanlar aslında sadece beyinlerinde meydana gelen biyolojik süreçlerin bir sonucu olarak hareket ederler. Eğer her şey biyolojik determinasyonla yönlendiriliyorsa, gerçek bir özgür irade olmaz.
Özgür irade savunusu: Diğer taraftan, özgür irade savunucuları, insanların bilinçli düşünceler ve seçimler yapabildiklerini ileri sürer. Beyin, dışsal ve içsel etkenlere tepki verirken, aynı zamanda düşüncelerimizi ve davranışlarımızı bilinçli bir şekilde yönlendirebilme kapasitesine sahip olduğumuzu iddia ederler. Bu yaklaşımda, biyolojik faktörler bizim seçimlerimizi şekillendirebilir, ancak bu seçimler bir dereceye kadar bilinçli ve bağımsızdır.
Kompleks bir denge: Modern bilim ve felsefe, özgür irade ve beynin kimyasal faaliyetleri arasında bir denge olabileceğini öne sürer. Beynimizdeki kimyasal ve elektriksel süreçler kesinlikle düşüncelerimizi etkiler, ancak bunun yanında bilinçli düşünme ve kendini yönlendirebilme kapasitemiz de vardır. Bu iki olgu birbirini dışlamaz; aksine, biyolojik süreçler ve bilinçli seçimler arasında bir etkileşim olabilir.
Sonuç olarak, beynimizdeki kimyasal reaksiyonlar, düşüncelerimiz üzerinde önemli bir rol oynar, ancak özgür irade de bir dereceye kadar var olabilir. Bu, insanların tamamen belirli bir biyolojik programla hareket etmiyorlar, aksine çeşitli etkenlerin ve bilinçli seçimlerin bir sonucu olarak hareket ettikleri anlamına gelir.