
Kürtaj yapmanın dini ölçüsü nedir
Affınıza sığınarak sorumu soruyorum 6,7ve 8 yaşlarında 3 tane oğlum var büyük olan oğlum otizmli çok zor bir hayatımız var otizmli olan oğlumla diğer çocuklarımdan çok daha fazla ilgilenmem gerekiyor sürekli gölge gibi peşinde olmam gerekiyor öylede yapıyorum 8den 3e kadar onunla birlikte okuldayım toplum içerisinde olması gerekiyo tek başına yapamıyor yönlendirilmesi lazım benden başka kimsede bunu yapamaz canımı dişime takıp 1i özel ilgi gerektiren 3 çocuğuma yetmeye çalışıyorum gerçekten bu çok zor oluyor ve şuan 3haftalık fln hamile olduğumu öğrendim bu mübarek ramazan gününde bunu aklımdan bile geçirmek istemezdim ama gebeliğimi sonlandırmak istiyoruz eşimle günahı var mıdır 40gün geçmeden kürtaj olunabilir deniliyor doğru mu psikolojik olarak hiç iyi değilim ve bu duruma 1çocuk daha eklenirse daha kötü durumda olabilirim hiç bir şekilde diğer çocuklara yetemem otizimli oğlum ilerleme kaydediyor yanında olup topluma soktuğumda ama bunu yapmazsam geriliyor bebek olursa ona da diğer çocuklara da hiç bi anlamda yetemicem gerektiği gibi yetiştiremicem sizden yardım istiyorum bilgilendirebilir misiniz
Answers ( 2 )
Kürtaj konusu İslam alimleri arasında farklı görüşlere sahip olmuştur. İslam’da genel olarak, ceninin ana rahmindeki canlı bir varlık olduğu ve yaşam hakkının korunması gerektiği öğretilir. Bu nedenle, İslam hukukunda kürtaj, genellikle istisnai durumlar dışında hoş görülen bir işlem değildir.
Kürtajın kabul edilebilir olduğu bazı istisnai durumlar vardır, örneğin annenin hayatı veya sağlığı ciddi şekilde tehlikede ise veya ceninin yaşamasının annenin fiziksel veya zihinsel sağlığına ciddi zarar vereceği tıbbi bir zorunluluk söz konusu ise kürtaj yapılabilmektedir. Ancak, bu tür durumlar için genellikle bir dini otoritenin veya uzman bir doktorun görüşüne başvurmak ve meşru bir mazeretin varlığını belirlemek önemlidir.
İslam alimleri arasında, ceninin ne zaman canlı bir varlık olarak kabul edileceği konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. Bazı alimler, ceninin ruhunun üflemesiyle canlı bir varlık olduğunu ve bu nedenle kürtajın ilk 40 gün içinde yapılmaması gerektiğini savunurken, diğerleri için bu süre daha uzun veya daha kısa olabilir.
Özetle, İslam’da kürtaj konusu tartışmalıdır ve genellikle hoş görülen bir işlem değildir. Kürtajın, istisnai durumlar dışında yapılması genellikle İslam’ın öğretileriyle çelişebilir. Meşru bir mazeretin varlığı durumunda, bir dini otoritenin veya uzman bir doktorun görüşüne başvurmak önemlidir. Bu tür hassas konular için bireylerin yerel İslam alimlerine veya dini otoritelere danışmaları daha doğru ve güvenilir bir yol olacaktır.
Bu çok hassas ve önemli bir konudur
“40 güne kadar kürtaj yapılabilir mi?” sorusu hem dini (fıkhî) hem de tıbbi yönüyle ele alınmalıdır.
Aşağıda İslam’a göre kürtaj (çocuk düşürme) hükmü mezheplere göre ayrıntılı biçimde açıklanmıştır
1. İslam’da Kürtajın Genel Hükmü
İslam’da ana rahmindeki her can saygıya değerdir.
Ancak ruh üflenmeden önce ve zorunlu sebepler varsa, bazı alimler sınırlı bir izin vermiştir.
Ruh üflenme zamanı:
Peygamberimiz (s.a.v.) buyurmuştur:
“Sizden birinizin yaratılışı annesinin karnında kırk gün nutfe olarak kalır,
sonra aynı süre (40 gün) boyunca alaka, sonra aynı süre boyunca mudğa olur;
sonra melek gönderilir ve ona ruh üflenir…”
(Buhârî, Bed’ü’l-Halk, 6; Müslim, Kader, 1)
Ruh üflenmesi yaklaşık 120. günde (4 ayda) gerçekleşir.
Bu aşamadan önceki ve sonraki dönemler arasında hüküm farkı vardır.
2. Mezheplere Göre Kürtaj (Düşük) Hükmü
Mezhep Ruh üflenmeden önce (ilk 120 gün) Ruh üflendikten sonra (120 gün sonrası) Açıklama
Hanefî Caiz değildir, ama bazı zaruret hallerinde 40 güne kadar izin verilmiştir. Kesin haram 40 güne kadar “cenin henüz şekillenmemişse” bazı âlimlerce ruhsat verilmiştir.
Şafiî Genelde haram, ama zaruret olursa 40 güne kadar caiz görenler vardır. Kesin haram Ruh üflenmeden dahi keyfî kürtaj haramdır.
Mâlikî Her dönemde haram Haram Ruh üflenmeden bile cenin “can olmaya hazırlanan” varlıktır.
Hanbelî 40 güne kadar zaruret varsa caiz Haram Tıbbi zaruret veya annenin hayatı tehlikesi durumunda izin vardır.
3. Dini Ölçülerle 40 Gün Sınırı
40 günden önce: Ruh üflenmediği için bazı Hanefî ve Hanbelî âlimleri,
geçerli bir mazeret (örneğin annenin hayatı tehlikede, ciddi hastalık, tecavüz gibi) varsa izin verebilir.
Keyfî sebepler (ekonomik, istenmeyen gebelik vb.) için kürtaj yapmak haramdır.
40 günden sonra: Ruh üflenmeye doğru giden süreç başladığı için
daha ağır bir hüküm taşır ve günahı büyüktür.
120 günden sonra (ruh üflendikten sonra):
Kesinlikle haram ve adam öldürmek hükmündedir.
4. Caiz Görülebilecek Zorunlu Durumlar
Dört mezhep de şu durumlarda istisnaen kürtaja izin verebilir:
Annenin hayatı ciddi tehlikedeyse (doktorlar kesin rapor verirse).
Ciddi genetik hastalık veya ölü doğum riski bilimsel olarak kesinleşmişse.
Tecavüz sonucu oluşan gebelik (bazı çağdaş fıkıh kurulları 40 gün öncesine kadar caiz görür).
Ancak bu fetvalar keyfî değil, zaruret prensibine dayanır.
Her durumda birden fazla güvenilir din âlimi ve doktor görüşü alınmalıdır.
5. Özetle
Dönem Hüküm Açıklama
0–40 gün Zaruret varsa caiz Ruh henüz üflenmemiştir; meşru mazeret şarttır.
40–120 gün Caiz değil Ruh üflenmeye yaklaştığı için günah büyüktür.
120 gün sonrası Kesin haram Ruh verilmiş, öldürme hükmündedir.
Sonuç:
Kürtaj 40 günden önce bile keyfî sebeplerle caiz değildir.
Sadece ciddi tıbbi veya hayati zaruret varsa bazı âlimler 40 güne kadar fetva ile izin vermiştir.
40 günden sonra ancak annenin hayatı kurtarılacaksa istisna uygulanabilir.
Ruh üflendikten (120 gün) sonra kürtaj, adam öldürmekle eşdeğerdir.