Oruç hakkında fıkhi bilgiler

Question

ORUÇ FIKHI

Orucun fıkhi boyutu

Yüce Rabbimize şükürler olsun ki; rahmet, mağfiret ve bereket ayı Ramazan-ı Şerif’e yaklaşmanın, onun manevi ikliminde yüce Rabbimizin emrettiği oruç ibadetini eda etmenin mutluluğunu yaşıyoruz.
Her ibadette olduğu gibi oruç ibadetinde de bilinmesi gereken fıkhi hükümler vardır. Oruç ibadetimizin sıhhati açısından bunlardan bir kısmını hatırlatmakta fayda vardır.
Oruç; niyet ederek, tan yerinin ağarmaya başlamasından –yani imsak vaktinden-, güneş batıncaya –iftar vaktine- kadar yememek, içmemek ve cinsi ilişkiden uzak durmak suretiyle yerine getirilen bir ibadettir.
Yüce Rabbimizin; “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden evvelkilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı.”[1] emri gereği, akıl sahibi, ergenlik çağına gelmiş bütün Müslümanlar Ramazan ayında oruç tutmakla mükelleftir.

Oruçta niyet farzdır. Ramazanda, farz oruçtan başka oruç tutulamayacağı için, hangi oruca niyet edilirse edilsin Ramazan orucu yerine geçer. Cünüplük hali oruca niyetlenmeye ve oruç tutmaya mani değildir. Ancak bir an evvel temizlenmek faziletlidir. Yıkanmakla, gusül abdesti almakla da oruç bozulmaz.
Oruç tutamayacak durumdaki hastalar gebe veya emzikli kadınlar, yolcular,aşırızor ve meşakkatli işlerde çalışanlar Ramazanda oruç tutmayabilirler. Böyle kimseler daha sonra oruçlarını kaza ederler. Oruçlu bir kimse açlıktan veya susuzluktan dolayı helâk olacağından, beden ve ruh sağlığının ciddi boyutta bozulacağından endişe ediyorsa veya böyle bir şeyin olması tecrübeye veya doktor raporuna göre kuvvetle muhtemel ise, orucunu bozması câiz olur. Hastalar iyileşince, yolcular da memleketlerine dönünce tutamadıkları günlerin orucunu kaza ederler. Lohusa ve adet gören kadınlar bu halleri devam ederken oruç tutmaz, namaz kılmazlar. Tutamadıkları orucu Ramazandan sonra uygun bir zamanda kaza ederler. Ayrıca dinimiz oruç tutmaktan âciz olan yaşlı kimseleri oruç tutmaya zorlamamış, bunun yerine, tutamadıkları her gün için bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermelerini öngörmüştür.
Sahura kalkmak ve sahuru geciktirmek müstehaptır. Peygamberimiz’in sahura kalkmayı teşvik ve tavsiye eden birçok hadisi bulunmaktadır: Efendimiz; “Oruç tutmak isteyen sahurda bir şeyler yesin”[2], “Sahura kalkın, çünkü sahur yemeğinde bereket vardır.”[3]buyurmuşlardır. İftarda ise acele edilmelidir. Oruç açılırken dua edilmesi de sünnettir.
Orucun yasakları, orucun bozulmasına sebep olan şeylerdir. Mekruhları ise, orucun anlam ve gayesine yakışmayan fiiller ve biraz ileri gidildiği takdirde orucun bozulmasına sebep olabilecek şeylerdir.

Yüce Rabbimiz buyuruyor ki; “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? …”[4] Takdir edersiniz ki hükümleri, kuralları bilerek yapılan ibadetler daha anlamlıdır. Senede bir ay tutulan Ramazan orucunun fıkhi esaslarını bir hutbede anlatmamız mümkün değildir. Fakat atalarımızın “bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıptır” sözünü unutmayalım. Camilerimizdeki vaazları takip ederek, din görevlilerimize danışarak, en önemlisi ise güvenilir ilmihal kitaplarını okuyarak doğru bilgiye ulaşabilir, bilmediklerimizi öğrenebiliriz.
Yüce Rabbimiz bu mübarek günleri bütün İslam âlemine hayırlara ve mutluluklara vesile eylesin.
Ramazan ayınız mübarek, ibadet ve dualarınız kabul ve makbul olsun! [5]


[1]Bakara, 2/183

[2] Müsned, III, 367, 379

[3] Buhârî, “Savm”, 20; Müslim, “Sıyâm”, 45

[4] Zümer39/9

[5] TDV İslam il. I.c. (fıkhı hükümler için bk. Oruç)

BENZER KONULAR:

About Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Follow Me

Answers ( 2 )

    0
    2021-03-20T15:24:16+03:00

    Oruç hakkında bazı fıkhi bilgiler;

    Oruçlu iken kişinin bilmeden yiyip içmesi orucu bozmamaktadır. Oruç niyet ederek imsak vaktinin girmesi ile başlamaktadır. Kişinin yıkanması ile veya gusül abdesti alması ile orucu bozulmaz. Fakat ağza ve burna su girmemesi gerekmektedir. Yine kişinin ihtilam olması (rüyalanma) orucu bozmaz. Uyandığı anda ilk fırsatta gusül abdesti alması gerekmektedir.

  1. komutan
    0
    2023-06-07T10:59:23+03:00

    İslam hukukunda (fıkıh) oruç, belirli kurallara bağlı olarak tutulan bir ibadettir. İşte oruç hakkında fıkhi bilgilerden bazıları:

    1. Oruç Farz ve Vacip’tir: İslam’da oruç, farz ve vacip olarak iki kategoride değerlendirilir. Farz oruç, Ramazan ayında tutulan oruçtur ve her Müslümanın tutması gereken bir ibadettir. Vacip oruç ise Ramazan dışında tutulan nafile oruçlardır, örneğin Aşura orucu, Muharrem ayı orucu gibi.
    2. Orucun Vakti: Oruç, imsak vakti başlayıp iftar vaktiyle sona erer. İmsak vakti, sabah ezanından önceki zaman dilimidir ve oruca başlama zamanıdır. İftar vakti ise akşam ezanının okunmasıyla başlar ve orucun açılma zamanıdır.
    3. Orucun Rükünleri: Orucun temel unsurları, niyet etmek, sahura kalkmak, imsak vaktinden önce yemek ve içmekten, cinsel ilişkiden ve orucu bozan şeylerden uzak durmaktır.
    4. Orucu Bozan Durumlar: Orucu bozan durumlar, yiyecek ve içecek tüketmek, cinsel ilişkiye girmek, kusmak veya kan alma gibi orucu geçersiz kılan eylemlerdir. Bu durumlar gerçekleştiğinde oruç, yeniden tutulana kadar geçersiz hale gelir.
    5. Oruç Tutmanın Şartları: Orucun geçerli sayılması için belli şartların yerine getirilmesi gerekmektedir. Müslüman olmak, akıl sağlığı yerinde olmak, ergenlik çağına ulaşmak ve oruç tutacak durumda olmak (hastalık, hamilelik gibi durumlar dışında) oruç tutmanın şartları arasındadır.
    6. Orucun Mekruh ve Haram Olan Durumları: Oruç tutarken bazı durumlar mekruh (istememezlik) veya haram (yasak) olabilir. Örneğin, oruçlu iken bilerek kusmak, oruçlu olduğunu saklamak veya cinsel ilişki gibi durumlar haram kabul edilir.
    7. Oruç Tutma İstisnaları: Bazı durumlarda oruç tutmak mümkün olmayabilir ve bazı istisnalar yapılabilir. Örneğin, yolculuk yapanlar, hasta olanlar veya hamile ve emzikli kadınlar gibi bazı kişiler, oruç tutma zorluğu veya sağlık riski nedeniyle oruçlarını tutmayabilirler. Bu durumda oruçlarını daha sonra telafi etmeleri gerekebilir.
    Best answer
  2. Muhammed Samir
    0
    2025-02-05T20:59:03+03:00

    Oruç, İslam’ın beş şartından biri olan ve Ramazan ayında farz kılınan bir ibadettir. Oruç, belirli bir süre boyunca yeme, içme, cinsel ilişkiden uzak durmak ve kötü davranışlardan sakınmak anlamına gelir. Fıkhi açıdan oruçla ilgili bilmeniz gereken temel noktalar şunlardır:

    1. Oruç Nedir?
    Oruç, İslam’da belirli bir zaman diliminde, imsak vaktinden iftar vaktine kadar, yemek, içmek, cinsel ilişkiden kaçınmak ve bazı diğer davranışlardan uzak durmak suretiyle yapılan ibadettir. Oruç, insanın nefsini terbiye etmesi, sabır ve takva kazanması amacıyla yapılır.

    2. Oruç Farz Olan Zamanlar
    Oruç, en belirgin şekilde Ramazan ayında farzdır. Ramazan dışında oruç tutulması farz değildir ancak nafile olarak tutulabilir. Bunun dışında belirli günlerde oruç tutmak müstehab (tercih edilen) ya da vacip olabilir, örneğin:

    Ramazan Ayı: Ramazan ayı boyunca her yetişkin Müslümana farz oruç tutulur.
    Arefe Günü (Hac yapmayanlar için): Arefe gününde oruç tutmak müstehabtır.
    Pazartesi ve Perşembe: Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) bu günlerde oruç tuttuğu rivayet edilmiştir.
    Aşure Günü (10 Muharrem): Bu günün orucu müstehabtır.
    3. Oruç Tutma Şartları
    Bir kişinin oruç tutabilmesi için bazı şartları yerine getirmesi gerekir:

    Müslüman Olmak: Oruç, yalnızca Müslümanlar için farzdır.
    Akıl Sağlığı Yerinde Olmak: Akıl sağlığı yerinde olmayan kimselere oruç farz değildir (örneğin akıl hastalığı olanlar).
    Erginlik (Buluğ): Ergenlik çağına girmeyen çocuklar oruç tutmazlar.
    Sağlık Durumu: Hasta, oruç tutamayacak kadar zayıf veya güçsüzse oruç tutması gerekmez. Oruç tutamayanlar fidye verir.
    4. Oruç Tutarken Yapılması Gerekenler
    Yemek İçmekten Kaçınmak: Oruçlu, imsak vaktinden itibaren iftar vaktine kadar yemek, içmek ve cinsel ilişkiye girmekten kaçınmalıdır.
    Kötü Davranışlardan Uzak Durmak: Yalan söylemek, dedikodu yapmak, küfretmek, öfke ve diğer kötü davranışlardan uzak durulmalıdır.
    İmsak ve İftar Zamanı: İmsak vaktinden önce sahur yapmak, iftar vaktinde orucu açmak gereklidir. Sahur vaktinde yemek yemek sünnettir ve orucu güçlendiren bir uygulamadır.
    5. Oruç Tutulması Gereken Durumlar
    Yolculuk: Uzun bir yolculukta olan kişi, oruç tutmaktan muaf tutulabilir. Ancak kişi yolculuğunu bitirdiğinde orucunu tutmalıdır.
    Gebelik ve Emzirme: Gebe ya da emziren kadınlar, oruç tutmamakta serbesttir. Ancak sağlıkları olumsuz etkilenirse, bu durumlarda da oruçlarını başka bir zamana bırakabilirler.
    Hasta Olmak: Ağır bir hastalığı olan kişiler oruç tutmayabilir ve ilerleyen zamanda tutmadıkları oruçların fidyesini verebilirler.
    6. Oruç İle İlgili Hükümler
    Oruç Bozan Durumlar: Yeme içme, cinsel ilişki, orucu bozacak kadar kusma, ilaç almak (oral veya enjekte edilen ilaçlar), burun yoluyla herhangi bir madde almak gibi durumlar orucu bozar. Ayrıca oruçlu iken kişinin gıybet yapması ya da hakaret etmesi gibi kötü davranışlar da orucu manevi olarak zayıflatabilir.

    Oruç Tutamayacak Durumlar: Oruç tutamayan kişiler, bir fidye ödeme yükümlülüğüne girebilir. Fidye, her gün oruç tutamayan kişi için bir fakire yemek verilmesi şeklinde yerine getirilir.

    7. İftar ve Sahur
    İftar: Oruç, akşam ezanı okunur okunmaz açılabilir. En sünnet olan iftar şekli, önce hurma yemek, sonra su içmektir. Bu şekilde yapılması Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) tavsiyesidir.
    Sahur: Sahur, oruç tutmaya niyet edilmeden önce yapılır. Sahur yapmak orucu güçlendirir ve bir sünnettir.
    8. Niyet Etmek
    Oruç tutmak için bir kişinin niyet etmesi gerekmektedir. Ramazan ayında oruç tutarken, orucun farz olduğu için her gece imsak vaktinden önce niyet edilmesi gerekmektedir. Diğer zamanlarda oruç tutuluyorsa, o gün oruç tutulacağına dair niyet edilir.

    9. Oruçta Niyet
    Oruç tutmaya başlamadan önce, o gün oruç tutmaya niyet etmek gerekir. Ramazan ayında bu niyet her gün yapılmalıdır. Nafile oruçlarda ise niyetin ertesi günün sabahına kadar yapılması yeterlidir.

    Oruç, sadece bedensel bir ibadet değil, aynı zamanda manevi bir olgunlaşma, nefsi terbiye etme yoludur.

Leave an answer