Deccal neden Kuran-ı Kerimde geçmez
Deccâl Neden Kur’ân-ı Kerim’de Zikredilmemiştir?
Mesih Deccâl bahsi otuzdan fazla hadiste geçmektedir. Onun yapacağı fitneden daha az etkiye sahip Ye’cuc ve Me’cuc, Dabbe ve duman fitnesi Kur’ân-ı Kerim’de zikredilmiş olmasına rağmen, bütün peygamberler onun fitnesinden sakındırdıkları halde Deccâl konusu Kur’ân’da geçmemiştir.
Alimlerin bu konuya verdikleri cevaplar
1. Bu konu Kur’ân-ı Kerim’de geçmiştir: “Rabbin’in bazı alâmetleri geldiği gün, önceden inanmamış ya da imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye artık imanı bir fayda sağlamaz.“‘” Tirmizinin Ebu Hureyre (r.a.)’dan rivayet ettiği bir hadiste, Rasülullah (s.a.)’in şöyle buyurduğu bil-dirilmektedir: “Üç şey vardır ki, bunlar ortaya çıktığı anda kişiye, daha önce iman etmemişse, iman etmesi fayda vermez. Bunlar, Deccâl ile Dabbe’nin zuhur etmesi ve güneşin batıdan doğmasıdır.”‘
Görüldüğü gibi bu cevap tutarsızdır. Zira âyette hiçbir şekilde Deccâl’in zikri geçmemektedir.
2. Hz. İsa’nın geleceğine dair âyetlerde işaretler vardır. Allah azze ve celle şöyle buyurmuştur: “Ehl-i Kitap’tan her biri, ölümünden önce ona muhakkak iman edecektir”
“Şüphesiz ki o (İsa), kıyametin (ne zaman kopa-cağının) Sahih olan şey, onun Deccâl’i öldüreceğidir. Burada iki zıd şeyden birinin zikredilmesiyle yetinilmiştir. Deccâl de Hz. İsa gibi Mesih ismiyle lakaplandırılmıştır. Fakat Deccâl, sapıklığın Mesih’i, Hz. İsa ise hidayetin Mesih’idir. Görüldüğü üzere bu cevap da yetersizdir. Çünkü evla olan, Deccâl’in tüm peygamberlerin sakındırdığı Deccâl olmasıdır.
3. Allah azze ve celle onu hakir kılmak için ismini zikretmemiştir. Bu konuda şunları söylemek gerekir: Allah azze ve celle Ye’cûc ve Me’cûc’ü zikretmiştir. Insanlar Deccâl’le imtihan edilmeksizin onlarla imtihan edilecek değillerdir. Bâkıllâni buna şöyle cevap vermiştir: Kur’ân’ın zikrettiği tüm müfsidler ortaya çıkmıştır. Şu ana kadar ortaya çıkmayanlar ise zikredilmemiştir.
Bâkıllânrnin zikrettiği bu görüş reddedilmiştir. Çünkü Kur’ân-ı Kerim Ye’cûc ve Me’cûc’ü zikretmiş ve onların ifsad edici olduklarını belirtmiştir. Ayrıca bunlar henüz ortaya çıkmış da değillerdir.
Deccal ile ilgili ayet
Begavrnin tefsirinde geçtiğine göre Deccal Kur’ân-ı Kerim’de şu âyette zikredilmiştir: “Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir şeydir. Fakat insanların çoğu bilmezler.“‘” Burada insanlardan maksat Deccâldir. Bu da külli olanı cüz’i olana hamletmekle olmuştur.
Buna vereceğim ilk cevap şudur: Sünnette bu konuda delil bulunduğundan Kur’ân-ı Kerim bunu zikretmemiştir. Sünnet de teşriin ikinci kaynağıdır. Onu inkar eden kafir olur. Sadece Kur’ânla iktifa edemeyiz. Nitekim Hz. Peygamber’in dediği gibi Kur’ân’la yetinip sünneti inkar eden bazı topluluklar zuhur edecektir: “Sizden birinin koltuğuna yaslanıp da şöyle diyeceği zaman yakındır: ‘Allah’ın Kitabına sarılın, onda neyin helal kılındığını bulursanız onu helal kabul edin, onda neyin haram olduğunu görürseniz onu haram kabul edin!” Dikkat edin, Allah Rasulunün helal kıldığı da tıpkı Allah’ın helal kıldığı gibidir. Allah Rastılü’nün haram kıldığı tıpkı Allah’ın haram kıldığı gibidir.”
Dabbe ve duman fitnesi Kur’ân-ı Kerim’de zikredilmiş olmasına rağmen, bütün peygamberler onun fitnesinden sakındırdıkları halde Deccâl konusu Kur’ân’da geçmemiştir.
dabbe ve duman fitnesi ne demek? Birde geçiyorsa hangi ayette geçiyor ki ?
Answer ( 1 )
Deccâl’in Kur’an-ı Kerim’de doğrudan zikredilmemesi, İslam’ın temel öğretilerine ve ahlaki mesajlarına odaklanan bir mantıkla açıklanabilir. Ancak, Deccâl hakkında İslam’da kapsamlı bir literatür ve hadisler bulunmaktadır. Kur’an’da Deccâl’in isminin doğrudan geçmemesiyle birlikte, onun varlığı ve nitelikleri hakkında İslam düşüncesi çeşitli rivayetlerle şekillenmiştir.
1. Kur’an’ın Temel Hedefi:
Kur’an, insanlara doğru yolu göstermek, Allah’a iman etmelerini sağlamak, ahlaki değerleri öğretmek ve toplumların barış içinde yaşamalarını temin etmek amacıyla indirilmiştir. Kur’an’ın mesajı, temel inanç esaslarına (tevhid, ahiret inancı, peygamberlik) ve insan hayatını şekillendiren ahlaki kurallara odaklanmaktadır. Deccâl, özellikle kıyamet öncesinde ortaya çıkacak bir figür olduğundan, Kur’an bu tür kıyamet sonrası figürlerin detaylarına girmemeyi tercih etmiş olabilir.
2. Hadislerde Ayrıntılı Bilgi:
Deccâl’in kişiliği, fiziksel özellikleri, davranışları ve insanları kandırma yöntemleri gibi detaylı bilgiler, Kur’an’dan ziyade Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hadislerinde bulunur. Hadislerde, Deccâl’in özellikleri, onun fitnesi ve insanları nasıl saptıracağı hakkında uzun açıklamalar yer alır. Deccâl, İslam eskatolojisinin önemli bir parçasıdır ve bu konu, özellikle İslam’ın son zamanlarındaki olayları açıklayan hadislere dayanır. Hadislerde bu figürün ne zaman ve nasıl ortaya çıkacağına dair bilgiler verilir, fakat bu detayların Kur’an’da bulunmaması, doğrudan öğretilerle değil, daha çok müslümanların geleceğe yönelik uyarılması amacıyla açıklanmıştır.
3. Deccâl’in Varlığının Simgesel Yönü:
Deccâl, bazı İslam alimlerine göre, sadece bir kişi değil, aynı zamanda bir sembol veya devrimsel bir olgu olarak da yorumlanabilir. Yani, Deccâl’in temsil ettiği kötülük ve sapkınlık, sadece bir birey aracılığıyla değil, toplumlar içinde yayılabilecek yanlış inançlar, materyalist düşünceler, ahlaki bozulmalar ve din dışı güçler şeklinde de anlaşılabilir. Bu yüzden Kur’an’da Deccâl’in ismi geçmese de, Kur’an’ın temel mesajı olan hak ve batıl mücadelesi çerçevesinde, benzer uyarılar ve yönlendirmeler mevcuttur.
4. Kur’an’ın Zaman ve Mekân Sınırlarını Aşan Anlamı:
Kur’an, evrensel ve zamansız bir kitaptır. Yani, onun mesajları, sadece belirli bir zaman dilimi veya mekânla sınırlı değildir. Kur’an, insanları her zaman doğruya yönlendirmeye çalışır ve bu bağlamda, her dönemde karşılaşılan fitnelerle ilgili genel ilkeler sunar. Deccâl’in mücadelesi de, özellikle son zamanlarda belirginleşen bir figür olarak değerlendirilse de, onun verdiği mesajlar ve önceden var olan benzer sapkınlıklara karşı insanların uyarılması da mümkündür.
Sonuç olarak:
Deccâl, Kur’an’da doğrudan yer almamış olsa da, İslam geleneği ve hadis literatüründe oldukça önemli bir figürdür. Onun hakkında daha fazla bilgi, özellikle hadislerde yer alır ve bu rivayetler, İslam’ın geleceğe dair önemli uyarılarını içerir. Kur’an ise, esasen insanların doğru inançlarla, ahlaki değerlere sahip bir şekilde yaşamalarını hedefler ve zamanla gelişen fitneler konusunda insanları uyarır, ancak bu tür ayrıntılara girmemiştir.