Paylaş
Deyyus kime denir?
Question

İslam’da deyyus karısının veya yakınlarının sadece zina yapmasına göz yummak demek midir? Eşini erkekten kıskanmazsan deyyusluğa girer mi? Örneğin dans eğitimi erkek hoca veya spor hocası eşine eğitim veriyorsa sen kıskanmazsan deyyus musundur? Veya kızının sevgilisi olması deyyusluk mu ? Yani baktığınızda zinaya götürme ihtimali her yol deyyusluk mudur?
CEVAP:
Allah’ın selâmı ve rahmeti üzerinize olsun.
“Deyyus” kavramı İslâm’da çok ağır bir sıfat olup, genellikle eşinin, ailesinin veya kendisine mahrem olan kadınların gayrimeşrû ilişkisine (zina, fuhuş ve erkeklerle haşir-neşir olmasına) göz yuman, bunu kıskanmayan, ondan rahatsız olmayan erkek için kullanılmıştır.
1. Hadislerde Deyyus
Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
“Üç sınıf kimse vardır ki Allah Teâlâ onlara cenneti haram kılar: İçkiye düşkün olan, anne-babasına asi olan ve deyyus olan.”
(Taberânî, Mu’cemü’l-Evsat, 6/21; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 2/134)
Başka bir rivayette:
“Allah deyyusa bakmaz.”
(Nesâî, İşretü’n-Nisâ, 9; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 2/69)
Buradaki “deyyus”, ailesinin zina veya fuhşuna göz yuman, bunu engellemeyen, kıskanmayan erkek demektir.
2. Deyyus sadece zina ile mi sınırlıdır?
Asıl manası zinaya, zinaya götüren yollara ve açık fuhşa göz yummaktır.
Alimler, “zinaya götüren yolları meşru görme, bundan rahatsız olmama”yı da deyyusluk kapsamına yaklaşma olarak değerlendirmiştir.
3. Eşini kıskanmamak (gıyret duygusu)
İslâm’da gıyret (iffeti koruma kıskançlığı) övülmüş, aşırısı da yasaklanmıştır.
Bir erkek, eşinin namahrem bir erkekle baş başa kalmasına, bedene temas edecek şekilde dans/spor yapmasına, tesettüre aykırı ortamlarda bulunmasına aldırış etmiyorsa bu “gıyretsizlik” ve aynı zamanda deyyuzluk sayılır.
Eğer bu durum zinaya yaklaşmaya yol açıyorsa ve erkek buna rıza gösteriyorsa, bu deyyusluk tehlikesidir.
4. Örnekler
Dans eğitimi / spor hocası: Eğer kadın mahremiyet sınırlarına aykırı şekilde (örneğin bedene temas, kapalı ortamda baş başa kalma, tesettüre aykırılık) eğitim alıyor ve erkek buna aldırış etmiyorsa → bu gıyretsizlik olup, zinaya götüren yol olduğundan deyyusluğa yaklaşır ve deyyusluğun ilk adımıdır Aynı şekilde bir kadının erkek olan ehliyet hocasıyla başbaşa kalması da bu kategoridendir, deyyusluğun adımlarındandır.
Kızının sevgilisi olması: Gayrimeşru ilişkiye rıza göstermek → doğrudan deyyusluk kapsamına girer.
Her şey deyyusluk mudur?
Hayır. Mesela iş, okul, sokak gibi hayatın zaruretleri içinde karşı cinsle sınır koruyarak bir arada bulunmak deyyusluk değildir.
Ama zinaya açık kapı bırakmak, gayrimeşru beraberliklere razı olmak → deyyusluk olur.
Özet:
Deyyus, karısının veya mahremlerinin zinaya, zinaya götüren yollara ve fuhşuna göz yuman kişidir.
Sadece “kıskanmamak” değil; harama, zinaya rıza göstermek bu sıfatı doğurur.
Mahremiyet sınırlarının ihlali ve zinaya götüren ilişkilerde sessiz kalmak → deyyusluğa yaklaştırır.
Müslüman, “gıyret” duygusunu korumalı ama bunu zulüm, şüphecilik, aşırı kıskançlık boyutuna da taşımamalıdır.
Hadislerde Deyyus açıklaması
Deyyus kavramı hadislerde açıkça yer almakta ve İslam âlimleri bu kavramı genişçe açıklamışlardır. Paylaştığınız hadisler, bu meselenin önemini göstermektedir.
1. Hadislerde Deyyus
a. Cenneti haram kılınanlar hadisi:
“Üç sınıf kimse vardır ki Allah Teâlâ onlara cenneti haram kılar: İçkiye düşkün olan, anne-babasına asi olan ve deyyus olan.”
(Taberânî, Mu’cemü’l-Evsat, 6/21; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 2/134)
b. Allah’ın bakmadığı kimse hadisi:
“Allah deyyusa bakmaz.”
(Nesâî, İşretü’n-Nisâ, 9; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 2/69)
Bu rivayetler sahabe kanalıyla farklı senetlerden nakledilmiş, sahih kabul edilen rivayetlerdir.
2. Deyyusun Anlamı
Lügat olarak: “Gayret duygusu olmayan, namusunu ve ailesini korumayan kimse” anlamına gelir.
Fıkıh ve hadis şerhlerinde:
Ailesinin, hanımının veya yakınlarının zina, fuhuş, haram ilişkiler gibi durumlarına göz yuman, buna aldırış etmeyen kimsedir.
İbnü’l-Esîr şöyle der:
“Deyyus, ailesinin kötülüklerine göz yuman, namus ve iffet konusunda kıskançlığı olmayan kimsedir.”
(en-Nihâye fî Garîbi’l-Hadîs, c. 2, s. 127)
İmam Nevevî, bu konuda der ki:
“Deyyus, eşinin veya ailesinin zina etmesine razı olan, buna engel olmayan kişidir.”
(Şerhu Sahîhi Müslim, 2/44)
3. Hadislerdeki Tehditlerin Hikmeti
Namus ve iffet, İslam’da çok büyük bir haysiyet meselesidir.
Namusunu korumayan, kötülüğü engellemeyen bir kimse hem kendi günaha girer hem de toplumu fesada sürükler.
Bu nedenle deyyus hakkında çok ağır tehditler (Allah’ın bakmaması, cennetin haram kılınması) rivayet edilmiştir.
4. Deyyusluğun Sınırı
Sadece zina ile sınırlı değildir.
Ailesinin haram ilişkilerine, fuhşa, edebe aykırı davranışlarına göz yummak deyyusluk kapsamına girer.
Ama kıskançlık meselesi ölçülüdür:
Meşru bir durum (örneğin eşin doktora gitmesi, ihtiyaç için erkekle alışveriş yapması) sebebiyle kıskanmak değil, harama rıza göstermek deyyusluğu oluşturur.
Yani “her erkekle görüşme” değil, harama düşme ihtimali olan ilişki ve ortamlara göz yummak deyyusluk sayılır.
Sonuç: Hadislerde “deyyus”, namusuna sahip çıkmayan, ailesinin haram işlerine razı olan kimsedir. Bu sebeple İslam âlimleri deyyusluğu büyük günahlardan saymışlardır.
BENZER KONULAR:
- Deyyuzluk Nedir Kimler Deyyus
- islam’a göre giyim kuşam adabı
- Büyü ve sihir hükmü nedir?
- imam nikahı erkek boşamazsa
- Büyü bozmak için hocaya gitmek günah mı
- Tümünü görüntüle.
- Dini soru sor Cevap Al
- Dini soru sorabileceğim site arıyorum ?
- Dini soru sor Cevap Al Sitesi Hakkında Bilgi
- Dini soru sor kimin?
- Dini soru sor imamlar cevaplıyor
- Tümünü görüntüle.
Answers ( 3 )
Deyyusluk ile ilgili yazınızı okudum. Güzel açıklamışsıniz.
Ama başta dediğiniz deyyusluk tanımıyla, kapsamı sonda bahsettiğiniz deyyusluk tanımı kapsamı farklı başta deyyusun anlam olarak zina ve fuhuş olduğunu Alimlerin zinaya götüren her yolun deyyusluğa yaklaştırdiğindan bahsederken son kısmında ise bununda deyyus kismına girdiğinden bahsettiniz.
Örnekte de dediğiniz gibi spor hocası meselesinde zinaya götüren yol olduğundan deyyusluğa yaklaşır. Mahremiyet sınırlarının ihlali ve zinaya götüren ilişkilerde sessiz kalmak → deyyusluğa yaklaştırır. Ama sondakı tanıma göre yaklaştırmıyor direk deyyussun.Diğer konu diyorsunuz ki kizinin sevgilisi olması deyyusluktur.Bu zinaya götüren bir iş bununda deyyusluk değilde deyyusluğa yaklaştıren bir iş olması gerekmez mi? Ve ben şunuda anlamıyorum.Burada her sevgilisi olupta izin veren baba deyyus demek ağır değil mi? Baba burada zina yapmalarına izin vermiyor ki tamam zinaya götüren yol yanlış ama sanki kizını zina yapması için izin vermiş gibi deyyus kapsamına almak ne kadar doğru?Ayrıca yukarda da bahsettiğiniz gibi alimler zinaya göturen yolu deyyusluk olarak görmüyor kı sadece tehlike olarak görüyor.Eğer öyle olsa neden imam Nevevi gibi bazı alimler zinaya götüren yol değilde eşinin zinasına razı olan şeklinde yorumluyor.
Çok yerinde bir tespit yapmışsınız. Aslında bu konu, “deyyus” kavramının dar ve geniş anlamda nasıl anlaşıldığı ile ilgilidir.
1. Lügat ve Hadislerde “Deyyus” Tanımı
Lügat olarak deyyus: “Ehlinden (eş, kız, kız kardeş gibi yakınlarından) sadır olan hayasızlık ve fuhşa göz yuman, buna rıza gösteren kimse” demektir.
Hadislerde de bu yönüyle zikredilir:
“Üç kimseye Allah cenneti haram kılar: İçkiye düşkün olan, ana-babasına asi olan ve deyyus olan.”
(Ahmed b. Hanbel, Müsned, 2/134; Taberânî, el-Mu‘cemü’l-Evsat, 6/21)
“Allah deyyusa bakmaz.”
(Nesâî, İşretü’n-Nisâ, 2)
Buradaki ana tarif: “Ehlinden zina ve fuhuşa razı olmak, sessiz kalmak.”
2. Âlimlerin Yorumları
İmam Nevevî, İbn Hacer, Kurtubî gibi büyük âlimler “deyyus”u özellikle zinaya rıza gösteren erkek olarak tarif ederler.
Bunun dışında “zinaya götüren yolları hoş görme” meselesinde ise, âlimler farklı bir ayrım yapar:
Asıl deyyusluk: Zinanın işlenmesine doğrudan razı olmak.
Deyyusluğa yaklaşmak: Zinaya götüren sebeplere göz yummak (mahremiyet ihlali, uygunsuz ilişkiler, sevgili edinme, karı–kocanın gayri meşru ortamlara girmesine ses çıkarmamak).
3. Sizin Dikkat Ettiğiniz Nokta
“Spor hocası örneğinde zinaya götüren bir yol olduğundan deyyusluğa yaklaşır. Ama kızının sevgilisi olması meselesinde doğrudan ‘deyyusluk’ denmiş. Oysa bu da zinaya götüren bir yol, yani yaklaşma olmalı değil mi?”
Haklısınız, burada ince bir fark var:
Kızının sevgilisi olmasına izin vermek → fiilî zinaya rıza değil, zinaya götüren bir yolu açmaktır. Bu sebeple, bazı âlimlere göre “deyyusluğun kendisi” değil, ona yaklaşmak olur.
Ancak bazı çağdaş hocalar ve şiddetli yorum yapan âlimler, “sevgi ilişkisi zinaya doğrudan kapı araladığı için, buna göz yummak fiilen zinala eşdeğerdir” diyerek ağır hüküm kullanır. Bu yüzden “doğrudan deyyus” ifadesiyle karşılaşıyoruz.
4. Hükmün Ağır Olmasının Sebebi
Burada maksat, babayı ya da kocayı itham etmekten çok, zinaya götüren yolları ne kadar tehlikeli olduğuna dikkat çekmek.
Asıl hüküm: Zina yapmasına razı olmak → kesin deyyusluk.
Zinaya götüren yolları normal görmek → “deyyusluğa yaklaşmak.”
Ama bazı âlimler, genç kız–erkek ilişkisini doğrudan “zinaya razı olma” seviyesinde gördükleri için daha ağır ifade kullanıyorlar.
5. Özet
Asıl tanım: Ehlinden sadır olan zinaya razı olmak = deyyus.
Zinaya götüren yolları hoş görmek: Tehlikeli, haram ve deyyusluğa yaklaşmak.
“Kızının sevgilisi olmasına izin vermek” gibi meseleler, bazı âlimlere göre yaklaşma, bazılarına göre ise doğrudan deyyusluk.
Daha ihtiyatlı olan görüş: Yaklaştırır, ama doğrudan eşitlemez. Çünkü hadislerde geçen asıl tanım “zinaya rıza göstermektir.”
Deyyûs Ne Demektir?
Kökeni:
Deyyûs kelimesi Arapça kökenlidir; bazı kaynaklar ise Süryanice’den geçtiğini belirtir.
Kelimenin kök anlamı, “yumuşatma” veya “zelil kılma”dır. Bu da kişinin, kendi nefsini alçaltarak ahlaki tepkisizliğe alışması anlamına gelir.
Terim Olarak Anlamı:
Kendi ailesi (özellikle eşi veya kadın yakınları) namus dışı ilişkiler yaşarken buna göz yuman, hatta bu ilişkilere aracılık eden, bundan rahatsızlık duymayan kişiye deyyûs denir.
Bu kelime son derece ağır bir hakaret olup, kişiyi ahlaki ve dini açıdan yerle bir eden bir ithamdır.
İslami Literatürde Yeri:
Kur’an-ı Kerim’de geçmez.
Bazı hadislerde geçer:
“Üç kişi vardır ki Allah kıyamet günü onlara bakmaz: Anne-babasına asi olan, erkeğe benzemeye çalışan kadın ve deyyûs.” (Nesâî, Zekât 69; Ahmed b. Hanbel)
“Cennet, deyyûsa haramdır.” anlamında rivayetler vardır. (İbnü’l-Esîr, Lisânü’l-Arap)
Bu kavram, bilinçli bir ahlaki tepkisizlik ve aracılık haliyle tanımlanır.
Hukuki ve Ahlaki Boyutu:
Bir kişiye haksız yere “deyyûs” demek, çok ağır bir iftiradır.
İslam Ceza Hukuku’nda, bu suçu işleyen kişi ta’zîr cezası (hakimin takdirine göre ceza) ya da “hadd-i kazf” (iffetli bir kişiye zina isnadı) ile cezalandırılabilir.
Sonuç ve Uyarı:
Deyyûs kelimesi son derece ağır bir itham ve hakaret içerdiğinden, çok dikkatli ve bilinçli kullanılmalıdır.
Bilgiyi bilmek ayrı, onu sorumsuzca kullanmak ayrı bir şeydir.
Müslümanlar olarak dilimize dikkat etmeli, her duyduğumuz kelimeyi yerli yersiz kullanmamalıyız. Çünkü farkında olmadan büyük günahlar işlenebilir.