Share
Dinimizde çocuğa isim koyma kuralları
Question
BEBEĞE VERİLECEK İSİMLERİN ARAPÇA OLMASI ŞART MIDIR?
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)’e nübüvvet görevi verildiği zaman içinde bulunduğu toplum, müşrik bir toplumdu. Yani çocunlukla puta tapan bir toplumun içinde bulunuyordu. Yine ilk müslümanlar ve seçkin sahabilerin çoğu bunların arasından İslam’a girmişlerdir. İslam’a yeni giren her şahsın adını Peygamberimiz (s.a.v.) değiştirmemiştir. Sahabe cahilliye döneminde almış oldukları isimlerini genellikle aynen muhafaza ettiklerini görüyoruz. Hatta Arap olmayan şahıslardan ismi başka dilden olsa bile, yine bu ismin değiştirilmediğini görmekteyiz. Ancak Peygamberimiz, anlamını beğenmediği isim gördüğünde onu değiştirmiştir.
Türkler İslamiyet’i kabul etmeye başladıkları zaman, özellikle başlarındaki komutanların isimlerini değiştirdiklerini görmekteyiz. Bunun sebebi de yeni dine girdiklerini ve bunu benimsediklerini açıkça ilan etmektir. İlk müslüman olan Türk hükümdarının ismini değiştirme ve müslüman olma hadisesi tarih kitaplarında şöyle kayıtlıdır:
“Abbasi Halifesi, hilafeti ve saltanatı tehdit eden İran’da çıkan ayaklanmaları bastıramayınca Saltuk Buğra Han’a başvurdu. Ayaklanmayı bastırmasını rica etti. Saltuk Buğra Han ayaklanmayı bastırdı ve müslümanlığı kabul etti. İsmini de ABDULKERİM olarak değiştirdi.” (Türk isimleri sözlüğü)
Müslümanlığı kabul eden birçok Türk devletleri hükümdarlarının Türkçe adları kullanmaya devam ettikleri görülmektedir. Özellikle Selçuklular’da bu açıkça görülür.
Osmanlı Devleti’nin kuruluşu sırasında Ertuğrul, Gündüzalp, Savacıbey gibi Türkçe adlar gördüğümüz halde daha sonraları Osmanlı soyundan gelen hakanların, Orhan Gazi’den sonra hiçbiri Türkçe ad taşımamaktadır.
Altıyüz yıllık tarih boyunca hanedan şehzadeleri içinde sadece 6 Orhan, 2 Cengiz, 2 Korkut, 2 Savacı, 4 Ertuğrul, 1 Oğuzhan; sultanlar içinde 3 Selçuk’la 2 Beyhan ismine rastlanabilmektedir.
Şüphesiz ki Arapça İslam’ın dilidir, Kur’an’ın dilidir, Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)’in dilidir.
Bu bakımdan müslümanlar tarafından sevilmelidir ve sevilmiştir. Ancak örf ve adetlerine göre başka dillerde konulan isimlerin de İslam’a aykırı olduğu söylenemez. Mecelle’in ana kaidelerinden birinde; “Örf ile tayin nass ile tayin gibidir” denilmektedir.
Örfün fıkhi tarifi; “Aklen ve şer’an iyi kabul edilen ve selim akıl sahipleri yanında kötü telakki olunmayan şeydir” (Mecelle Dr. Osman Öztürk, Sh. 7) şeklinde yapılmaktadır.
“Sahabe devrinden zamanımıza kadar İslam ümmeti arasında teamül haline gelip, hakkında nass (ayet, hadis) bulunmayan ve müctehitler tarafından takrir edilerek kendisiyle amel edilmiş bulunan bir örf icma gibidir. Kıyasa muhalif olsa bile onunla amel olunur” kaideleri bulunduğuna göre, mahalli örfe göre değişik dillerdeki isimlerin yasak olduğunu söyleyemeyiz. Gönül arzu eder ki, dünyanın neresinden olursa olsun müslümanın müslümanlığı isminden de tanınsın.
Burada önemle belirtelim ki, hangi dilden olursa olsun, isim koymada belirtilen dini kaidelere uygun olması şarttır.
Answer ( 1 )
İslam; bizlere hemen her konuda bir kural getirmiştir. Müslümanların da bu kurallara uymasını istemiştir. Dinimizde çocuğa isim koyma kuralları da bunlardan birisidir. Çocuğa isim koyma konusunda şunlara dikkat etmemiz gerekir;
Allah’ın isim ve sıfatları çocuğa konmamalıdır. Yani buna örnek verecek olursak; bir çocuğa Rahim ismi konmamalıdır. Bunun yerine başına Abd eki getirilerek Abdurrahim ismi konulmalıdır.