Paylaş
Aile Yuvamızı Dağıtmayalım
Question
Aile Yuvamızı Dağıtmayalım

İnsanlığın en eski ve en köklü kurumu olan aile, sosyal bir kurum olduğu kadar dini bir mahiyet de taşır. İlk insan ve ilk peygamberle başlayan aile kurumu sosyal bir varlık olan insanın yaşadığı her dönemde mutlaka olmuştur. Ancak aile, İslamiyet’in gelmesiyle daha kalıcı daha sağlam bir çerçeve içerisine alınmış oldu. Nitekim yüce dinimiz İslam, aile kurumunu; karşılıklı anlayış, saygı, sevgi, sükunet ve mutluluk meydana getiren kurum olarak zikrederken, her bir aile efradına da ayrı ayrı görev ve sorumluluklar yüklemiştir. Kur’an-ı Kerimde Cenab-ı Allah; “Kendileri ile huzur bulasanız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.”[1] buyurması insanların dünyada mutlu olması ve huzurlu yaşaması içindir.
Aile kurumu, kadın ve erkeğin kendi hür iradeleriyle evlenmeye niyet ederek ömür boyu beraber yaşamak, sıkıntıları, sevinçleri beraber paylaşmak üzere nikâh akdiyle kurulur. Unutmayalım ki aile iki insanın bir araya gelmesiyle kurulur. Ancak dağılırken sadece iki insanın ayrılmasından ibaret olmuyor. Günahsız, anne ve baba şefkatine, koruyuculuğuna muhtaç çocukların hayatlarının dağılması da ne yazık ki söz konusudur. O halde aile yuvası yıkılırken geride, baba sevgisinden, anne şefkatinden mahrum bırakılan çocukları da düşünmek zorundayız. Düşünürken de hiçbir şeyin çocukları bundan mahrum bırakmaya değer olmadığını da anlayacağız.
Hz. Muhammed (sas)’in hayatı boyunca eşlerine bir fiske dahi vurmadığını biliyoruz. Hatta Efendimiz kadınları dövmeyi şiddetle yasaklamıştır.[2] Bırakın şiddet uygulamayı ve dövmeyi o eşlerin birbirine kin beslenmesini bile doğru bulmaz ve şunu tavsiye eder; “Ömür boyu beraber yaşamak üzere evlendiğiniz eşinizin bir huyunu beğenmediğinizde mutlaka beğendi-ğiniz bir başka huyu da vardır ona bakın.”[3] Yeter ki Cenab-ı Allah’ın kalbimizde yarattığı sevgiyi ve merhameti yansıtabilelim.
Ailede huzuru sağlamak ve dağılmasını önlemek aile fertlerinin karşılıklı hak ve görevlerin yerine getirilmesine bağlıdır. Erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları olduğu gibi kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. İyi geçinmek, bir birlerine zarar vermemek, çocuklarına sahip çıkmak, namuslarına leke getirmemek, aile sırlarını ifşa etmemek her iki tarafın uyması gereken karşılıklı haklardır. Bunlara riayet ederek aile kurumumuzu ayakta tutmuş olacağız.
[1] Rum suresi,30/21
[2] Buhari, nikah,94; edep,44
[3] Müslim,Radâ,61
Benzer Konular:
Answers ( 2 )
Aile, insan hayatının en önemli yapı taşlarından biridir. Birlikte yaşamak, sevgi, saygı ve dayanışma içinde olmak, ailenin sağlam temeller üzerinde yükselmesini sağlar. Ancak ne yazık ki, günümüzde birçok aile yuvası dağılmaktadır. Bu nedenle, aile yuvamızı dağıtmamak için neler yapabileceğimizi düşünmeliyiz.
İlk olarak, iletişim kurmak çok önemlidir. Aile bireyleri arasındaki iletişim, ailenin sağlam temeller üzerinde yükselmesini sağlar. Sorunların konuşarak çözüme kavuşturulması, birbirine karşı saygı duyulması, birbirine anlayışlı olunması, aile yuvasını korumak için gerekli olan unsurlardır. İletişim kurmak, aile içindeki herkesin ihtiyaçlarını anlamak, sorunları çözmek ve birbirlerine destek olmak için önemlidir.
İkinci olarak, aile içinde zaman geçirmek çok önemlidir. Çalışma hayatı ve diğer sosyal aktiviteler, aile bireylerini birbirinden uzaklaştırabilir. Bu nedenle, aile içinde zaman geçirerek birbirimize yakınlaşmalıyız. Birlikte yemek yemek, spor yapmak, seyahat etmek veya birlikte vakit geçirerek aile bağlarını güçlendirmek için fırsatlar yaratmalıyız. Aile içinde zaman geçirmek, sevgiyi artırır ve aile bireyleri arasında dayanışmayı sağlar.
Üçüncü olarak, birbirimize saygı duymalıyız. Her bireyin farklı düşünceleri, inançları ve değerleri vardır. Bunlara saygı duymak, birbirimize anlayışlı olmak, tartışmalara ve kavgalara sebep olabilecek sorunları çözmek için önemlidir. Saygı, aile içinde sevgi ve barışın korunması için temel unsurdur.
Son olarak, sorunlar karşısında birlikte hareket etmek önemlidir. Her ailede sorunlar olabilir ve bu sorunların üstesinden gelmek için birlikte hareket etmek gereklidir. Birbirimize destek olmak, problemleri çözmek için birlikte çalışmak, aile yuvasını korumak için önemlidir.
Aile yuvasını korumak için iletişim, zaman, saygı ve dayanışma önemlidir. Aile bireyleri arasındaki sevgi ve saygı, birbirimize anlayışlı olmak ve sorunları birlikte çözmek, aile yuvasını güçlendirir.
Aile Yuvamızı Dağıtmayalım
Aile, sevgi, merhamet ve sabır üzerine kurulan kutsal bir emanettir. Küçük kırgınlıklar, öfke anları ve geçici sıkıntılar, kalıcı ayrılıklara sebep olmamalıdır. İslam’da boşanma helal kılınmış olsa da, son çare olarak görülür; çünkü aile yuvası dağıldığında sadece eşler değil, çocuklar ve toplum da etkilenir.
Sorunlar karşısında acele etmek yerine konuşmayı, dinlemeyi, affetmeyi ve çözüm aramayı seçelim. Sabırla, anlayışla ve dua ile aile bağlarımızı güçlendirelim. Aile yuvamızı dağıtmayalım; onu sevgiyle, saygıyla ve emekle koruyalım.