Cuma günü bir saat vardır ki Kul Rabbinden ne isterse Allah mutlaka ona o isteğini verir hadisi

Question

Cuma günü öyle bir saat vardır ki hadisi

Cuma gunu bir saat vardir ki Kul Rabbinden ne isterse Allah mutlaka ona o istegini verir hadisi

Cuma günündeki duaya icabet edilen saat hangisidir

Bu konu gerçekten geniş bir konu olarak önümüzde durmaktadır. Ulema bu konuda birçok söz söylemiştir. Esas itibariyle duadan önce dua eden kişinin doğru, dürüst ve muttaki bir şahsiyet olması gereklidir. Bakın Rasulullah (s.a.s) bu konuda bize ne söylüyor,

Hadisin Arapça Metni

وعَن أبي هريرة أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ﷺ ذَكَرَ يَوْمَ الجُمُعَةِ، فَقَالَ: فِيه سَاعَةٌ لا يُوَافِقها عَبْدٌ مُسلِمٌ، وَهُو قَائِمٌ يُصَلِّي يسأَلُ اللَّه شَيْئًا، إِلاَّ أَعْطَاهُ إِيَّاه وَأَشَارَ بِيدِهِ يُقَلِّلُهَا، متفقٌ عليه.

“…Ebu Hazim’den, o da Ebu Hureyre’den naklen rivayet etti ki; Ebu Hureyre şöyle demiş: Rasulullah (s.a.s):

“Ey insanlar! Şüphesiz ki Allah Tayyib’dir. Tayyib’den başka bir şey kabul etmez. Allah, muminlere de Rasullere emrettiği şeyleri emrederek; “Ey Rasuller! Helal olan şeylerden yiyin ve salih amellerde bulunun. Çünkü Ben, sizin yaptıklarımızı pekâlâ bilirim.” (Mu’min 51.) (başka bir rivayette); “Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların helal ve hoş olanlarından yiyin.”(Bakara 172) buyurmuştur. dedi.

Sonra şunları söyledi: Bir kimse (hak yolunda) uzun sefere çıkar, saçları dağılmış, toza toprağa bulanmış bir halde ellerini semaya uzatarak; Ya Rabbi! Ya Rabbi! Diye dua eder. Halbuki yediği haram, içtiği haram, giydiği haram (hasılı) kendisi haramla beslenmiş olursa böylesinin duası nasıl kabul edilir?”

Cuma günü bir saat vardır ki Kul Rabbinden ne isterse Allah mutlaka ona o isteğini verir

Bu hadisten çıkan hüküm kişinin duasının kabul edilmesi için haram yememesidir.

Duanın kabulün zamanına dair birçok hadis varid olmuştur. Ezanla kamet arası dua edenin duasının geri çevrilmeyeceği, yağmur yağdığı zaman yapılan dua, secde anında iken yapılan dua, gecenin üçte birlik herhangi bir zamanında yapılan duanın kabul edileceğine dair sahih hadisler mevcuttur.

İmam Kurtubi (rh.a) Bakara suresinin 186. ayetinin tefsirinde dua eden ve duada aranan şartları şöyle sıralamıştır:

“Buna göre duanın kabul olunması için dua edende duanın kendisinde ve duada istenen şeyde birtakım şartların bulunması kaçınılmazdır.

Dua edende aranan şartların bir kısmını şöyle sıralayabiliriz:

1) Allahtan başka ihtiyacını karşılamaya kadir kimsenin bulunmadığını ve ihtiyacının gerçekleşmesi için gerekli araç ve vasıtaların O’nun kabzında olduğunu, O’nun müsahhar kılmasıyla müsahhar kıldığını bilmesi,

2) Samimi bir niyet ve tam bir kalp huzuru ile dua etmesi. Çünkü yüce Allah gafil ve başka şeylerle oyalanan kalple yapılan duayı kabul etmez,

Muslim(5/984)12-K. Zekât. bab:19-Helal kazançtan verilen sadakanın kabulu ve (sevabının) artırılması. Hdsno:65; Darimi (6/14) K. Rikak bab:9-Helal yemek hakkında. Hdsno:2720; Tirmizi (5/112) K.Tefsir 3-Bakara Suresi Hdsno:3173. Cevamiu’l-Kelimde: “Hadis 33 eserde tahric edilmiştir. 13 tane şahidi vardır. Isnadlarının toplamı 62 tanedir. 38 hasen, 23 zayıf I tanesi de uydurmadır. Hadisin metninin hükmü hasendir, denilmiştir.

3) Haram yemekten uzak durması,

4) Dua etmekten usanmaması.

Yapılan duada istenen şeylerde aranan şartlara gelince; Şer’an istenmesi ve yapılması caiz olan işlerden olması. Nitekim hadis-i şerifte; “Günahı gerektirici ve akrabalık bağlarını koparacak bir duada bulunmadıkça…” diye buyurulmaktadır. Hadis-i şerifte geçen “günah” kavramının kapsamına insanın günah kazanmasına sebep teşkil eden bütün hatalı davranışlar, “akrabalık bağı” kapsamına ise bütün Müslümanların hakları ve onlara haksızlıklarda girmektedir.””

İmam Kurtubi (rh.a) söyledikleri göz önünde bulundurularak duanın icabet saati ile ilgili hadisler değerlendirilmelidir:

Mesela Mu’min suresinde, Rabbimiz buyurdu ki: “Bana dua edin, Bende duanızı kabul edeyim” (Mu’min 40/60) ayeti emir lafzıyla gelmektedir. Mu’minler Rablerine dua etmeleri vacip bir ibadettir. Bizim dikkati çekmek istediğimiz nokta bu ve benzeri ayetlerde arada bir koşulun, şartın bulunmamasıdır. Bu ne demektir? Yani ayetin zahir manası dua eden herkesin duasının kabul edileceğine işaret etmesidir. Bu görüşü savunanlarda çıkmakla beraber, doğru olan görüş sünnette işaret edildiği gibi dua edende ve duada bazı şartların bulunmasıdır.

Cumadaki icabet saatini işlemeden şu hadisi nakledelim:

“…Ebu Seleme ile Ebu Abdullah el-Ağar’dan; bunların her ikisi de Ebu Hureyre’den (r.a.) tahdis ettiler ki, Rasulullah (s.a.s) şöyle demiştir:

“Gecenin son üçte biri kaldığı zaman mübarek ve Ali olan Rabbimiz (keyfiyetini bilmediğimiz bir halde) her gece dünya semasina iner ve: “Bana kim dua eder ki onun duasına icabet edeyim. Benden kim bir hacet ister ki ona dilediğini vereyim! Benden kim mağfiret diler ki onun için mağfiret edeyim!” buyurur.

Bu hadisin şerhinde Ahmed Davudoğlu şunları kaydetmiştir.

Hadisin bütün rivayetlerinde Teâla Hazretlerini;

“Var mı dua eden, kabul edeyim! Bir isteği olan var mı vereyim! İstiğfar eden var mı affedeyim.” Buyurur; denilmiştir. Bu üç şey arasında ulema şöyle fark görürler; istenilen şey zararın def’i yahut menfaatin celbine aittir. Menfaat dini ve dünyevi olmak üzere iki kısımdır. İşte rivayetlerde ki istiğfar ile zararın def’ine istekle, dünyevi hayrın celbine işaret buyrulmuştur.

Burada şöyle bir sual hatıra gelebilir: “Allah katiyen vaadinden dönmez. Böyle olmakla beraber acaba niçin birçok dua edenlerin duaları kabul edilmiyor?”

Bu suale (Bedreddin el-) Ayni’ şu cevabı vermektedir: “Duanın kabul edilmesi ya duanın şartlarından bazısı bulunmadığı yahut dua eden kimsenin acele ettiği veya duası, günaha ve kat’i Rahme (akrabalığı kesmeye) ait olduğu içindir. Yahut Allah duayı kabul eder de istenilen şeyin olması Allah’ın dilediği vakte gecikir”.”

Bu açıklamayı aktarmamız dua vakitlerinin icabet saatlerinin tespitinde kişinin duasının kabulündeki muttakiliği ile orantılı olduğunu göstermek içindir. Hadislerde lafızlar zahirlerine göre alındığında kesin bir affediliş anlaşılır ama ulema bu anlayışın yanlış olduğunu ortaya koymuştur. Doğru kişi doğru istek ve sabır sonucu Allah dilerse istenilen şeyi verir.

Cuma günündeki duaya icabet saatinde de dikkat edilmesi gerekenler yukarıda yazdığımız şeylerdir. Şimdi Cuma günündeki icabet saatiyle ilgili hadislere geçebiliriz.

“…Enes bin Malik’den (r.a) rivayet edilmiştir: Rasulullah (s.a.s) buyurdu ki:

“Cuma günü (duasının müstecap olması) beklenen saati, ikindiden sonra güneş batıncaya dek arayın.”

Imam Tirmizi (rha) bu hadis hakkında şunları söylemiştir:

Bu Hadis bu vecihten gariptir. Bu hadis Enes’ten Peygamber’den (s.a.s) başka vecihten de rivayet edilmiştir.

Muhammed bin Ebi Humeyd zayıf görülmüştür. Bazı muhaddisler hıfzı yönünden onun zayıf olduğunu kaydetmişlerdir. Ona Hammad bin Ebi Humeyd’de deniliyor. Ebu Ibrahim el-Ensari’nin o olduğu söylenmiştir. Onun hadisi münkerdir.
Peygamber (s.a.s)’in ashabından ve sonrakilerden bazı ilim adamları, beklenen saatin ikindinin peşinden güneşin batmasına kadar uzanan zaman arasında olduğu görüşündedirler. Ahmed ve İshak’in kavli budur.

Ahmed şöyle diyor: “Hadislerin çoğu duasının mustecap olması beklenen saatin ikindi namazından sonra olduğu hakkındadır. Zevalden sonra da beklenir.”

“…Cabir bin Abdillah (r.a.)’dan Peygamber (s.a.s)’in buyurduğu rivayet edilmiştir:

“Cuma günü on ikidir -Bununla saati kastediyor- günde bir an vardır ki, onda Allah’tan bir şey isteyip de Allah’ın istediğini vermediği hiçbir

Müslüman bulunmaz. O vakti son saatle, ikindiden sonra arayınız.”

“..Ebu Hureyre (r.a.) şöyle demiştir: Rasulullah (s.a.s) cumu’a günü zikretti de; “Onda bir saat vardır ki Müslüman olan hiçbir kul kalkıp namaz kılarken o saate rastlayıp ta yüce Allah’tan birşey istemeye dursun ille O, bunu kendisine verir.” buyurdu ve o saatin kısa olduğunu anlatmak için eliyle işaret etti.”

“…Ebu Hureyre’den (r.a.), demiştir ki; Peygamber (s.a.s) şöyle buyurdu:

“Güneşin doğduğu günlerin en hayırlısı Cuma günüdür. Adem (a.s.) o günde yaratılmış, o günde (dünyaya) indirilmiş, o günde tevbesi kabul edilmiş ve o günde ölmüştür. Kıyamette o günde kopacaktır. İnsanlar ve cinlerden başka hiçbir canlı yok ki kıyametin kopmasından korkarak Cuma günü sabah olunca güneş doğuncaya kadar kulak kabartır olmasın. O günde bir an vardır ki, Müslüman namaz kılarak ve Allah’tan bir hacetini isteyerek o ana tesadüf ederse, Allah mutlaka ona verir.”

Ebu Hureyre dedi ki;

“Ka’b (el-Ahbar) bu (makul an) nun, bütün senenin bir gününde olduğunu söyler” bense, aksine her Cuma gününde olduğu kanaatindeyim.

Ka’b Tevrati okuyup, “Rasulullah (s.a.s) doğru söyledi” dedi. Ebul Hureyre devamla şöyle der: “Daha sonra Abdullah b. Selam ile karşıla- şıp Ka’b’la beraber oturduğumuzu haber verdim. Abdullah b. Selam: “O anın hangi saat olduğunu biliyorum, dedi. Onu bana haber ver dedim. Cuma gününün son saati, dedi. Rasulullah (s.a.s); “Müslüman namaz kılarken o vakte tesadüf etmez ki…” buyurduğu halde o an nasıl Cuma gününün son saati olur, hâlbuki bu vakitte namaz kılınmaz, dedim. Rasulullah (s.a.s): “Bir kimse bir yerde namazı bekleyerek oturursa namazı

“…Ebi Seleme b. Abdurrahman’dan: Nebi (s.a.s) ashabından bir (kaç) insan toplanıp Cuma günüdeki (duaya icabet edilen) saati muzakere ettiler. Akabinde ayrıldılar ve onun Cuma günün sonundaki saat olduğunda ihtilaf etmediler.””

Cuma günündeki icabet saati ile ilgili bir takım zayıf hadislerde vardır ki, biz onları buraya kaydetmedik.

Ahmed Davudoğlu Müslim Terceme ve Şerhinde Cuma günündeki duaya icabet saati ile ilgili olarak ulemanın görüşlerini uzun uzadıya almıştır. Bizde onun tamamını buraya aktarmayı uygun gördük:

Ayni’nin beyanına göre ulema icabet saati hakkında muhtelif vecihlerden söz etmişlerdir. Şöyle ki; a) Saat kelimesinin hakikati: Zamanın bir cüz-i mahsustur. Bazen günle gecenin yirmi dört cüz’ünden birine, bazen de mecaz yolu ile herhangi bir zaman cüz’üne itlak olunduğu gibi, şimdiki zamana dahi saat denildiği vardır.

İlmi nucum ve hendese ile meşgul olanlar gece ile gündüzü on ikişer kısma bölerek her parçaya saat adını verirler. Bu takdirce saat, yerine göre bazen uzun, bazen kısa olur.

b) İcabet saatinin zamanımıza kadar devam edip etmediği ihtilaflıdır. Ulemadan bazılarına göre bu saati Rasulullah (s.a.s) devrinde mevcut idi. Sonradan kaldırılmıştır. Bu kavli İbni Abdi’l-Berr hem rivayet etmiş hem de çürütmüştür. İbni Abdi’l-Berr, Abdurrezzak’in rivayet ettiği Ebu Hu- reyre hadisi ile istidlal eder. Hadisi rivayet eden Hz. Muaviye’nin kölesi Abdullah şöyle demiştir, Ebu Hureyre’ye,

Cuma günündeki icabet saatinin kaldırıldığını söylüyorlar, dedim.

Onu söyleyen yalan yapmış! Cevabını verdi.

Şu halde bu saat ileride göreceğim her cumada devam ediyor mu? diye sordum; Ebu Hureyre:

Ever! Cevabını verdi. “Hadisin isnadı kuvvetlidir. İbni Abdi’l-Berr: “Bütün haberler bu minval üzere mütevatir olmuşlardır.” diyor. Buna mukabil Hakim’in Sahih’inde rivayet ettiği Ebu Seleme hadisinde de şöyle denilmektedir:

“Dedim ki: Ya Ebu Said! Ebu Hureyre bize Cuma günündeki icabet saatinden bahsetti. Senin bu saat hakkında malumatın var mı? Ebu Said;

Biz bu saati Peygamber (s.a.s)’e sorduk da:

Ben bunu biliyordum ama sonradan kadir gecesi gibi o da bana unutturuldu, buyurdu.”

Ibni Zencuye’nin Muhammed bin Ka’b el-Kurazi’den rivayetine nazaran ikindiden sonra Rasulullah (s.a.s)’in mescidi içinden bir köpek geçmiş. Bunu görünce sahabeden bir zat:

Ya Rabbi! Şunu öldür! Diye dua etmiş ve köpek hemen ölmüş Peygamber (s.a.s) efendimiz:

Yemin olsun ki bu zat duaların müstecab olduğu saate rastladı! Buyurmuşlardır. c)İcabet saati baki olduğuna göre acaba her Cuma var mıdır? Yoksa senenin yalnız bir cumasına mı munhasırdır? Bunda dahi ihtilaf edilmiştir. Kabu’l-Ahbar’a göre icabet saati, senede bir gündür.

Ebu Hureyre her Cuma günü icabet saati olduğunu söylemiş ve: “Ka’b Tevrat’ı okumuş” dedikten sonra, “Rasulullah (s.a.s) doğru söylemiştir” cümlesi ile sözüne nihayet vermiş, Hz. Ka’b da onun dediğine gelmiştir. Bu hadisi Ebu Davud ile Nesai ve Tirmizi rivayet etmişlerdir.

Kaynak: Cuma Namazı ve Dört mezhebe göre fıkhı itisam yayınları

BENZER KONULAR:

Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Takip Et

Answers ( 4 )

    1
    2023-05-12T05:27:26+03:00

    Bu ifade, İslam dininde Cuma günü namazından önceki son saat hakkında bir hadis-i şeriften (Peygamberimiz Hz. Muhammed’in sözlerinden) alınmıştır. Bu hadis-i şerifte şöyle denir:

    “Cuma günü bir saat vardır ki, o sırada Müslüman bir kul Rabbinden bir şey istediğinde Allah ona vermek ister.” (Buhari, Müslim)

    Bu hadis-i şerif, Müslümanlar arasında Cuma günü özellikle o son saatin dua etmek ve götürmek dile getirmek için uygun bir zaman dilimi olarak kabul edilir. Ancak herhangi bir yerde yapılan ikili ve istekler de kabul edilebilir. Önemli olan, Allah’a samimi bir kalple dua etmek ve açıklamaların hakkaniyete uygun olması.

    En iyi cevap
    0
    2024-12-20T08:16:35+03:00

    Cuma gününün faziletiyle ilgili olan ve Müslümanların önemle üzerinde durduğu hadislerden biri şöyledir:

    Hadis Metni:

    > “Cuma günü öyle bir saat vardır ki, Müslüman bir kul o saatte Allah’tan bir şey isterse, Allah ona istediğini mutlaka verir.”

    (Buhari, Cuma, 37; Müslim, Cum’a, 13)

    Bu hadiste, Cuma gününün Müslümanlar için dua ve ibadet açısından büyük bir önemi olduğu vurgulanmaktadır. Ancak bu “saat”in tam olarak hangi zaman dilimini kapsadığı konusunda farklı görüşler vardır.

    Alimler Arasındaki Görüşler

    1. Günün Son Saatleri (İkindi ile Akşam Arası):

    Çoğunlukla bu özel saat, Cuma günü ikindi namazından sonra, akşam ezanına kadar olan vakit olarak kabul edilir. Bu görüş, Abdullah bin Selam (r.a.)’dan nakledilen bir rivayete dayanır. Peygamberimiz (s.a.v) bu vakitte Allah’a yönelip dua edenin duasının kabul olacağını belirtmiştir.

    2. Cuma Namazı Sırasında:

    Diğer bir görüş ise bu saatin, hutbenin okunup Cuma namazının kılındığı vakit olduğudur. Bazı sahabiler, Resulullah’ın (s.a.v) bu zamanı hutbe sırasında tarif ettiğini rivayet etmişlerdir.

    3. Tüm Gün Boyunca:

    Bazı alimler, bu saatin gün içinde farklı zamanlara denk gelebileceğini, bunun Müslümanları her an Allah’a yönelmeye teşvik etmek amacı taşıdığını ifade etmişlerdir.

    Hadisin Anlamı ve Mesajı

    Bu hadis, Müslümanları Cuma günü Allah’a yönelmeye ve samimiyetle dua etmeye teşvik etmektedir. Ancak burada önemli olan, duanın içten yapılması, haram olmayan şeylerin istenmesi ve Allah’ın hikmetine teslim olunmasıdır.

    Öneriler

    Cuma günü özellikle ikindi ile akşam arasında dua ve zikirle meşgul olun.

    Namaz vakitlerinde ve hutbe esnasında gönülden dua edin.

    Salavat getirmeye ve istiğfar etmeye özen gösterin.

    Bu hadis, hem Cuma gününün bereketine hem de Allah’ın kullarına olan rahmetine işaret etmektedir.

    0
    2024-12-20T08:56:02+03:00

    Evet, bu hadis-i şerif, cuma gününün faziletini ve müminler için önemini vurgulamaktadır. Hadis-i şerifte, Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

    “Cuma gününde bir saat vardır ki, bir Müslüman o saatte namaz kılarken Allah’tan bir şey isterse, Allah ona mutlaka dilediğini verir.”

    (Buhari, Cuma 37; Müslim, Cum’a 13)

    Bu “icabet saati”nin ne zaman olduğu konusunda farklı görüşler vardır. Alimlerin bir kısmı bu saatin, cuma günü öğleden sonra, ikindi ile akşam arasında olduğunu söylemiştir. Bir kısmı ise bu saatin, imam hutbe okuduğu ve cemaatin namaz için toplandığı an olduğunu belirtmiştir.

    En doğru olanı, cuma gününü ibadetle, dua ile geçirmek ve her an bu faziletten istifade etmeye çalışmaktır. Allah dualarımızı kabul eylesin.

     

  1. Muhammed Samir
    0
    2025-04-07T18:23:06+03:00

    Evet, bu hadis İslam literatüründe oldukça bilinen ve önemli bir hadistir. Cuma günü, özellikle öğle namazından önceki süre, Allah’ın kullarına dualarını kabul edeceği bir vakit olarak kabul edilir. Hadisin kaynağı şu şekildedir:

    Hadis: “Bir saatte, Cuma günü, Allah’ın kullarına bir saat vardır. O saatte, kul Rabbinden ne isterse Allah mutlaka ona o isteğini verir.” (Buhari, Müslim)

    Bu hadise göre, Cuma günü belirli bir saatte yapılan duaların kabul olacağına inanılır. Ancak hadislerde tam olarak hangi saatin olduğu konusunda bir belirsizlik vardır. Bazı alimler bu saatin öğle namazından önceki zaman dilimi olduğunu belirtmişlerdir. Cuma günü yapılan dua ve ibadetler, özel olarak Allah katında değerli kabul edilir.

    Bu yüzden, Cuma gününde yapılan dualarda insanın Allah’tan gönülden dileklerde bulunması, dua etmesi tavsiye edilir.

Cevapla