2-3. “.Adetinin vaktini hatırlayıp miktarını unutan” ve “miktarını hatırlayıp vaktini unutan” kadının durumu
Nevevİ daha sonra mütehayyirenin diğer iki durumunu ele almış
ve şöyle demiştir:
Kadın şayet adetine dair herhangi bir şey hatırlarsa kesin olarak bilinenin hükmünü esas alır.
Kadın adetine dair bir şey hatırlayıp bir şey unutsa, örneğin adetinin vaktin i hatırladığı halde miktarını unutsa veya miktarını hatırlayıp vaktini unutsa, adet ve temizlik konusunda kesin olarak bilinenin hükmü esas alınır.
Nevevl’nin sözünden anlaşıldığına göre buna da “mütehayyire” denilir.
İbn Şühbe alimlerin çoğunluğunun bu görüşü benimsemediğini söylemiştir.
Geçenlerden anlaşıldığı üzere mütehayyirenin üç durumu söz konusudur. Çoğunluğun bu görüşü “mutlak mütehayyire” anlamına yorulur. Bu durumda bir çelişki kalmaz.
Bu kadın, [adetli veya temiz olması] muhtemelolan zaman diliminde cinsel ilişki bakımından adetli gibi, ibadetler bakımından ise temizlik döneminde imiş gibi kabul edilir.
İki durumdan [adetin zamanı veya miktarından] birini hatırlayan kadın, temizlik dönemi ve adet dönemi olmaya elverişli bir dönemde; cinsel ilişki vb. fiiller bakımından adetli gibi, ibadetler açısından ise temizlik döneminde imiş gibi kabul edilir. Çünkü -daha önce mutlak mütehayyire konusunda geçtiği üzere- ihtiyata riayet etmek gerekir.
Kanamanın kesilmesi mümkün olursa- her bir farz için gusletmesi gerekir.
Bu da ihtiyat sebebiyledir. Şayet kanamanın kesilmesi mümkün değilse yalnızca abdest alması gerekir.
Kanamanın kesilmesi ihtimali olan döneme “şüpheli temizlik dönemi” denilir. Kanamanın kesilmesi ihtimali olmayan döneme “şüpheli adet dönemi” denilir.
Kadının, adetin zamanını hatırlayıp da mikdarını hatırlamamasına şunu örnek verebiliriz:
Bir kadın “benim adet dönemim ayın başında başlardı” derse, ayın başından itibaren bir gün bir gece kesin olarak onun adet dönemidir. Çünkü en kısa süreli adet dönemi bir gün bir gecedir. Ayın ikinci yarısı kesin olarak temizlik dönemidir. Çünkü en uzun süreli adet dönemi on beş gündür. Ayın biri ile son on beş gün arasında kalan zaman ise hem hayız hem de temizlik olabilir, kanın kesilme dönemi olamaz.
Kadının, kanamanın kaç gün sürdüğünü [mikdarını] hatırlayıp başlangıcını hatırlamamasına örnek olarak şu durumu verebiliriz:
Bir kadın “ben her ayın ilk on günü içinde beş gün adet görürdüm, ancak ne zaman başladığını bilmiyorum. Ayın ilk günü temiz olduğumu biliyorum” dese, ayın altıncı günü kesin olarak adet döneminde olur. Ayın ilk günü ve ayın son yirmi günü kesin olarak temiz olur. Ayın ikisinden beşine kadar olan kısım ise hem adet hem de temizlik dönemi olabilir. Ayın yedisinden onuna kadar olan dönem de hem temizlik hem adet hem de kanın kesilmesine elverişli bir dönemdir.
Not:
Alimlerimiz şöyle demişlerdir: Kaç gün süreyle adet gördüğünü hatırlayan kadın, verdiğimiz örnekte olduğu gibi ne kadar zamanda bir adet gördüğünü, bunun başlangıcını ve kaç gün süreyle adet gördüğünü hatırlıyorsa mutlak mütehayyire olmaktan çıkar.
Kadın şayet “benim adetim beş gündür. Kaç günde bir adet olduğumu unuttum. Adet süre m dışında bir şey bilmiyorum” derse bunu hatırlamasının bir yararı yoktur. Çünkü kadının her zaman adetli olması, temiz olması ve adet kanının kesilmiş olması mümkündür.
Yine kadın “adetim beş gündür. Otuz günde bir adet görürüm ancak adetimin ne zaman başladığını bilmiyorum” dese hüküm yine böyledir.
Kadın “adetim beş gün, başlangıcı da falan gündür, ancak kaç günde bir adet gördüğümü bilmiyorum” dese hüküm yine böyledir.
Kadın ramazan ayını oruçlu geçirse, adeti de her otuz günde beş gün hayız görmek ise, adetinin geceleyin başladığını biliyorsa, ramazan tam otuz gün ise yirmi beş günlük orucu sahih olur. Kadın adetinin gündüz başladığını biliyorsa veya gece mi gündüz mü başladığında şüphe ediyorsa yirmi dört günlük orucu sahih olur, geriye kalan beş günlük orucu on bir gün içinde kaza eder. Bu, el-Mecmu’da alimlerimizden nakledilmiştir.
Kadın “ben biraz o ay birazda bu ayda adet görürdüm” dese her ayın ilk kısmı ile son kısmı kesin olarak adet dönemidir. İlk kısım ile son on beş günden bir kısım hem adet hem temizlik hem de kanın kesilme dönemi olabilir. Bu kısım, on altıncı gecenin başlangıcı ile birlikte kesin olarak temizlik dönemidir. Sonra ayın sonundaki kısma kadar olan bölüm hem temizlik, hem de adet olabilir, kanın kesilmesi olamaz.

Answer ( 1 )
İslam’da, adet dönemi (hayız) süresinin değişken olması durumu da göz önünde bulundurulmuştur. Adet dönemi, kadınların doğal bir sürecidir ve genellikle her ay düzenli olarak tekrarlanır. Ancak bazı kadınlarda adet dönemi süresi ve düzeni farklılık gösterebilir.
Eğer bir kadının adet dönemi süresi düzensiz veya sabit değilse, İslam’da buna özel bir hüküm bulunmaktadır. Bu durumda, kadın adet döneminin başladığını belirleyebilecek belirtileri takip etmeli ve kendisini adet döneminin başladığına inandırıyorsa, adet hükümlerini uygulamaya başlamalıdır.
Adet hükümleri, kadının adet döneminde yapması gereken bazı ibadetlerden (namaz, oruç vb.) uzak durmasını içerir. Eğer kadın kendisini adet dönemi içinde olduğuna inanıyorsa, adet hükümlerini uygulamalıdır.
Ancak, bu konuda bir şüphe veya belirsizlik varsa, kadının adet dönemine özgü belirtilerle emin olması tavsiye edilir. Bunun için, kendi vücudunu dikkatle izlemeli ve adet dönemi belirtilerini (kanama, ağrı, vb.) takip etmelidir. Eğer belirtiler mevcutsa, kadın adet hükümlerini uygulamalıdır.
Bununla birlikte, adet dönemi süresi düzensiz olan bir kadın, adet hükümlerini mümkün olduğunca hassasiyetle uygulamaya çalışmalıdır. Adet dönemi bitip temizlik (gusül) süresi başladığında ise normal ibadetlerine devam edebilir.
Özetlemek gerekirse, bir kadının adet dönemi süresi düzensiz veya sabit değilse, kadın kendisini adet döneminde olduğuna inandıran belirtileri takip etmeli ve adet hükümlerini uygulamaya başlamalıdır. Şüphe durumunda, belirtileri dikkate alarak kendi vücudunu izlemeli ve hükümleri buna göre uygulamalıdır.