Allah’ın elçisinden sözlerini yazmak için izin istedik, bize izin vermedi.(Tirmizi, K. İlm 11)
Biz hadis yazarken Hz. Peygamber yanımıza geldi ve “Yazdığınız şey nedir?” dedi. “Senden işittiğimiz hadisler” dedik. Hz. Peygamber dedi ki: “Allah’ın kitabından başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler Allah’ın kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için yoldan çıktılar.”(El Hatib, Takyid 33)
Ey insanlar ateş tutuşturuldu ve karanlık gecenin parçaları gibi fitneler yakınlaştı. Allah’a yemin ederim ki aleyhimde tutunacak bir şeyiniz yoktur; Kuran’ın helal kıldıkları dışında bir şeyi helal kılmadım. Kuran’ın haram kıldıkları dışındakileri de haram kılmadım.(İbni Hişam, Siret 4)
Allah bazı farizalar vazetmiştir, onları aşmayın. Bazı hadler koymuştur, onlara yaklaşmayın. Bazı şeyleri haram kılmıştır, onları yapmayın. Bazı şeyleri de unutmaksızın size rahmet olması için hatırlatmamıştır, onları da araştırmayın.(Mahmud Ebu Reyye)
Allah’ın kitabında helal kıldığı helal, haram kıldığı haramdır. Hakkında sustuğu ise serbesttir. Allah’ın serbest bıraktıklarını kabul edin ve bilin ki Allah hiçbir şeyi unutucu değildir.(Ebu Davud K Etime 39; Tırmizi K Libas 6; İbni Mace K Etime 60; El- Müracaat sayfa 20)
Size, sarıldığınız sürece asla sapıtmayacağınız bir şey bırakıyorum: Allah’ın Kitabı…” Müslim Kitap-15 Bab-19 Hadis 1218 İbn Mace Kitap-25 Bab-84 Hadis-3074(KUTUBU SİTTE ÇEVİRİSİNDE BU HADİS TÜRKÇEYE AKTARILMAMIŞTIR.) (Veda hutbesinden aktarılan hadis, hadis otoritelerince eksiksiz ve kusursuz bulunmuştur.) (Son iki hadis hakkında Kur’an ve Sünnet Üzerine Hikmet Zeyveli s.19-24 1996 Bilgi Vakfı Yay.)
5799-“Resûlullah vasiyette bulundu mu?” diye sordum.”Hayır” dedi. Ben tekrar:”Öyleyse, kendi vasiyette bulunmaksızın halka nasıl vasiyeti farz kılar veya emreder?” dedim.”Allah’ın Kitab’ını vasiyet etti!” diye cevap verdi.” [Buharî, Vesaya 1, Megazî 83, Fezailu’l-Kur’an 18; Müslim, Vasiyet 16, (1634); Tirmizî, Vesaya 4, (2120); Nesâî, 2 (6, 240).]
5406-İbnu Abbas anlatıyor: “Resûlullah muhtazar (ölmeye yakın) iken evde bir kısım erkekler vardı. Bunlardan biri de Ömer İbnu’l-Hattab idi. Resûlullah : “Gelin, size bir şey (vasiyet) yazayım da bundan sonra dalalete düşmeyin!” buyurdular. Hz. Ömer:”Resûlullah’a ızdırap galebe çalmış olmalı. Yanınızda Kur’an var, Allah’ın kitabı sizlere yeterlidir” dedi. Oradakiler aralarında ihtilafa düştü. Kimisi: “Yaklaşın, Resûlullah size vasiyet yazsın!” diyor, kimi de Hz. Ömer’in sözünü tekrar ediyordu. Gürültü ve ihtilaf artınca, :”Yanımdan kalkın, yanımda münakaşa caiz değildir!” buyurdu. Bunun üzerine İbnu Abbas : “En büyük musibet, Resûlullah’la onun vasiyeti arasına girip engel olmaktır!” diyerek çıktı.” [Buharî, Megazî 83 Salat 80 Fezail 3, İlm 39, Cihad 176, Cizye 6, İtisam 26; Müslim, Vasiyye 22, (1637).]
Allah size Kitap’ı ayrıntılı kılınmış bir halde indirmişken, Allah’ın dışında bir hakem mi arayayım? (En’am, 114)
Biz bu Kitap’ta, herhangi bir şeyi ne eksik bıraktık ne fazla yaptık. (En’am, 38)
Bak nasıl sıralıyoruz ayetleri, iyice kavrayabilsinler diye. (En’am, 65)
İyice araştırıp kavrayan bir topluluk için ayetleri biz tam bir biçimde ayrıntılı kıldık. (En’am, 98)
Ayetleri bu şekilde, çeşitli başlıklarla veriyoruz ki, “Sen ders aldın!” desinler, biz de ilimden nasiplenen bir toplum için onu iyice açıklayalım. (En’am, 105)
Bu, hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan Allah tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış, sonra da ayrıntılı olarak açıklanmış bir Kitaptır. (Hud, 1)
Sana bu Kitap’ı indirdik ki her şey için ayrıntılı bir açıklayıcı, bir kılavuz, bir rahmet, Müslümanlara da bir müjde olsun. (Nahl, 89)
Yemin olsun, biz bu Kur’an’da, insanlar için her örnekten nicelerini sıraladık. Ama insanların çoğu inkârdan başka bir şeyde diretmediler. (İsra, 89)
Biz o peygambere şiir öğretmedik. Şiir ona yaraşmaz/layık olamaz da. Ona vahyedilen, bir öğütten ve apaçık bir Kur’an’dan başka şey değildir. (Yasin, 69)
Kutsal/bereketli bir Kitap bu; sana indirdik ki onu, ayetlerini derin derin düşünsünler ve öğüt alabilsin temiz özlüler. (Sâd, 29)
Yemin olsun ki, biz, Kur’an’ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var? (Kamer, 17)
Bu hadislere ve ayetlere rağmen neden Kur`an-ı Kerim`i yetersiz görüyorsunuz?
Akşam namazı kaç rekattır nasıl kılınır
Answer ( 1 )
Kur’an, Müslümanlar için Allah’ın son ilahi kitabı olarak kabul edilir ve dini hayatın temel kaynağıdır. Ancak, birçok Müslüman, bazı durumlarda Kur’an’ın tek başına yeterli olmadığını düşündüklerini ifade edebilirler. Bunun birkaç nedeni olabilir:
Hadis ve Sünnet: Kur’an, inanç ve ibadetlerle ilgili pek çok kılavuz sunar, ancak hadis (Peygamber Efendimiz’in sözleri ve uygulamaları) ve sünnet (Peygamber’in hayat tarzı) de bu rehberliğin tamamlayıcı unsurlarıdır. Birçok ibadet ve uygulama Kur’an’da açıkça belirtilmemiştir ve bunlar, Peygamber’in hayatındaki örneklerden alınır.
İzahat ve Yorumlar: Kur’an, bazı konuları genel hatlarıyla ele alır. Ayrıntılar bazen anlaşılması için hadislerle ve fıkıh (İslam hukuku) ile desteklenir. Bu, özellikle pratikte karşılaşılan sorunlar ve günlük yaşamla ilgili durumlar için geçerlidir.
Toplumsal Değişim ve Yeni Sorunlar: Kur’an, 7. yüzyılda inmiş bir kitaptır. Zamanla toplumların karşılaştığı yeni problemler ve gelişmeler karşısında, İslam alimlerinin bu sorunlara nasıl yaklaşmaları gerektiğine dair açıklamalar ve fetvalar gerekir. Bu tür sorunlar için İslam hukuku ve bilimleri devreye girer.
Fıkıh ve İctihad: İslam hukukunun temel kaynaklarından biri de Kur’an’dır, ancak detaylı hukuki kararlar ve yeni durumlar için alimler ictihad yapar. Bu, Kur’an’ın anlaşılmasına dayalı yeni çözümler bulmak anlamına gelir.
Dolayısıyla, birçok Müslüman için Kur’an, İslam’ın temel kaynağı olmasına rağmen, tamamlayıcı öğelerle birlikte daha kapsamlı bir rehberlik sunar.