Paylaş
Biri ile konuşmamak da küslük mü sayılıyor
Question
Küslük ne demek
Selamun aleyküm hocam ben doğum yaptığımda annem ile birbirimizi sildik doğum yaptıktan 3 gün sonra eşimin ailesi kavga çıkardı bana bir ton laf edip iftira attılar bende annemi aradım dertleşmek için bana evleneceğini söyledi ve doğumuma gelmeyeceğini söyledi iki küçük evladım daha vardı hiç kimse bakmadı bana annemle babam ayrılar 2 evliliği oluyor bende ben kabul etmiyorum beni bu bihalde böyle bunu yaşatma bana dedim derdimi bile dinlemedi sonra eşime söyledim oda babama söylemiş oda annemi aramış ve hakaret etmiş küçük kardeşim var sana bırakmam demiş annem ben söyledim zannedip beni aradı ve bana söylenmiycek herşeyi eşim duyarak söyledi senin annen yok seni sildim yaşadığın herşeyi hak ediyorsun benim sana kapım yok beter ol dedi daha yeni doğum yapmışım daha ağıza alamıycam şeyler söyledi şimdi bebeğim 9 aylık hala konuşmuyoruz bana mesaj attı konuşalım mı diye cevap bile vermedim kayın validen sürekli bu da anası gibi koca değiştirir diyor eşimi dolduruyor sürekli annesi ile konuşursa boşatırım diyor ben konuşmak istemiyorum ama affettim Allaha havale ettim bunun bana günahı var mı 🙁
CEVAP:
Öncelikle, geçmiş olsun. Yaşadıklarınız gerçekten çok ağır ve zorlu bir süreç. Doğum sonrası bu kadar hassas bir dönemde, en çok ihtiyacınız olan destek ve şefkat yerine bu tür sözleri duymak tarifsiz bir acıdır. Lütfen öncelikle kendinizi suçlu hissetmeyin.
Sorularınıza tek tek ve İslami perspektiften, aynı zamanda vicdani ve psikolojik açıdan cevap vermeye çalışayım.
1. Küslük Ne Demek?
Küslük, iki kişi arasında bir kırgınlık, gücenme veya kızgınlık sebebiyle iletişimin kesilmesidir. Bu, karşılıklı olarak konuşmamak, yüz yüze gelmemek, selamı bile kesmek şeklinde olabilir. Küslük, genellikle kalıcı bir düşmanlık değil, fakat çoğu zaman uzun sürebilen bir uzaklaşma halidir.
2. Biri ile Konuşmamak da Küslük Sayılır mı?
Evet, konuşmamak da küslüğün en belirgin şeklidir. Hatta İslam’da üç günden fazla süren, selamın kesildiği, yüz çevrilen her türlü iletişimsizlik “hicr” (küs durma) olarak tanımlanır ve genellikle hoş karşılanmaz. Ancak burada çok önemli bir nüans var:
Zulüm ve hakaret sonucu susmak: Bir kişi size ağır hakaretler etmiş, sizi doğum gününüzde yalnız bırakmış, “beter ol” gibi beddualar etmişse, o kişi ile görüşmemek küslük değil, “kendini ve ruh sağlığını korumaktır.” İslam, bir Müslüman’ın kendisine zulmedenle aynı sofranın etrafında oturmasını farz kılmaz. Tam tersine, “Zulmedene yardım etme” anlayışı vardır. Sessiz kalmanız, onun yaptıklarını normalleştirmek anlamına gelmez.
3. Annenizle Konuşmamak Günah mı? Sorumluluk Kimde?
Buradaki kilit nokta şu: İslam, anne hakkını çok büyük bir mertebede tutar. Allah, Kuran’da “Onlara öf bile deme” diye emreder. Ancak bu emir, annenin çocuğuna zulmetme hakkı olduğu anlamına gelmez.
Dört büyük mezhebin ortak görüşü şöyledir:
Farz olan: Anne-babanın nafakasını sağlamak, hastaysa bakmak, temel ihtiyaçlarını görmek.
Sünnet olan: Ziyaret etmek, gönüllerini almak, yanlarında güzel ahlaklı olmak.
Ancak: Eğer anne-baba, çocuğuna sürekli olarak:
Hakaret ediyor,
Manevi işkence yapıyor,
Aile içi iftiralar atıyor,
Dini veya psikolojik sınırları ihlal ediyorsa,
Bu durumda “küsmek” değil, “mesafeyi korumak” gerekir. Yani, siz annenizi sırf inat olsun diye aramıyorsanız, belki bu günahtır. Ama siz, “Beni bu halimle yalnız bıraktı, bana ‘beter ol’ dedi, duygusal şiddet uyguladı” diyorsanız, işte burada hukuk değişir.
Peygamberimiz (sav) şöyle buyurur: “Zarar vermek de, zarara zararla karşılık vermek de yoktur.” (İbn Mace, Ahkam 17)
Yani siz, annenize zarar vermiyorsunuz. Onu aramayarak bir kötülük yapmış olmuyorsunuz. Sadece kendi evladınıza ve ruh sağlığınıza gelecek yeni bir zararı engelliyorsunuz.
4. Sizin Özelinizde Değerlendirme
Annene hakaret eden baba var, seni kocana boşat diye dolduran kayınvalide var, doğumda yalnız bırakan anne var. Bu ortamda sizin yapmanız gereken şey “Küs müyüm?” sorusunu bir kenara bırakıp şunu sormanız:
Bu insanlarla konuşmak, benim psikolojime, yeni doğan bebeğime ve diğer iki çocuğuma fayda sağlar mı? Yoksa daha çok zarar mı verir?
Cevap: Annenizin attığı “Konuşalım mı?” mesajı bir başlangıç olabilir. Ama bunun için iki şart gerekir:
Samimiyet: Sadece “Konuşalım” değil, “Sana yaptıklarım için özür dilerim, seni doğumda yalnız bıraktım, çok pişmanım” gibi bir cümle duymanız gerekir.
Değişim: Eğer anneniz hala eski davranışlarını (kayınvalidenize sizin aleyhinizde fırsat verecek laflar etmek gibi) sürdürecekse, görüşmeniz yeni yaralar açar.
Eşiniz ve kayınvalideniz için: Onların sürekli “Annesi gibi koca değiştirir” demesi ayrı bir psikolojik şiddettir. Bu evde siz üç çocuğun annesisiniz, bir mal değilsiniz. Eşinizin sizi “Annenle konuşursan boşarım” diye tehdit etmesi de büyük bir saygısızlıktır. Bu baskıyla istemeden annenize küsmüş kalmak da doğru değildir.
5. “Allah’a Havale Ettim, Günahı Var mı?” Sorusu
Hayır, günahı yok. Tam tersine, bu çok olgun bir tavırdır. Allah’a havale etmek, intikam almamak, beddua etmemek çok büyük bir sevaptır. Siz onu affetmişsiniz. Affetmek, o kişiyle yeniden dost olmak anlamına gelmez. Affetmek, onun yaptığı kötülüğün hesabını yalnızca Allah’a bırakmak ve kalbinde kin tutmamaktır. Bunu başardıysanız, zaten sevap kazanmışsınız.
Kesinlikle günaha girmiş değilsiniz. Siz haksızlığa uğrayan taraftasınız. İslam’da haksızlığa uğrayan kişi, sessiz kalsa bile günahkar olmaz; zulmeden günahkar olur.
Sizin için pratik tavsiyeler:
Annenize bir mesaj yazın (telefonla değil, yazılı olarak):
“Anne, beni affettim ama yaşadıklarımın acısı hala çok taze. Doğum günümde beni yalnız bıraktın, ‘beter ol’ dedin. Şu an konuşacak halim yok. Eğer gerçekten pişmansan ve bana saygı duyup, kayınvalideme karşı beni koruyacağına emin olursan, ileride bir gün görüşebiliriz. Ama şimdi değil.”
Eşinize net bir sınır koyun:
“Ben annemi affettim, ama onunla görüşüp görüşmemek benim kararım. Bana ‘ya annen ya ben’ dayatması yapamazsın. Senin annen sürekli bana ‘koca değiştirir’ diyor, sen de buna sessiz kalıyorsun. Lütfen önce kendi annenle konuş, bana saygı duy.”
Kendinize ve çocuklarınıza odaklanın: 9 aylık bir bebek ve iki küçük çocukla tek başınıza bu kadar yükün altında ezilmeyin. Bir kadın derneğinden veya psikolojik destek hattından (Alo 183 Sosyal Destek Hattı) yardım alın.
Sonuç olarak: Siz küsmemişsiniz, kendinizi korumuşsunuz. Annenize kapıyı tamamen kapatmayın, ama kendi şartlarınızı belirleyin. Günah işlemediğiniz gibi, bu kadar acıya sabrettiğiniz için Allah katında ecirle de mükafatlandırılıyorsunuz. Allah yar ve yardımcınız olsun.
BENZER KONULAR:
- Münakaşa Etmek Ne Demek?
- Gıybet- Koğuculuk
- Ramazan Bayramı ve Önemi
- Eşler Arasındaki Cinsel Soğukluk İçin Dua
- Kardeşler arası küslük
- Tümünü görüntüle.
- Kuşluk Namazının Hikmeti Nedir?
- Kardeşler arası Küslük
- Biri ile konuşmamak da Küslük mü sayılıyor
- Anne baba ile Küslük kırgınlık
- Sabah kuşluk vakti hangi saatler arasıdır
- Tümünü görüntüle.
- Dini soru sor Cevap Al
- Dini soru sorabileceğim site arıyorum ?
- Dini soru sor Cevap Al Sitesi Hakkında Bilgi
- Dini soru sor kimin?
- Dini soru sor imamlar cevaplıyor
- Tümünü görüntüle.
Answers ( 4 )
Ne olursa olsun; İslam’da küslük olmaz. Hele hele anne ile küslük olmaz. Bizlerin üzerine düşen görev; annemizin hal ve hatırını sormak ve ihtiyacı var ise, elimizden geldiği kadarı ile ona yardım etmektir.
Ben yurtdisinda yasiyorum müslüman olmayan komsum ile aramizda sorun cikti küstük konusmuyorum benim onla küs durmam dinde caizmi degilmi
“Küslük” kelimesi Türkçede, genellikle kişiler arasında bir kırgınlık, dargınlık ya da küsme durumu anlamına gelir. Yani biriyle aranızda bir sorun veya kırgınlık olduğu için iletişim kurmamak, küs duruma girmek anlamında kullanılır.
Dolayısıyla, biriyle konuşmamak de eğer sebebi bir kırgınlık veya dargınlık ise, evet, bu küslük sayılabilir. Ama bazen insanlar sadece meşguliyet veya yanlış anlamalar yüzünden konuşmayabilir; bu durumda mutlaka küslük sayılmaz, niyet önemlidir.
Komşuluk hakkını görüp gözetmeniz gerekmektedir. Onun dışında küs olmanızda bir problem yoktur.