Paylaş
Demirin gökten gelmesi
Question
Demirin gökten inmesi
Kur’an’ı Kerim’de demirin gökten indiğini söyleyip bunun mucize olduğundan bilimin dahi bunu yeni keşfettiginden bahsediyoruz. Velakin Kur’an’da ki bu tabirin gökten elbise indiğini ve bunun gibi çok çeşitli anlamlarda kullanıldığını onun için demirin gökten inmesinden maksadın dünya dışından gelmesi manasına gelmediğinden bahsediliyor. Bunun için ne dersiniz ?
Answers ( 2 )
Hadid Suresi 25. ayetinde geçen Mizan ve demirin indirilmesi:
Mizan, terazi ve tartı manasına geldiği gibi, adalet, düzen ve denge kurma anlamına da gelir. Nitekim Rahman Sûresi 7 ve 8. âyetler buna açık biçimde delâlet etmektedir.
Böylece insan haklarının korunması, haksızlıkların giderilmesi için biri maddî, diğeri manevî olmak üzere iki ayrı terazinin indirildiği, yani kullanılmaları hakkında genel bilgi verildiği belirtiliyor. Esnafın kullandığı terazi, maddîdir; hâkimin kullandığı terazi manevîdir. Şüphesiz bunlar birbirini tamamlayan ikiz kardeşlerdir.
Demirin indirilmesi:
Bu anlatım tarzı, Kur’ân’a mahsustur. Nitekim buna benzer bir anlatımla uyuklama, sükûnet, rızık ve sekiz çift davarın indirildiğinden de söz edilmektedir. Bu, ya ilâhî irâde ve pmrjn inmesiyle bunların vücut bulduklarına işarettir, ya da her olayın ve vücut bulan her maddenin yukarıdan programlandığı gibi yürütüldüğünü ilham etmekdir. Ayrıca demir madeninin indirilmesi, yeryüzünde onun ham maddesinin çok yaygın ve belirgin olduğuna ve kullanımının da ilk yaratılan Adem (A.S.}dan beri devam edildiğine işaret de olabilir. Nitekim İbn Abbas (R.A.)dan yapılan rivayette, adı geçen şöyle demiştir: «Üç şey Adem (A.S.) ile beraber inmiştir: Hacerü’l-esved, Musa (A.S.)ın Asa’sı ve demir madeni..»
Arkeolojik araştırmalarda ise, demirin M.Ö. 3000 yıllarında kullanıldığı belirlenmektedir. Tabii bu tarih kesin değildir. Bugüne kadar elde edilen belgelere göre bir tesbittir. Mısır’da Sülâleler Devrinden önceye ait mezarlarda (M.Ö. 3000) demirden yapılmış eşyaya rastlanmıştır. İleride daha gerilere uzanan belgelere de rastlanılabilir.
Demir hemen her çağda, özellikle günümüzde gelişen sanayide saltanatını korumaktadır ve kıyamete kadar da koruyacağa benziyor. Bunun için Cenâb-ı Hakk’ın kullarına olan büyük lûtuflarından biri de şüphesiz ki demir madenidir. O bakımdan Kur’ân’da özellikle bu mâdenden söz edilmektedir. Celaleddin Yıldırım Tefsiri
“Demirin gökten gelmesi” ifadesi genellikle demirin kökenine dair kozmik veya mitolojik bir anlatımı çağrıştırır. Bilimsel açıdan bakarsak, demir aslında Dünya’daki elementlerden biri olsa da, evrende demirin nasıl oluştuğuna dair ilginç bir hikaye vardır.
Bilimsel açıdan demirin kökeni:
Demir, yıldızların içinde oluşan bir elementtir. Yıldızlar, yaşamlarının son evrelerinde, özellikle büyük kütleli yıldızlar süpernova patlaması yaparken demir gibi ağır elementleri sentezlerler.
Süpernova patlaması, uzaya büyük miktarda demir ve diğer ağır elementlerin yayılmasına neden olur.
Bu elementler daha sonra gaz ve toz bulutlarında birikir ve yeni yıldızlar, gezegenler ve diğer gök cisimleri oluşurken bu elementler de onlarla birlikte olur.
Yani Dünya’daki demir, aslında eski yıldızların süpernova patlamaları sonucunda uzaya saçtığı demirden gelmiştir. Bu yüzden, mecazi anlamda “demir gökten gelir” denilebilir.
Mitolojik ve kültürel anlamda:
Bazı kültürlerde, demirin gökten veya tanrılardan geldiğine dair efsaneler vardır. Örneğin, demir çağının başlamasıyla birlikte insanlar bu madeni tanrılardan bir armağan veya gökten inen bir hediye olarak görmüş olabilir.
Ayrıca meteoritler, yani göktaşları içinde demir ve nikel alaşımları bulunur. Bu nedenle bazı toplumlar, meteorit demirinin “gökten gelen demir” olarak özel bir anlam taşıdığına inanır.
Özetle, bilimsel olarak demir, eski yıldızların patlamaları sonucu evrende ortaya çıkmış ve dünyaya “gökyüzünden” gelmiş bir elementtir. Bu nedenle, demirin gökten geldiği ifadesi hem kozmik kökeni hem de bazı kültürel anlatımları yansıtır.
İstersen bu konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgi veya farklı açılardan açıklama yapabilirim. Senin ilgini çeken özel bir yönü var mı?