Share
Cihad Edenlere Orucun Hükmü Nelerdir?
Question
Allah Yolunda Cihad Ve Oruç
SORU: Allah yolunda cihad etmekte olan kimse oruç yiyebilir mi?
CEVAP: Cihad, gerekli ve hep var olan, var olmaya da devam edecek olan bir farzdır. Zira hak ve hürriyet uğrunda inanç ve prensip için Allah ve Rasülüne has olan izzete ulaşmak için cihad gereklidir. Ce-nab-ı Hak bunu şu ayetle bildiriyor:
İzzet ancak Allah’ın, Peygamberi’nin ve mü’minlerindir. Fakat münafıklar bunu bilmezler. (Münafikûn/8)
Cihad (ki lüzum olduğu zaman savaşmak dahi söz konusudur) güç ve yorucu bir iştir. Genellikle cihad eden kimse bedenen güçlü olmak zorundadır. Cihad görevini yerine getirecek kimse, bolca yeyip içmek suretiyle cihadın güçlüğünü göğüsleyecek gıdayı almak zorundadır. Bu noktadan hareketle İslâmiyet savaşan askerlere oruç yemeye müsaade etmiştir. Hatta bu durumda orucu yemek vacib bile olur.
Ebu Said’il Hudri’den rivayet edilen şu hadis bu hususu güzel bir şekilde aydınlatıyor:
Ebu Said (r.a) diyor ki “Hz. Peygamberle birlirkte Mekke’ye sefere çıkmıştık. Oruçlu idik. Bir yerde konakladık. Hz. Peygamber şu konuşmayı yaptı: “Düşmana yaklaşmış bulunuyorsunuz. Orucu yemek sizi daha kuvvetli yapacaktır.” Rasûlullah bu sözü ile bize oruç tutmama hususunda ruhsat verdi. Kimimiz oruç tuttu, kimimiz orucu yedi. Daha sonra bir konak yerine daha vardığımızda şöyle buyurdu: “Yarın düşmanla karşılaşacaksınız. Oruç tutmamak sizi daha güçlü kılacaktır. Oruç tutmayınız.” Hz. Peygamber’in bu sözü savaş sebebiyle oruç yeme hususunda İdesin bir emirdi. Bunun üzerine biz o gün orucu yedik. Daha sonraları Hz. Peygamber’le yaptığımız yolculuklarda (seferi olmamıza rağmen) oruç tuttuk.
Gene Ebu Said’il Hudri şöyle anlatıyor:
Hz. Peygamber’le birlikte ramazanda gazaya (savaşa) çıkmıştık. İçimizde oruçlu olanlar da, orucunu yiyenler de vardı. Oruç tutanlarımız, oruç tutmayanları ayıplamazdı. Oruç tutmayanlar da (savaşta olduğumuz için) oruç tutanları ayıplamazdı. Şu kanaatta idik ki gücü olan oruç tutar, bu güzeldir. Zayıf olan da orucunu yer, bu da güzeldir.
Bu rivayetlerden şunu çıkarıyoruz:
Allah yolunda vuruşan mücahid, orucunu yiyebilir. Oruç tutmaya gücü yetse de yetmesade hüküm böyledir. Aslında zorluk cihadın Özelliğidir. Mücahidin güçlü kuvvetli olması gerekir. İyi savaşmak orucu yemeye bağlı ise ve galibiyet için orucu bozmak gerekiyorsa, bu takdirde orucu yemek farz olur. İsterse kişisel olarak mücahidin oruç tutmaya gücü yetsin. Bunun sebebi, Allah’ın dini en üstün olsun diye tüm £Ücün vuruşmak için sarf edilmesi ve savaşın kazanılmasını garanti etmektir.
Esasen cihadın vakti sınırlıdır. Mücahid cihad sırasında tutamadığı oruçları daha sonra kaza edebilir. Fakat cihad uzun süreli olup, devam ederse veya mücahid ömrünü cihad meydanında geçirir, sürekli işi bu olursa, bu durum insanı bitkin hale getiren yorucu iş gibi sayılır. Bu amse tutamadığı her gün için bir yoksulu doyuracak fidye verir.
Bir İslâm ülkesini işgal edenlerle savaşmak da Allah yolunda cihad sayılır. Yeter ki asker görevini iyi niyetle ve ihlasla yapsın, maksadı Allah rızasını elde etmek olsun.
Answers ( 2 )
Allah için savaşan kimse, savaş sırasında tutamadığı oruçları daha sonra kaza edebilir. Fakat savaş uzun süreli olup, devam ederse veya Allah için savaşan kimse sürekli savaş meydanında geçirir, sürekli işi bu olursa, bu durum insanı bitkin hale getiren yorucu iş gibi sayılır. Bu hal üzere olunur ise tutamadığı her gün için bir yoksulu doyuracak fidye verir.
Cihad edenlere oruç, İslam’da önemli bir konudur ve özellikle savaş veya cihad durumunda oruç tutma hususuyla ilgili birkaç farklı görüş bulunmaktadır. Genel olarak İslam alimlerinin bu konuda söyledikleri şunlardır:
Cihad Anında Oruç Tutma Hükmü:
Cihad sırasında, yani savaş halinde olan müslümanlar, oruç tutmakta zorluk yaşayabilirler. İslam fıkhına göre, cihadın zorlayıcı koşulları (örneğin aşırı sıcak, ağır fiziksel faaliyetler) göz önüne alındığında oruç tutmak mükellefiyetini yerine getirmekte güçlük yaratabilir. Bu durumlarda, oruç tutmamak mümkün olabilir, çünkü savaş hali dinamik bir süreçtir ve oruç tutmak, savaşçının güç kaybına neden olabilir.
Cihad Öncesi veya Savaşa Hazırlık Aşamasında Oruç:
Eğer bir kişi cihada çıkmadan önce oruç tutuyor veya Ramazan ayında savaşa katılıyorsa, cihadın meşru bir bahane olarak oruç tutmama durumuna izin verdiği kabul edilir. Ancak bu durumda oruç tutmamayı tercih etmek, oruç yerine başka bir ibadet ya da belirli bir gerekçeye dayalı olarak kabul edilebilir.
Cihad Sonrasında Oruç:
Cihad sonrasında oruç tutma hususunda ise kişi normal şartlar altında oruç tutabilir, çünkü savaş sona ermiş ve kişinin vücudu normal faaliyetlerini sürdürebilir hale gelmiştir.
Bütünsel Olarak Oruç ve Cihad İlişkisi:
Oruç, farz bir ibadetken, cihad da Allah’ın yolunda mücadele etmektir. Bu iki ibadet arasında bir çelişki olmadığını söylemek mümkündür. İslam alimleri genellikle, cihadın zorlayıcı koşullarında, orucun kişiye zarar vermemesi adına esneklik tanımaktadır. Ancak cihad sona erdikten sonra oruç tutmak, kişinin normal yükümlülüklerinden biridir.
Bu nedenle, oruç ve cihad konusunda farklı koşullar altında esneklikler bulunmakta, bireylerin savaş veya cihad şartlarına göre oruç tutup tutmama kararları gerekçelendirilmiştir. Ancak oruç, diğer farz ibadetler gibi, kişi için belirli şartlar sağlandığında yerine getirilmesi gereken bir yükümlülüktür.