Kuran-ı Kerimin Korunması

Question

Mushafın Korunması

SORU: Dini bakış açısından aşağıdakilerden hangisi daha uygundur: Yırtılmış ve eski bir Kur’an nüshası bulunduğu zaman onu olduğu gibi muhafaza mı edeyim, yoksa onu yakayım mı?
CEVAP: Kur’an-ı Kerim Yüce Allah’ın kitabıdır. Geçmişte ve gelecekte onu hiçbir şey geçersiz (batıl) kılamaz. Hikmet sahibi ve övgüye layık Allah katından indirilmiştir. İzzet ve celal sahibi rabbimiz onun hakkında şöyle buyurmaktadır:

Şüphesiz size Allah’tan bir nûr ve apaçık bir kitap gelmiştir. Allah, rızasını gözetenleri onunla selamet yollarına eriştirir ve onlan izni ile karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Onları doğru yola iletir. (Mâide/15-16)

Biz bu Kur’an’ı bir dağa indirmiş olsaydık, sen onun, Allah korkusuyla baş eğerek parça parça olduğunu görürdün. Bu misalleri insanlar düşünsünler diye veriyoruz. (Haşr/21)

Müfessirler Vakıa süresindeki şu âyetlere dikkat çekmişlerdir:

Hayır! Yıldızların yerlerine yemin ederim ki -bunun ne büyük yemin olduğunu bir bilseniz!- şüphesiz bu, korunmuş bir kitapta bulunan değerli bir Kur’an’dır. Ona ancak temizlenenler dokunabilir. O, âlemlerin rabbin’den indirilmiştir.

Müfessirlerden bazıları bu âyette geçen korunmuş kitap’ian kastedilenin, Allah’ın kelamını ihtiva eden Mushaf-ı Şerif (Kur’an) olduğunu söylemişlerdir.

Madem ki Mushaf-ı Şerif Yüce Allah’ın kelâmını ihtiva etmektedir, o halde onun korunması, saklanması ve küçük düşürülmemesi gerekir. Bu sebeple Kur’an-ı Kerim’in üstüne başka bir şeyi koymamak, tahkir edileceği veya horlanacağı yerlere bırakmamak bir müslümanın uyması gerekli İslâmî edeplerdendir. Seleften bazıları Mushafın korunması ve ona hürmet konusunda daha da ileri gitmişler ve onun için ayağa kalkmışlar ve onu öpmüşlerdir. Bu, saygıda ileri bir noktadır.

Fıkıhçılar Mushafı saygınlığına ve konumuna uygun olmayan şeylere maruz kalmasından korumak için, tuvalet gibi içerisinde pislik bulunan yerlere Mushaf la (Kur’an’Ia) birlikte girmenin haram olduğunu söylemişlerdir.

Bütün bunlardan şunu anlayabiliriz: Okunurken veya taşınırken fazla kullanılması sebebiyle parçalanmış bir mushaf bulunduğu zaman, sahibinin bu mushafın okunamayacak duruma gelmiş yapraklarını yakması daha uygundur. Bir kimse böyle bir mushaf nüshasını pisliğin bulaşamayacağı bir yerde muhafaza edebilirse bunda da bir sakınca yoktur. Başarının sahibi Allah’tır.

 

Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Takip Et

Answer ( 1 )

  1. Muhammed Samir
    0
    2025-02-23T19:44:49+03:00

    Kur’an-ı Kerim’in korunması, İslam’ın temel inançlarından biridir ve bu konuda Allah, Kur’an’da çeşitli ayetlerle bir güvence sunmuştur. Kur’an’ın korunması, hem içeriği hem de lafzı açısından yapılan bir koruma anlamına gelir. İslam’a göre, Kur’an Allah tarafından korunmuştur ve bu koruma, hem vahiy sürecinde hem de zaman içinde devam etmiştir.

    Vahiy Süreci: Kur’an, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e (s.a.v) 23 yıl boyunca Cebrail (a.s) aracılığıyla vahiy olarak indirilmiştir. Bu süreçte Kur’an, hem hafızalar aracılığıyla hem de yazılı olarak korunmuştur. Peygamber Efendimiz, vahiy geldikçe sahabelerine yazdırmış ve onlar da bu yazıları dikkatle muhafaza etmiştir.

    Lafzı Korunması: Kur’an-ı Kerim’in lafzı, yani kelimeleri, tıpkı ilk indirildiği zaman olduğu gibi günümüze kadar korunmuştur. Allah, Kur’an’ın korunacağına dair şu ayette kesin bir garanti vermiştir:

    “Şüphesiz, biz Kur’an’ı indirdik ve onu elbette koruyacağız.” (Hicr Suresi, 9. ayet)
    Hafızalarla Korunması: Kur’an’ın en büyük koruyucularından biri, onu ezbere okuyan ve ezberinde tutan hafızlardır. İlk zamanlardan itibaren sahabeler, Kur’an’ı ezberlemiş ve bu gelenek, günümüze kadar devam etmiştir. Bugün, dünyanın her yerinde milyonlarca hafız, Kur’an’ı ezbere bilmektedir.

    Yazılı Kopyaların Korunması: Kur’an’ın yazılı kopyaları da zaman içinde titizlikle korunmuş ve çoğaltılmıştır. Hz. Osman döneminde, farklı bölgelerdeki Kur’an nüshaları arasındaki farklılıkların ortadan kaldırılması amacıyla tek bir standart nüsha hazırlanmış ve bu nüsha çoğaltılarak farklı bölgelere gönderilmiştir.

    İslam Dünyasındaki Kur’an Eğitimi: İslam dünyasında Kur’an eğitimi oldukça yaygındır. İnsanlar, çocukluk yaşlarından itibaren Kur’an okumayı öğrenir ve bu gelenek her dönemde devam eder. Bu da Kur’an’ın hem yazılı hem de hafızalarda korunmasına büyük katkı sağlamaktadır.

    Sonuç olarak, Kur’an-ı Kerim, Allah tarafından korunmuş bir kitaptır. Hem içerik hem de lafız açısından zaman içinde eksiksiz bir şekilde günümüze kadar ulaşmıştır. Bu korunma, hem yazılı hem de ezber yoluyla devam etmektedir.

Cevapla